bugün
- diamond bosphorus denince akla gelenler39
- bana onu sormayin30
- yazarların ilk arabası9
- sözlüğün ne güzel kız yazarı7
- sözlüğün en yakışıklı erkek yazarı6
- yapay zeka moderatörü5
- uludağ sözlük yönetimini protesto ediyoruz7
- uludede3
- şu antipanik'in ilgisini verin artık lütfen29
- fait bey saik bey asabiyanik biraderdir8
- uludede'ye sarılıp uyumak3
- ne kadar yaşlısın21
- pazar günü avm leri dolduran salak insanlar3
- filistin54
- o değil de kafa koparan dede vardı ne oldu ona6
- sözlüğün en güzel kızıyla erkeğinin kürt olması3
- macron adamdır14
- sevgilim dediğin kisiyi satar mısın7
- ismet gürbüz'ün idam edilmesi4
- bu yazar sadece arkadaşlarından mesaj alıyor8
- üflüyo muyuz içimize mi çekiyoz memeleri7
- 11 ekim 2026 beşiktaş kocaelispor maçı5
- bir erkekten duyulabilecek en güzel söz3
- pazar akşamı gelen iç daralmasının başlaması2
- usual bey başka bir biraderdir4
- en sevdiğiniz seks pozisyonu nedir anketi5
- karton toplayan meric'in tekerlek fantezisi5
- türklere karınız nasıl diye sormak8
- feyk hesapla kendini oylayan yazar2
- arkadaşlar naber ya3
- anasına sövdürmek için doğmuş insanlar7
- eğer bir dizi veya film karakteri olsaydınız8
- ismetin tüm biraderleri3
- üç biradşörler5
- karton toplayan lpg li4
- aile binasında yaşamak istemeyen kız3
- renault 9 broadway vs murat 1313
- güçlü kadın2
- klavye delikanlısı3
- husici misin tutsici mi4
- 2026 uludağ sözlük analizi8
- ten uyumu vs kafa uyumu11
- heath ledger joseph gordon levitt benzerliği2
- erbakan'in cumhurbaşkani adayı olma ihtimali3
- anın görüntüsü24
- bik bik'in mutfağına konuk olmak7
- kabir ziyareti6
- aile binasında yaşamak istemeyen gelin2
- fon kurdum para yatırır mısınız15
- denize girmek5
-alıntıdır-
Seni özlemenin ne demek olduğunu sor bana...
Yetmiş iki dilde anlatabilirim...
Kitabını yazabilirim sayfalarca...
Yalnızlığın rezilliğini, kokuşmuşluğunu ve çıplaklığını da. ..
Ama hiç kimse
Kavuşmanın güzelliğini sormasın bana, anlatamam...
Ben sana hiç kavuşmadım ki..!
Bilmiyorum dudakların nasıldır...
Sıcak mı ateş topu kadar, yoksa soğuk mu?
Buza kesmiş bir bardak su gibi
Kıvrımlarına kırmızı karanfiller mi tutunmuş
Küle gizlenmiş kor mu var
Tenime değdiğinde dudakların, cemre mi düşer bedenime...
Mızrap değen bir saz teli gibi, titrer mi yüreğim bilmiyorum...
Ben hiç dudaklarına dokunmadım ki...!
Bir kadını sardığında kolların
Ürkek ceylânlar nasıl kurtulur tuzağından...
Dolu yemiş yaprak gibi nasıl titrer bir yürek...
Ellerin nasıl okşar bir bedeni...
Goncalar nasıl güle döner sıcaklığınla, bilmiyorum...
Hiç sana sarılıp yatmadım ki...!
Kısacası: tatmadım kavuşmayı, anlatamam...
Ama...
Seni özlemenin kitabını yazabilirim...
Anlatabilirim daldaki kuşa, topraktaki solucana...
Yokluğunda yıllardır, özlemine dayanmayı öğrendim...
Yokluğuna katlanmayı, aşağılık avunmayı öğrendim nasılsa ...
Ustası oldum beklemenin, tükenmek pahasına...!
Ama hiç kimse, kavuşmayı...
iki derenin birbirine karışıp, sarmaş dolaş aktığı yatağın yorgunluğunu
Sormasın bana, anlatamam...
Çünkü seninle ben, ayrı kaynaktan doğmuş
Sularında hasretleri taşıyan, başka denizlere koşan iki ırmağız...
Birbirimize uzak topraklarda tüketirken yılları, aynamızda ayrı gökleri yansıtırız
işte onun için
iki dere nasıl karışır birbirine, nasıl sığar iki nehir bir yatağa, bilmiyorum...
Seninle hiç aynı yatakta coşmadım ki...!
Sen bana yalnızca
Ve sadece kahpe sensizliği sor...
Rezil beklemeyi, özlemeyi sor...
Tanrı şahidimdir kurda kuşa, dağa taşa bile anlatabilirim...
Demem o ki uzaktaki yakınım, vuslatlara yabancıyım,
Ama...
Seni özlemenin kitabını yazabilirim...!
Seni özlemenin ne demek olduğunu sor bana...
Yetmiş iki dilde anlatabilirim...
Kitabını yazabilirim sayfalarca...
Yalnızlığın rezilliğini, kokuşmuşluğunu ve çıplaklığını da. ..
Ama hiç kimse
Kavuşmanın güzelliğini sormasın bana, anlatamam...
Ben sana hiç kavuşmadım ki..!
Bilmiyorum dudakların nasıldır...
Sıcak mı ateş topu kadar, yoksa soğuk mu?
Buza kesmiş bir bardak su gibi
Kıvrımlarına kırmızı karanfiller mi tutunmuş
Küle gizlenmiş kor mu var
Tenime değdiğinde dudakların, cemre mi düşer bedenime...
Mızrap değen bir saz teli gibi, titrer mi yüreğim bilmiyorum...
Ben hiç dudaklarına dokunmadım ki...!
Bir kadını sardığında kolların
Ürkek ceylânlar nasıl kurtulur tuzağından...
Dolu yemiş yaprak gibi nasıl titrer bir yürek...
Ellerin nasıl okşar bir bedeni...
Goncalar nasıl güle döner sıcaklığınla, bilmiyorum...
Hiç sana sarılıp yatmadım ki...!
Kısacası: tatmadım kavuşmayı, anlatamam...
Ama...
Seni özlemenin kitabını yazabilirim...
Anlatabilirim daldaki kuşa, topraktaki solucana...
Yokluğunda yıllardır, özlemine dayanmayı öğrendim...
Yokluğuna katlanmayı, aşağılık avunmayı öğrendim nasılsa ...
Ustası oldum beklemenin, tükenmek pahasına...!
Ama hiç kimse, kavuşmayı...
iki derenin birbirine karışıp, sarmaş dolaş aktığı yatağın yorgunluğunu
Sormasın bana, anlatamam...
Çünkü seninle ben, ayrı kaynaktan doğmuş
Sularında hasretleri taşıyan, başka denizlere koşan iki ırmağız...
Birbirimize uzak topraklarda tüketirken yılları, aynamızda ayrı gökleri yansıtırız
işte onun için
iki dere nasıl karışır birbirine, nasıl sığar iki nehir bir yatağa, bilmiyorum...
Seninle hiç aynı yatakta coşmadım ki...!
Sen bana yalnızca
Ve sadece kahpe sensizliği sor...
Rezil beklemeyi, özlemeyi sor...
Tanrı şahidimdir kurda kuşa, dağa taşa bile anlatabilirim...
Demem o ki uzaktaki yakınım, vuslatlara yabancıyım,
Ama...
Seni özlemenin kitabını yazabilirim...!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar