bugün

sonbahar

sinemada kaçırdıktan sora dvd sini haftalarca aradım en sonunda buldum. bir cuma gecesi 3 duble rakıdan sonra saat 00:15 gibi izlemeye başladım. daha çok merak ettiğim tamamen bizim! oralarda çekilmiş bir filmde hangi tanıdık mekanlara rastlayacağım ve tabi filmde ufak bir rolü olan idris amcam dı. o coğrafya ya yabancı bir arkadaşım filmde yusuf ve annesinin hep lazca konuştuğunu söylemişti. ilk birkaç sahneden sonra o dilin hemşince olduğunu farkettim ve biraz garipsedim çünkü ilkokula kadar hopanın bir köyünde büyümüş biri olarak 3-5 kişi hariç kimsenin hemşince konuştuğuna tanık olmamıştım. tabi benim olmamış olmam orada yaşayan hemşinli nüfusunu 3ile 5 arasına indirgemiyordu. yusufun evinin bulunduğu yerin hopa da olmadığına net olarak kanaat getirmişken dvd nin ekstralarında o yerin çamlıhemşinde olduğunu öğrendim. filmi izlerken ''o anne var ki'' dedim evet vardı benim anneannem var işte dedim. e mikhail de vardı benim amcaoğlu işte bu dedim. e idris amca zaten idris amcaydı, yağmur zaten hep vardı ve o dalgalar da sahil yolunun koca koca kayalarını alıp götüren, insanı ürküten ama kendine de hayran bırakan dalgalar her sonbahar ve kış oradaydı. yusuf u bilemedim ama eminim o da vardı bir yerlerde.. film biterken tek isteğim arabaya öyle oldugum gibi binip doğruca karadenize sürmekti ama çapsız benliğim olsa olsa şile ye kadar götürürdü beni. vazgeçtim, vurdum kafayı yattım
Güncel Önemli Başlıklar
© copyright 2005 - 2026