bugün
- ben aquila bicipite sorularınızı yanıtlıyorum26
- samsun da elektrik akımına kapılan 3 işçinin ölümü5
- kızlara bişey soracağım erkekler gelmesin11
- sinirli kadını sakinleştirmenin yolları14
- 4 haziran 20262
- uysaljakoben21
- 1 euro 53 50 tl2
- kadın mı erkek mi belli olmayan yazarlar21
- ayı saldırınca yapılması gerekenler13
- gammaz olmuşum13
- reha muhtar25
- yüzüklerin efendisi abartılmış boktan bi filmdir6
- doğu türkistan'ın ülke olması2
- gece yarısı çalan telefon7
- kızların sözlüğü erkek düşürmek için kullanması7
- ilşkisini herkese anlatan kızlar7
- aquila bicipite8
- uyuşturucu kullanan oğlunu öldüren baba7
- daha önce erkeklerle aynı ortamda oturmuş kız3
- tutku2
- kemal kılıçdaroğlu35
- minyon kadın siniri5
- osuruk kokusunun kalıcılık süresi6
- kadınların zeka seviyesi3
- başımın tatlı tatlı dönmesi4
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet11
- elit olmak için gerekenler13
- gocu26
- denize sıfır bir ev sahibi olmak3
- ikinci evliliği yapanları anlayamamak21
- çıplak ayakla misafir karşısına çıkmaya utanmak3
- bayrakları bayrak yapan bayrak imalatçılarıdır2
- babaya masaj yaptırmak2
- güzel ayaklar mevsiminin gelmesi9
- geceye bir söz bırak3
- yazarların 2005 yılı maaşları7
- eski dizileri izlemek3
- her şeyin sanalda olmadığı gerçeği2
- türkiye dünyanın 16 avrupa'nın 6 ekonomisidir2
- hiç evlenemeyecek gibi hissetmek4
- hayatın artık aşırı monoton gelmesi2
- bir kadına alınabilecek en güzel hediye7
- aşık olunca yapılan salaklıklar3
- ona bir şey söyle16
- koca2
- gey görünce gey olmaktan korkan erkek21
- kel erkek3
- turkei kıymentini bilin19
- tek arkadaşının olmaması10
- hapse düşünce hemen koğuş ağasını dövmek9
Öykü ünlü çin düşünürü Lao Tzu zamanında geçer...Lao Tzu bu öyküyü çok sever,anlatırmış hatta.. Köyün birinde çok fakir yaşlı bir adam varmış..ama kral bile onu kıskanırmış... Öyle dillere destan bir beyaz atı varmış ki;kral at için ihityara neredeyse hazinesinin tamamını teklif etmiş ama adam satmaya yanaşmamış.
"Bu at,bir at değil benim için..bir dost..insan dostunu satar mı?" dermiş hep. Bir sabah kalkmışlar ki,at yok..Köylü ihtiyarın başına toplanmış.. "Seni ihtiyar bunak.. Bu atı sana bırakmayacakları,çalacakları belliydi..krala satsaydın, ömrünün sonuna kadar beyler gibi yaşardın..şimdi ne paran var, ne de atın"demişler..ihtiyar "karar vermek için acele etmeyin"demiş..
Sadece at kayıp deyin..Çünkü gerçek bu..ondan ötesi sizin yorumunuz ve verdiğiniz karar..Atımın kaybolması,bir talihsizlik mi,yoksa bir şans mı,bunu hiçbirimiz bilmiyoruz..Çünkü olay henüz bir başlangıç..Arkasının nasıl geleceğini kimse bilemez..
Köylüler ihtiyar bunağa kahkahalarla gülmüşler..Ama aradan 15 gün geçmeden,at bir gece ansızın dönmüş..Meğer çalınmamış, dağlara gitmiş kendi kendine..Dönerken de,vadideki 12 vahşi atı peşine takıp getirmiş..Bunu gören köylüler toplanıp ihtiyardan özür dilemişler..babalık demişler;Sen haklı çıktın,atının kaybolması bir talihsizlik değil adeta bir devlet kuşu oldu senin için şimdi bir at sürün var senin.."karar vermek için gene acele ediyorsunuz" demiş ihtiyar.."sadece atın geri döndüğünü söyleyin.bilinen gerçek sadece bu.. ondan sonrasının ne getireceğini bilmiyoruz..bu daha başlangıç.. birinci cümlenin birinci kelimesini okur okumaz kitap hakkında nasıl fikir yürütebilirsiniz?"..köylüler bu defa ihtiyarla dalga geçmemişler açıktan ama, içlerinden, bu herif sahiden gerzek diye geçirmişler..bir hafta geçmeden, vahşi atları terbiye etmeye çalışan ihtiyarın tek oğlu attan düşmüş ve ayağını kırmış..evin geçimini temin eden oğul,şimdi uzun zaman yatakta kalacakmış..köylüler gene gelmiş ihtiyara.."bir kez daha haklı çıktın demişler" "bu atlar yüzünden tek oğlun bacağını uzun süre kullanamayacak. oysa sana bakacak başkası da yok..şimdi eskisinden daha fakir, daha zavallı olacaksın demişler.."ihtiyar:"siz erken karar verme hastalığına tutulmuşsunuz" diye cevap vermiş."o kadar acele etmeyin,oğlum bacağını kırdı..gerçek bu.. ötesi sizin verdiğiniz karar..ama acaba ne kadar doğru..hayat böyle küçük parçalar halinde gelir ve ondan sonra neler olacağı size asla bildirilmez.."birkaç hafta sonra,düşmanlar kat kat büyük bir ordu ile saldırmış.
Kral son bir ümitle eli silah tutan bütün gençleri askere çağırmış. köye gelen görevliler ihtiyarın kırık ayaklı oğlu dışında tüm gençleri askere almışlar.köyü matem sarmış..çünkü savaşın kazanılmasına imkan yokmuş giden gençlerin ya öleceği ya esir düşüp köle diye satılacağını herkes biliyormuş..Köylüler gene ihtiyara gelmişler.. "gene haklı olduğun kanıtlandı" demişler..oğlunun bacağı kırık ama hiç değilse yanında ..oysa bizimkiler belki köye asla gelemeyecekler.. oğlunu bacağının kırılması ,talihsizlik değil şansmış meğer..
siz erken karar vermeye devam edin demiş ihtiyar..oysa ne olacağını kimse bilemez.bilinen tek gerçek var..benim oğlum yanımda sizinkiler askerde..
Ama bunların hangisinin talih,hangisinin talihsizlik olduğunu sadece ALLAH biliyor... Lao Tzu,öyküsünü şu nasihatla tamamlarmış,etrafına anlattığında:
acele karar vermeyin, sizinde başkalarından farkınız kalmaz
"Bu at,bir at değil benim için..bir dost..insan dostunu satar mı?" dermiş hep. Bir sabah kalkmışlar ki,at yok..Köylü ihtiyarın başına toplanmış.. "Seni ihtiyar bunak.. Bu atı sana bırakmayacakları,çalacakları belliydi..krala satsaydın, ömrünün sonuna kadar beyler gibi yaşardın..şimdi ne paran var, ne de atın"demişler..ihtiyar "karar vermek için acele etmeyin"demiş..
Sadece at kayıp deyin..Çünkü gerçek bu..ondan ötesi sizin yorumunuz ve verdiğiniz karar..Atımın kaybolması,bir talihsizlik mi,yoksa bir şans mı,bunu hiçbirimiz bilmiyoruz..Çünkü olay henüz bir başlangıç..Arkasının nasıl geleceğini kimse bilemez..
Köylüler ihtiyar bunağa kahkahalarla gülmüşler..Ama aradan 15 gün geçmeden,at bir gece ansızın dönmüş..Meğer çalınmamış, dağlara gitmiş kendi kendine..Dönerken de,vadideki 12 vahşi atı peşine takıp getirmiş..Bunu gören köylüler toplanıp ihtiyardan özür dilemişler..babalık demişler;Sen haklı çıktın,atının kaybolması bir talihsizlik değil adeta bir devlet kuşu oldu senin için şimdi bir at sürün var senin.."karar vermek için gene acele ediyorsunuz" demiş ihtiyar.."sadece atın geri döndüğünü söyleyin.bilinen gerçek sadece bu.. ondan sonrasının ne getireceğini bilmiyoruz..bu daha başlangıç.. birinci cümlenin birinci kelimesini okur okumaz kitap hakkında nasıl fikir yürütebilirsiniz?"..köylüler bu defa ihtiyarla dalga geçmemişler açıktan ama, içlerinden, bu herif sahiden gerzek diye geçirmişler..bir hafta geçmeden, vahşi atları terbiye etmeye çalışan ihtiyarın tek oğlu attan düşmüş ve ayağını kırmış..evin geçimini temin eden oğul,şimdi uzun zaman yatakta kalacakmış..köylüler gene gelmiş ihtiyara.."bir kez daha haklı çıktın demişler" "bu atlar yüzünden tek oğlun bacağını uzun süre kullanamayacak. oysa sana bakacak başkası da yok..şimdi eskisinden daha fakir, daha zavallı olacaksın demişler.."ihtiyar:"siz erken karar verme hastalığına tutulmuşsunuz" diye cevap vermiş."o kadar acele etmeyin,oğlum bacağını kırdı..gerçek bu.. ötesi sizin verdiğiniz karar..ama acaba ne kadar doğru..hayat böyle küçük parçalar halinde gelir ve ondan sonra neler olacağı size asla bildirilmez.."birkaç hafta sonra,düşmanlar kat kat büyük bir ordu ile saldırmış.
Kral son bir ümitle eli silah tutan bütün gençleri askere çağırmış. köye gelen görevliler ihtiyarın kırık ayaklı oğlu dışında tüm gençleri askere almışlar.köyü matem sarmış..çünkü savaşın kazanılmasına imkan yokmuş giden gençlerin ya öleceği ya esir düşüp köle diye satılacağını herkes biliyormuş..Köylüler gene ihtiyara gelmişler.. "gene haklı olduğun kanıtlandı" demişler..oğlunun bacağı kırık ama hiç değilse yanında ..oysa bizimkiler belki köye asla gelemeyecekler.. oğlunu bacağının kırılması ,talihsizlik değil şansmış meğer..
siz erken karar vermeye devam edin demiş ihtiyar..oysa ne olacağını kimse bilemez.bilinen tek gerçek var..benim oğlum yanımda sizinkiler askerde..
Ama bunların hangisinin talih,hangisinin talihsizlik olduğunu sadece ALLAH biliyor... Lao Tzu,öyküsünü şu nasihatla tamamlarmış,etrafına anlattığında:
acele karar vermeyin, sizinde başkalarından farkınız kalmaz
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar
