bugün
- cin çarpmasına maruz kalmak5
- seküler kesimden yeni carrefoursa'ya tokat35
- sözlükteki yakışıklı olgun erkekler14
- piramitleri uzaylılar yaptı yalan söyleyen toptur7
- bicepsleriyle dalga geçilen yuzır dayanışması9
- galatasaray vs akp12
- dincilere laf anlatmakta çalışmak15
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği49
- yıl 2026 olmuşken halen konuşulabilinecek şeyler3
- kaçak çay18
- atatürkçü insanların genelde zafer partili olması4
- fon vurgunu54
- sidikli somara2
- whatsapp grubundan çıkarılmak10
- en karizmatik ve çekici sözlük erkeği7
- şabat şalom5
- taksiciyimbebegim5
- borsa istanbul19
- nişanlının eski sevgilisiyle buluşması9
- bu başlıkta kılıçdarist gibi davranıyoruz3
- tırcı sevgili yapmak3
- muslettin amca tarzı entry girmek4
- çilekli süt içen sözlük erkeği4
- kız kulesi4
- çilekli pasta yiyen erkek7
- aleyna kalaycıoğlu'nun hapisten çıkması3
- from gold from dust34
- uyumak istemek2
- halkı kin ve düşmanlığa tahrik2
- kadınların erkeklere hiç çok yakışıklısın dememesi16
- mustafa sarıgüi'ün seks kaseti iddiası11
- evde saç kesmek2
- yazarların kulaklık markaları5
- en iyi çakmak markası10
- aklından hiç çıkmayacak o sahne2
- bırakılan sevgilinin yerini dolduracak şeyler5
- nervio bayan6
- yılmaz erdoğan'ın ekin türkmen'e söylediği söz6
- atatürk'ün gerçek varisi başkomutan erdoğan dır5
- caiz ve mekruh ayrımları3
- iltica20
- düşün ki o bunu okuyor6
- fon vurgununu unutturacak seks kaseti5
- tavuklu pilav13
- denize girmek2
- berat albayrak'a iftira atılması11
- antalya7
- uludağ sözlük whatsapp grubu kurmak2
- gocu nerede gocu6
- mekke kutsal mıdır sorunsalı10
bir bird york şarkısı. sözleriyse:
in an empty room
she sits and waits for him to come
two swollen ankles count the time
nervous fingers trace
across the cold linoleum
yellow walls receive her sigh
"oh, can you hear me, joe?
she cries to the hollow air
her lips are trembling now
can't hear the voice she needs to hear
(boş bir odada oturuyor ve onun gelmesini bekliyor.
iki şişmiş ayak bileği zamanı sayıyor.
soğuk yer döşemesinin karşısında
gergin parmakları şekiller çiziyor.
sarı duvarlar onun iç çekişini karşılıyor.
"beni duyabiliyor musun, joe?" diye
boşluğa ağlıyor.
dudakları titriyor şimdi.
ihtiyacı olan sesi duyamıyor.)
she says "save me, save me
why don't you save me from the pain of losing you
save me, save me
why don't you save me from this hell i'm going through"
("kurtar beni, kurtar beni
neden beni seni kaybetmenin acısından kurtarmıyorsun?
kurtar beni, kurtar beni.
neden içine düştüğüm bu cehennemden beni kurtarmıyorsun?" diyor.)
the sky is too much, too much to bear
the sun went down in his eyes
for forty years this house has held the fire of love they shared
but now the garden slowly dies
he said he'd never leave her alone to face the day
what kind of god is this that'll take him back
and make her stay?
(gökyüzü katlanılacak gibi değil.
güneş onun gözlerinde battı.
bu ev 40 yıl boyunca paylaştıkları aşkın ateşini sakladı.
şimdiyse bahçe yavaş yavaş ölüyor.
zorluklarla yüzleşirken onu asla yalnız bırakmayacağını söylemişti.
onu geri alacak , öbürünüyse kalmaya zorlayacak ne tür bir tanrı bu?)
"save me, save me
why don't you save me from the pain of losing you
save me, save me
why don't you save me from this hell i'm going through"
("kurtar beni, kurtar beni
beni, neden seni kaybetmenin acısından kurtarmıyorsun?
kurtar beni, kurtar beni
neden beni içine düştüğüm bu cehennemden kurtarmıyorsun?")
the kids try to come around
try to make some time to see me
i know the busy lives they lead
keep them from these memories
(çocuklar uğramaya çalışıyorlar.
beni görmek için zaman bulmaya çalışıyorlar.
onları bu anılardan uzak tutan, sürdürdükleri yoğun hayatları biliyorum.)
in an empty room
she sits and waits for him to come
two swollen ankles count the time
nervous fingers trace
across the cold linoleum
yellow walls receive her sigh
"oh, can you hear me, joe?
she cries to the hollow air
her lips are trembling now
can't hear the voice she needs to hear
(boş bir odada oturuyor ve onun gelmesini bekliyor.
iki şişmiş ayak bileği zamanı sayıyor.
soğuk yer döşemesinin karşısında
gergin parmakları şekiller çiziyor.
sarı duvarlar onun iç çekişini karşılıyor.
"beni duyabiliyor musun, joe?" diye
boşluğa ağlıyor.
dudakları titriyor şimdi.
ihtiyacı olan sesi duyamıyor.)
she says "save me, save me
why don't you save me from the pain of losing you
save me, save me
why don't you save me from this hell i'm going through"
("kurtar beni, kurtar beni
neden beni seni kaybetmenin acısından kurtarmıyorsun?
kurtar beni, kurtar beni.
neden içine düştüğüm bu cehennemden beni kurtarmıyorsun?" diyor.)
the sky is too much, too much to bear
the sun went down in his eyes
for forty years this house has held the fire of love they shared
but now the garden slowly dies
he said he'd never leave her alone to face the day
what kind of god is this that'll take him back
and make her stay?
(gökyüzü katlanılacak gibi değil.
güneş onun gözlerinde battı.
bu ev 40 yıl boyunca paylaştıkları aşkın ateşini sakladı.
şimdiyse bahçe yavaş yavaş ölüyor.
zorluklarla yüzleşirken onu asla yalnız bırakmayacağını söylemişti.
onu geri alacak , öbürünüyse kalmaya zorlayacak ne tür bir tanrı bu?)
"save me, save me
why don't you save me from the pain of losing you
save me, save me
why don't you save me from this hell i'm going through"
("kurtar beni, kurtar beni
beni, neden seni kaybetmenin acısından kurtarmıyorsun?
kurtar beni, kurtar beni
neden beni içine düştüğüm bu cehennemden kurtarmıyorsun?")
the kids try to come around
try to make some time to see me
i know the busy lives they lead
keep them from these memories
(çocuklar uğramaya çalışıyorlar.
beni görmek için zaman bulmaya çalışıyorlar.
onları bu anılardan uzak tutan, sürdürdükleri yoğun hayatları biliyorum.)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar