bugün
- sözlüğün kahve olması4
- kız arkadaşın 17 saattir mesaj atmaması6
- seks yapmayı zevkli sanmak10
- ela rumeysa cebeci5
- zincir çeken kezo3
- 17 dosyam var diye hava atan tip4
- ilk otuzbir7
- sevişmeden önce saygı duruşunda bulunmak6
- sevgiliyle mesajlaşırken küçük johnnyin uyanması2
- dünya kupasında türkiye ile dalga geçen videolar2
- sevgiliyle ilk sevişme4
- evlenmekten korkmak4
- avrupalı kadınların hızlı çökmesi6
- kafaya takan kezo2
- insanlara hakaret etmeyin2
- utanma ve ayıp2
- sözlüğün en güzel 3 kadın yazarı9
- haluğun üçüncü çocuğu istemesi3
- ekşi sözlük14
- harry kane4
- flörtün strapon hediye etmesi6
- herkes uyudu mu4
- amcığın tadını unutmak3
- sevgiliyi bağırtmak4
- tai lung24
- sabah olmuş2
- kova burcu erkeği2
- flört ile mesajlaşırken yüzde oluşan gülümseme3
- a milli takım da psikolog sorunu2
- salma hayek seksiliği8
- kırmızı noktalı film4
- 1 temmuz 2026 ingiltere demokratik kongo maçı11
- fusya semsiyeli yabanci10
- yazarların dünya kupasında desteklediği takım11
- pandela28
- ctrlx6
- akrabalarımı yükseltmek inancım gereğidir16
- sevgiliyi 1 yıllığına kiralamak7
- spor yapmayan erkek13
- 2026 dünya kupası36
- porno arşivini silmeden intihar etmek4
- ctrlx benimle evlenir misin5
- deniz göktaş'ın dinle dalga geçmesi13
- güneş sistemi nde kaç gezegen var6
- kazak erkekleri5
- aktrollerin ibb davasını takip etmeyi bırakması22
- babam hiç dövmezdi insanı11
- filistin in ermeni soykırımını tanıması39
- güvenilir2
- futbol29
vasıfsızlığın adısın sen barış. klasiktir; ''barış, iki savaş arasındaki döneme verilen addır.'' demek. mükemmel görünüp, hiçbir şeye sahip olmayansın barış!
hiç tecrübesizce başlamıştım garsonluğa, çaresizce ihtiyacım vardı paraya. hiç utanmadım kültablası temizlemekten ya da beceriksizce; koca bir tepsi bardağı devirip kırmaktan. türkçe konuştuğunda bibirleriyle anlaşamayan adamların arasında acemi muamelesi görmekten de çekinmedim, çünkü kısa süre de olsa yapmam gereken iş buydu ve zaman barış zamanıydı.
birisi sesleniyordu:
-savaş! savaş! komilerim kayıplara karıştı, yardım et.
+adımı hala öğrenemedin mi? diye sordum. yavuz'a dilinin dönmediğini söyledi ve;
-savaş mı, barış mı? seç birini.
+barış! çünkü benim, sizinle savaşım yok. ekmeğinizde, kazandığınız parada, mevkinizde gözüm yok. barış vasıfsızdır, niteliğe ihtiyacı yoktur. burada yaptığım iş, sizinki ile karşılaştırılamaz. kulvarlarımız çok farklı. birçoğunuz bu işi yapmaya devam edeceksiniz ve sadece ücretleriniz, çalışma arkadaşlarınız ve mekanlarınız değişecek. bense yakın zamanda gideceğim, niteliksiz barışımla, burada çok az bir süre kalacağım.
yüzüme öylece bakıyordu. hiçbir şey anlamadığı, anladıysa da benimle bir daha diyalog kurmak istemediği çok açıktı. arkamı döndüm, ocağa yaklaşıp;
-dört çay, bi' nes! diye seslendim. tepsimi doldurdum, suratımdaki bıkkın ifadeyle. sağ elimde sallanan tepside bardaklar titriyordu. birkaç adımda bütün geçmişimi okumuştum kendi kitabımdan. elimdekileri fırlatıp gitmek istedim bilmem kaçıncı defa. ve her seferinde olduğu gibi bu gidişi de yapamamıştım. sessizce bir tek cümle düştü dudaklarımdan, gürültünün kıyamete yaklaştığı ortamda;
-işte şimdi savaş başlıyor!
hiç tecrübesizce başlamıştım garsonluğa, çaresizce ihtiyacım vardı paraya. hiç utanmadım kültablası temizlemekten ya da beceriksizce; koca bir tepsi bardağı devirip kırmaktan. türkçe konuştuğunda bibirleriyle anlaşamayan adamların arasında acemi muamelesi görmekten de çekinmedim, çünkü kısa süre de olsa yapmam gereken iş buydu ve zaman barış zamanıydı.
birisi sesleniyordu:
-savaş! savaş! komilerim kayıplara karıştı, yardım et.
+adımı hala öğrenemedin mi? diye sordum. yavuz'a dilinin dönmediğini söyledi ve;
-savaş mı, barış mı? seç birini.
+barış! çünkü benim, sizinle savaşım yok. ekmeğinizde, kazandığınız parada, mevkinizde gözüm yok. barış vasıfsızdır, niteliğe ihtiyacı yoktur. burada yaptığım iş, sizinki ile karşılaştırılamaz. kulvarlarımız çok farklı. birçoğunuz bu işi yapmaya devam edeceksiniz ve sadece ücretleriniz, çalışma arkadaşlarınız ve mekanlarınız değişecek. bense yakın zamanda gideceğim, niteliksiz barışımla, burada çok az bir süre kalacağım.
yüzüme öylece bakıyordu. hiçbir şey anlamadığı, anladıysa da benimle bir daha diyalog kurmak istemediği çok açıktı. arkamı döndüm, ocağa yaklaşıp;
-dört çay, bi' nes! diye seslendim. tepsimi doldurdum, suratımdaki bıkkın ifadeyle. sağ elimde sallanan tepside bardaklar titriyordu. birkaç adımda bütün geçmişimi okumuştum kendi kitabımdan. elimdekileri fırlatıp gitmek istedim bilmem kaçıncı defa. ve her seferinde olduğu gibi bu gidişi de yapamamıştım. sessizce bir tek cümle düştü dudaklarımdan, gürültünün kıyamete yaklaştığı ortamda;
-işte şimdi savaş başlıyor!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar