bugün
- bu ülkeye başka erdoğan gelmez6
- balık etli mi kuru götlü mü4
- köfteci yusuf4
- sabahın köründe denize girmek4
- türk müsün türkiyeli misin12
- ilk seçimde akp'nin alacağı oy2
- bjk tv2
- alin3
- nasıl birisiniz6
- protein ağırlıklı beslenince yaşanan kabızlık14
- milli muharip uçağı kaan3
- beni özleyenler elime mum diksin15
- yunanistan29
- hırvatistan12
- beyaz keten iç çamaşırı belli ediyor14
- mcdonalds nasıl okunur sorunsalı3
- rüyada nervio yu görmek8
- ayrılık6
- araba sürerken olmasından en çok korkulan şey5
- çıkma teklifinin eskide kalması4
- ona bir şey söyle10
- ispanya daki göçmen krizi8
- anın görüntüsü16
- kadir mısıroğlu rum mu ermeni mi sorunsalı9
- türkiyeliyim doğruyum çalışkanım5
- yazarların en son bitirdiği kitap6
- ölüm5
- korku filmi izlerken sarılacak birisinin olmaması6
- mutlu kalmak için öneriler6
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri8
- gecenin rap şarkısı3
- bik bik'in mutfağına konuk olmak27
- japonya23
- favori coldplay şarkınız4
- yazarların ruh hali3
- en son aldığınız iltifat14
- irmik helvası vs un helvası18
- karadeniz'e neden karadeniz denmiştir2
- aylık 511 bin tl iyi para mıdır sorunsalı4
- gecenin şarkısı3
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin22
- puantiye modasının bokunun çıkması4
- yeni gelin adayının çıldırtan talepleri6
- gürcistan26
- izmirli kızların met çukuruna düşmesi3
- yapay zekaya entry yazdırmak5
- her gün alkol almak4
- yeni dünya düzeni4
- arkadaşlar hangi diziye başlasam4
- sırtımı kaşıyan kızlardan hoşlanmam3
son derece eğlenceli işkencelerden sonra tadından yenmeyen süper ötesi bir olay.
geçen gün arabamla sakin sakin gidiyorum, gözüme kestirdiğim 18 yaşlarındaki bir emoya doğru arkadan sinsi sinsi yaklaştım. adres sorma bahanesiyle ona seslendim, dallama hemen kafasını camdan içeri soktu tabi, hemen mendili ağzına kapatıp bayılttım ve attım arabamın arka koltuğuna. gölbaşı mevkiindeki evime götürdüm o hem bebeksi hem piç suratlı her tarafı pearcinglerle dolu kertenkele saçlı, dar paça pantolonlu o emoyu. ses geçirmeyen pencerelere sahip özel işkence aletlerimin bulunduğu odada bir sandalyeye bağladım.
yavaş yavaş ayılmaya kendine gelmeye başlayınca ben de heyecanlanmaya başlıyordum. gözlerini açtığında şaşkın şaşkın etrafa bakıyordu zavallı salak. karşısında beni görünce şaşırdı, sen kimsin ne işim var benim burada gibisinden çığlıklar atmaya başladı. yavaş yavaş ona yaklaştım ve suratına bir tane tokat attım ki şlappp diye bir ses çıktı ki müthiş bir haz verdi bana * .
neyse konuşmaya başladık ismini ne iş yaptığını sordum ama çok ürkekti zavallı ismini bile zor söyleyebildi, baktım pek muhabbet sarmadı hemen işe başladım. elime aldığım makasla o punk tarzı kertenkele yelesi gibi olmuş saçlarını kıtır kıtır kesmeye başladım, bok gibi jöle sürmüş saçına kıtır kıtır ediyordu. o kestiğim saç parçalarını da bir yandan ağzına tıktım ki aman tanrım bir baktım boğulacak nefes alamıyor mundar olmadan ağzına makası sokarak kusturdum. kafasını tren yolu gibi yaptıktan sonra bir sigara yaktım, yavaş yavaş havaya girmeye başlamıştım. o da ne hemen ağlamaya başladı salak şey halbuki daha ağlayacak bir şey yoktu, çok erken bırakmıştı kendisini ama neyse. güzel bir pense elime aldım önce pearcinglerinden temizledim onu teker teker çektim kulağındaki, burnundaki pearcingleri. zannedersem bu acıdan bayılmıştı vitaminsiz şey. çakı takımlarımın bulunduğu çantamdan güzel bir çakı beğendim onun için, sonra başladım yüzünü çizmeye önce rastgele çizikler attım suratına özellikle de yanaklarına. baktım böyle rastgele çizmek çok zevksiz oluyor alnına kocaman harflerle emo yazdım, çok güzel oldu ki sormayın fotoğrafını da çekmeyi ihmal etmedim ama bu da ne innesi böyle durmadan ağlıyordu ağlak şey, buna bir çözüm bulmalıydım gecem mahvolacaktı yoksa. ben de fazla işi uzatmamaya karar verdim. bir şişe eyüp sabri tuncer marka kolonyayı kafasına boşalttım ve çakmağı çakıp uzaktan izlemeye başladım aman tanrım öyle çığlıklar atıyordu ki bu kadar cırtlak bir emo sesi hiç duymamıştım ohh yes diye bağırıyordum ahhh süperdi duyduğum hazzı anlatmakta güçlük çekiyorum sayın sözlü yazarları. kulaklarındaki kıkırdakların eridiğini görebiliyordum, daha önce hiç denememiştim bunu mükemmel ötesi bir iş çıkarmıştım yine ama hemen ölmemeliydi hemen su döktüm kafasına. bu arada etrafı da iğrenç bir yanık kokusu aldı ama bu da gülün dikeniydi. neyse baktım fazla yaşamayacak aldım elime çekici önce burnunu jeneriklik bir darbeyle küt diye kırdım. ardından aldığım son model hızarla ayaklarını kestim(bu arada ölmüştü emo) artık işin gırgırını çıkarıyordum, kollarını bacaklarını simetrik şekilde kestikten sonra rahatlamış vaziyette koltuğuma oturdum ve zevk sigaramı yakarak huzura kavuştum.
geçen gün arabamla sakin sakin gidiyorum, gözüme kestirdiğim 18 yaşlarındaki bir emoya doğru arkadan sinsi sinsi yaklaştım. adres sorma bahanesiyle ona seslendim, dallama hemen kafasını camdan içeri soktu tabi, hemen mendili ağzına kapatıp bayılttım ve attım arabamın arka koltuğuna. gölbaşı mevkiindeki evime götürdüm o hem bebeksi hem piç suratlı her tarafı pearcinglerle dolu kertenkele saçlı, dar paça pantolonlu o emoyu. ses geçirmeyen pencerelere sahip özel işkence aletlerimin bulunduğu odada bir sandalyeye bağladım.
yavaş yavaş ayılmaya kendine gelmeye başlayınca ben de heyecanlanmaya başlıyordum. gözlerini açtığında şaşkın şaşkın etrafa bakıyordu zavallı salak. karşısında beni görünce şaşırdı, sen kimsin ne işim var benim burada gibisinden çığlıklar atmaya başladı. yavaş yavaş ona yaklaştım ve suratına bir tane tokat attım ki şlappp diye bir ses çıktı ki müthiş bir haz verdi bana * .
neyse konuşmaya başladık ismini ne iş yaptığını sordum ama çok ürkekti zavallı ismini bile zor söyleyebildi, baktım pek muhabbet sarmadı hemen işe başladım. elime aldığım makasla o punk tarzı kertenkele yelesi gibi olmuş saçlarını kıtır kıtır kesmeye başladım, bok gibi jöle sürmüş saçına kıtır kıtır ediyordu. o kestiğim saç parçalarını da bir yandan ağzına tıktım ki aman tanrım bir baktım boğulacak nefes alamıyor mundar olmadan ağzına makası sokarak kusturdum. kafasını tren yolu gibi yaptıktan sonra bir sigara yaktım, yavaş yavaş havaya girmeye başlamıştım. o da ne hemen ağlamaya başladı salak şey halbuki daha ağlayacak bir şey yoktu, çok erken bırakmıştı kendisini ama neyse. güzel bir pense elime aldım önce pearcinglerinden temizledim onu teker teker çektim kulağındaki, burnundaki pearcingleri. zannedersem bu acıdan bayılmıştı vitaminsiz şey. çakı takımlarımın bulunduğu çantamdan güzel bir çakı beğendim onun için, sonra başladım yüzünü çizmeye önce rastgele çizikler attım suratına özellikle de yanaklarına. baktım böyle rastgele çizmek çok zevksiz oluyor alnına kocaman harflerle emo yazdım, çok güzel oldu ki sormayın fotoğrafını da çekmeyi ihmal etmedim ama bu da ne innesi böyle durmadan ağlıyordu ağlak şey, buna bir çözüm bulmalıydım gecem mahvolacaktı yoksa. ben de fazla işi uzatmamaya karar verdim. bir şişe eyüp sabri tuncer marka kolonyayı kafasına boşalttım ve çakmağı çakıp uzaktan izlemeye başladım aman tanrım öyle çığlıklar atıyordu ki bu kadar cırtlak bir emo sesi hiç duymamıştım ohh yes diye bağırıyordum ahhh süperdi duyduğum hazzı anlatmakta güçlük çekiyorum sayın sözlü yazarları. kulaklarındaki kıkırdakların eridiğini görebiliyordum, daha önce hiç denememiştim bunu mükemmel ötesi bir iş çıkarmıştım yine ama hemen ölmemeliydi hemen su döktüm kafasına. bu arada etrafı da iğrenç bir yanık kokusu aldı ama bu da gülün dikeniydi. neyse baktım fazla yaşamayacak aldım elime çekici önce burnunu jeneriklik bir darbeyle küt diye kırdım. ardından aldığım son model hızarla ayaklarını kestim(bu arada ölmüştü emo) artık işin gırgırını çıkarıyordum, kollarını bacaklarını simetrik şekilde kestikten sonra rahatlamış vaziyette koltuğuma oturdum ve zevk sigaramı yakarak huzura kavuştum.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar