bugün
- sözlük erkeklerinin kadın halleri7
- nickten isim tahmini yapmak43
- arkadaşlar ben yarım akıllı mıyım ya9
- from dizisi4
- türklerin soykırım yaptığı gerçeği4
- beynimi aldırdım vs solcuyum4
- japon denince akla gelenler9
- aslan akrep ikizler kadınlarının deli olmaları3
- bursalı erkekler15
- sözlükte kadın taklidi yapan erkek yazarlar2
- g'i l d'e d l'i l y24
- sözlük kızlarının kombinleri9
- yazarların aylık gelirleri5
- 30 dakika bilgi içerikli entry girelim kampanyası10
- sözlüğün en güzel burunlu erkek yazarı2
- kurbağa öpüp prens beklemek2
- manyak mısınız nesiniz7
- dünya kupası 20262
- kahve içelim mi4
- tai lung'un erkeklerden hoşlanması6
- sözlüğün kralı olmak5
- homofobik erkek3
- enayimiknatisii16
- türkiye ekonomi modeli3
- diamond bosphorus23
- ben sivaslıyım2
- habire12 adamdır37
- kemalist erkekler gizli eşcinsel midir3
- erkek erkeğe dudaktan öpüşmek2
- on üçüncü nesil yazarlara hoş geldin diyoruz4
- anın görüntüsü18
- tarla ortasında yalnız ağaç2
- velvet51
- tai lung24
- kavga etmekten korkan erkek8
- ak parti merkez yürütme kurulu toplantısı8
- slavko vincic2
- vatan hainleri3
- habire1259
- karın ağrısına mekikli çözüm3
- hashimoto tiroiditi4
- kendine diyar olmak2
- manitaya miyavlamak2
- evde kalmış erkek kurusu2
- şeyh olmak için gerekenler3
- ona bir şey söyle6
- free bird2
- kuşların temiz arabalara sıçması6
- az yakar diye dizel araba alan memur3
- yunan adaları6
-----allah rızası için 37 kişiyi yakmak--
iktidarın, askerin, polisin seyretmesi ile gerçekleştirilebilecek bir hadise.
nasıl mı? yapılmışını anlatalım.
çevre illerden "hicret koşusu" var diye devlet imkanları ile otobüs otobüs insan taşırsınız. oysa öyle bir koşu yoktur. ama olmasa ne yazar. allah rızası bu.
sonra aydınların/yazarların kaldığı otelin önüne kamyon kamyon taş taşınır. soranlara kaldırım çalışması var denir ama aslında ne o taşlar kaldırım taşıdır, ne de kaldırım yapmaya müsaittir. üstelik kayıtlarda kaldırım çalışması diye bir hadise yoktur. o gün, sivas'ın hiçbir yerinde de kaldırım çalışması yoktur. ama nasıl oluyorsa taşlar, devlet araçları ile taşınır. kimse de neden sokak ortasına taş döküyorsun demez. devlete göre sorun değildir.
sözde hicret koşucuları sokaklarda nidalar atarak yürüyüşe başlar. aydınları, alevi gençleri kovalamaya başlar. ne asker, ne polis ortalarda yoktur. ne hikmetse çağırılan polisler de "gidin burdan, sizi koruyamayız" derler.
sivas'ta türkiye'nin büyük ordularından biri vardır. ama her ne hikmetse arandıklarında gelemeyeceklerini beyan ederler. sözde çatışmaya gitmişlerdir. ama sivas bu. koskoca ülkenin en büyük ordularından biri orada. üstelik gerçekte böyle bir çatışma da resmi katıtlara düşmemiştir. üstelik ordu, madımak oteline de çok yakındır.
kalabalık göz göre göre birikir, büyür. göstere göstere gelinir. otel kuşatılır. milletvekilleri, başbakanlar, bakanlar aranır. ama hiçbiri umursamaz. hiçbir şey yapmazlar!
ve ölümü bekler 37 can... aslında daha da fazlası. kurdukları barikat geçilemeyince otel ateşe verilir. ağızlarda akıl almayan sözler...
- cehennem ateşinde yanıyorlar!
- tekbir!
- alevilere ölüm!
- allahsızlara ölüm!
ve milyonların gözü önünde, televizyonlarda canlı yayınlarla 37 can yakılır. sanki tüm ülkeye mesaj verircesine! sanki tüm o yakılan insanlar gibi olanlara gözdağı verilircesine. saatler süren karmaşa, geliyorum diyen katliam, ve yakılan 37 can...
ya peki siyasiler? ne dediler?
süleyman demirel: "halkla güvenlik güçlerini karşı karşıya getirmeyiniz"
tansu çiller:"çok şükür, otel dışındaki halkımız bir zarar görmemiştir"
erdal inönü, aziz nesin'e diyor: "lütfen bir saldırıda bulunmayın."
ve şevket kazan...
olaylar sırasında milletvekili idi. olaylar sonrasında ise adalet bakanı olarak faillerin avukatlığını yaptı. hala meçhul olan, aslında bilinen gerçeklerin...
evet... telsizlerden geçen konuşmalara göre 10.000 kişi 37 kişiyi allah rızası için yaktı. enteresandır cehennem ateşini yakan insanlar da bu 10.000 kişinin içinden insanlar... onlara göre alevi diye, solcu diye birilerini yakmak, allah rızasını kazanmak...
bu sebepledir ki "tekbir" sesleri ile, "cehennem ateşinde yanıyorlar" nidalarıyla yaktılar...
ve unutmadan...
sanırım belki de bu sebeple, "devletin dini olmaz" düşüncesini siklemeyip sünni mezhebi fonlayan, sünni geleneği hariç ne alevileri, ne hristiyanları, ne de diğerlerini tanımayan, ama vergilerini seçtiği dini inanışa harcayan devlet, bu sebepledir ki belki de sessiz kaldı... 37 canı tanımıyorlardı, yakılmaları da bu sebeple umurlarında olmadı...
olay göstere göstere geldi ve aradan 16 sene geçti. ne engellendi, ne de failler cezalandırıldı... zaten nasıl cezalandırılsın ki?
aynı süleyman demirel'ler ve diğerleri değil midir deniz gezmiş'leri astıran, asılması için evet oyu veren ve astırmak için büyük çabalar gösteren...
gerçek şudur:
bu ülkenin iyiliğini düşünenler cezasız kalmaz.
yeri gelir çorum'da, maraş'ta, sivas'ta yakılır; yeri gelir asılır, yeri gelir vurulur... sonra da eli kanlı abdullah çatlı'lar fail olsa bile devlet korumasına alınır ve serbest bırakılır... olay bu kadar nettir.
--allah rızası için 37 kişiyi yakmak--
http://albastropos.blogcu...-37-kisiyi-yakmak/7205438
iktidarın, askerin, polisin seyretmesi ile gerçekleştirilebilecek bir hadise.
nasıl mı? yapılmışını anlatalım.
çevre illerden "hicret koşusu" var diye devlet imkanları ile otobüs otobüs insan taşırsınız. oysa öyle bir koşu yoktur. ama olmasa ne yazar. allah rızası bu.
sonra aydınların/yazarların kaldığı otelin önüne kamyon kamyon taş taşınır. soranlara kaldırım çalışması var denir ama aslında ne o taşlar kaldırım taşıdır, ne de kaldırım yapmaya müsaittir. üstelik kayıtlarda kaldırım çalışması diye bir hadise yoktur. o gün, sivas'ın hiçbir yerinde de kaldırım çalışması yoktur. ama nasıl oluyorsa taşlar, devlet araçları ile taşınır. kimse de neden sokak ortasına taş döküyorsun demez. devlete göre sorun değildir.
sözde hicret koşucuları sokaklarda nidalar atarak yürüyüşe başlar. aydınları, alevi gençleri kovalamaya başlar. ne asker, ne polis ortalarda yoktur. ne hikmetse çağırılan polisler de "gidin burdan, sizi koruyamayız" derler.
sivas'ta türkiye'nin büyük ordularından biri vardır. ama her ne hikmetse arandıklarında gelemeyeceklerini beyan ederler. sözde çatışmaya gitmişlerdir. ama sivas bu. koskoca ülkenin en büyük ordularından biri orada. üstelik gerçekte böyle bir çatışma da resmi katıtlara düşmemiştir. üstelik ordu, madımak oteline de çok yakındır.
kalabalık göz göre göre birikir, büyür. göstere göstere gelinir. otel kuşatılır. milletvekilleri, başbakanlar, bakanlar aranır. ama hiçbiri umursamaz. hiçbir şey yapmazlar!
ve ölümü bekler 37 can... aslında daha da fazlası. kurdukları barikat geçilemeyince otel ateşe verilir. ağızlarda akıl almayan sözler...
- cehennem ateşinde yanıyorlar!
- tekbir!
- alevilere ölüm!
- allahsızlara ölüm!
ve milyonların gözü önünde, televizyonlarda canlı yayınlarla 37 can yakılır. sanki tüm ülkeye mesaj verircesine! sanki tüm o yakılan insanlar gibi olanlara gözdağı verilircesine. saatler süren karmaşa, geliyorum diyen katliam, ve yakılan 37 can...
ya peki siyasiler? ne dediler?
süleyman demirel: "halkla güvenlik güçlerini karşı karşıya getirmeyiniz"
tansu çiller:"çok şükür, otel dışındaki halkımız bir zarar görmemiştir"
erdal inönü, aziz nesin'e diyor: "lütfen bir saldırıda bulunmayın."
ve şevket kazan...
olaylar sırasında milletvekili idi. olaylar sonrasında ise adalet bakanı olarak faillerin avukatlığını yaptı. hala meçhul olan, aslında bilinen gerçeklerin...
evet... telsizlerden geçen konuşmalara göre 10.000 kişi 37 kişiyi allah rızası için yaktı. enteresandır cehennem ateşini yakan insanlar da bu 10.000 kişinin içinden insanlar... onlara göre alevi diye, solcu diye birilerini yakmak, allah rızasını kazanmak...
bu sebepledir ki "tekbir" sesleri ile, "cehennem ateşinde yanıyorlar" nidalarıyla yaktılar...
ve unutmadan...
sanırım belki de bu sebeple, "devletin dini olmaz" düşüncesini siklemeyip sünni mezhebi fonlayan, sünni geleneği hariç ne alevileri, ne hristiyanları, ne de diğerlerini tanımayan, ama vergilerini seçtiği dini inanışa harcayan devlet, bu sebepledir ki belki de sessiz kaldı... 37 canı tanımıyorlardı, yakılmaları da bu sebeple umurlarında olmadı...
olay göstere göstere geldi ve aradan 16 sene geçti. ne engellendi, ne de failler cezalandırıldı... zaten nasıl cezalandırılsın ki?
aynı süleyman demirel'ler ve diğerleri değil midir deniz gezmiş'leri astıran, asılması için evet oyu veren ve astırmak için büyük çabalar gösteren...
gerçek şudur:
bu ülkenin iyiliğini düşünenler cezasız kalmaz.
yeri gelir çorum'da, maraş'ta, sivas'ta yakılır; yeri gelir asılır, yeri gelir vurulur... sonra da eli kanlı abdullah çatlı'lar fail olsa bile devlet korumasına alınır ve serbest bırakılır... olay bu kadar nettir.
--allah rızası için 37 kişiyi yakmak--
http://albastropos.blogcu...-37-kisiyi-yakmak/7205438
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar