bugün
- teomancalmasur23
- ukrayna rusya belarus kadınları6
- halloween kutlamayı yasaklamak6
- simko37
- true mi döver gocu mu5
- türkiyeliyim ve mutluyum16
- kim cha eon6
- atam tayyip erdoğan'ı eleştirip prim kasmak6
- köy kahvesi3
- yeni parti7
- türk solu14
- şeker bey birader dönsün kampanyası2
- 2028 cumhurbaşkanı recep tayyip erdoğan2
- jeffrey epstein9
- sözlükte aksiyon ve sataşma6
- ekrem imamoğlu'nun istanbul'a 10 metro yapması4
- kudüs üç semavi din için önemlidir11
- kel ve at kuyruklu kötü adam6
- ak partiyi savunan dayılar10
- kemal kılıçdaroğlu2
- sözlükçü erkeklerin zevksiz olması3
- tarih dizileri6
- nervio12
- mevsim değişmesinin kombinlere etkisi5
- yemen3
- eli üşüyen kızın elini nasıl ısıtırsın17
- aliyev'in türk devletleri zirvesi ne katılmaması6
- okulda zil çalmasının gereksizliği4
- kızların yara izi olan erkeklere bayılması4
- nutellayı memelerine sürüp ikram eden kız14
- hamid abim olsaydı bunlar başımıza gelmezdi3
- eti form kepekli bisküvi2
- sultan abdülhamid han4
- sözlük kızıyla kavga eder misiniz5
- bir kızın peşinde koşan erkek sayısı5
- motorun yatak sarması6
- 29 ekim 2026 aliyev'in türkiye'ye gelmemesi21
- airfryer alanlar şimdi ne yapıyor19
- üçler yediler kırklar11
- yazar donuzlayan erkek gizli eşcinseldir7
- fransız arabalarının aşırı dandik olduğu gerçeği6
- azgınlıktan bayır domuzuna dönmek3
- herzevekil4
- insan doğuştan iyi midir17
- sözlükçü kızların tam bir sazan olduğu gerçeği4
- sibel can'ın nutellalı memeleri6
- pipisiyle düşünenler buraya2
- rafael leao'nun sürekli gülmesi3
- sözlük kızlarının bir işe yaramaması7
- ömer üründül ün galatasaray başkanı olması5
ayrı kalındığında kıymeti bilinenmiş kardeş dediğimiz şey. zaten biz insanların özelliği değil midir bu da? elimizdekinin değerini onu kaybedince anlıyoruz. kardeşin değeri de ondan uzak geçirilen her saniyede anlaşılıyormuş.
onsuz geçen her gün eksik geliyor insana. nefret ettiğiniz davranışları bile size sevimli gelmeye başlıyor bir süre sonra. yanında olsam da yine kavga etsek diye düşünmediğiniz an olmuyor.
gıcık gıcık gülüşleri kulağınızda her an. söylediği incir çekirdeğini dahi doldurmayacak laflar size ne kadar anlamlı geliyor. yaptığı rezalet esprileri bile komik bulmaya başlıyorsunuz bir süre sonra.
yanımda olsun da yine başımı şişirsin istiyorsunuz. harry potter'ı defalarca anlatsın, star wars'u dilinden düşürmesin istiyorsunuz. yeter ki yanınızda olsun.
gece film izlerken yine omzunuzda uyuyakalsın, siz onu yavaşça uyandırıp yatağına yatırmak istiyorsunuz. ama uzakta sizden. yapamıyorsunuz. kalbinizi sanki bir şey delip geçiyor.
sinir olduğunuz ses tonunu duyunca gözyaşlarınıza zorla hakim oluyorsunuz. yanında olsam da yine beni rahat bırakmasa, onunla oyun oynamam için baskı yapsa, gece yarısı beraber yemek yapıp yeseniz istiyorsunuz.
bir şey isteyeceği zamanki hareketleri gözünüzün önüne geliyor bazen yol ortasında gülüyorsunuz kendi kendinize.
yarıyıl tatilinden dönerken tekrar nisanda eve gidebileceğinizi öğrendiğinde verdiği tepkiyi her dakika yeniden, yeniden yaşıyorsunuz: "ama nisana çok var!"
biliyorsunuz eve gittiğinizde yine kedi-köpek misali kavga edeceksiniz. ama birkaç dakika içinde yine eskisi gibi olacaksınız.
onu sanki küçücük bir bebekmiş gibi uyurken izleyeceksiniz. alnına bir öpücük kondurup, üstünü üşümesin diye örterken "seni çok seviyorum" diyeceksiniz onun sizi duymayacağını bile bile.
o sizin daima en değerli varlığınız olacak. kendinizden daha çok önemseyeceksiniz onu. çünkü canınızdır o.
ağladığında ondan daha fazla ağladığınız, mutlu olduğunda sevincine ortak olduğunuz kişidir. vazgeçilmezdir. birtanedir.
onsuz geçen her gün eksik geliyor insana. nefret ettiğiniz davranışları bile size sevimli gelmeye başlıyor bir süre sonra. yanında olsam da yine kavga etsek diye düşünmediğiniz an olmuyor.
gıcık gıcık gülüşleri kulağınızda her an. söylediği incir çekirdeğini dahi doldurmayacak laflar size ne kadar anlamlı geliyor. yaptığı rezalet esprileri bile komik bulmaya başlıyorsunuz bir süre sonra.
yanımda olsun da yine başımı şişirsin istiyorsunuz. harry potter'ı defalarca anlatsın, star wars'u dilinden düşürmesin istiyorsunuz. yeter ki yanınızda olsun.
gece film izlerken yine omzunuzda uyuyakalsın, siz onu yavaşça uyandırıp yatağına yatırmak istiyorsunuz. ama uzakta sizden. yapamıyorsunuz. kalbinizi sanki bir şey delip geçiyor.
sinir olduğunuz ses tonunu duyunca gözyaşlarınıza zorla hakim oluyorsunuz. yanında olsam da yine beni rahat bırakmasa, onunla oyun oynamam için baskı yapsa, gece yarısı beraber yemek yapıp yeseniz istiyorsunuz.
bir şey isteyeceği zamanki hareketleri gözünüzün önüne geliyor bazen yol ortasında gülüyorsunuz kendi kendinize.
yarıyıl tatilinden dönerken tekrar nisanda eve gidebileceğinizi öğrendiğinde verdiği tepkiyi her dakika yeniden, yeniden yaşıyorsunuz: "ama nisana çok var!"
biliyorsunuz eve gittiğinizde yine kedi-köpek misali kavga edeceksiniz. ama birkaç dakika içinde yine eskisi gibi olacaksınız.
onu sanki küçücük bir bebekmiş gibi uyurken izleyeceksiniz. alnına bir öpücük kondurup, üstünü üşümesin diye örterken "seni çok seviyorum" diyeceksiniz onun sizi duymayacağını bile bile.
o sizin daima en değerli varlığınız olacak. kendinizden daha çok önemseyeceksiniz onu. çünkü canınızdır o.
ağladığında ondan daha fazla ağladığınız, mutlu olduğunda sevincine ortak olduğunuz kişidir. vazgeçilmezdir. birtanedir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar