bugün
- ellerim bos gonlum hos24
- düşmüş melekler aynı anda tüm dünyayı işitebiliyor6
- silver ile evlenecek erkek38
- arkadaşlar gammaz çetesi kuruyorum7
- hiç vasat filmi olmayan aktör veya aktris4
- yazarların en sevdiği küfürler7
- sozlukteki eksiciler5
- kebap yiyen kız5
- el chadaille bitshiabu6
- ortama girince herkesin susması11
- sözlük kızlarının ojeleri7
- hangi sözlük yazarını muayene etmezsiniz5
- beni eksiciler delirtti3
- fenerbahçe nin transferi kapaması18
- evli adamın sözlükte ne işi var6
- en düşük karma puanına sahip uludağ sözlük yazarı2
- yahudi demonolojisi ve melek ilmi4
- hristiyanlıkta cinlerin var olmadığı gerçeği5
- tuzlu kahve dizisi3
- 1 eylül 2026 türkiye azerbaycan voleybol maçı4
- sözlükte siyaset yapmak4
- avanos pforzheim arası direkt uçuşlar2
- antik dünyada demonoloji ve tek tanrıcılık3
- hoşlanılan kıza ilk mesaj olarak ne yazılır8
- antik çağda musevi monoteizmi3
- barbunya ayıklayan erkek2
- renault safrane3
- yeminimi bozdum3
- 31 ağustos 2026 amedspor trabzonspor maçı29
- backrooms4
- yahudi muskası vs müslüman muskası3
- motordan düşmek3
- parayla saadet olması18
- true ve s'i l v'e r m'i s t birlikteliği11
- sapık yazarların silik yemesi gerekliliği4
- ölünce tanrıya ilk sorcağınız soru5
- birisinin dış görünüşüne aşık olmak8
- sözlüğün en iyi karmalı yazarı2
- bilgelikle öne çıkan varlıklar dinlerarası kıyas2
- yemek içmek sıçmak boşalmak için yaşamak5
- müslüman kardeşlerim komünist yoldaşlar2
- iki yıldan beri masturbasyon yapmamak6
- sözlük sapığı4
- plajda tangayla güneşlenen ruslar6
- köfteci yusuf7
- recep tayyip erdoğan13
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası15
- sözlük yazarlarının kombinleri11
- çiğ köfte5
- arif kocabıyık6
six feet under'da fischerlar bütün eski eşyalarını yakarken, claire bu şarkıyı çaldığından beri, lucky eşliğinde bir şeyler yakma isteği vardı içimde hep. hatta bir arkadaşımın ankara bahçelievler'in göbeğindeki öğrenci evinin terasında, kullanılmayan mobilyalar vardı. onları yakmaya niyetlenecek kadar kafayı bozmuştum bir ara. allahtan arkadaşım mantıklı, makul bir insandı da, engellemişti beni. kuvvetli bir rüzgarın çıkmasıyla bütün ankara'yı ateşe veremem ihtimalinden de öylece kurtulmuştum.
ama nihayet, altı-yedi ay önce, eski sevgilimden kalan bütün eşyaları yaktım bir parkta. taktım kulağıma kulaklığı, üç kere üst üste dinledim. artistliğindeydim tabi olayın. hem yıllardır yapmak istediğim bir şeyi yapmış, hem de estetik bir ayrılık yaşamış olacağımı zannetmiştim. teker teker attım hepsini. "bak", dedim kendi kendime, "bu t-shirt'ü hatırlıyor musun?". "bak bunu ne zaman almıştı sana." "haha! bunun için şiir yazmıştım lan ben ona..." falan filan diye, ağır ağır yaktım hepsini. bağıra bağıra eşlik ettim thom'a, "i feel my luck could change" diyerek. gözlerim doldu aslında. hatta bir kaç tene damla dökülmüş dahi olabilir. yine de fischerlar'ınki kadar etkileyici, sembolik anlamlar dolu bir eylem olmadı. şarkı üçüncü kez sona erdiğinde, her şey yanmıştı. sağıma soluma baktım ve gidip biraz alkol alayım bari dedim. ondan sonra da "bir yerde denk gelirsem eşlik ederim" şarkısı oldu benim için. ayrıca açıp dinlemedim. bu da böyle bir anım olarak kaldı.
ayrıca yazılarına sürekli denk geldiğim, başarılı olduğunu düşündüğüm bir sözlük yazarıymış da efendim kendisi. şarkı isminden nick seçmenin dezavantajlarından biri olmalı bu işte. nick altınıza biri gelip, geçmişte kalmış saçma sapan aşk acılarından bahsedebiliyor. gerçi benim nickim şarkı ismi değil de herkes akın akın gelip nick altıma mı yazıyor? hayır. belki de en iyisi şarkı ismi. dur nickimi hotel california olarak değiştireyim de, bir anda 5 sayfa entrym olsun.
ama nihayet, altı-yedi ay önce, eski sevgilimden kalan bütün eşyaları yaktım bir parkta. taktım kulağıma kulaklığı, üç kere üst üste dinledim. artistliğindeydim tabi olayın. hem yıllardır yapmak istediğim bir şeyi yapmış, hem de estetik bir ayrılık yaşamış olacağımı zannetmiştim. teker teker attım hepsini. "bak", dedim kendi kendime, "bu t-shirt'ü hatırlıyor musun?". "bak bunu ne zaman almıştı sana." "haha! bunun için şiir yazmıştım lan ben ona..." falan filan diye, ağır ağır yaktım hepsini. bağıra bağıra eşlik ettim thom'a, "i feel my luck could change" diyerek. gözlerim doldu aslında. hatta bir kaç tene damla dökülmüş dahi olabilir. yine de fischerlar'ınki kadar etkileyici, sembolik anlamlar dolu bir eylem olmadı. şarkı üçüncü kez sona erdiğinde, her şey yanmıştı. sağıma soluma baktım ve gidip biraz alkol alayım bari dedim. ondan sonra da "bir yerde denk gelirsem eşlik ederim" şarkısı oldu benim için. ayrıca açıp dinlemedim. bu da böyle bir anım olarak kaldı.
ayrıca yazılarına sürekli denk geldiğim, başarılı olduğunu düşündüğüm bir sözlük yazarıymış da efendim kendisi. şarkı isminden nick seçmenin dezavantajlarından biri olmalı bu işte. nick altınıza biri gelip, geçmişte kalmış saçma sapan aşk acılarından bahsedebiliyor. gerçi benim nickim şarkı ismi değil de herkes akın akın gelip nick altıma mı yazıyor? hayır. belki de en iyisi şarkı ismi. dur nickimi hotel california olarak değiştireyim de, bir anda 5 sayfa entrym olsun.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar