bugün
- ilkokul bebesine türbanı savunmak26
- 14 ekim 2026 halk tv polis baskını25
- diktatör erdoğan17
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı83
- akp iktidarı3
- s'i l v'e r m'i s t20
- arkadaşlar size bi soru sorucam44
- konyalıların özellikleri5
- misafir ağırlamak5
- barcelona'ya önce pres yapmak2
- yavıdiye mi güvenirsin cahile mi3
- kankam dediğiniz için entryniz silinmiştir5
- arkadaşlar dediğiniz niçin entryiniz silinmiştir4
- bar duvarına şiir yazmak2
- yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer vardır3
- arkadaşlar ben nişanlanıyorum13
- özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir3
- hala yağmur yağması4
- arkadaşlar bakar mısınız diyen salaklar5
- sözlükteki galatasaraylılar12
- kendini sevmek7
- halk tv'ye tmsf kayyımı ve 11 gözaltı3
- yüksek enflasyon18
- victor osimhen12
- işteyken sohbet için yanına yanlayan eleman4
- evin içinde 4 tane kedi besleyen komşum2
- şahsım dahil kimse eleştirilemez değildir5
- dem terör partisi11
- herkes istediği yazarı yazsın19
- beyler haluk levent diye bir adam varmış2
- erkeği karizmatik gösteren şeyler17
- türk askeri yemen e gitsin kampanyası43
- sözlükte ciddi kitap okuyan yok28
- almanya da taciz iddiasıyla robota el konulması3
- brent petrolün varili 106 10 dolar2
- istanbul havalimanı2
- simko329
- gece nöbetten çıkınca eve gidip uyumak4
- beyoğlu5
- göbeklitepeyi uzaylıların yaptığı gerçeği5
- silvermist10
- kısa boylu olmak7
- marksizm bu topraklarda biterse dünyada biter5
- cadılar bayramında ne olacaksınız16
- nilgün marmara2
- cihangir2
- 24 yaşına kadar hiç kız arkadaşı olmamış insan15
- ilham aliyev28
- çok film izleyen insandan zarar gelmez29
- ofsaytımsı vol 220
graffiti üstadı türk sanatçı.
sabah gazetesi'nde röportajı yayınlanmış harika bir yaratıcılığı olan türk sanatının en büyük kazançlarından birisi.
http://www.myspace.com/weak1st
röportaj:
sabah gazetesi'nde röportajı yayınlanmış türkiye'de graffiti için sensei sayılabilecek eleman.
--röpörtaj--
Son zamanlarda ülkemizde de giderek yayılan graffiti sanatının önemli temsilcilerinden Tarık Yıldırım'ın işlerine istanbul, Ankara, Zonguldak, izmit, Çankırı, Eskişehir ve Sivas gibi farklı illerde rastlamanız mümkün. Yıldırım'la çalışmalarını ve graffitinin Türkiye'deki durumunu konuştuk
Her gün görüp de bakmadığımız, fark etmediğimiz bir duvar, bir gün bizi çok şaşırtıcı bir biçimde karşılayabilir, üzerinde beliren farklı şekiller ya da harflerle... Gece birileri boyamıştır o duvarı. Belki sabahın ilk ışıklarına kadar çalışmıştır. Eğer duvar sahibi sabahleyin badanayla onu kapamazsa, artık bir farklılık vardır orada: Graffiti!
1940'larda Almanya'yı Doğu ve Batı olarak ikiye bölen Berlin Duvarı'nın iki tarafı da protest kişilerce boyanarak, yazı ve sloganlarla bezenmişti. Sonra 1960'ta birtakım politik gruplar düşüncelerini bu yolla duyurmayı tercih etti. Türkiye'de ise graffitinin başlaması 1989, görünür hale gelmesi 1995 ve patlama yapması 2000 diyebiliriz. Biz de, graffiti piyasasında oldukça tanınan; istanbul, Ankara, Bolu, Zonguldak, izmit, Çankırı, Eskişehir, Sivas gibi illerde çalışmalarına şahit olabileceğiniz; Weak lakabıyla sanatını icra eden graffiti sanatçısı (writer [1] ) Tarık Yıldırım'la graffiti hakkında konuştuk.
- Neden Weak gibi bir lakap seçtiniz?
- Genellikle bu işin illegal yönünden dolayı kimse gerçek ismiyle graffiti yapmaz. Ben daha çok legal çalıştığım için ismimi vermekte bir sakınca bulmuyorum. Öncelikle graffitide kullandığınız takma isimlerin bir anlamı olması gerekmiyor. Önemli olan ne yazdığınız değil, nasıl yazdığınız olmalı. Graffiti yapmaya başlayan kişiler öncelikli olarak takma isim arayışına girerler, isimlerin yazılışının kısa olması gerekir daha sonra kendinizle uyumlu olduğunu düşündüğünüz, hoşunuza giden harfleri bir araya getirirsiniz. Weak'in kelime anlamı ingilizcede 'zayıf' demek. Kişisel yapı olarak zayıf bir insanım, kendimle özdeşleştiği için bu takma adı seçtim.
- Bu işe nasıl merak sardınız?
- Graffiti sanatına 2004'ün son çeyreğinde istanbul'a taşınmamızla birlikte başladım. Hiperaktif bir kişiliğim var. içimdeki enerjiyi bir şekilde kullanmam gerekiyordu. Break dance de yapmayı denedim önceleri. Daha sonrada otoparklarda, trenlerde, kuytu köşe ve sokaklarda gördüğüm yazılar ilgimi çekti. Ben de break dance ile graffitiyi birlikte yürütmeye başladım. Graffitide kendimi geliştirince dans etmeyi bıraktım.
- Bu işi yaparken kullandığınız çalışma teknikleri neler?
- Çalışma yapmadan önce yapılacak zemine daha önceden gidip bakarım. Çeşitli açılardan fotoğraflar çekerim ve kafamda daha önceden tasarladığım düşüncenin taslağını kâğıt üzerinde yaparım. Gerekli boya malzemelerini de karşıladıktan sonra hayallerinizi yansıtabileceğiniz bir kutu sprey ve kocaman bir duvar sizi bekliyor. Ona iyi bir biçimde hükmedebilmek de tabii ki graffiti yapan kişinin becerisi ve maharetine kalıyor.
iNSANLAR GRAFFiTiYi OKUYAMIYOR
- Sokaklara yazı yazmaktan çok karakter çiziyorsunuz. Bir fotoğrafı duvara bu kadar gerçekçi ve güzel bir şekilde geçirmeyi nasıl başarıyorsunuz?
- Yazıdan çok karakter çiziyorum; çünkü ben resim kültürüyle yetişmiş ve resim açısından teknik bilgisi yazıya oranla daha yüksek olan bir writer'ım. Bu işe sokaklara sadece yazı yazarak değil de, insanların gözüne hoş görünen çeşitli resimler çizmeye karar vererek başladım. Halkımız yazıdan anlayamıyor; çünkü okunması zor olan şeyler yazıyoruz. insanların kafası karışıyor ama yanındaki resmi görünce yumuşuyorlar. Öncelikle gerçekçi karakter yapabilmeniz için resim çizmekten daha ötesi gerekebilir. Teknik bilgilerinizin ileri düzeyde olması ve maddenin özündeki rengin ne olduğunu keşfedebilmeniz gerekli.
- Duvarlar dışında çalışma alanlarınız nereler?
- izinli duvarlar yazarları çoğu zaman pek tatmin etmiyor. işin içine yakalanma korkusu ve adrenalin girince, graffitinin ayrı bir zevki oluyor. Bunu da illegal boyayarak yaşayabilirsiniz. Ben çevreyi kirleten işlerden çok, insanlara hoş görünen legal duvarları tercih ediyorum ve bu gibi aksiyonlu ortamlara pek girmiyorum. Duvarların dışında trenlere de graffiti yapılıyor. Bunun en büyük sebebi yaptığınız graffitiyi çok daha geniş bir kitleye ulaştırabilmeniz.
- Graffiti, vandalizm [2] olarak anılıyor, sizce bunun en büyük sebebi nedir?
- En büyük sebebi elbette illegal olarak yapılan çalışmalar. Graffitinin legal, izinli olarak yapılan tarafı vandalizme girmiyor. Her gördüğünüz yere tag atmak
[3] , trenleri boyamak, kamu malına zarardan dolayı vandalizme girmekte.
- Graffiti yaparken ilginç bir olay yaşadınız mı hiç?
- Bolu'da bir çalışma yapıyordum. Satranç taşları ve kızgın suratlı, elinden ateş çıkan bir insan resmiydi. Çalışmayı yaparken 70 yaşlarında bir adam geldi ve 'Siz ne yapıyorsunuz böyle! Şeytan işi bunlar, bırakın, sizi polise şikâyet edeceğim. Karım akşamları balkona çıkınca bunu görüp korkar,' demişti. Haliyle ilk defa görmüş, anlamamasına hiç şaşırmadım ama bu kadar tepki göstermesini de beklemiyordum. Yarım saat sonra zabıta geldi, müdürlüğü aradı. Adam bizden bir serseri ya da satanist gibi bahsetmiş olmalı ki zabıta sinirli bir şekilde geldi. Ama yaptığımız çalışmayı görüp yumuşadı Merkezi arayıp, 'Ressamlar burada duvar resmi çizmişler, ne yapalım?' dedi. Sonra beni ve arkadaşımı alıp müdürlüğe götürdü. Müdürle konuşup derdimi anlattım. Allah'tan müdür anlayışlı çıktı da yakayı kurtardık. Hatta numaramı istedi, kendilerine de iş yaparım belki diye...
--röportaj--
http://www.sabah.com.tr/E.../duvarlari_dile_getiriyor
sabah gazetesi'nde röportajı yayınlanmış harika bir yaratıcılığı olan türk sanatının en büyük kazançlarından birisi.
http://www.myspace.com/weak1st
röportaj:
sabah gazetesi'nde röportajı yayınlanmış türkiye'de graffiti için sensei sayılabilecek eleman.
--röpörtaj--
Son zamanlarda ülkemizde de giderek yayılan graffiti sanatının önemli temsilcilerinden Tarık Yıldırım'ın işlerine istanbul, Ankara, Zonguldak, izmit, Çankırı, Eskişehir ve Sivas gibi farklı illerde rastlamanız mümkün. Yıldırım'la çalışmalarını ve graffitinin Türkiye'deki durumunu konuştuk
Her gün görüp de bakmadığımız, fark etmediğimiz bir duvar, bir gün bizi çok şaşırtıcı bir biçimde karşılayabilir, üzerinde beliren farklı şekiller ya da harflerle... Gece birileri boyamıştır o duvarı. Belki sabahın ilk ışıklarına kadar çalışmıştır. Eğer duvar sahibi sabahleyin badanayla onu kapamazsa, artık bir farklılık vardır orada: Graffiti!
1940'larda Almanya'yı Doğu ve Batı olarak ikiye bölen Berlin Duvarı'nın iki tarafı da protest kişilerce boyanarak, yazı ve sloganlarla bezenmişti. Sonra 1960'ta birtakım politik gruplar düşüncelerini bu yolla duyurmayı tercih etti. Türkiye'de ise graffitinin başlaması 1989, görünür hale gelmesi 1995 ve patlama yapması 2000 diyebiliriz. Biz de, graffiti piyasasında oldukça tanınan; istanbul, Ankara, Bolu, Zonguldak, izmit, Çankırı, Eskişehir, Sivas gibi illerde çalışmalarına şahit olabileceğiniz; Weak lakabıyla sanatını icra eden graffiti sanatçısı (writer [1] ) Tarık Yıldırım'la graffiti hakkında konuştuk.
- Neden Weak gibi bir lakap seçtiniz?
- Genellikle bu işin illegal yönünden dolayı kimse gerçek ismiyle graffiti yapmaz. Ben daha çok legal çalıştığım için ismimi vermekte bir sakınca bulmuyorum. Öncelikle graffitide kullandığınız takma isimlerin bir anlamı olması gerekmiyor. Önemli olan ne yazdığınız değil, nasıl yazdığınız olmalı. Graffiti yapmaya başlayan kişiler öncelikli olarak takma isim arayışına girerler, isimlerin yazılışının kısa olması gerekir daha sonra kendinizle uyumlu olduğunu düşündüğünüz, hoşunuza giden harfleri bir araya getirirsiniz. Weak'in kelime anlamı ingilizcede 'zayıf' demek. Kişisel yapı olarak zayıf bir insanım, kendimle özdeşleştiği için bu takma adı seçtim.
- Bu işe nasıl merak sardınız?
- Graffiti sanatına 2004'ün son çeyreğinde istanbul'a taşınmamızla birlikte başladım. Hiperaktif bir kişiliğim var. içimdeki enerjiyi bir şekilde kullanmam gerekiyordu. Break dance de yapmayı denedim önceleri. Daha sonrada otoparklarda, trenlerde, kuytu köşe ve sokaklarda gördüğüm yazılar ilgimi çekti. Ben de break dance ile graffitiyi birlikte yürütmeye başladım. Graffitide kendimi geliştirince dans etmeyi bıraktım.
- Bu işi yaparken kullandığınız çalışma teknikleri neler?
- Çalışma yapmadan önce yapılacak zemine daha önceden gidip bakarım. Çeşitli açılardan fotoğraflar çekerim ve kafamda daha önceden tasarladığım düşüncenin taslağını kâğıt üzerinde yaparım. Gerekli boya malzemelerini de karşıladıktan sonra hayallerinizi yansıtabileceğiniz bir kutu sprey ve kocaman bir duvar sizi bekliyor. Ona iyi bir biçimde hükmedebilmek de tabii ki graffiti yapan kişinin becerisi ve maharetine kalıyor.
iNSANLAR GRAFFiTiYi OKUYAMIYOR
- Sokaklara yazı yazmaktan çok karakter çiziyorsunuz. Bir fotoğrafı duvara bu kadar gerçekçi ve güzel bir şekilde geçirmeyi nasıl başarıyorsunuz?
- Yazıdan çok karakter çiziyorum; çünkü ben resim kültürüyle yetişmiş ve resim açısından teknik bilgisi yazıya oranla daha yüksek olan bir writer'ım. Bu işe sokaklara sadece yazı yazarak değil de, insanların gözüne hoş görünen çeşitli resimler çizmeye karar vererek başladım. Halkımız yazıdan anlayamıyor; çünkü okunması zor olan şeyler yazıyoruz. insanların kafası karışıyor ama yanındaki resmi görünce yumuşuyorlar. Öncelikle gerçekçi karakter yapabilmeniz için resim çizmekten daha ötesi gerekebilir. Teknik bilgilerinizin ileri düzeyde olması ve maddenin özündeki rengin ne olduğunu keşfedebilmeniz gerekli.
- Duvarlar dışında çalışma alanlarınız nereler?
- izinli duvarlar yazarları çoğu zaman pek tatmin etmiyor. işin içine yakalanma korkusu ve adrenalin girince, graffitinin ayrı bir zevki oluyor. Bunu da illegal boyayarak yaşayabilirsiniz. Ben çevreyi kirleten işlerden çok, insanlara hoş görünen legal duvarları tercih ediyorum ve bu gibi aksiyonlu ortamlara pek girmiyorum. Duvarların dışında trenlere de graffiti yapılıyor. Bunun en büyük sebebi yaptığınız graffitiyi çok daha geniş bir kitleye ulaştırabilmeniz.
- Graffiti, vandalizm [2] olarak anılıyor, sizce bunun en büyük sebebi nedir?
- En büyük sebebi elbette illegal olarak yapılan çalışmalar. Graffitinin legal, izinli olarak yapılan tarafı vandalizme girmiyor. Her gördüğünüz yere tag atmak
[3] , trenleri boyamak, kamu malına zarardan dolayı vandalizme girmekte.
- Graffiti yaparken ilginç bir olay yaşadınız mı hiç?
- Bolu'da bir çalışma yapıyordum. Satranç taşları ve kızgın suratlı, elinden ateş çıkan bir insan resmiydi. Çalışmayı yaparken 70 yaşlarında bir adam geldi ve 'Siz ne yapıyorsunuz böyle! Şeytan işi bunlar, bırakın, sizi polise şikâyet edeceğim. Karım akşamları balkona çıkınca bunu görüp korkar,' demişti. Haliyle ilk defa görmüş, anlamamasına hiç şaşırmadım ama bu kadar tepki göstermesini de beklemiyordum. Yarım saat sonra zabıta geldi, müdürlüğü aradı. Adam bizden bir serseri ya da satanist gibi bahsetmiş olmalı ki zabıta sinirli bir şekilde geldi. Ama yaptığımız çalışmayı görüp yumuşadı Merkezi arayıp, 'Ressamlar burada duvar resmi çizmişler, ne yapalım?' dedi. Sonra beni ve arkadaşımı alıp müdürlüğe götürdü. Müdürle konuşup derdimi anlattım. Allah'tan müdür anlayışlı çıktı da yakayı kurtardık. Hatta numaramı istedi, kendilerine de iş yaparım belki diye...
--röportaj--
http://www.sabah.com.tr/E.../duvarlari_dile_getiriyor
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar