bugün
- dişçiye gitmek7
- özelde fingirdeşen yazarlar16
- ben geldim kerkenezler18
- ağzına verilmek istenen kızın ağzına almaması5
- bisiklet sürerken kızlık zarı yırtılan kız12
- fetö siyasete nasıl sızdı2
- mrbeast2
- evliliğin aslında bir çıkar ilişkisi olması2
- yatakta kitap okumak2
- uykum var diye yatağa geçiş saatlerce reels izlemk2
- velvet36
- 31 çekmek gühamıdır öğrenciyim2
- habire1233
- bisiklet sürerken götü deldirip ibne olan erkek5
- yeni parti14
- hiç sevgilisi olmamış insan4
- daniel ortega2
- dos erecto don thales2
- kız arkadaşa alınabilecek hediyeler4
- insanın kendini çok değerli zannetmesi11
- escorta giden erkek4
- bir yazarı entrylerine göre yargılamak10
- insanların hakkında en çok yanıldığı 5 burç12
- basit bir hayat istemek9
- herkesin aynı filmi izlemesi garip2
- konfor alanına yapışıp kalmak6
- velvet geceleri napıyor sorunsalı9
- istanbul un çok pahalı olması27
- kabataş olayı görüntüleri27
- 2026 dünya kupası19
- her gece yatmadan önceki son mastürbasyon6
- bilgi içerikli başlık açmamanın sebepleri8
- kemalistlerle solcuların ayrılması gerekliliği13
- aklın fikrin sekse çalışması6
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı60
- yazarların özledikleri şeyler7
- ülkücü müsünüz türkçü müsünüz ulusalcı mısınız8
- seçilen karpuzun neden ben anlatsana demesi5
- çekirgeleri kim gönderdi7
- özgür özel'in chp de veda konuşması10
- galatasaray ne zaman transfer yapacak11
- hangi manifest kızısın12
- dem parti'nin ana muhalefet partisi olması7
- en sevilmeyen ev işleri14
- okumak yerine erken yaşta çalışmanın faydası10
- insan sevmeyen insan5
- mısır3
- sözlük yazarlarının benzetildikleri ünlüler7
- kartlı işlem yapmayan esnaf8
- uludağ sözlüğe sürekli kondom reklamı verilmesi7
bana fetoçcu diyene yeni yetme demişim. fetoşçuysam gel beni, değilsem ben seni demişim. çok mu demişim?
çakma demokratlığıma gelince "hükümet" dediğiniz şey halkın çoğunluğunun iktidarından oluşan bir organ. demokrasilerde sınırlandırılmamış güç olmaz. her kurum bir şekilde halkın denetimine sunulur. halk adına denetim ve yönetim işini hükümetler yapar. hükümetler ve meclis yetkisini halktan alır. bu yetkisini kullanmıyor diye türkiye cumhuriyetine demokratik değil diyorduk. şimdi referandum için yargı hükümetin denetimi altına girecekse evet diyoruz. fakat bu referandumda değişen sistem bile bence yeterli değil. gerçekten demokratik ülkelere bakarsanız yüksek yargıyı denetim altına tutmak için meclis tarafından seçilmiş yargı mensubları da görürüz. bu referandum daki değişiklik bile hükümet denetimi için yeterli değil.
önce demokrasilerin halkın çoğunluğunun yönetimi olduğunu öğrenin. halk adına görev yaptığı söylenen türk yargısı bu yetkiyi kimden alıyor. o yargıçların seçiminde bu halkın ne gibi bir etkisi var? hiç yok. bu referandum da bunu getiremiyor. hükümet veya meclis bir tek üye atayamadığı halde hükümet yargıyı denetleyecek deniyor. keşke denetleyebilse... sadece seçim yapacak kitleyi biraz artırıyor, hukukçuların oylarına dayandırılıyor ve cıngar kopartıyorlar.
avrupa ve dünyanın diğer yerlerinde yüksek yargıyı ya meclisler ya başkanlar, başbakanlar üye atayarak etkiler. halkından kopuk olmayan bir yargı olur. demokratik sistemler hakkında biraz bilginiz olsaydı "sınırlandırılmamış güç demokrasilerde olmaz, öyle bir güç varsa buna dikta denir" diyen demokrasilerin teolojisini hazırlayan montesque'den haberiniz olurdu. bu hükümetlerden çok diğer kurumlar için söylenir, çünkü her seçimde halk hükümeti ve meclisi denetliyor ve sınırlandırıyor, isterse alaşağı ediyor.
edit: bu referandum türk yargısı ile milletinin arasındaki uçurumu gösterecek bir referandumdu. fakat muhalefet öyle bir durum gösterdi ki sanki partiler oylanıyor. asıl oylanan türk yargısıdır. insanların, sadece %20'si evet verse bile her 5 insandan 1 tanesinin yüksek yargıya güvenmediğini gösterir ki bu çok vahimdir. türk yargısı halk ile arasına uçurum kazarken bu günlerin geleceğini hiç düşünmedi. bağımsızım deyip sikinin keyfine kanunları çarpıtarak uygulamakda zarar görmedi. allah'dan bunu üzerine alacak don kişot kılıklı muhalefet partileri var da hedef saptırdılar. onlar da evet deseydi türk yargısına olan güvensizliğin ne ölçüde olduğunu herkes gün gibi görecekti.
muhalefet ne derse desin bu referanduım da oylanan akp veya muhalefet değil türk yargısının halkın gözündeki yeridir. bu referandum da hayır oyu verilmesini destekleyerek yargıya arka çıkan chp ve mhp bir noktada kendilerini feda ettiler. gelecek seçimlerde oylarını azalttılar. zaten çektikleri hep bu çarpık sistemi savunmaktan. biraz halkı savunsalar arasıra iktidara gelirlerdi...
çakma demokratlığıma gelince "hükümet" dediğiniz şey halkın çoğunluğunun iktidarından oluşan bir organ. demokrasilerde sınırlandırılmamış güç olmaz. her kurum bir şekilde halkın denetimine sunulur. halk adına denetim ve yönetim işini hükümetler yapar. hükümetler ve meclis yetkisini halktan alır. bu yetkisini kullanmıyor diye türkiye cumhuriyetine demokratik değil diyorduk. şimdi referandum için yargı hükümetin denetimi altına girecekse evet diyoruz. fakat bu referandumda değişen sistem bile bence yeterli değil. gerçekten demokratik ülkelere bakarsanız yüksek yargıyı denetim altına tutmak için meclis tarafından seçilmiş yargı mensubları da görürüz. bu referandum daki değişiklik bile hükümet denetimi için yeterli değil.
önce demokrasilerin halkın çoğunluğunun yönetimi olduğunu öğrenin. halk adına görev yaptığı söylenen türk yargısı bu yetkiyi kimden alıyor. o yargıçların seçiminde bu halkın ne gibi bir etkisi var? hiç yok. bu referandum da bunu getiremiyor. hükümet veya meclis bir tek üye atayamadığı halde hükümet yargıyı denetleyecek deniyor. keşke denetleyebilse... sadece seçim yapacak kitleyi biraz artırıyor, hukukçuların oylarına dayandırılıyor ve cıngar kopartıyorlar.
avrupa ve dünyanın diğer yerlerinde yüksek yargıyı ya meclisler ya başkanlar, başbakanlar üye atayarak etkiler. halkından kopuk olmayan bir yargı olur. demokratik sistemler hakkında biraz bilginiz olsaydı "sınırlandırılmamış güç demokrasilerde olmaz, öyle bir güç varsa buna dikta denir" diyen demokrasilerin teolojisini hazırlayan montesque'den haberiniz olurdu. bu hükümetlerden çok diğer kurumlar için söylenir, çünkü her seçimde halk hükümeti ve meclisi denetliyor ve sınırlandırıyor, isterse alaşağı ediyor.
edit: bu referandum türk yargısı ile milletinin arasındaki uçurumu gösterecek bir referandumdu. fakat muhalefet öyle bir durum gösterdi ki sanki partiler oylanıyor. asıl oylanan türk yargısıdır. insanların, sadece %20'si evet verse bile her 5 insandan 1 tanesinin yüksek yargıya güvenmediğini gösterir ki bu çok vahimdir. türk yargısı halk ile arasına uçurum kazarken bu günlerin geleceğini hiç düşünmedi. bağımsızım deyip sikinin keyfine kanunları çarpıtarak uygulamakda zarar görmedi. allah'dan bunu üzerine alacak don kişot kılıklı muhalefet partileri var da hedef saptırdılar. onlar da evet deseydi türk yargısına olan güvensizliğin ne ölçüde olduğunu herkes gün gibi görecekti.
muhalefet ne derse desin bu referanduım da oylanan akp veya muhalefet değil türk yargısının halkın gözündeki yeridir. bu referandum da hayır oyu verilmesini destekleyerek yargıya arka çıkan chp ve mhp bir noktada kendilerini feda ettiler. gelecek seçimlerde oylarını azalttılar. zaten çektikleri hep bu çarpık sistemi savunmaktan. biraz halkı savunsalar arasıra iktidara gelirlerdi...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar