bugün
- akepe dönemi12
- ben geldim naneler10
- hoparlör mü hoporlör mü höpörlör mü aporlor mu11
- beyninizi satılığa çıkarsanız ilana yazılacak şey19
- migros ta satılan 1 alana 1 bedava rotring kalem5
- hastane acil bölümü6
- öyle bir dünya yok5
- la loba22
- kuşbaşılı kaşarlı pide3
- uludağ sözlük te çok karı kız var diyorlar6
- felsefe ile ilgileneceğine kadın programı izlemek8
- gürcü ile kürtçü5
- nasılsınız8
- nerede ne yenir7
- evli olduğunu gizleyen yazarlar17
- karma doğru çalışıyor mu3
- eski sevgilinin bıraktığı iz15
- engineer2820
- saçı sıfıra vurup bıyıkları ve sakalları kesmek4
- fransa da yağmalanan apple mağazası8
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı57
- nickin yanında yaş da yazsın16
- eski yazarlar geri gelsin12
- nervio'nun ayakları17
- endüstriyel futbol2
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz12
- enflasyonun çocukluk arkadaşımız gibi olması11
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı24
- duvarı nem yiğidi gam öldürürmüş3
- anın görüntüsü27
- üzüntüsünü kimseye anlatmayan insan12
- menemen yiyen erkek13
- sabitlenmiş tweet2
- eskiden futbol2
- 22 ekim 2026 beşiktaş crystal palace maçı2
- insan2
- kanada2
- recep tayyip erdoğan13
- uzak mesafe ilişki5
- kanuni sultan süleyman4
- mark carney2
- migros ta etleri yiyen kedi5
- mekke anlaşması'nın komisyonda görüşülmesi2
- yazarların stres ve sıkıntı ile başa çıkma yolları12
- ajdar grup kursa muhtemel diğer üyeler9
- didem arslan yılmaz'ın programındaki 3 karakter4
- dörtlü yakınca her yer otopark sanan zihniyet6
- galatasaray lille'i yenemesin tanga giyerim7
- hesabını gizleyen erkek yazar22
- lille osc6
okumasa da yazılandır.
olmayan varlığına o kadar fırsatlar kurban ettim ki anlatamam kimse de dinlemez zaten... başta sen. yokluğuna; ne yaptığını kimle olduğunu bilmememe rağmen ben hala bir ibadetmişçesine gözümü açtığımda seni düşünüyorum, seninle konuşuyorum sessizce sana birşeyler anlatıyorum gün boyunca. kızgınlıklarımı, sevinçlerimi, hayalllerimi, geçmişte yaşadıklarımı, sana dair kırgınlıklarımı, kızgınlıklarımı, yokluğunu. gittiğinden beri kararsızlığınla hayatımda yarattığın karmaşayı en çok da. sen yokken neler yaptığımı mesela. her gün başka bir psikoloji ile bazen senden ölümüne nefret edişimi ama en sonunda güzel bir hikaye uydurup buna inanıp yine sana sığındığımı... seninle uyuyorum. rüyamda sana sarılıyorum bazen ağlıyorum.
ilk günden beri bilmiyorum seni neden sevdiğimi. sen sorduğunda da bir neden söyleyemezdim. defalarca neden neden neden dediğinde bir nedeni yok derdim. en tehlikelisi de buymuş biliyor musun. ben biliyordum. ve korkuyordum. bir şekilde artık geri dönüşlerin kapalı olduğunu biliyordum. içime senin işlediğini ve çıkmayacağını biliyordum. hatırlar mısın? ben hiç unutmuyorum. gezi dönüşünün akşamı, eve bırakma faslından sonra ertesi gün okulda karşılaşmıştık. sen selam vermedin. öylece bakıp gittin ben derse girdim. ders boyunca neden konuşmadığını düşündüm kızdım sana. ders bitişi okulun cam kapısından seni arkadaşınla konuşurken gördüğümde dönüp gitmek istedim senin sessizliğini görmektense. oysa sen beni görünce arkadaşından ayrılıp yanıma; çok yanıma gelip gözümün ta içine bakarak seni bekledim dedin. seni bekledim... bu bir derslik bekleme değildi biliyorum. işte o günden beri korkuyorum. bu yaşadığım her ne ise onun gücünden korkuyorum.
burada olduğumuz her gün birlikte olduğumuz her an ne çok şey paylaşmışız. beğendiğimiz sevdiğimiz, sevmediğimiz her şeyde birbirimizi o kadar çok etkilemişiz ki. ben artık kendim değilim buna eminim. sadece sevgili değil herşeyi olduk birbirimizin. adı bile olmayan bir sürü şey paylaştık senle. güldük, ağladık, üzüldük, telaşlandık, heves ettik, şaşırdık, birlik olduk, mücadele ettik, hayal kurduk, plan yaptık, koştuk, yürüdük, yedik, içtik, sarhoş olduk, uyuduk, sevdik, okuduk, yazdık, çalıştık, boş boş oturduk, dans ettik, şarkı söyledik, aldık, sattık, seyrettik, temizledik, kirlettik, kaçtık, korktuk, dalga geçtik... beraber, ikimiz, biz.
şimdi. benden 800 km uzakta. bilmediğim bir evde. bilmediğim insanlarla. bilmediğim bir havayı içine çekip, bütün yaşadıklarımızı onlarla yaşıyorsun. belki başkasını seviyorsun. belki çoktan unuttun söyleyemiyorsun. itiraf ediyorum denedim. başkasını sevmeyi; başkası ile olmayı. denemek bile dünyanın en büyük acılarını yaşattı bana. nefret ettim herşeyden ve herkesten, en çok da kendimden. ben ister miyim ki kurduğum hayallerdeki senin yerine başkası geçsin. senin benden uzak duruşun... ateşten kurtulmak için deli gibi çırpınan biri gibiyim. içim yanıyor. bu acıdan kurtulmak ne yapsam olur gibi, öyle yanıyor ki canım. kahrediyor bensiz olmaya cesaretin, aylarca aramayışın, kavga yok, küsme yok...
bir küsüp bir barışıyorum seninle senin haberin bile yok. ne yaptığını bilmiyorum. acaba farkındalar mı yolda yanından geçen insanlar benim sahip olamadığım, olmak için dünyaları vereceğim bir şeyi yaşadıklarından. tutku, saplantı, bağımlılık neyse adı bilmiyorum. içimde benden bir parça gibi aşkın. bütün bunlar değil daha neler yaparsan yap yine de sana inat, dünyaya, bana akıl verip duranlara, karşıma çıkanlara inat bütün fırsatları, herşeyi tepe tepe seni seveceğim. senin ne düşündüğün, nerde olduğun umrumda değil. varlığın bile. olmasan da olsan da; sevsen de sevmesen de; seni sen istedin diye değil; kendim için seviyorum, sevmeye de devam edeceğim. ömrümün sonuna dek de, hayat beni nereye savurur bilmiyorum ama yanımda kim olursa olsun gördüğüm hayal sen olacaksın. benim olmasan da; ben o eski güzel günlerde kalacağım, bir okulun giriş kapısında yaşlanacak ruhum ama senden ayrılmayacağım. başta sen olmak üzere hiç bir şey umrumda değil. seni hep sevdim daima ve ebediyete dek seni seveceğim!
not: "orda" da benim
olmayan varlığına o kadar fırsatlar kurban ettim ki anlatamam kimse de dinlemez zaten... başta sen. yokluğuna; ne yaptığını kimle olduğunu bilmememe rağmen ben hala bir ibadetmişçesine gözümü açtığımda seni düşünüyorum, seninle konuşuyorum sessizce sana birşeyler anlatıyorum gün boyunca. kızgınlıklarımı, sevinçlerimi, hayalllerimi, geçmişte yaşadıklarımı, sana dair kırgınlıklarımı, kızgınlıklarımı, yokluğunu. gittiğinden beri kararsızlığınla hayatımda yarattığın karmaşayı en çok da. sen yokken neler yaptığımı mesela. her gün başka bir psikoloji ile bazen senden ölümüne nefret edişimi ama en sonunda güzel bir hikaye uydurup buna inanıp yine sana sığındığımı... seninle uyuyorum. rüyamda sana sarılıyorum bazen ağlıyorum.
ilk günden beri bilmiyorum seni neden sevdiğimi. sen sorduğunda da bir neden söyleyemezdim. defalarca neden neden neden dediğinde bir nedeni yok derdim. en tehlikelisi de buymuş biliyor musun. ben biliyordum. ve korkuyordum. bir şekilde artık geri dönüşlerin kapalı olduğunu biliyordum. içime senin işlediğini ve çıkmayacağını biliyordum. hatırlar mısın? ben hiç unutmuyorum. gezi dönüşünün akşamı, eve bırakma faslından sonra ertesi gün okulda karşılaşmıştık. sen selam vermedin. öylece bakıp gittin ben derse girdim. ders boyunca neden konuşmadığını düşündüm kızdım sana. ders bitişi okulun cam kapısından seni arkadaşınla konuşurken gördüğümde dönüp gitmek istedim senin sessizliğini görmektense. oysa sen beni görünce arkadaşından ayrılıp yanıma; çok yanıma gelip gözümün ta içine bakarak seni bekledim dedin. seni bekledim... bu bir derslik bekleme değildi biliyorum. işte o günden beri korkuyorum. bu yaşadığım her ne ise onun gücünden korkuyorum.
burada olduğumuz her gün birlikte olduğumuz her an ne çok şey paylaşmışız. beğendiğimiz sevdiğimiz, sevmediğimiz her şeyde birbirimizi o kadar çok etkilemişiz ki. ben artık kendim değilim buna eminim. sadece sevgili değil herşeyi olduk birbirimizin. adı bile olmayan bir sürü şey paylaştık senle. güldük, ağladık, üzüldük, telaşlandık, heves ettik, şaşırdık, birlik olduk, mücadele ettik, hayal kurduk, plan yaptık, koştuk, yürüdük, yedik, içtik, sarhoş olduk, uyuduk, sevdik, okuduk, yazdık, çalıştık, boş boş oturduk, dans ettik, şarkı söyledik, aldık, sattık, seyrettik, temizledik, kirlettik, kaçtık, korktuk, dalga geçtik... beraber, ikimiz, biz.
şimdi. benden 800 km uzakta. bilmediğim bir evde. bilmediğim insanlarla. bilmediğim bir havayı içine çekip, bütün yaşadıklarımızı onlarla yaşıyorsun. belki başkasını seviyorsun. belki çoktan unuttun söyleyemiyorsun. itiraf ediyorum denedim. başkasını sevmeyi; başkası ile olmayı. denemek bile dünyanın en büyük acılarını yaşattı bana. nefret ettim herşeyden ve herkesten, en çok da kendimden. ben ister miyim ki kurduğum hayallerdeki senin yerine başkası geçsin. senin benden uzak duruşun... ateşten kurtulmak için deli gibi çırpınan biri gibiyim. içim yanıyor. bu acıdan kurtulmak ne yapsam olur gibi, öyle yanıyor ki canım. kahrediyor bensiz olmaya cesaretin, aylarca aramayışın, kavga yok, küsme yok...
bir küsüp bir barışıyorum seninle senin haberin bile yok. ne yaptığını bilmiyorum. acaba farkındalar mı yolda yanından geçen insanlar benim sahip olamadığım, olmak için dünyaları vereceğim bir şeyi yaşadıklarından. tutku, saplantı, bağımlılık neyse adı bilmiyorum. içimde benden bir parça gibi aşkın. bütün bunlar değil daha neler yaparsan yap yine de sana inat, dünyaya, bana akıl verip duranlara, karşıma çıkanlara inat bütün fırsatları, herşeyi tepe tepe seni seveceğim. senin ne düşündüğün, nerde olduğun umrumda değil. varlığın bile. olmasan da olsan da; sevsen de sevmesen de; seni sen istedin diye değil; kendim için seviyorum, sevmeye de devam edeceğim. ömrümün sonuna dek de, hayat beni nereye savurur bilmiyorum ama yanımda kim olursa olsun gördüğüm hayal sen olacaksın. benim olmasan da; ben o eski güzel günlerde kalacağım, bir okulun giriş kapısında yaşlanacak ruhum ama senden ayrılmayacağım. başta sen olmak üzere hiç bir şey umrumda değil. seni hep sevdim daima ve ebediyete dek seni seveceğim!
not: "orda" da benim
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar