bugün
- yazarların on üzerinden komiklikleri24
- sibel can diyeti5
- sözlükte erkekleri istemiyoruz17
- 7 haziran 2026 aziz yıldırım'ın başkan seçilmesi11
- evlenilecek erkek nasıl anlaşılır10
- beyazsemsiyeliyabanci48
- bebeksi bir hatunla sevgili olmak9
- togg'a lpg taktırmak8
- türk mü türkiyeli mi sorunsalı4
- aziz yıldırım13
- sydney sweeney'in memeleri7
- ilk aşkınız5
- günün sözü2
- instagram'a sürekli hikaye atan kadın5
- 21 gün diyetteyim2
- aziz başkan efsanesinin geri dönmesi2
- soğuk suyla duş alan insan3
- schopenhauer'un kadın nefreti2
- 7 haziran 2026 büyük sözlük ifşası32
- cinayet saati neredeydin2
- kaşlarını alan erkek3
- yorgun mermi22
- türkçe'nin edebi bir dil olmadığı gerçeği6
- ölüm4
- çocukken alınamayan şeyleri büyüyünce almak3
- iran'ın israil'e füze saldırısı2
- bireysel silahlanmanın önü açılırsa alınacak silah2
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle63
- bugün mükemmel bir gün olacak3
- gammazlama yapmamak12
- yıldırım'ın başkan olmasından mutlu olan cimbomlu2
- günaydın şarkısı3
- akp'li kayseri belediyesi'nin villa parseli satışı3
- kızının düğününde oynayan baba6
- haysenin1212
- albin kurti2
- 7 haziran 2026 belde ara seçimleri2
- gammaz beni çaylak yapmaz ki gammaz beni çsy9
- monica bellucci ile 1 hafta vs 50 bin dolar6
- hangi yazarla evlenmek isterdiniz8
- gina carano11
- fetöcü olduğunu beklemediğiniz kişiler3
- satranç haram yasaklansın7
- a milli futbol takımı'nın arizona'ya gelmesi2
- bu köyden olsam ne olacak8
- kürt fıkraları2
- özgürlük ile güvenlik arasındaki sahte ikilem6
- diamond bosphorus'un tüm sözlüğe yürümesi6
- aşık olmak5
- sözlük yazarlarının ölüme bakış açısı19
bir bird york şarkısı. sözleriyse:
in an empty room
she sits and waits for him to come
two swollen ankles count the time
nervous fingers trace
across the cold linoleum
yellow walls receive her sigh
"oh, can you hear me, joe?
she cries to the hollow air
her lips are trembling now
can't hear the voice she needs to hear
(boş bir odada oturuyor ve onun gelmesini bekliyor.
iki şişmiş ayak bileği zamanı sayıyor.
soğuk yer döşemesinin karşısında
gergin parmakları şekiller çiziyor.
sarı duvarlar onun iç çekişini karşılıyor.
"beni duyabiliyor musun, joe?" diye
boşluğa ağlıyor.
dudakları titriyor şimdi.
ihtiyacı olan sesi duyamıyor.)
she says "save me, save me
why don't you save me from the pain of losing you
save me, save me
why don't you save me from this hell i'm going through"
("kurtar beni, kurtar beni
neden beni seni kaybetmenin acısından kurtarmıyorsun?
kurtar beni, kurtar beni.
neden içine düştüğüm bu cehennemden beni kurtarmıyorsun?" diyor.)
the sky is too much, too much to bear
the sun went down in his eyes
for forty years this house has held the fire of love they shared
but now the garden slowly dies
he said he'd never leave her alone to face the day
what kind of god is this that'll take him back
and make her stay?
(gökyüzü katlanılacak gibi değil.
güneş onun gözlerinde battı.
bu ev 40 yıl boyunca paylaştıkları aşkın ateşini sakladı.
şimdiyse bahçe yavaş yavaş ölüyor.
zorluklarla yüzleşirken onu asla yalnız bırakmayacağını söylemişti.
onu geri alacak , öbürünüyse kalmaya zorlayacak ne tür bir tanrı bu?)
"save me, save me
why don't you save me from the pain of losing you
save me, save me
why don't you save me from this hell i'm going through"
("kurtar beni, kurtar beni
beni, neden seni kaybetmenin acısından kurtarmıyorsun?
kurtar beni, kurtar beni
neden beni içine düştüğüm bu cehennemden kurtarmıyorsun?")
the kids try to come around
try to make some time to see me
i know the busy lives they lead
keep them from these memories
(çocuklar uğramaya çalışıyorlar.
beni görmek için zaman bulmaya çalışıyorlar.
onları bu anılardan uzak tutan, sürdürdükleri yoğun hayatları biliyorum.)
in an empty room
she sits and waits for him to come
two swollen ankles count the time
nervous fingers trace
across the cold linoleum
yellow walls receive her sigh
"oh, can you hear me, joe?
she cries to the hollow air
her lips are trembling now
can't hear the voice she needs to hear
(boş bir odada oturuyor ve onun gelmesini bekliyor.
iki şişmiş ayak bileği zamanı sayıyor.
soğuk yer döşemesinin karşısında
gergin parmakları şekiller çiziyor.
sarı duvarlar onun iç çekişini karşılıyor.
"beni duyabiliyor musun, joe?" diye
boşluğa ağlıyor.
dudakları titriyor şimdi.
ihtiyacı olan sesi duyamıyor.)
she says "save me, save me
why don't you save me from the pain of losing you
save me, save me
why don't you save me from this hell i'm going through"
("kurtar beni, kurtar beni
neden beni seni kaybetmenin acısından kurtarmıyorsun?
kurtar beni, kurtar beni.
neden içine düştüğüm bu cehennemden beni kurtarmıyorsun?" diyor.)
the sky is too much, too much to bear
the sun went down in his eyes
for forty years this house has held the fire of love they shared
but now the garden slowly dies
he said he'd never leave her alone to face the day
what kind of god is this that'll take him back
and make her stay?
(gökyüzü katlanılacak gibi değil.
güneş onun gözlerinde battı.
bu ev 40 yıl boyunca paylaştıkları aşkın ateşini sakladı.
şimdiyse bahçe yavaş yavaş ölüyor.
zorluklarla yüzleşirken onu asla yalnız bırakmayacağını söylemişti.
onu geri alacak , öbürünüyse kalmaya zorlayacak ne tür bir tanrı bu?)
"save me, save me
why don't you save me from the pain of losing you
save me, save me
why don't you save me from this hell i'm going through"
("kurtar beni, kurtar beni
beni, neden seni kaybetmenin acısından kurtarmıyorsun?
kurtar beni, kurtar beni
neden beni içine düştüğüm bu cehennemden kurtarmıyorsun?")
the kids try to come around
try to make some time to see me
i know the busy lives they lead
keep them from these memories
(çocuklar uğramaya çalışıyorlar.
beni görmek için zaman bulmaya çalışıyorlar.
onları bu anılardan uzak tutan, sürdürdükleri yoğun hayatları biliyorum.)
güncel Önemli Başlıklar
