bugün
- rica etsem beni linçler misiniz8
- enayimiknatisi ile kavga etmek10
- mesajla verilmiş en büyük ayarlar7
- bik bik nedir niye bu kadar sevilesidir9
- ohooo biri gider biri gelir sayıları o kadar çokki12
- ellerim bos gonlum hos27
- yazarların şu an dinlediği şarkılar4
- sokakta dayak atılan kadın görsen karışır mısın4
- silver ile evlenecek erkek40
- sözlükte tartışma kaybetmeme taktikleri5
- silik yemek5
- sözlüğün toplam zekası6
- true giderse sözlükte yürüyen cinsellik kim olacak9
- teomancalmasur3
- imparatorice olmak ister miydiniz5
- avukat sevgili6
- bir kızdan kibarca nasıl domalmş fotoğrafı istenir7
- uludağ sözlükte günü kavga etmeden bitirmek3
- katatespizartmasi16
- ktç'nin iki ay çalyak yemesi olayı9
- korkunçlu cinli roman yazmak5
- motordan düşmek6
- sözlükteki en kaliteli nesil10
- tuzlu kahve dizisi7
- bira içerken dinlenen en iyi sanatçı2
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası21
- arkadaşlar gammaz çetesi kuruyorum9
- bik bik'in mutfağına konuk olmak3
- eksi karmalı kadın yazar3
- psikopatlar neden klasik müzik sever7
- özel mesaj ifşası5
- yüzüklerin efendisi4
- sürü zekası2
- nervio hamferdi8
- sıkılınca ay sıkıldım ayol diyen erkek2
- evli adamın sözlükte ne işi var8
- masonların kurduğu abd4
- fenerbahçe nin transferi kapaması18
- pitbull2
- düşmüş melekler aynı anda tüm dünyayı işitebiliyor7
- arkadaşlar sizce bu çocuk yakışıklı mı3
- sevgiliniz eksi karmaya düşse ne yaparsınız2
- ortama girince herkesin susması11
- sözlük yazarlarının kombinleri12
- kuzey kore de bim olmaması4
- gocu giderse sözlüğün abisi kim olacak3
- hoşlanılan kızın size sevdiği erkeği anlatması5
- gecenin şarkısı9
- çift göz kapağı ameliyatı2
- ansızın gelen benim ulusözlük te ne işim var hissi2
Kendisiyle ilgili şöyle bir anım var:
Halisünasyon görmüyorsam ağustos ortalarıydı, telefon çaldı, tabi ödemeli, kabul etmedim. Aradan 10 dakka geçti geçmedi, bi arama daha, tabi ödemeli gene, lanet olsun diyip kabul ettim, baktım pena " Kanka naber ya epeydir görünmüyon " dedi, hoş beş muhabbet ederken benim tarihe ve özellikle mısırlılara olan ilgimi bilen pena konuyu mısırlılara getirdi, pena: " kanka ben kahire'deyim ya gelsene senle piramitleri gezeriz." dedi, " Tamam hacı "dememle, havayollarının sitesinden kahire bileti almam bir oldu. Neyse geldik kahire'ye, telefon çaldı, açtım telefonu, tabi ödemeli gene, arayan kim olsa iyi ? Pena ?!!. Bana kaldığı otelin adresini verdi, neyse atladım taksiye gittim. Otele vardım, resepsiyon çağırdı bunu aşağı. Neyse geldi bu lobiye, tabi gene yanaklar kırmızı kırmızı, gözlükler buğulanmış falan, " Noluyo lan ? " dedim, " Sorma pelin dedi, geçen gece diskoda efendi efendi eğlenirken bir grup kız geldi, beni zorla bu otele getirtip suit oda kiralattılar, gel bak yukarı gösteriyim " demez mi, ben tabi bir dakika bile kalamazdım orada artık. Tam döndüm gerisin geri gidicem, kolumdan tuttu, bırak kolumu leyn diyip ağzının orta yerine bi dirsek yerleştirecektim ki " Şaka kanka 1 saate hazırlanıp gidicez piramitlere valla " dedi ve ekledi " yalnız bende para yok", sorun diil dedim. Neyse, 2 saat kadar sonra piramitleri tam karşıdan gören bir dağa götürdü bizi, " Ne işimiz var burda ? " şeklindeki safiyane soruma, bu bizim pena sağ elini göğüs hizasında kaldırarak, aynı bu ikiliye dikkat filmindeki gibi,elini soldan sağa doğru yaklaşık 45-46 derecelik bir açıyla (bkz: gereksiz bilginin dibine vurmak) piramitleri kapsayacak şekilde " işte buraların hepsi benim" demez mi? Ben orda kendimi kaybetmişim, " Ya Allah" diye bağırmamla sırt çantamdaki levyeyle buna girişmem bir oldu. Bağırıyorum bi yandan da " seni bana sayıyla mı verdiler ulen " diye. Sonrasını hatırlamıyorum, kendime geldiğimde nihayet piramitlere varmıştık.Geziyoruz içeride işte, rehber de bi yandan anlatıyor, falanca firavunun falan fişmekan sırasında yaptıklarını resmeden bu hiyeroglif falan diye, bi de bilirsiniz, piramitlerle ilgili geyikler dolanır etrafta, piramitlerin içinde sonar cihazı çalışmaz,
ultrason cihazı çalışmaz, bir kaba süt koyduğunuzda cilt losyonuna dönüşür falan diye. Baktım bizimki, elinde sonar cihazı " napıyon hacı ? " dedim, yaw hakkaten çalışmıyo mu diye bakıyorum dedi. Sinirlendim, buna sümsüğü çakacakken tur rehberi " hiştt siz ikinzi kendi aranızda konuşmayın, kara kız sen söyle bakim ne dedim benen son. " diyince, özür diledim tekrar dinlemeye başladım rehberi. Aradan 10 dakka geçti geçmedi, baktım bizimki bir kaba süt koymuş, başında bekliyor benim soru işareti dolu bakışlarımdan ötürü şöyle bi cevap verdi : " Yaw, mısır'a uçak bileti, otel masrafı bilmem ne derken çok tuzluya kaçtı, hanımın kuaför masrafı da beni bitiriyor bari şurdan cilt losyonunu bedavaya getirim de, ordan 3-5 kar edeyim " dedi. Tövbe estafurullah falan diyerek tura devam ettik piramitin içinde. Bi ara kayboldu bu, sonra geri geldi, baktım bu seferde elinde hesap makinesi bişiler hesaplıyo, " Hayırdır hacım " dedim, " iki turistle konuştumda, yaw zamanında kafayı çalıştırıp bu piramitlerin olduğu yerden bi arsa kapatmadık, şimdi ne para ediyo buralar biliyo musun ? " demez mi ? Neyse laf çok uzadı da, iyidir hoştur ama, böyle menfaatçi, paragöz bir adamdır kendisi yukarıda belirttim mi bilmiyorum ama, yazıda yaptığı tüm aramalar ödemelidir.
Kendisiyle o günden beri görüşmedim, kimileri hala mısırda olduğunu, kendisine iki göz bir piramit yaptığını, hatta pimapen falan döşetip, bir de çelik kapı taktırdığını söylüyor, bazı rivayetlere göre de, kara deliklerden birine girip zaman yolculuğu yapıyormuş sıkça. Neyse, ben tarihle ilgili ödevlerime devam edeyim, efendim, Sezarla, Kleopatra olayı ile Baltacı Mehmetle, Katerina olayları da birbirine çok benzemektedir. Zira gerek sezar gerek baltacı mehmet, hiyeroglif ve minyatürlerde, suit odadan lobiye inen, lobideki misafirini karşılayan kırmızı kırmızı yanaklı ve buğulu gözlüklü bir adam olara... laan laaaan? Ulan yoksa kara delikten geçip zaman hikayesi?
Hadi canım....
Halisünasyon görmüyorsam ağustos ortalarıydı, telefon çaldı, tabi ödemeli, kabul etmedim. Aradan 10 dakka geçti geçmedi, bi arama daha, tabi ödemeli gene, lanet olsun diyip kabul ettim, baktım pena " Kanka naber ya epeydir görünmüyon " dedi, hoş beş muhabbet ederken benim tarihe ve özellikle mısırlılara olan ilgimi bilen pena konuyu mısırlılara getirdi, pena: " kanka ben kahire'deyim ya gelsene senle piramitleri gezeriz." dedi, " Tamam hacı "dememle, havayollarının sitesinden kahire bileti almam bir oldu. Neyse geldik kahire'ye, telefon çaldı, açtım telefonu, tabi ödemeli gene, arayan kim olsa iyi ? Pena ?!!. Bana kaldığı otelin adresini verdi, neyse atladım taksiye gittim. Otele vardım, resepsiyon çağırdı bunu aşağı. Neyse geldi bu lobiye, tabi gene yanaklar kırmızı kırmızı, gözlükler buğulanmış falan, " Noluyo lan ? " dedim, " Sorma pelin dedi, geçen gece diskoda efendi efendi eğlenirken bir grup kız geldi, beni zorla bu otele getirtip suit oda kiralattılar, gel bak yukarı gösteriyim " demez mi, ben tabi bir dakika bile kalamazdım orada artık. Tam döndüm gerisin geri gidicem, kolumdan tuttu, bırak kolumu leyn diyip ağzının orta yerine bi dirsek yerleştirecektim ki " Şaka kanka 1 saate hazırlanıp gidicez piramitlere valla " dedi ve ekledi " yalnız bende para yok", sorun diil dedim. Neyse, 2 saat kadar sonra piramitleri tam karşıdan gören bir dağa götürdü bizi, " Ne işimiz var burda ? " şeklindeki safiyane soruma, bu bizim pena sağ elini göğüs hizasında kaldırarak, aynı bu ikiliye dikkat filmindeki gibi,elini soldan sağa doğru yaklaşık 45-46 derecelik bir açıyla (bkz: gereksiz bilginin dibine vurmak) piramitleri kapsayacak şekilde " işte buraların hepsi benim" demez mi? Ben orda kendimi kaybetmişim, " Ya Allah" diye bağırmamla sırt çantamdaki levyeyle buna girişmem bir oldu. Bağırıyorum bi yandan da " seni bana sayıyla mı verdiler ulen " diye. Sonrasını hatırlamıyorum, kendime geldiğimde nihayet piramitlere varmıştık.Geziyoruz içeride işte, rehber de bi yandan anlatıyor, falanca firavunun falan fişmekan sırasında yaptıklarını resmeden bu hiyeroglif falan diye, bi de bilirsiniz, piramitlerle ilgili geyikler dolanır etrafta, piramitlerin içinde sonar cihazı çalışmaz,
ultrason cihazı çalışmaz, bir kaba süt koyduğunuzda cilt losyonuna dönüşür falan diye. Baktım bizimki, elinde sonar cihazı " napıyon hacı ? " dedim, yaw hakkaten çalışmıyo mu diye bakıyorum dedi. Sinirlendim, buna sümsüğü çakacakken tur rehberi " hiştt siz ikinzi kendi aranızda konuşmayın, kara kız sen söyle bakim ne dedim benen son. " diyince, özür diledim tekrar dinlemeye başladım rehberi. Aradan 10 dakka geçti geçmedi, baktım bizimki bir kaba süt koymuş, başında bekliyor benim soru işareti dolu bakışlarımdan ötürü şöyle bi cevap verdi : " Yaw, mısır'a uçak bileti, otel masrafı bilmem ne derken çok tuzluya kaçtı, hanımın kuaför masrafı da beni bitiriyor bari şurdan cilt losyonunu bedavaya getirim de, ordan 3-5 kar edeyim " dedi. Tövbe estafurullah falan diyerek tura devam ettik piramitin içinde. Bi ara kayboldu bu, sonra geri geldi, baktım bu seferde elinde hesap makinesi bişiler hesaplıyo, " Hayırdır hacım " dedim, " iki turistle konuştumda, yaw zamanında kafayı çalıştırıp bu piramitlerin olduğu yerden bi arsa kapatmadık, şimdi ne para ediyo buralar biliyo musun ? " demez mi ? Neyse laf çok uzadı da, iyidir hoştur ama, böyle menfaatçi, paragöz bir adamdır kendisi yukarıda belirttim mi bilmiyorum ama, yazıda yaptığı tüm aramalar ödemelidir.
Kendisiyle o günden beri görüşmedim, kimileri hala mısırda olduğunu, kendisine iki göz bir piramit yaptığını, hatta pimapen falan döşetip, bir de çelik kapı taktırdığını söylüyor, bazı rivayetlere göre de, kara deliklerden birine girip zaman yolculuğu yapıyormuş sıkça. Neyse, ben tarihle ilgili ödevlerime devam edeyim, efendim, Sezarla, Kleopatra olayı ile Baltacı Mehmetle, Katerina olayları da birbirine çok benzemektedir. Zira gerek sezar gerek baltacı mehmet, hiyeroglif ve minyatürlerde, suit odadan lobiye inen, lobideki misafirini karşılayan kırmızı kırmızı yanaklı ve buğulu gözlüklü bir adam olara... laan laaaan? Ulan yoksa kara delikten geçip zaman hikayesi?
Hadi canım....
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar