bugün
- gocu aslında influncer11
- filiz makarna'nın türkiye buğdayı skandalı5
- sözlükte 50 55 yaşlarında bir kız bulup evlenmek6
- dışarıda yemek yemek2
- bursa daki indirimli sıvı yağ izdihamı2
- türk futbolu hakkındaki en iyi yorum5
- manevi danışman2
- yaptığım müthiş kaşarlı yumurta2
- sözlükten 35 40 yaşında bir kadın bulup evlenmek4
- çobanlık yaptığı köyüne pilot olarak döndü2
- emevi kanunlarının allahın kanunu diye yutturmak2
- 31 ekim 2026 fenerbahçe göztepe maçı27
- sözlükteki kızların bilgisiz olması17
- amedspor13
- avrupa da gençlerin sokak eylemleri3
- kafaya taka taka yaşarsın içine ata ata ölürsün2
- kuantum fiziğine sahip kadın9
- karın ağrısı ve diş ağrısı ile uyanmak3
- kasım ayı4
- eskiden sözlük çok popülermiş5
- öbür sözlükle ulu farkı3
- yazarların pazar günü planları4
- poponun maddenin 3 halini çıkarması2
- ai otomatik silme4
- pazar günü yapılacak en iyi şey2
- soru sormayan yetişkinler3
- kadir mısıroğlu vs ahmet kaya21
- islam4
- kale3112'in kalesinde cadılar bayramı kutlamak13
- uyudunuz mu arkadaşlar8
- 31 ekim 2026 hakkari de askerimizin şehid olması4
- göbekli erkek vs kaslı erkek9
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı22
- film izleyememek2
- fenerbahçe13
- pazar günleri 14 saattir2
- kerem aktürkoğlu6
- otobüste uludağ sözlükte takılan birini görmek7
- bik bik 219
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı15
- bir tane öğretmen yazar vardı2
- almanya ve fransa da sokak protestoları3
- filistinde seçimlerin yine iptal edilmesi3
- isveçli birine açıklanamayacak olaylar6
- rapor vermeyen doktor2
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim7
- gündüz kızımsın gece ise karımsın diyen sapık baba11
- 30 ekim 2026 konyaspor galatasaray maçı19
- 1 kasım 20263
- tatlı tatlı kaşınan göt deliği13
*
orta asya dediğimiz, "büyük kadırgan" (kingan) dağlarından baykal havzasına, oradan altay dağları boyunca itil (volga) havzasına vararak hazar denizi havzası, hindikuş, pamiri, karakurum, karanlık dağlar uolu ile ve sarı ırmakla tekrar kingan dağlarına zanan çizgi içinde kalan mıntıka. buzul çağında buzla kaplanmamış olduğu gibi, iklimide bugünkünden çok farklı, yumuşaktr.
bu bölge içinde o devirlerde mongoloid tipte insanların bulunmadığı, sadece beyaz insanların yaşadığı ortaya çıkmıştır. mongoloidler daa sonraki fakat tam olarak bilinmeyen bir çağda ortaya çıkmışlardır.
bu bölgede yaşayan insanların beyaz ve dolikosefal veya brakisefal kafalı insan oldukları, bunların kendi içlerinde topluca yaşadıkları bölgeler mevcut olmakla beraber, orta asya içinde irtibat rahat ve mümkün olduğundan, birbirlari arasına sızdıkları anlaşılmıştır.
hayvan türlerinin zamanla küçülmesi ve dağ çayları vahalarında yerleşik kültürlerin gelişmesi zamanla iklim şartlarının kuraklığı doğru gittiğine işaret etmektedir. anau kültürü bu yerlekşme şeklinin bir örneğidir. bu kültürde insanlar yağışlar azaldığı içindağ sularından istifade ile sulu ziraat kültürüne geçmişlerdir.
ziraatin mi yoksa hayvancılığın mı daha önce başladığı hususunda değişik fikirler vardır. ancak yerleşik kültür tarımdan evvelde mevcut oldupuna göre (ırkuksk'daki malta istasyonunda bulunan yerleşik avcılık kültürü bunu kanıtlamaktadır) hayvankarı evcilleştirmek için gerekli olduğu kabul edilen yerleşik yaşama düzeninin tarımla başladığı iddaa edilemez.daha sonra ki devirlere ait bulgular genel olarak çobanlık kültürünün tarım kültüründen önce ortaya çıktığını göstermektedir.
hayvancılığın daha çok brakisefal, ziraatçiliğinde daha çok dolikosefal insanlar tarafından yürütüldüğünü gösterir bulgular mevcutsa da, bunların mutlak bir tekel şeklinde olduğunun idda edilemeyeceği anlaşılmıştır.
maden kültürünün gelişmesinde avcılık ihtiyaçlarının büyük rolü olduğu ve bu kültürün, madenlerin bulunduğu yerlerde daha kolay gelişebileceği düşünülürse, avcı ve çoban brakisefal insanların, madenciliği her bakımdan daha çabuk geliştirdiği neticesi ortaya çıkar. zira yerleşik tarımcıların madenciliği geliştirebilmeleri için her şeyden evvel yerleşilen arazide tesadüfen maden bulunması icab eder. niyekim anau 1'de bazı madeni eşyalar bulunmuşsa da, bir gelişme tespit edilememiş, halbu ki anau 2'de birdenbire ve bir geçiş dönemi olmaksızın gelişme görülmüştür. bu gelişmiş kültürün dışardan geldiği de bu sayede anlaşılmaktadır. sümer medeniyetini gözden geçirirken, maden kültürünü beyaz brakisefallerin getirdiklerini bilnmektedir.
orta asya'nın eski kültür merkezleri içinde maden bakımından en zengin ve madenciliğin en ilerlemiş olduğu bölgenin "altay" ve "baykal" bölgeleri olduğu bilinmektedir.
başta sümer ve mohenjo-daro olmak üzere, göç eden brakisefal toplulukların kurdukları yüksek seviyeli medeniyetler, bunların anayurtlarında da en azından aynı seviyede bir medenyitlerinin olduğunu kanıtlamaktadır.
zamanla brakisefal ve dolikosefal insanların çok geniş ölçüde birbirlerine karışması indo-avrupa topluluklarını ortaya çıkarmış ve iö. 3. binin sonlarına doğru başlayan göçler bu topluluklara mal edilmiştir. indo-avrupa topluluklarda brakisefallerin daha fazla bir ağırlığıda olduğu söylenmektedir.
çıkardığımız neticeler bunlardır. görüyoruz ki orta asya'da bir dolikosefali diğer brakisefal iki topluluk, birincisi daha ziyade tarımda ikincisi çobancılık ve madencilikte ihtisaslaşarak, henüz milletlerden ve ırklardan bahsedilmeyen devirlerin kültürlerini, yani medeniyetlerini temsil etmektedirler.
edit : kaynak : türkler ve türk devletleri tarihi. *
büdüt : istediğin kadar eksile. *
orta asya dediğimiz, "büyük kadırgan" (kingan) dağlarından baykal havzasına, oradan altay dağları boyunca itil (volga) havzasına vararak hazar denizi havzası, hindikuş, pamiri, karakurum, karanlık dağlar uolu ile ve sarı ırmakla tekrar kingan dağlarına zanan çizgi içinde kalan mıntıka. buzul çağında buzla kaplanmamış olduğu gibi, iklimide bugünkünden çok farklı, yumuşaktr.
bu bölge içinde o devirlerde mongoloid tipte insanların bulunmadığı, sadece beyaz insanların yaşadığı ortaya çıkmıştır. mongoloidler daa sonraki fakat tam olarak bilinmeyen bir çağda ortaya çıkmışlardır.
bu bölgede yaşayan insanların beyaz ve dolikosefal veya brakisefal kafalı insan oldukları, bunların kendi içlerinde topluca yaşadıkları bölgeler mevcut olmakla beraber, orta asya içinde irtibat rahat ve mümkün olduğundan, birbirlari arasına sızdıkları anlaşılmıştır.
hayvan türlerinin zamanla küçülmesi ve dağ çayları vahalarında yerleşik kültürlerin gelişmesi zamanla iklim şartlarının kuraklığı doğru gittiğine işaret etmektedir. anau kültürü bu yerlekşme şeklinin bir örneğidir. bu kültürde insanlar yağışlar azaldığı içindağ sularından istifade ile sulu ziraat kültürüne geçmişlerdir.
ziraatin mi yoksa hayvancılığın mı daha önce başladığı hususunda değişik fikirler vardır. ancak yerleşik kültür tarımdan evvelde mevcut oldupuna göre (ırkuksk'daki malta istasyonunda bulunan yerleşik avcılık kültürü bunu kanıtlamaktadır) hayvankarı evcilleştirmek için gerekli olduğu kabul edilen yerleşik yaşama düzeninin tarımla başladığı iddaa edilemez.daha sonra ki devirlere ait bulgular genel olarak çobanlık kültürünün tarım kültüründen önce ortaya çıktığını göstermektedir.
hayvancılığın daha çok brakisefal, ziraatçiliğinde daha çok dolikosefal insanlar tarafından yürütüldüğünü gösterir bulgular mevcutsa da, bunların mutlak bir tekel şeklinde olduğunun idda edilemeyeceği anlaşılmıştır.
maden kültürünün gelişmesinde avcılık ihtiyaçlarının büyük rolü olduğu ve bu kültürün, madenlerin bulunduğu yerlerde daha kolay gelişebileceği düşünülürse, avcı ve çoban brakisefal insanların, madenciliği her bakımdan daha çabuk geliştirdiği neticesi ortaya çıkar. zira yerleşik tarımcıların madenciliği geliştirebilmeleri için her şeyden evvel yerleşilen arazide tesadüfen maden bulunması icab eder. niyekim anau 1'de bazı madeni eşyalar bulunmuşsa da, bir gelişme tespit edilememiş, halbu ki anau 2'de birdenbire ve bir geçiş dönemi olmaksızın gelişme görülmüştür. bu gelişmiş kültürün dışardan geldiği de bu sayede anlaşılmaktadır. sümer medeniyetini gözden geçirirken, maden kültürünü beyaz brakisefallerin getirdiklerini bilnmektedir.
orta asya'nın eski kültür merkezleri içinde maden bakımından en zengin ve madenciliğin en ilerlemiş olduğu bölgenin "altay" ve "baykal" bölgeleri olduğu bilinmektedir.
başta sümer ve mohenjo-daro olmak üzere, göç eden brakisefal toplulukların kurdukları yüksek seviyeli medeniyetler, bunların anayurtlarında da en azından aynı seviyede bir medenyitlerinin olduğunu kanıtlamaktadır.
zamanla brakisefal ve dolikosefal insanların çok geniş ölçüde birbirlerine karışması indo-avrupa topluluklarını ortaya çıkarmış ve iö. 3. binin sonlarına doğru başlayan göçler bu topluluklara mal edilmiştir. indo-avrupa topluluklarda brakisefallerin daha fazla bir ağırlığıda olduğu söylenmektedir.
çıkardığımız neticeler bunlardır. görüyoruz ki orta asya'da bir dolikosefali diğer brakisefal iki topluluk, birincisi daha ziyade tarımda ikincisi çobancılık ve madencilikte ihtisaslaşarak, henüz milletlerden ve ırklardan bahsedilmeyen devirlerin kültürlerini, yani medeniyetlerini temsil etmektedirler.
edit : kaynak : türkler ve türk devletleri tarihi. *
büdüt : istediğin kadar eksile. *
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar