bugün
- ben ahbap derneğine güveniyorum13
- erdoğan ın dünya lideri olması8
- doktor bey vizitte6
- put6
- türk kızlarının sekste başarısız olması4
- sizin adınız yanınca doktorun yanına giren tip6
- izmirli kızlar8
- velvet hanım günaydın6
- çocukların şımarık olması5
- ilk buluşmada ne getirilmeli8
- kabak yemeği vs hamburger13
- ilişkiyi bitirme cümlesi3
- diktatörlükle yönetilen ülkeler4
- fatma soydaş7
- norveç futbolu5
- olm herkes nerede lan2
- ideal erkek boyunun 1 84 olması6
- yeni parti için alternatifli hazırlık5
- 24 temmuz 2026 istanbul baraj doluluk oranı2
- en büyük korkunuz7
- sözlük yönetimine bir teşekkür4
- 186 boyundaki erkek19
- yazarların lahmacun yeme rekorları4
- altı ok'a ihanet edip mührü başka yere vurmak20
- neden iyi kızlarla tanışamıyoruz4
- ahmet sezer bey11
- truevesti2
- orduspor çocukları3
- gemici çakmağı3
- velvet48
- kemaliste dokundum ne yapmalıyım3
- genç işsizlik2
- sabahın 6 sında uyanmak4
- ilk buluşmaya smokin ile gitmek2
- bu sözlükte beni herkes tanır17
- doların düşmesi4
- bursalı erkekler9
- topçu miralay ahmet sezer bey2
- alevi erkek8
- en merak ettiğin ulu yazarı30
- bana kezban dediler5
- solculuğun bir virüs olması2
- ekonomi3
- google'ın üç yeni yapay zeka modeli2
- ahmet sezer bey köprü üstüne tamam2
- gökte rızkınız ve size vaad olunan şeyler vardır10
- nervionun merak ettiği yazar19
- 32 yaşına girmek12
- 40 yaş üzeri insanlar mesajlaşıyor mu sorunsalı16
- dem parti7
bir bird york şarkısı. sözleriyse:
in an empty room
she sits and waits for him to come
two swollen ankles count the time
nervous fingers trace
across the cold linoleum
yellow walls receive her sigh
"oh, can you hear me, joe?
she cries to the hollow air
her lips are trembling now
can't hear the voice she needs to hear
(boş bir odada oturuyor ve onun gelmesini bekliyor.
iki şişmiş ayak bileği zamanı sayıyor.
soğuk yer döşemesinin karşısında
gergin parmakları şekiller çiziyor.
sarı duvarlar onun iç çekişini karşılıyor.
"beni duyabiliyor musun, joe?" diye
boşluğa ağlıyor.
dudakları titriyor şimdi.
ihtiyacı olan sesi duyamıyor.)
she says "save me, save me
why don't you save me from the pain of losing you
save me, save me
why don't you save me from this hell i'm going through"
("kurtar beni, kurtar beni
neden beni seni kaybetmenin acısından kurtarmıyorsun?
kurtar beni, kurtar beni.
neden içine düştüğüm bu cehennemden beni kurtarmıyorsun?" diyor.)
the sky is too much, too much to bear
the sun went down in his eyes
for forty years this house has held the fire of love they shared
but now the garden slowly dies
he said he'd never leave her alone to face the day
what kind of god is this that'll take him back
and make her stay?
(gökyüzü katlanılacak gibi değil.
güneş onun gözlerinde battı.
bu ev 40 yıl boyunca paylaştıkları aşkın ateşini sakladı.
şimdiyse bahçe yavaş yavaş ölüyor.
zorluklarla yüzleşirken onu asla yalnız bırakmayacağını söylemişti.
onu geri alacak , öbürünüyse kalmaya zorlayacak ne tür bir tanrı bu?)
"save me, save me
why don't you save me from the pain of losing you
save me, save me
why don't you save me from this hell i'm going through"
("kurtar beni, kurtar beni
beni, neden seni kaybetmenin acısından kurtarmıyorsun?
kurtar beni, kurtar beni
neden beni içine düştüğüm bu cehennemden kurtarmıyorsun?")
the kids try to come around
try to make some time to see me
i know the busy lives they lead
keep them from these memories
(çocuklar uğramaya çalışıyorlar.
beni görmek için zaman bulmaya çalışıyorlar.
onları bu anılardan uzak tutan, sürdürdükleri yoğun hayatları biliyorum.)
in an empty room
she sits and waits for him to come
two swollen ankles count the time
nervous fingers trace
across the cold linoleum
yellow walls receive her sigh
"oh, can you hear me, joe?
she cries to the hollow air
her lips are trembling now
can't hear the voice she needs to hear
(boş bir odada oturuyor ve onun gelmesini bekliyor.
iki şişmiş ayak bileği zamanı sayıyor.
soğuk yer döşemesinin karşısında
gergin parmakları şekiller çiziyor.
sarı duvarlar onun iç çekişini karşılıyor.
"beni duyabiliyor musun, joe?" diye
boşluğa ağlıyor.
dudakları titriyor şimdi.
ihtiyacı olan sesi duyamıyor.)
she says "save me, save me
why don't you save me from the pain of losing you
save me, save me
why don't you save me from this hell i'm going through"
("kurtar beni, kurtar beni
neden beni seni kaybetmenin acısından kurtarmıyorsun?
kurtar beni, kurtar beni.
neden içine düştüğüm bu cehennemden beni kurtarmıyorsun?" diyor.)
the sky is too much, too much to bear
the sun went down in his eyes
for forty years this house has held the fire of love they shared
but now the garden slowly dies
he said he'd never leave her alone to face the day
what kind of god is this that'll take him back
and make her stay?
(gökyüzü katlanılacak gibi değil.
güneş onun gözlerinde battı.
bu ev 40 yıl boyunca paylaştıkları aşkın ateşini sakladı.
şimdiyse bahçe yavaş yavaş ölüyor.
zorluklarla yüzleşirken onu asla yalnız bırakmayacağını söylemişti.
onu geri alacak , öbürünüyse kalmaya zorlayacak ne tür bir tanrı bu?)
"save me, save me
why don't you save me from the pain of losing you
save me, save me
why don't you save me from this hell i'm going through"
("kurtar beni, kurtar beni
beni, neden seni kaybetmenin acısından kurtarmıyorsun?
kurtar beni, kurtar beni
neden beni içine düştüğüm bu cehennemden kurtarmıyorsun?")
the kids try to come around
try to make some time to see me
i know the busy lives they lead
keep them from these memories
(çocuklar uğramaya çalışıyorlar.
beni görmek için zaman bulmaya çalışıyorlar.
onları bu anılardan uzak tutan, sürdürdükleri yoğun hayatları biliyorum.)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar