bugün
- sözlükte kim kimle sevgili20
- nervio42
- sabah akşam nervio yu konuşan sözlük9
- yakıştırdığım çiftler serisi 114
- karıya şiddet7
- bütün gün giyilmiş sıcacık kadın botu kokusu9
- dedenize sahip çıkar mısınız9
- arkadaşlar bi bakar mısınız3
- allah neler yaratmis3
- 0 0 7'nin elini öpmek2
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı11
- arkadaşlar sizce ben ruh hastası mıyım3
- herkes kendi işini kurarsa kimse işsiz kalmaz15
- yılın entrysi2
- sudekiray'ın ruj resimleri girmesi3
- entel görünme adına yatakta kitap okuyan zübük3
- note flawless nail enamel oje 78 bittersweet2
- ısparta havalimanı5
- fon vurguncularının fetva alması9
- muslettin amca16
- bir sözlük kızına heimlich manevrası yapmak4
- yağmur altında bankta öpüşmek4
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı32
- sözlük klasikleri12
- 0 0 73
- teoman müziği bıraktı8
- yağmurlu bir güne uyanmak9
- çoçuk sahibi olmadan dünya'dan ayrılmak5
- mutlu ol yeter2
- erkekler neden teşhirci giyinmez9
- aleksey batrakov vs fyodor dostoyevski4
- note flawless nail enamel oje 67 antique rouge2
- evlenmek5
- kadir mısıroğlu nu takip eden mallar11
- devlet bahçeli5
- takımınızın maçını izlemek istediğiniz yazarlar3
- kadınların yaptığı en büyük hata4
- yağmurlu bir günde doğdum anamdan9
- insan sevmemek6
- düşün ki o bunu okuyor5
- çorbamı sanılanın aksine şöyle yerim diyen teyze2
- ahmet nazif zorlu11
- 5 kasım 2026 celtic beşiktaş maçı6
- cezaevine özenen gençler9
- 3 kasım 2026 galatasaray stuttgart maçı26
- ankara savaşında gavur ile ittifak yapan osmanlı7
- mohamed salah ghaly nickli yazar4
- yeni tanışılan kimse8
- eski uzun kış gecelerinde anlatılan yaratıklar6
- fenerbahçe 3 liverpool 15
son derece eğlenceli işkencelerden sonra tadından yenmeyen süper ötesi bir olay.
geçen gün arabamla sakin sakin gidiyorum, gözüme kestirdiğim 18 yaşlarındaki bir emoya doğru arkadan sinsi sinsi yaklaştım. adres sorma bahanesiyle ona seslendim, dallama hemen kafasını camdan içeri soktu tabi, hemen mendili ağzına kapatıp bayılttım ve attım arabamın arka koltuğuna. gölbaşı mevkiindeki evime götürdüm o hem bebeksi hem piç suratlı her tarafı pearcinglerle dolu kertenkele saçlı, dar paça pantolonlu o emoyu. ses geçirmeyen pencerelere sahip özel işkence aletlerimin bulunduğu odada bir sandalyeye bağladım.
yavaş yavaş ayılmaya kendine gelmeye başlayınca ben de heyecanlanmaya başlıyordum. gözlerini açtığında şaşkın şaşkın etrafa bakıyordu zavallı salak. karşısında beni görünce şaşırdı, sen kimsin ne işim var benim burada gibisinden çığlıklar atmaya başladı. yavaş yavaş ona yaklaştım ve suratına bir tane tokat attım ki şlappp diye bir ses çıktı ki müthiş bir haz verdi bana * .
neyse konuşmaya başladık ismini ne iş yaptığını sordum ama çok ürkekti zavallı ismini bile zor söyleyebildi, baktım pek muhabbet sarmadı hemen işe başladım. elime aldığım makasla o punk tarzı kertenkele yelesi gibi olmuş saçlarını kıtır kıtır kesmeye başladım, bok gibi jöle sürmüş saçına kıtır kıtır ediyordu. o kestiğim saç parçalarını da bir yandan ağzına tıktım ki aman tanrım bir baktım boğulacak nefes alamıyor mundar olmadan ağzına makası sokarak kusturdum. kafasını tren yolu gibi yaptıktan sonra bir sigara yaktım, yavaş yavaş havaya girmeye başlamıştım. o da ne hemen ağlamaya başladı salak şey halbuki daha ağlayacak bir şey yoktu, çok erken bırakmıştı kendisini ama neyse. güzel bir pense elime aldım önce pearcinglerinden temizledim onu teker teker çektim kulağındaki, burnundaki pearcingleri. zannedersem bu acıdan bayılmıştı vitaminsiz şey. çakı takımlarımın bulunduğu çantamdan güzel bir çakı beğendim onun için, sonra başladım yüzünü çizmeye önce rastgele çizikler attım suratına özellikle de yanaklarına. baktım böyle rastgele çizmek çok zevksiz oluyor alnına kocaman harflerle emo yazdım, çok güzel oldu ki sormayın fotoğrafını da çekmeyi ihmal etmedim ama bu da ne innesi böyle durmadan ağlıyordu ağlak şey, buna bir çözüm bulmalıydım gecem mahvolacaktı yoksa. ben de fazla işi uzatmamaya karar verdim. bir şişe eyüp sabri tuncer marka kolonyayı kafasına boşalttım ve çakmağı çakıp uzaktan izlemeye başladım aman tanrım öyle çığlıklar atıyordu ki bu kadar cırtlak bir emo sesi hiç duymamıştım ohh yes diye bağırıyordum ahhh süperdi duyduğum hazzı anlatmakta güçlük çekiyorum sayın sözlü yazarları. kulaklarındaki kıkırdakların eridiğini görebiliyordum, daha önce hiç denememiştim bunu mükemmel ötesi bir iş çıkarmıştım yine ama hemen ölmemeliydi hemen su döktüm kafasına. bu arada etrafı da iğrenç bir yanık kokusu aldı ama bu da gülün dikeniydi. neyse baktım fazla yaşamayacak aldım elime çekici önce burnunu jeneriklik bir darbeyle küt diye kırdım. ardından aldığım son model hızarla ayaklarını kestim(bu arada ölmüştü emo) artık işin gırgırını çıkarıyordum, kollarını bacaklarını simetrik şekilde kestikten sonra rahatlamış vaziyette koltuğuma oturdum ve zevk sigaramı yakarak huzura kavuştum.
geçen gün arabamla sakin sakin gidiyorum, gözüme kestirdiğim 18 yaşlarındaki bir emoya doğru arkadan sinsi sinsi yaklaştım. adres sorma bahanesiyle ona seslendim, dallama hemen kafasını camdan içeri soktu tabi, hemen mendili ağzına kapatıp bayılttım ve attım arabamın arka koltuğuna. gölbaşı mevkiindeki evime götürdüm o hem bebeksi hem piç suratlı her tarafı pearcinglerle dolu kertenkele saçlı, dar paça pantolonlu o emoyu. ses geçirmeyen pencerelere sahip özel işkence aletlerimin bulunduğu odada bir sandalyeye bağladım.
yavaş yavaş ayılmaya kendine gelmeye başlayınca ben de heyecanlanmaya başlıyordum. gözlerini açtığında şaşkın şaşkın etrafa bakıyordu zavallı salak. karşısında beni görünce şaşırdı, sen kimsin ne işim var benim burada gibisinden çığlıklar atmaya başladı. yavaş yavaş ona yaklaştım ve suratına bir tane tokat attım ki şlappp diye bir ses çıktı ki müthiş bir haz verdi bana * .
neyse konuşmaya başladık ismini ne iş yaptığını sordum ama çok ürkekti zavallı ismini bile zor söyleyebildi, baktım pek muhabbet sarmadı hemen işe başladım. elime aldığım makasla o punk tarzı kertenkele yelesi gibi olmuş saçlarını kıtır kıtır kesmeye başladım, bok gibi jöle sürmüş saçına kıtır kıtır ediyordu. o kestiğim saç parçalarını da bir yandan ağzına tıktım ki aman tanrım bir baktım boğulacak nefes alamıyor mundar olmadan ağzına makası sokarak kusturdum. kafasını tren yolu gibi yaptıktan sonra bir sigara yaktım, yavaş yavaş havaya girmeye başlamıştım. o da ne hemen ağlamaya başladı salak şey halbuki daha ağlayacak bir şey yoktu, çok erken bırakmıştı kendisini ama neyse. güzel bir pense elime aldım önce pearcinglerinden temizledim onu teker teker çektim kulağındaki, burnundaki pearcingleri. zannedersem bu acıdan bayılmıştı vitaminsiz şey. çakı takımlarımın bulunduğu çantamdan güzel bir çakı beğendim onun için, sonra başladım yüzünü çizmeye önce rastgele çizikler attım suratına özellikle de yanaklarına. baktım böyle rastgele çizmek çok zevksiz oluyor alnına kocaman harflerle emo yazdım, çok güzel oldu ki sormayın fotoğrafını da çekmeyi ihmal etmedim ama bu da ne innesi böyle durmadan ağlıyordu ağlak şey, buna bir çözüm bulmalıydım gecem mahvolacaktı yoksa. ben de fazla işi uzatmamaya karar verdim. bir şişe eyüp sabri tuncer marka kolonyayı kafasına boşalttım ve çakmağı çakıp uzaktan izlemeye başladım aman tanrım öyle çığlıklar atıyordu ki bu kadar cırtlak bir emo sesi hiç duymamıştım ohh yes diye bağırıyordum ahhh süperdi duyduğum hazzı anlatmakta güçlük çekiyorum sayın sözlü yazarları. kulaklarındaki kıkırdakların eridiğini görebiliyordum, daha önce hiç denememiştim bunu mükemmel ötesi bir iş çıkarmıştım yine ama hemen ölmemeliydi hemen su döktüm kafasına. bu arada etrafı da iğrenç bir yanık kokusu aldı ama bu da gülün dikeniydi. neyse baktım fazla yaşamayacak aldım elime çekici önce burnunu jeneriklik bir darbeyle küt diye kırdım. ardından aldığım son model hızarla ayaklarını kestim(bu arada ölmüştü emo) artık işin gırgırını çıkarıyordum, kollarını bacaklarını simetrik şekilde kestikten sonra rahatlamış vaziyette koltuğuma oturdum ve zevk sigaramı yakarak huzura kavuştum.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar