bugün
- bir kadının en güzel bölgesi11
- regl dönemi dengesizlikleri3
- bir kız tecavüze uğrarken onu izleyen tanrı6
- migros ta 69 95 tl'ye satılan buzlu bardak3
- hoşlanılan kızın evinde sırt kaşıyıcıya rastlamak3
- deve besleyip sidiğini satmak2
- seni seviyordum ama sen beni anlamadın3
- ruh sağlığı için uzak durulması gereken şeyler4
- evliliği kurtarmak için çocuk yapmak11
- dişlerini fırçalamayan kadınla öpüşmek2
- pazar günü mesai yapmak3
- michael olise3
- elektrikli bisiklet terörü2
- badem dolgulu kruvasan3
- kabızlık nasıl geçer3
- 40 yaş üstü kel sözlük yazarı12
- ingiltere8
- fransa7
- güneş yüzlü çocuğa mektup2
- evde kalmış sözlük kızı2
- vantilatörü kendine çevirmek10
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri3
- dünyanın en güzel tatlısı11
- bugün sağlığın için ne yaptın9
- 19 temmuz 2026 fransa ingiltere maçı6
- trakya ve istanbul da çekirge istilası3
- bugün ispanya arjantin maçı saat 22 de trt 1 de3
- 2026 dünya kupası13
- dünya9
- futbol3
- türklerin ileri olduğu konular21
- geceye hayatta öğrendiğin bir şey bırak5
- günün şiiri8
- iyiliğe sormuşlar nereye gidiyorsun diye3
- kalp kırmak2
- devlet bahçeli3
- ürdün de iki abd askerinin öldürülmesi3
- dinsize inanır mısın17
- antipanik hanımın elleri2
- en gey özelliğiniz8
- chatgptye penis fotoğrafını atmak18
- yazarların çektiği manzara fotoğrafları9
- çırçıplak yatmak9
- thomas tuchel6
- yunan adalarına tatile gidenin vatan haini olması3
- haluk levent bahis yazışmaları2
- burçlara inanan erkek15
- en son alınan hediye7
- soğuğu sıcağından daha iyi olan şeyler7
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları30
yılmaz özdil'in (25.12.2009) hürriyet gazetesi'ndeki köşe yazısı. (çok ilginç bilgiler.)
ilyas...
Asıl adı, Elyesa'ydı.
Kosova doğumlu.
Arnavut.
Türk vatandaşı.
*
Sene, 1943.
Dünya savaşıyor.
Yer, Ankara.
*
Çankaya Köşkü'ne komşu ingiliz Büyükelçiliği'nde uşak olarak işe başladı ilyas... Büyükelçi Sir Hugessen'a banyoda sırtını keseleyecek kadar yakındı. Ama aslında, nefret ediyordu ingilizlerden; babasının ölümünden sorumlu tutuyordu onları... Bi gün, Almanya Büyükelçiliği Müsteşarı Jenke'nin kapısını çaldı, "Özel ve gizli bilgilere ulaşabiliyorum, isterseniz satarım, fotoğraf çekerim, rulo başına 20 bin sterlin alırım" dedi. Müsteşar, konuyu Büyükelçi Von Papen'e açtı, Papen vaziyeti Berlin'e bildirdi, 29 Ekim 1943 gecesi, Cumhuriyet Bayramı törenlerinden dönüşünde, Berlin'in cevabı gelmişti: "Deneyin..."
*
Trafik başladı. ilyas ötüyor, parayı alıyordu. Doğru mu söylüyor, yalan mı, henüz belli değildi. Ocak 1944'te, "Sofya bombalanacak" dedi, "Hadi canım" dediler, Sofya bombalandı! ilyas kendini kanıtlamıştı... Güzel güzel konuştuğu için "Çiçero" kod adını verdiler ona.
*
O günlerde; Ankara'daki Alman Büyükelçiliği'nde Nele isimli bir kız çalışıyordu; sekreter... Babası Almanya'nın Sofya Konsolosu&'ydu. Savaş öncesinde liseyi ABD'de okuyan Nele, Nazilerden nefret ediyordu. ABD'de yaşamak istiyordu ama, Alman olduğu için imkânsızdı. Bir gün dişi iltihaplandı, hayatı değişti... Dişçi, Yahudi bir Alman'dı, laf lafı açtı, "istersen, seni Amerikalılarla tanıştırırım" dedi. Amerikalılar, 'Alman Büyükelçiliği'nde çalışan Amerikan sempatizanı sekreter'in üstüne atlamıştı doğal olarak... Buluştular.
*
'Rastgele' diye atılan olta, büyük bir balık yakalamıştı...
Çok büyük bir balık.
*
Çünkü, daha ilk randevuda şunları anlattı sekreter: "Sizden bir söz istiyorum, vereceğim bilgi işinize yararsa, lütfen bana sığınma hakkı verin... ingiliz Büyükelçiliği'nde bizimkilerin Çiçero dediği biri çalışıyor. Çiçero aradığında bizim elçilikte büyük hareketlilik oluyor, düşük rütbeli görevliler, sekreterler filan dışarı çıkarılıyor. Nazilerin
kulağı bu Çiçero."
*
Amerikalılar, derhal ingilizleri uyandırdı, tüm personel tek tek sorgulanıyordu. Çiçero enseleneceğini anlamıştı. Almanlara sığındı, istanbul üzerinden Almanya'ya kaçırıldı.
*
Tabii Naziler de uyanmıştı... Çiçero'yu kim ispiyonladı? Sorgu başlayınca, sekreter kız, Amerikalılara yalvardı: "Hayatım tehlikede..." Amerikalılar sözünü tutacaktı. Ancak, ciddi bir sorun vardı. Türkiye tarafsız ülkeydi. Köstebeğin ABD Büyükelçiliği'ne sığınması olacak iş değildi... Sekreter gizli bir eve yerleştirildi, bir hafta saklandı, sarı saçları siyaha boyandı. Naziler fıldır fıldır takipteydi, istanbul'a götürülmesi çok riskliydi. Karayoluyla izmir'e götürdüler, gemiyle Kıbrıs'a
geçip Mısır'a, savaş bittikten sonra ABD'ye...
*
ilyas, Münih'e yerleşti. Hayatının garantide olduğunu düşünüyordu. Ancak, Almanların kendisine ödediği 300 bin sterlinin, ingiliz ekonomisini batırmak için bastıkları sahte paralar olduğu anlaşıldı. Kazığı yemişti... Yalvar yakar, bir emekli maaşı bağlandı. Gece bekçiliği yapmaya başladı, 1970'te sefalet içinde öldü.
*
Hayatı film oldu ilyas'ın, Hollywood'da... Anılarını "I Was Cicero, Ben Çiçero'ydum" başlığıyla kaleme alıp, Stern Dergisi'ne satmıştı. Yönetmen Joseph Mankiewicz, bu anıları
'5 Fingers, 5 Parmak' ismiyle sinemaya uyarladı, 1952'de... ilyas rolünü, o dönemin efsane aktörü James Mason oynadı. ilyas'ın hayatı, biri yönetmen, iki Oscar aldı.
*
Sekreter Nele ise, savaştan sonra kimliği değiştirilerek, California'ya yerleştirildi. Garsonluk yaptığı, evlendiği, bir çocuğu olduğu iddia edildi. Sonrası bilinmiyor.
*
Demem o ki...
Ankara böyle bi yer.
*
istihbaratçıların savaş alanı.
*
Ve, şurası kabak gibi belli oldu ki, suikastçı diye yakalanan albayla binbaşı, Genelkurmay içindeki Çiçero'nun peşinde...
O halde ne yapmak lazım?
Ne yapıp edip, albayla binbaşıyı açığa çıkarmak lazım ki, Çiçero araziye uysun.
*
izleyelim bakalım, gazete manşetlerinden yazılan senaryoların Oscar'ını kim alacak...
http://www.hurriyet.com.t.../13302634.asp?yazarid=249
ilyas...
Asıl adı, Elyesa'ydı.
Kosova doğumlu.
Arnavut.
Türk vatandaşı.
*
Sene, 1943.
Dünya savaşıyor.
Yer, Ankara.
*
Çankaya Köşkü'ne komşu ingiliz Büyükelçiliği'nde uşak olarak işe başladı ilyas... Büyükelçi Sir Hugessen'a banyoda sırtını keseleyecek kadar yakındı. Ama aslında, nefret ediyordu ingilizlerden; babasının ölümünden sorumlu tutuyordu onları... Bi gün, Almanya Büyükelçiliği Müsteşarı Jenke'nin kapısını çaldı, "Özel ve gizli bilgilere ulaşabiliyorum, isterseniz satarım, fotoğraf çekerim, rulo başına 20 bin sterlin alırım" dedi. Müsteşar, konuyu Büyükelçi Von Papen'e açtı, Papen vaziyeti Berlin'e bildirdi, 29 Ekim 1943 gecesi, Cumhuriyet Bayramı törenlerinden dönüşünde, Berlin'in cevabı gelmişti: "Deneyin..."
*
Trafik başladı. ilyas ötüyor, parayı alıyordu. Doğru mu söylüyor, yalan mı, henüz belli değildi. Ocak 1944'te, "Sofya bombalanacak" dedi, "Hadi canım" dediler, Sofya bombalandı! ilyas kendini kanıtlamıştı... Güzel güzel konuştuğu için "Çiçero" kod adını verdiler ona.
*
O günlerde; Ankara'daki Alman Büyükelçiliği'nde Nele isimli bir kız çalışıyordu; sekreter... Babası Almanya'nın Sofya Konsolosu&'ydu. Savaş öncesinde liseyi ABD'de okuyan Nele, Nazilerden nefret ediyordu. ABD'de yaşamak istiyordu ama, Alman olduğu için imkânsızdı. Bir gün dişi iltihaplandı, hayatı değişti... Dişçi, Yahudi bir Alman'dı, laf lafı açtı, "istersen, seni Amerikalılarla tanıştırırım" dedi. Amerikalılar, 'Alman Büyükelçiliği'nde çalışan Amerikan sempatizanı sekreter'in üstüne atlamıştı doğal olarak... Buluştular.
*
'Rastgele' diye atılan olta, büyük bir balık yakalamıştı...
Çok büyük bir balık.
*
Çünkü, daha ilk randevuda şunları anlattı sekreter: "Sizden bir söz istiyorum, vereceğim bilgi işinize yararsa, lütfen bana sığınma hakkı verin... ingiliz Büyükelçiliği'nde bizimkilerin Çiçero dediği biri çalışıyor. Çiçero aradığında bizim elçilikte büyük hareketlilik oluyor, düşük rütbeli görevliler, sekreterler filan dışarı çıkarılıyor. Nazilerin
kulağı bu Çiçero."
*
Amerikalılar, derhal ingilizleri uyandırdı, tüm personel tek tek sorgulanıyordu. Çiçero enseleneceğini anlamıştı. Almanlara sığındı, istanbul üzerinden Almanya'ya kaçırıldı.
*
Tabii Naziler de uyanmıştı... Çiçero'yu kim ispiyonladı? Sorgu başlayınca, sekreter kız, Amerikalılara yalvardı: "Hayatım tehlikede..." Amerikalılar sözünü tutacaktı. Ancak, ciddi bir sorun vardı. Türkiye tarafsız ülkeydi. Köstebeğin ABD Büyükelçiliği'ne sığınması olacak iş değildi... Sekreter gizli bir eve yerleştirildi, bir hafta saklandı, sarı saçları siyaha boyandı. Naziler fıldır fıldır takipteydi, istanbul'a götürülmesi çok riskliydi. Karayoluyla izmir'e götürdüler, gemiyle Kıbrıs'a
geçip Mısır'a, savaş bittikten sonra ABD'ye...
*
ilyas, Münih'e yerleşti. Hayatının garantide olduğunu düşünüyordu. Ancak, Almanların kendisine ödediği 300 bin sterlinin, ingiliz ekonomisini batırmak için bastıkları sahte paralar olduğu anlaşıldı. Kazığı yemişti... Yalvar yakar, bir emekli maaşı bağlandı. Gece bekçiliği yapmaya başladı, 1970'te sefalet içinde öldü.
*
Hayatı film oldu ilyas'ın, Hollywood'da... Anılarını "I Was Cicero, Ben Çiçero'ydum" başlığıyla kaleme alıp, Stern Dergisi'ne satmıştı. Yönetmen Joseph Mankiewicz, bu anıları
'5 Fingers, 5 Parmak' ismiyle sinemaya uyarladı, 1952'de... ilyas rolünü, o dönemin efsane aktörü James Mason oynadı. ilyas'ın hayatı, biri yönetmen, iki Oscar aldı.
*
Sekreter Nele ise, savaştan sonra kimliği değiştirilerek, California'ya yerleştirildi. Garsonluk yaptığı, evlendiği, bir çocuğu olduğu iddia edildi. Sonrası bilinmiyor.
*
Demem o ki...
Ankara böyle bi yer.
*
istihbaratçıların savaş alanı.
*
Ve, şurası kabak gibi belli oldu ki, suikastçı diye yakalanan albayla binbaşı, Genelkurmay içindeki Çiçero'nun peşinde...
O halde ne yapmak lazım?
Ne yapıp edip, albayla binbaşıyı açığa çıkarmak lazım ki, Çiçero araziye uysun.
*
izleyelim bakalım, gazete manşetlerinden yazılan senaryoların Oscar'ını kim alacak...
http://www.hurriyet.com.t.../13302634.asp?yazarid=249
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar