bugün

hürrealist

yaşamda hiç bir şey ak ya da kara değil. kötü diye tanımladıklarımız; iyileri barındırabilirken bünyelerinde, iyi tanımlananlar; türlü-türlü kötülükleri, fesatı kucaklıyor.

- ölçü nedir bu ayırımda?
- kimler ve hangi şekillerde koymuşlardır kıstaslarını ve neden? biliyor muyuz?

yoksa,

toplumsal değer yargılarıyla mı şişirmekteyiz; önyargı yelkenlerimizi...

- bireysel ilişkileri kesip atmak ya da kalın halatlarla sıkıca bağlamak gibi bir zorunluluğumuz olduğunu düşünmek neden?

hürrealistler şunu öneriyor;

''köprüleri atmadan önce bir daha düşün''.

- sizce de değmez mi?
© copyright 2005 - 2026