bugün
- masklavi ile yeni parti mitingine gitmek32
- 2027 asgari ücret tahmin yarışması7
- sude sendromu10
- arkadaşlar kızarmış ekmek isteyen var mııı5
- yagmurcu6
- sözlük açsanız ismi ne olurdu10
- rakipleri gözaltına alıp seçim kararı almak8
- günümüz çocuklarının ana babayı saymaması4
- kürt kızlarının güzel olması5
- ahlak duygunuzu nerden alıyorsunuz18
- kolay gelsin denilen esnafın cevap vermemesi5
- 4 kasım 2026 viking sabah maçı2
- ismet birader neden koşturmuyor sorunsalı4
- belçika polisinin öldürdüğü türk3
- 13 ekim 2026 sabah slavia prag maçı2
- yandaş basını okumak3
- çıplaklar kampında tarih hocasıyla karşılaşmak5
- en sevdiğiniz ayı3
- maide 82
- kemal kılıçdaroğlu6
- ilk buluşmada ehonomi çoğ eyi diyen kız2
- bugünün yarından güzel olması2
- öbür sözlükte uluya kerhane denmesi17
- melih gökçek13
- ben robot değilim tuzağı2
- arkadaşlar kavga etmeyin2
- don don bey birader2
- akrostişli şiir7
- geleceğin hep güzel görünmesi olayının bitmesi2
- 30 yaşına girmek6
- ekonomi2
- özenilen şeyler3
- hristiyanlık8
- silver ile evlenecek erkek52
- kızları en güzel olan şehir13
- tulumba tatlısı7
- cinler sizinle nasıl iletişime geçiyor12
- 2026 yılı türk biralarının içilemez hale gelmesi21
- sırrı süreyya önder28
- ey insan3
- atatürk'e alerjisi olan tipler11
- samed agirbas3
- bir şeyler söyle2
- kolye zincirlerinin birbirine dolaşması10
- intihardaki vücut pozisyonunu yatakta taklit etmek3
- abdullah öcalan orospu çocuğudur18
- erkek erkeğe arkadaşça sakso çekmek3
- damarsız tüysüz manisa yaprağı15
- sarapci koala58
- mauro icardi13
George Washington 22 Şubat 1732'de ABD'nin Virginia eyaletinde, Wakefield / Westmoreland County'de doğdu.
ABD'nin bağımsızlık savaşında önemli rol oynadığı için, ülkesinde tarihinin en önemli şahıslarından biri olarak sayılıyor. Amerikan başkanlık kurumunu şekillendirdi ve iki dönem, sekiz yıl sonra üçüncü dönem başkanlıktan vazgeçerek ülkesinde bir gelenek yarattı (Bu gelenek Franklin D. Roosevelt'e kadar devam etti, sonra anayasallaştı). iktidarı muhalefete devrederek, demokrasi tarihi için bir örnek teşkil etti.
Dört nesilden beri Virginia'da yaşayan bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Babası Augustine Washington (1693-1743) ve annesi Mary Ball (1708-1789) ingiliz asıllıydılar. Henüz 11 yaşında tütün çiftçisi ve mesahacı olan babasını kaybetti.
Fransız-Kızılderili Savaşı
1754'ün yaz aylarında, Washington yakın ilişkilerinden faydalanarak torpil sayesinde Virginia Valisi tarafindan binbaşı rütbesinde Virginia milisinin komutanlığına getirilidi. Milis, Fransızların ve ingilizlerin kavgasını ettiği batıda ki bölgelerde rakibin ileri karakollarını ve keşif birliklerini aramakla görevliydi. Bu süreç içinde Washington, Virginia'nin batı sınırında bir dizi kale kurdu ve Ohio Vadisi'ne giren Fransızlarla müzakereleri yürüttü. Artan gerilim Fransızlarla ve onlarla müttefik yerli kabilelerle Fransız-Kızılderili Savaşı'na sebep oldu. ("French and Indian War", 1754-1763),
Washington'un liderliğinde ki heterojen birlik, el değmemiş bölgelerde haftalarca süren yürüyüşlerin ardından nihayet bugünün Pittsburgh yakınlarında bir Fransız birliğiyle karşılaştı ve karşılasmayı takip eden müsademede Fransız birliği yendi. Çok şanlı bir çatışma olmasa da bu ilk savaş tecrübesi Washington'a askeri lider namını kazandırdı. Sonralari rakibin daha üstün silahlı kuvvetleri tarafindan Fort Necessity'de kuşatıldı ve serbestçe geri çekilme karşılığı mütakereye zorlandı.
Bir sonraki yıl, yarbay rütbesinde ingiliz ordusunun Braddock Seferi'ne katıldı. Altında 3 atı vurulduğu ve felaketle sonuçlanan Monongahela Muharebesi'nde basiretli davranabilerek geri çekilme kararı aldı. Sonra binbaşı rütbesinde Virginia'nin ilk düzenli alayını kurarak savaşa katıldı ve Virginia'nin bütün birliklerinin başkomutanlığına getrildi. Asıl savaş komşu bölgelerde gerçekleşse de, Virginia'nin batı sınırını Fransız birliklerine karşı başarıyla korudu. 1758 yılında, "Fort Duquesne" adında Fransız kalesinin alınmasında belirleyici rol oynadı.
Savaş süreci içinde ingiliz subayların gerisine itilmesi ve milislerinin sadece sınır koruma olarak kullanılmasi ona anavatanına karşı bir daha atlatamıyacağı kin duyguları beslemesine sebep oldu. 1759'da alayından ayrılarak Virginia meclisinde milletvekili oldu
Nisan 1775'te Maryland valisi Thomas Johnson'un önerisi üzere II. Kıta Kongresi'nde oybirliğiyle Kıta Ordusu'nun (Continental Army) başkomutanı seçildi. 3 Temmuz 1775'te Kıta Ordusu'nun başına geçen Washington, başkamutan olarak muharebeleri ayırıntılı planlarla kazanabilen dahi bir strateji uzmanı değil, Amerikan silahlı kuvetlerinin titiz organizatörüydü. Mütevazi imkanlarının tamamen farkında olan Washington, asker sayısının büyütülmesini ve orduya maddi açıdan destek sağlanmasını, neredeyse cimri diyebilinecek Kongre'ye düzenli halde ayırıntılı ve tam belgeli bildirilerle talep ediyordu. Birliklere en azından giyecek, yiyecek, yakacak, barınak ve cephane temin edilebilinmesi için en ince ayırıntılarla bile ilgileniyordu. Sayıca daha az olan Amerikan ordusunu ancak kaçınılmaz veya koşullar bakımından avantajlı durumlarda açık muharebe meydanına sürüyordu.
Mart 1776'da ingilizleri abluka altına aldıkları Boston'dan püskürttü. 4 Temmuz 1776'te Birleşik Devletler bağımsızlıklarını ilan ettiler. Ağustos 1776'da Long Island muharebesinde yenilgiye uğradı ve Amerikan birliklerini dinlendirmek için ingiliz etki alanının dışında kalan Valley Forge'a çekildi. 25 Aralık 1776'da ingilizlerin New Jersey'deki Hessen kökenli paralı askerlerine saldırmak için Washington, birlikleriyle Delaware River'i geçti. Saldırının başarıyla sonuçlanması bağımsızlık isteyen Amerikalıların moralini yeniden güçlendirdi. Washington 1781'de Marquis de La Fayette'in emrindeki Fransız birliklerin desteğiyle ,Yorktown Muharrebesi'nde 7000 ingiliz askerli Britanya'lı General Cornwallis'i yenerek savaşın sonucunu belirledi. 25 Kasım 1783'te, Amerikan ordusunun başında ingilizler'in boşalttığı New York'a girdi.
1783'te Paris Antlaşması'nda ingiltere Kraliyeti Birleşik Devletlerin bağımsızlığını tanıdı. Washington komutanlığı bırakırken Amerikan Devletlerine güçlü bir merkezi yönetim kurmaları çağrısında bulundu.
Başkanlık dönemi
1787 yılında, Mayıs ayından Eylül'e kadar Philadelphia'da toplanan Kurucu Meclis'de, Amerikan Devrimi'nin liderleri yetersiz kalan Konfederasyon Maddeleri'ni değiştirmekle görevlendirilmişti. Diger eyaletlerin 54 temsilcisiyle birlikte katılan Washington oybirliğiyle Kurucu Meclis'in başkanı seçildi. Tarafsız kalmaya çaba gösteriyor olmasına rağmen yürütme gücüne ağırlık veren bir anayasanın hazırlanmasında ve onaylanmasında büyük rol oynadı.
Anayasa tartışmalarında ilk defa ikili parti sisteminin özelliklerini içeren siyasi görüşler belirginleşmişti. Başkanlık kurumunun tasarımında, yürütmenin zayıf olmasını savunanlarla güçlü olmasını savunanlar çarpıştılar. Güçlü olmasını savunanlar, kuvvetler ayrımını gerçekleştirebilmek ve yasama gücüne karşı denge oluşturabilmek için başkanın bağımsız olmasını talep ediyorlardı. Kudretli yasama organları olan bazı eyaletlerdeki demokratların seçkin sınıfı korkuttuğu gelişmeler, caydırıcı örnek olarak gösterildi.
13 eyaletin 9'u anayasayı onaylamasından sonra, Konferderasyon Kongresi delegeleri yeni devlet başkanı olarak adı herkesin ağzında dolaşan George Washington'u 30 Nisan 1789'da, ABD tarihinde oybirliğiyle seçilen tek başkan olarak bu göreve seçti. Washington'un seçilmesinin başlıca sebepleri, siyasi ve askeri kazanımlarının yanısıra partilerüstü tutumuydu
Başkanlığın yeni bir kurum olduğunun, attığı her adımın sonraki başkanlar için örnek teşkil edeciğinin bilincindeydi Washington. Başkanlığı milli bütünlüğün sembolü ve halkın Amerikan özelliğini (karakterini) şekillendirmek için alet olarak görüyordu.
Başkan iç siyasette denge için çaba gösterdi. Yönettiği kabinesinde her iki büyük parti, Federalistler ve Demokratik-Cumhuriyetçiler aynı oranda temsil edildi.
Fransız Devrimi'ne karşı pasif tutumundan dolayı eleştirilere rağmen, 1792'de üç çekimser oya karşın tekrar oybirliğiyle ikinci bir dönem için başkanlığa seçildi.
ABD'nin bağımsızlık savaşında önemli rol oynadığı için, ülkesinde tarihinin en önemli şahıslarından biri olarak sayılıyor. Amerikan başkanlık kurumunu şekillendirdi ve iki dönem, sekiz yıl sonra üçüncü dönem başkanlıktan vazgeçerek ülkesinde bir gelenek yarattı (Bu gelenek Franklin D. Roosevelt'e kadar devam etti, sonra anayasallaştı). iktidarı muhalefete devrederek, demokrasi tarihi için bir örnek teşkil etti.
Dört nesilden beri Virginia'da yaşayan bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Babası Augustine Washington (1693-1743) ve annesi Mary Ball (1708-1789) ingiliz asıllıydılar. Henüz 11 yaşında tütün çiftçisi ve mesahacı olan babasını kaybetti.
Fransız-Kızılderili Savaşı
1754'ün yaz aylarında, Washington yakın ilişkilerinden faydalanarak torpil sayesinde Virginia Valisi tarafindan binbaşı rütbesinde Virginia milisinin komutanlığına getirilidi. Milis, Fransızların ve ingilizlerin kavgasını ettiği batıda ki bölgelerde rakibin ileri karakollarını ve keşif birliklerini aramakla görevliydi. Bu süreç içinde Washington, Virginia'nin batı sınırında bir dizi kale kurdu ve Ohio Vadisi'ne giren Fransızlarla müzakereleri yürüttü. Artan gerilim Fransızlarla ve onlarla müttefik yerli kabilelerle Fransız-Kızılderili Savaşı'na sebep oldu. ("French and Indian War", 1754-1763),
Washington'un liderliğinde ki heterojen birlik, el değmemiş bölgelerde haftalarca süren yürüyüşlerin ardından nihayet bugünün Pittsburgh yakınlarında bir Fransız birliğiyle karşılaştı ve karşılasmayı takip eden müsademede Fransız birliği yendi. Çok şanlı bir çatışma olmasa da bu ilk savaş tecrübesi Washington'a askeri lider namını kazandırdı. Sonralari rakibin daha üstün silahlı kuvvetleri tarafindan Fort Necessity'de kuşatıldı ve serbestçe geri çekilme karşılığı mütakereye zorlandı.
Bir sonraki yıl, yarbay rütbesinde ingiliz ordusunun Braddock Seferi'ne katıldı. Altında 3 atı vurulduğu ve felaketle sonuçlanan Monongahela Muharebesi'nde basiretli davranabilerek geri çekilme kararı aldı. Sonra binbaşı rütbesinde Virginia'nin ilk düzenli alayını kurarak savaşa katıldı ve Virginia'nin bütün birliklerinin başkomutanlığına getrildi. Asıl savaş komşu bölgelerde gerçekleşse de, Virginia'nin batı sınırını Fransız birliklerine karşı başarıyla korudu. 1758 yılında, "Fort Duquesne" adında Fransız kalesinin alınmasında belirleyici rol oynadı.
Savaş süreci içinde ingiliz subayların gerisine itilmesi ve milislerinin sadece sınır koruma olarak kullanılmasi ona anavatanına karşı bir daha atlatamıyacağı kin duyguları beslemesine sebep oldu. 1759'da alayından ayrılarak Virginia meclisinde milletvekili oldu
Nisan 1775'te Maryland valisi Thomas Johnson'un önerisi üzere II. Kıta Kongresi'nde oybirliğiyle Kıta Ordusu'nun (Continental Army) başkomutanı seçildi. 3 Temmuz 1775'te Kıta Ordusu'nun başına geçen Washington, başkamutan olarak muharebeleri ayırıntılı planlarla kazanabilen dahi bir strateji uzmanı değil, Amerikan silahlı kuvetlerinin titiz organizatörüydü. Mütevazi imkanlarının tamamen farkında olan Washington, asker sayısının büyütülmesini ve orduya maddi açıdan destek sağlanmasını, neredeyse cimri diyebilinecek Kongre'ye düzenli halde ayırıntılı ve tam belgeli bildirilerle talep ediyordu. Birliklere en azından giyecek, yiyecek, yakacak, barınak ve cephane temin edilebilinmesi için en ince ayırıntılarla bile ilgileniyordu. Sayıca daha az olan Amerikan ordusunu ancak kaçınılmaz veya koşullar bakımından avantajlı durumlarda açık muharebe meydanına sürüyordu.
Mart 1776'da ingilizleri abluka altına aldıkları Boston'dan püskürttü. 4 Temmuz 1776'te Birleşik Devletler bağımsızlıklarını ilan ettiler. Ağustos 1776'da Long Island muharebesinde yenilgiye uğradı ve Amerikan birliklerini dinlendirmek için ingiliz etki alanının dışında kalan Valley Forge'a çekildi. 25 Aralık 1776'da ingilizlerin New Jersey'deki Hessen kökenli paralı askerlerine saldırmak için Washington, birlikleriyle Delaware River'i geçti. Saldırının başarıyla sonuçlanması bağımsızlık isteyen Amerikalıların moralini yeniden güçlendirdi. Washington 1781'de Marquis de La Fayette'in emrindeki Fransız birliklerin desteğiyle ,Yorktown Muharrebesi'nde 7000 ingiliz askerli Britanya'lı General Cornwallis'i yenerek savaşın sonucunu belirledi. 25 Kasım 1783'te, Amerikan ordusunun başında ingilizler'in boşalttığı New York'a girdi.
1783'te Paris Antlaşması'nda ingiltere Kraliyeti Birleşik Devletlerin bağımsızlığını tanıdı. Washington komutanlığı bırakırken Amerikan Devletlerine güçlü bir merkezi yönetim kurmaları çağrısında bulundu.
Başkanlık dönemi
1787 yılında, Mayıs ayından Eylül'e kadar Philadelphia'da toplanan Kurucu Meclis'de, Amerikan Devrimi'nin liderleri yetersiz kalan Konfederasyon Maddeleri'ni değiştirmekle görevlendirilmişti. Diger eyaletlerin 54 temsilcisiyle birlikte katılan Washington oybirliğiyle Kurucu Meclis'in başkanı seçildi. Tarafsız kalmaya çaba gösteriyor olmasına rağmen yürütme gücüne ağırlık veren bir anayasanın hazırlanmasında ve onaylanmasında büyük rol oynadı.
Anayasa tartışmalarında ilk defa ikili parti sisteminin özelliklerini içeren siyasi görüşler belirginleşmişti. Başkanlık kurumunun tasarımında, yürütmenin zayıf olmasını savunanlarla güçlü olmasını savunanlar çarpıştılar. Güçlü olmasını savunanlar, kuvvetler ayrımını gerçekleştirebilmek ve yasama gücüne karşı denge oluşturabilmek için başkanın bağımsız olmasını talep ediyorlardı. Kudretli yasama organları olan bazı eyaletlerdeki demokratların seçkin sınıfı korkuttuğu gelişmeler, caydırıcı örnek olarak gösterildi.
13 eyaletin 9'u anayasayı onaylamasından sonra, Konferderasyon Kongresi delegeleri yeni devlet başkanı olarak adı herkesin ağzında dolaşan George Washington'u 30 Nisan 1789'da, ABD tarihinde oybirliğiyle seçilen tek başkan olarak bu göreve seçti. Washington'un seçilmesinin başlıca sebepleri, siyasi ve askeri kazanımlarının yanısıra partilerüstü tutumuydu
Başkanlığın yeni bir kurum olduğunun, attığı her adımın sonraki başkanlar için örnek teşkil edeciğinin bilincindeydi Washington. Başkanlığı milli bütünlüğün sembolü ve halkın Amerikan özelliğini (karakterini) şekillendirmek için alet olarak görüyordu.
Başkan iç siyasette denge için çaba gösterdi. Yönettiği kabinesinde her iki büyük parti, Federalistler ve Demokratik-Cumhuriyetçiler aynı oranda temsil edildi.
Fransız Devrimi'ne karşı pasif tutumundan dolayı eleştirilere rağmen, 1792'de üç çekimser oya karşın tekrar oybirliğiyle ikinci bir dönem için başkanlığa seçildi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar