bugün
- beyazsemsiyeliyabanci31
- yorgun mermi23
- doktorlara saygının kalmamasının temel nedenleri7
- bu köyden olsam ne olacak5
- uludağ sözlükteki sıcak ve samimi aile ortamı8
- 7 haziran 2026 büyük sözlük ifşası32
- gina carano13
- en gey özelliğiniz12
- karton toplayan çocuk4
- hatırlanan en eski reklam sloganı2
- sevişmek istediğiniz kadın yazarlar7
- kavgacı yazarlar2
- diamond bosphoruss denen yazar7
- cennet hurilerinin özellikleri2
- sözlüğün kırbacı8
- kız tavlayamamak2
- evrenin kaprisleri2
- palavracı iblislerden olmak2
- anın görüntüsü21
- gocu bak bi3
- tanrının adaletini taklit etmek2
- olan adam gelecekmiş hissi2
- pitbull'un sanatçı olması2
- buddy dude17
- mılli yazılım f-16 ların kabiliyetini artıracak9
- kimliği belirsiz melek gelmesi2
- katatespizartmasi15
- mocu4
- gönül çemberini kıran müzisyeni dövmek2
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle63
- kirasız faturasız asgari ücret yeter mi sorunsalı2
- aym'nin süresiz nafaka kararına isyan eden kadın2
- kılıçdar'ın chp'nin oyunu yükselttiği yalanı5
- g35
- chp'lilerin gene kılıçdaroğlu'na oy verme ihtimali6
- true yetkili olsun kampanyası2
- intikam almanın çok keyifli olması3
- libido yükselten şeyler4
- uysaljakoben32
- baba olmak istemeyen erkek3
- en son ne yediniz11
- türkiye'nin mavi vatan hazırlığı3
- sözlük yazarlarının ölüme bakış açısı20
- kene vs ktç6
- futbol9
- 7 haziran 2026 ara yerel seçimleri2
- koç holdinge kayyum atanırsa olacaklar3
- sevdiğine şiir yazabilen kaslı ve yakışıklı erkek5
- sokak düğünlerinin geleneksel özellikleri3
- türkiye17
yağmurun ardından güneşin açtığının kanıtıdır...
migrosları severim neden bilmiyorum ama küçüklükten gelen bir sempati olsa gerek. hani mmm migros, kanguru falan. sevimli şeyler bunlar elbet.
ama herşey bu kadar sevimli olamıyor ne yazık ki.
çok küçüktüm ben. o kadar küçüktüm ki kazana bile düşmüştüm. sonrasında böylesine hayvani bir açlığa sahip bir insan oluşmuştu elbette. günde 9 öğün yemek yerdim öhöö öhöö hala yiyorum tamam.
migrosa girmiştim ki o zaman migroslar lüks mekanlardı. standlar arasında dolaşıyordum. bir elime kornişon turşu, ton balığı, haşhaşlı ekmek diğerine de portakal suyu sığdırmıştım. kasaya götürdüm bunları kadın bana gülümsedi. ancak cebimden yeteri kadar para çıkmamıştı. haliyle kredi kartım falan da yoktu. ama onları almalıydım. saçma şeyler yemeği seviyordum. midesine düşkün ama fakir biriydim o zamanlar.
boş boş kasiyere baktım. köpek yavrusu gibi inledim. açlık başıma vurmuştu. işte o an ağlamaya başladım.
standların görkemi arasında dolanırken herşey çok güzeldi halbuki. ortalığı birbirine kattım. çığlık bile attım sanırım.
kadın beni teselli etmek istedi ama ağlama dozunu o kadar arttırdım ki bana engel olamadı. görevliler gelip beni dışarı çıkardılar. su verdiler. ama ben nesquik içmek istedim. nesquik getirdiler. baktım işe yarıyor. menü2 ye geçtim. milkshake ve soğan halkası! burada "yok" dediler. bende "yanda burger king var ama" dedim. ceketli kravatlı biri geldi sanırım manyak olduğumu düşünmüş olacak ki beni burger king e götürdü. evet evet gerçekten çok şaşırmıştım. elimden tuttu, "gelin bakalım küçük bayan. sizi şimdi fast food cennetine götüreceğim" dedi ve gülümsedi. arkasından da bir dolu kamera geldi.
burger king teydik. bundan iyisi olamazdı herhalde. ama garip olan bişiler vardı. insanlar sürekli yanımdaki bu adama gülümsüyorlardı. gelip konuşmaya çalışıyorlardı. adının tanju olduğunu konuşmalar sırasında duyumsayabilmiştim. ben o sırada gidip siparişimi vermiştim bile tabi ki *
inanın hiç soyadını öğrenemedim ama eminim o ünlü biriydi. tanju ile bütün bildiklerimi gözden geçirdim.
(bkz: tanju çolak)
(bkz: tanju okan)
(bkz: tanju korel)
(bkz: tanju gürsü)
(bkz: tanju eren)...
ağlamak bazen hiç de kötü değildir...
migrosları severim neden bilmiyorum ama küçüklükten gelen bir sempati olsa gerek. hani mmm migros, kanguru falan. sevimli şeyler bunlar elbet.
ama herşey bu kadar sevimli olamıyor ne yazık ki.
çok küçüktüm ben. o kadar küçüktüm ki kazana bile düşmüştüm. sonrasında böylesine hayvani bir açlığa sahip bir insan oluşmuştu elbette. günde 9 öğün yemek yerdim öhöö öhöö hala yiyorum tamam.
migrosa girmiştim ki o zaman migroslar lüks mekanlardı. standlar arasında dolaşıyordum. bir elime kornişon turşu, ton balığı, haşhaşlı ekmek diğerine de portakal suyu sığdırmıştım. kasaya götürdüm bunları kadın bana gülümsedi. ancak cebimden yeteri kadar para çıkmamıştı. haliyle kredi kartım falan da yoktu. ama onları almalıydım. saçma şeyler yemeği seviyordum. midesine düşkün ama fakir biriydim o zamanlar.
boş boş kasiyere baktım. köpek yavrusu gibi inledim. açlık başıma vurmuştu. işte o an ağlamaya başladım.
standların görkemi arasında dolanırken herşey çok güzeldi halbuki. ortalığı birbirine kattım. çığlık bile attım sanırım.
kadın beni teselli etmek istedi ama ağlama dozunu o kadar arttırdım ki bana engel olamadı. görevliler gelip beni dışarı çıkardılar. su verdiler. ama ben nesquik içmek istedim. nesquik getirdiler. baktım işe yarıyor. menü2 ye geçtim. milkshake ve soğan halkası! burada "yok" dediler. bende "yanda burger king var ama" dedim. ceketli kravatlı biri geldi sanırım manyak olduğumu düşünmüş olacak ki beni burger king e götürdü. evet evet gerçekten çok şaşırmıştım. elimden tuttu, "gelin bakalım küçük bayan. sizi şimdi fast food cennetine götüreceğim" dedi ve gülümsedi. arkasından da bir dolu kamera geldi.
burger king teydik. bundan iyisi olamazdı herhalde. ama garip olan bişiler vardı. insanlar sürekli yanımdaki bu adama gülümsüyorlardı. gelip konuşmaya çalışıyorlardı. adının tanju olduğunu konuşmalar sırasında duyumsayabilmiştim. ben o sırada gidip siparişimi vermiştim bile tabi ki *
inanın hiç soyadını öğrenemedim ama eminim o ünlü biriydi. tanju ile bütün bildiklerimi gözden geçirdim.
(bkz: tanju çolak)
(bkz: tanju okan)
(bkz: tanju korel)
(bkz: tanju gürsü)
(bkz: tanju eren)...
ağlamak bazen hiç de kötü değildir...
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar
