bugün

şehirler arası aşk yaşamak

zordur hem de çok zor. ancak çiftler bu imtihanı sorunsuz atlatır ve kavuşabilirlerse evliliğe giden yolun kapısı aralanmış olur aşağı yukarı..

üniversite yüzünden belki çıkan bir tahin nedeniyle ya da ailesi nedeniyle başka bir şehre taşınır sevgili. ilk başlarda zorlanılır, telefon elinizden düşmez, sürekli mesajlaşırsınız. günler, aylar geçerken yavaş yavaş paranoyaklaşmalar başlar. neden mesaj çekmedin ? neden bugün aramadın ? nerdeydin ? kim vardı ? cart curt derken kafanız yavaş yavaş sikilmeye başlar. bir de tabii sevgilinize çaktırmadığınız ancak içinizi yiyen ''ben yokken ne yapıyor acaba orda'' sorusu kafanızı sürekli işgal eder. normal olarak siz de merak ediyorsunuz ne yaptığını, kimlerle konuşup arkadaşlıklar kurduğunu.

belki yılda 4 ya da 5 kere görüşüyorsunuz. hasret gideriliyor, öpülüyor, seviliyor filan feşmekan. sonra araya yine yollar giriveriyor. ama şunu söyleyeyim arada ne kadar aşk olursa olsun 500 km ötedeki sevgilinin varlığı bir süre sonra yeni arkadaşlıklar kurduğunuzda ya da şöyle diyeyim yeni bir kızla/erkekle yakınlaştığınızda sizi pek memnun etmemeye başlıyor. şikayete, sıkılmaya hatta ötedeki sevgiliye yalanlar sıralamaya başlıyorsunuz.

yanınızda olan, size dokunan sizle dertleşen birisi mutlaka onu unutturuyor. sonrası ''artık bana soğuk davranıyorsun'' tarzı cümleler ve ayrılık..

ama bu imtihan başarıyla atlatılırsa mutlak evlilik iki de çocuk olur benden demesi.
© copyright 2005 - 2026