bugün
- sözlük kürdü39
- cadılar bayramı kutlayan gerizekalı türkler19
- enses ilişkiyi savunan tc erkeği3
- simko323
- osman pamukoğlu5
- ben her sene ülkeme gelip döviz sokuyorum6
- evde kalmış 30 yaşında kız22
- etnik köken20
- ırkçılık yapmayın12
- ermenilerin kürtleri katlettiği gerçeği10
- doğu da bir evet git açım de9
- ctrlx6
- nervio24
- evde yalnız yaşamanın verdiği inanılmaz keyif11
- hangi ülke de doğmak isterdin15
- sigara6
- kürtlüğü gündeme getirerek dikkat çekmek6
- kürt kızına baban terörist mi demek6
- kürt olayının özeti5
- en iyi çizgi filmler9
- hangi yazara aşıksınız8
- ismail kartal vs okan buruk2
- başkomutan recep tayyip erdoğan2
- türkçe yazıp okuyabilmek ama anlayamamak3
- sımsıkı sarılmak istenilen yazarlar7
- kadın sürücüye evine git yemek yap diyen sürücü6
- her sözlük aşkı nefretle başlar9
- güçlü türkiye için ak parti diyoruz4
- sözlükteki zengin yazarlar9
- hepimiz türkiyeliyiz4
- dünyadaki en kolay meslek7
- amedspor22
- 1 kasım 2026 kasımpaşa beşiktaş maçı8
- erzurum3
- 31 ekim 2026 fenerbahçe göztepe maçı27
- sen ümit özdağ editleri izlesene3
- anın görüntüsü26
- türk kürt kardeş değildr kürt de türklüğe dahildir3
- karıya gitmek4
- bik bik'in mutfağına konuk olmak8
- karton toplayan çocuk5
- müzik haram mıdır7
- filiz makarna'nın türkiye buğdayı skandalı10
- yaptığım müthiş kaşarlı yumurta8
- çocuğunun ismini johnny koyan ebeveyn5
- kemeraltı alageyik sokağı3
- arap gel oğlum kuçu kuçu4
- kadir mısıroğlu vs ahmet kaya21
- sokakta sürü halinde gezen erkekler5
- sözlükteki kızların bilgisiz olması16
evet, efendim, geçmişten günümüze dek sürdürülüp günümüze dek getirilmiş sevgi ve saygı göstergesi eylem. el öpmek ve el öptürmek vs. küçüklüğümüzden beri birçoğumuzun aklına nakşedilmiş bir gelenek aslında. büyüklerin eli öpülür. bu ne zaman olur, genellikle bayramlarda ortaya çıkar. küçükler büyükleri ziyaret eder, ellerini öper. hatta onların hayır duasını alır. daha çocukken annelerimiz babalarımız bu davranışı kazandırmaya çalışırlar. bayram ziyaretlerinde “öpsene kızım amcanın elini, aa ne ayıp.ikazı ile karşılaşılır. daha da inat edip, öpmücem işte. diye suratını asan çocuğu karşısında anne kızarır, bozarır. siz onun kusuruna bakmayın teyzesi, çocuk işte, deyiverir. içinden de "eve gidince görüşücez seninle, terbiyesiz." diye geçirir. hal böyle olunca el öpmek kaçınılmaz oluyor.
eskiden çocuklar büyüklerinin ellerini öpünce kimisi bir avuç bayram şekeri, kimisi ise bir avuç şeker leblebi verirlermiş. bir avuç şeker leblebi ile mutlu olurmuş çocuklar. günümüzde bunun yerini bayram harçlığı aldı tabii."elini öp, parayı al."mantığı peydah oldu. çocuklar bile artık kim daha çok bayram harçlığı veriyorsa onun elini öpüyorlar. yani iş maneviyattan çok maddiyata dönüşüverdi. çocuklukta böyle tabii, karşılığında verilen somut ödüllerle birtakım değerler çocuklara kazandırılmaya çalışılıyor. yaşımız büyüdükçe büyüklere gösterilen bu saygılı davranışın altında yatan inceliği anlamaya başlıyoruz.
başka el öpme merasiminin görüldüğü durumlar da var tabii. misal bu öğretmenler gününde bizzat yaşadığım bir durum. bir meslektaşım üç yaşındaki bir çocuğa elini öptürmeye çalıştı. çocuk öpmek istemedi. yanakları sıkıntıdan kızardı."neden elini öpmeye zorluyorsun, o daha çok küçük." dediğim zaman aldığım tepki " ben onların öğretmeniyim, tabiki elimi öpecekler. çocuklar saygıyı öğrenmeliler. biz böyle mi yetiştirildik." şeklinde oldu. yani aslında bunu bence insanların egolarını tatmin edip edememeleriyle ilgisi var.ben öğretmenim havasında ekabir tavırlar sergilemek hiç doğru değil. hani çocukları zorlamadan yetenekleri ölçüsünde eğitim verecektik. hani bizler koltuk ya da masa sevdalısı birer diktatör olmak yerine, sevgi dolu çocuklarla eşit düzeyde eğitimciler olacaktık. inanın birçoğu bunları unutuyor. çocuklar elbetteki büyüklerine saygı göstermeyi öğrenecekler, ama bunu burnu kaf dağında edasıyla tapılacak kişi konumunda yaparsan eline hiçbir şey geçmez. boşa kürek çekmiş olursun öyle değil mi?
neyse bir başka el öpme adetinden bahsedeyim sizlere. bunu bende yeni öğrendim. evlenecek kızı istemeye geldiklerinde ya da nişan töreninde önce kızın yakın bir arkadaşı ya da akrabası gelen misafirlerin elini öpmeye başlıyor. ardından gelin olacak kız gelen herkesin elini öpüyor. misafirler arasında küçücük çocukların ellerinden öpülüyor, bebeklerin ise yanaklarından öpülüyor. önden giden kız rehber konumunda. gelin olacak kız o ne yaparsa aynısını yapıyor. yahu bırakın da kız istediği kişiden başlasın, istediğini öpsün, istemediğini öpmesin değil mi? tamam saygı ve sevgi güzel şeyler, ama bunun yine yaptırım şeklinde olması bana komik geldi açıkçası.
ha bir de hani böyle sizden bir ya da iki yaş büyük kişiler ellerini öptürmek isterler ya, asıl yadırganacak durumlardan birisi de bu. hiç unutmuyorum, bir bayram günü benden iki yaş büyük bir ablam elini kaldırıp, öpmem için çeneme kadar uzattı. ikimizde yirmili yaşlardayız oysaki. aramızdaki tek fark o evli, ben ise bekarım. neredeyse yaşıtım olduğu için onun elini öpmek bana mantıklı gelmedi. elini kıvrakça kavrayıp, aşağı indirdim ve yanaklarından öpüp" bayramın kutlu olsun." dedim. adeta donup kaldı. daha sonra öğrendim ki anneme" kızına saygı gerektiren bazı davranışları öğretememişsin. elimi bile öpmedi." demiş. annem ise ; "ona mağrurlu bir şekilde elini öptürmek yerine, dost olmaya çalışsaydın çok daha iyi olurdu." deyivermiş hemen.
evet gerçekten saygı timsali bazı davranışların altında yatan niyet çok önemli. yaptığımız bir davranışın karşılığını bekliyorsak veyahut yaptığımız davranışın altında yatan niyeti kötüye kullanıyorsak o davranış gösterişte saygı olur. oysaki asıl saygı insanlara karşılıksız verdiklerimizdir. bizi biz yapan değerler, alçakgönüllükle sergilediğimiz davranışlarımızdır.
eskiden çocuklar büyüklerinin ellerini öpünce kimisi bir avuç bayram şekeri, kimisi ise bir avuç şeker leblebi verirlermiş. bir avuç şeker leblebi ile mutlu olurmuş çocuklar. günümüzde bunun yerini bayram harçlığı aldı tabii."elini öp, parayı al."mantığı peydah oldu. çocuklar bile artık kim daha çok bayram harçlığı veriyorsa onun elini öpüyorlar. yani iş maneviyattan çok maddiyata dönüşüverdi. çocuklukta böyle tabii, karşılığında verilen somut ödüllerle birtakım değerler çocuklara kazandırılmaya çalışılıyor. yaşımız büyüdükçe büyüklere gösterilen bu saygılı davranışın altında yatan inceliği anlamaya başlıyoruz.
başka el öpme merasiminin görüldüğü durumlar da var tabii. misal bu öğretmenler gününde bizzat yaşadığım bir durum. bir meslektaşım üç yaşındaki bir çocuğa elini öptürmeye çalıştı. çocuk öpmek istemedi. yanakları sıkıntıdan kızardı."neden elini öpmeye zorluyorsun, o daha çok küçük." dediğim zaman aldığım tepki " ben onların öğretmeniyim, tabiki elimi öpecekler. çocuklar saygıyı öğrenmeliler. biz böyle mi yetiştirildik." şeklinde oldu. yani aslında bunu bence insanların egolarını tatmin edip edememeleriyle ilgisi var.ben öğretmenim havasında ekabir tavırlar sergilemek hiç doğru değil. hani çocukları zorlamadan yetenekleri ölçüsünde eğitim verecektik. hani bizler koltuk ya da masa sevdalısı birer diktatör olmak yerine, sevgi dolu çocuklarla eşit düzeyde eğitimciler olacaktık. inanın birçoğu bunları unutuyor. çocuklar elbetteki büyüklerine saygı göstermeyi öğrenecekler, ama bunu burnu kaf dağında edasıyla tapılacak kişi konumunda yaparsan eline hiçbir şey geçmez. boşa kürek çekmiş olursun öyle değil mi?
neyse bir başka el öpme adetinden bahsedeyim sizlere. bunu bende yeni öğrendim. evlenecek kızı istemeye geldiklerinde ya da nişan töreninde önce kızın yakın bir arkadaşı ya da akrabası gelen misafirlerin elini öpmeye başlıyor. ardından gelin olacak kız gelen herkesin elini öpüyor. misafirler arasında küçücük çocukların ellerinden öpülüyor, bebeklerin ise yanaklarından öpülüyor. önden giden kız rehber konumunda. gelin olacak kız o ne yaparsa aynısını yapıyor. yahu bırakın da kız istediği kişiden başlasın, istediğini öpsün, istemediğini öpmesin değil mi? tamam saygı ve sevgi güzel şeyler, ama bunun yine yaptırım şeklinde olması bana komik geldi açıkçası.
ha bir de hani böyle sizden bir ya da iki yaş büyük kişiler ellerini öptürmek isterler ya, asıl yadırganacak durumlardan birisi de bu. hiç unutmuyorum, bir bayram günü benden iki yaş büyük bir ablam elini kaldırıp, öpmem için çeneme kadar uzattı. ikimizde yirmili yaşlardayız oysaki. aramızdaki tek fark o evli, ben ise bekarım. neredeyse yaşıtım olduğu için onun elini öpmek bana mantıklı gelmedi. elini kıvrakça kavrayıp, aşağı indirdim ve yanaklarından öpüp" bayramın kutlu olsun." dedim. adeta donup kaldı. daha sonra öğrendim ki anneme" kızına saygı gerektiren bazı davranışları öğretememişsin. elimi bile öpmedi." demiş. annem ise ; "ona mağrurlu bir şekilde elini öptürmek yerine, dost olmaya çalışsaydın çok daha iyi olurdu." deyivermiş hemen.
evet gerçekten saygı timsali bazı davranışların altında yatan niyet çok önemli. yaptığımız bir davranışın karşılığını bekliyorsak veyahut yaptığımız davranışın altında yatan niyeti kötüye kullanıyorsak o davranış gösterişte saygı olur. oysaki asıl saygı insanlara karşılıksız verdiklerimizdir. bizi biz yapan değerler, alçakgönüllükle sergilediğimiz davranışlarımızdır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar