bugün
- balık burcu bir sözlük kızıyla evlenebilirim13
- avm otoparkında uygunsuz çifte bağıran kadın6
- burçlara inanmak6
- aykolik moderatör olsun kampanyası6
- atm'ye ateme diyen hanzo10
- sözlük kızlarının bikinili fotoğrafının olmaması7
- velvet hanıma bulaşanı pis ederim sözlük5
- kızları etkilemek için burçları öğrenmek4
- seni ne mutlu eder6
- 7 temmuz 2026 abd belçika maçı15
- yoğurt5
- sözlüğe nude atar mısınız3
- eskiden sözlük kızları fotoğraf paylaşırdı4
- en dandik burçlar3
- burçlara inanan erkek5
- sadece arkadaşlarını oylayan yazar4
- yazarların birbirine yavşaması4
- sözlükte kavga bile çıkmaması7
- saraca finch house19
- kırk yaşına gelip hala sözlük yazarlığı yapmak6
- evde hiç sıkılmadan vakit geçirebilen insanlar5
- evleneceği kızı burcuna göre seçen erkek4
- beyaz ekmek yiyen vatan hainleri6
- boğa burcu erkeği4
- evlenmelik eş arayan yazarlar veritabanı2
- sözlükteki şişmanlık güzellemesi6
- 40 yaş altı sözlük bebeleri11
- sözlükten birkaç adamlar beraber olmuş sözlük kızı2
- öğle yemeği saati4
- sözlüğe vücudunun fotoğrafını atan kadınlar2
- heyt bea6
- sözlük kızlarının 30 luk teyzeler olması9
- tek tokatta bayıltırım dediğiniz sözlük yazarları2
- işimizin başındayız uludağ sözlük4
- bir kadını kaybetmenin en kısa yolu8
- villa alınabilecek yerler3
- hayal kurmak3
- aykolik bugün nereyi gezdi sorunsalı2
- birden çok boşanmış biriyle evlenilir mi sorunsalı3
- merhaba arkadaşlar beni hatırladınız mı8
- zayıf erkeklerin agresif olması9
- manifest grubu6
- yazarların dinlediği en duygusal şarkılar3
- sözlük yazarlarının çok sinirli olması2
- her şeyi psikolojik bir sebebe bağlama3
- iski kuzguncuk kültürevi bulgular resim sergisi3
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz5
- 26 yaşında intihar etmek3
- iki dakikalık iş denen şeyin iki dakika sürmemesi2
- bir sözlük kızına şiir yazmak2
yazar cengiz özakıncı tarafından yazılmış aydınlatıcı kitap.
toplumların kendi dillerinden uzaklaşması, dillerini geliştirememesi onların düşünce alanında, bilimsel alanda geri kalmasına yol açar diyor. düşünme ve dil arasındaki bu sıkı ilişkinin öneminin de vurgulandığı kitapta yazar, türkler in islam adına arapça ya yönelerek dillerini geri bıraktıklarını, din diye nasıl arapçılık içinde boğuştuklarına dikkat çekiyor.
bu ve benzeri aydınlatıcı kitapları genç yaşlı herkesin kesinlikle okuması gerekiyor.
açılan onca başlığa bakıldığında kimsenin ne kendi öz dili ve ne de inandığı din hakkında bir şey bilmediği, kulaktan dolma bilgilerle hareket ettiği anlaşılıyor.
özellikle sözlükteki arkadaşlara sesleniyorum: lütfen bir yerden edinin şu kitabı da bir okuyun. emin olun çok şey öğreneceksiniz.
kitaptan bir alıntı verelim de ön bilgi olsun:
"Mehmet Akif Ersoy diyor ki: Kur'an'da geçen kanaati, tevekkülü, sabırı, hepsini yanlış anladık. Sabır nedir?.. Bize göre sabır, ne olursa olsun katlanmak demektir. Neye katlanmak? Her şeye. Daha doğrusu katlanılmayacak şeylere. Mesela aşağılanmaya, hakaret görmeye, döğülmeye, söğülmeye; özetle insanlık onurumuzu lekeleyecek kötülüklerin hepsine. Aman yarabbi!.. Kur'an ne söylüyor, biz ne anlıyoruz!.. Sabır katlanmak değil, göğüs germektir. Neye göğüs germek? Sonunda katlanılmayacak acılara katlanmak ıztırabına mahkum olmamak için, önceden her türlü zorbalıklara, her türlü sıkıntılara, mertcesine, insancasına göğüs germek. Hele Kur'an'daki tevekkül hiç bizim anladığımız mahiyette mi? Tevekkül, Kur'an'ın gösterdiği, Hadis'in gösterdiği tevekkül, tüm yolları denedikten sonra olan tevekküldür. Biz cehaletimiz yüzünden dini bu hale getirdik. Din de bizi bu hale getirdi. islam dini bir miskinlik dini oldu... Mehmet Akif, bu sözleriyle Kur'an'ın temel kavramlarının yanlış yorumlanarak topluma yanlış belletilmesinin yıkıcı sonuçlarını çok doğru bir biçimde saptamıştır. Müslüman toplumlar dinsel aydınlanma olmaksızın geri kalmışlık zincirini kıramayacaktır. Dinsel Aydınlanma; insanları bir anda sevgisiz, yıkıcı, acımasız, yabanıl sürülere dönüştürebilen, usdışı, bilimdışı, gerçekdışı, karanlık, boş inançların tutsaklığından kurtarıp; gerçeğin ışığında yürüyen, özgür, bağımsız, eleştirel düşünceli, barışçıl, iyicil, sevecen, çalışkan bireylere dönüştürme çabasıdır. Çağlar boyu yığınların beynine kazınan yanlış kavramlar öyle inatçı, öyle direngendir ki, bunların kısa süreli çabalarla toplumsal bellekten kazınması olanaksızdır. Başka ulusların dinsel aydınlanma deneyimlerinden dersler çıkararak, aydınlanmayı uzun soluklu bir devrim ve çilelerle dolu bir süreç olarak kavramamız gerekiyor. Toplumsal aydınlanmanın geçilmesi zorunlu en önemli evrelerinden biriyse, dinsel düşünce üretiminin ulusallaştırılması ve ulusal dilin olabildiğince özleştirilip sağlığına kavuşturularak yaşamın her alanında egemen kılınmasıdır. Bu kitabında, dil ve din ilişkilerini Müslüman Aydınlanmasının odağına yerleştiren Cengiz Özakıncı, dilin düşünce üretimiyle, dinsel ve toplumsal aydınlanmayla bağlarını gözler önüne sererek, dilimizin bin yıldan bu yana dinsel kaygılarla bozulmuş olmasının, anlama yetimiz ve düşünsel üretimimiz üzerinde nasıl onarılması güç yıkımlara yol açtığını örneklerle gösteriyor ve çözümler öneriyor. "
kaynak: http://www.kitapturk.com
toplumların kendi dillerinden uzaklaşması, dillerini geliştirememesi onların düşünce alanında, bilimsel alanda geri kalmasına yol açar diyor. düşünme ve dil arasındaki bu sıkı ilişkinin öneminin de vurgulandığı kitapta yazar, türkler in islam adına arapça ya yönelerek dillerini geri bıraktıklarını, din diye nasıl arapçılık içinde boğuştuklarına dikkat çekiyor.
bu ve benzeri aydınlatıcı kitapları genç yaşlı herkesin kesinlikle okuması gerekiyor.
açılan onca başlığa bakıldığında kimsenin ne kendi öz dili ve ne de inandığı din hakkında bir şey bilmediği, kulaktan dolma bilgilerle hareket ettiği anlaşılıyor.
özellikle sözlükteki arkadaşlara sesleniyorum: lütfen bir yerden edinin şu kitabı da bir okuyun. emin olun çok şey öğreneceksiniz.
kitaptan bir alıntı verelim de ön bilgi olsun:
"Mehmet Akif Ersoy diyor ki: Kur'an'da geçen kanaati, tevekkülü, sabırı, hepsini yanlış anladık. Sabır nedir?.. Bize göre sabır, ne olursa olsun katlanmak demektir. Neye katlanmak? Her şeye. Daha doğrusu katlanılmayacak şeylere. Mesela aşağılanmaya, hakaret görmeye, döğülmeye, söğülmeye; özetle insanlık onurumuzu lekeleyecek kötülüklerin hepsine. Aman yarabbi!.. Kur'an ne söylüyor, biz ne anlıyoruz!.. Sabır katlanmak değil, göğüs germektir. Neye göğüs germek? Sonunda katlanılmayacak acılara katlanmak ıztırabına mahkum olmamak için, önceden her türlü zorbalıklara, her türlü sıkıntılara, mertcesine, insancasına göğüs germek. Hele Kur'an'daki tevekkül hiç bizim anladığımız mahiyette mi? Tevekkül, Kur'an'ın gösterdiği, Hadis'in gösterdiği tevekkül, tüm yolları denedikten sonra olan tevekküldür. Biz cehaletimiz yüzünden dini bu hale getirdik. Din de bizi bu hale getirdi. islam dini bir miskinlik dini oldu... Mehmet Akif, bu sözleriyle Kur'an'ın temel kavramlarının yanlış yorumlanarak topluma yanlış belletilmesinin yıkıcı sonuçlarını çok doğru bir biçimde saptamıştır. Müslüman toplumlar dinsel aydınlanma olmaksızın geri kalmışlık zincirini kıramayacaktır. Dinsel Aydınlanma; insanları bir anda sevgisiz, yıkıcı, acımasız, yabanıl sürülere dönüştürebilen, usdışı, bilimdışı, gerçekdışı, karanlık, boş inançların tutsaklığından kurtarıp; gerçeğin ışığında yürüyen, özgür, bağımsız, eleştirel düşünceli, barışçıl, iyicil, sevecen, çalışkan bireylere dönüştürme çabasıdır. Çağlar boyu yığınların beynine kazınan yanlış kavramlar öyle inatçı, öyle direngendir ki, bunların kısa süreli çabalarla toplumsal bellekten kazınması olanaksızdır. Başka ulusların dinsel aydınlanma deneyimlerinden dersler çıkararak, aydınlanmayı uzun soluklu bir devrim ve çilelerle dolu bir süreç olarak kavramamız gerekiyor. Toplumsal aydınlanmanın geçilmesi zorunlu en önemli evrelerinden biriyse, dinsel düşünce üretiminin ulusallaştırılması ve ulusal dilin olabildiğince özleştirilip sağlığına kavuşturularak yaşamın her alanında egemen kılınmasıdır. Bu kitabında, dil ve din ilişkilerini Müslüman Aydınlanmasının odağına yerleştiren Cengiz Özakıncı, dilin düşünce üretimiyle, dinsel ve toplumsal aydınlanmayla bağlarını gözler önüne sererek, dilimizin bin yıldan bu yana dinsel kaygılarla bozulmuş olmasının, anlama yetimiz ve düşünsel üretimimiz üzerinde nasıl onarılması güç yıkımlara yol açtığını örneklerle gösteriyor ve çözümler öneriyor. "
kaynak: http://www.kitapturk.com
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar