bugün
- milliyetçi faşistlerin pkk biter korkusu6
- özgür özel11
- çerçeve yasa14
- poğaca ile kahvaltı yapmak5
- apo piçtir piç kalacak5
- perk up coffee2
- velvet'in fotoğrafları3
- nikah davetiyesi2
- abdullah öcalan'ı paşa yapmak2
- kolombiya da 7 4 büyüklüğünde deprem3
- iki arada bir derede kalmak4
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları17
- canın et şiş dürüm çekmesi3
- reçel yiyen erkek2
- reis3
- okul kıyafeti zorunluluğu2
- 80 yaşında sözlük yazarı olmaz3
- ayşen gruda5
- osint metodolojisi2
- özkürt özel3
- yalçın çakır2
- simko318
- mutlubey2
- biz bu formayla conconları 6 0 yendik2
- sturm graz7
- memduh bashgan11
- yeni partinin çerçeve yasa kararı15
- velvet7
- arabayla almanya'dan türkiye'ye gitmek11
- ekşi sözlük referans17
- eşitlik mi özgürlük mü8
- yaşlandığının farkına varmak9
- mikroplastik kirliliği2
- ey insan3
- gocu beyin günü aydın olsun2
- farklı alemlere yolculuk2
- mekke anlaşması20
- ekonomi8
- türkiye10
- gammazlığı elinden alınan yazar14
- recep tayyip erdoğan7
- müzik dinlemek5
- dağ evi olmayan erkek5
- sözlüğün çok durgun olması6
- sözlük yazarlarının hayatını değiştirecek şey4
- sözlük yazarlarının kekleri5
- bakan göktaş'tan şehit ailelerine müjde11
- merfulu11
- spor olsun diye her yere yürüyen insan10
- kaç ayda bir banyo oluyorsunuz16
bir gazetenin tarihi cumhuriyet adlı kitaptan:,
sayfa 248,
hikmet çetinkaya, şahin alpay'ın " cumhuriyet'te çalıştığım 10 yıl süresince okuduğum ilhan selçuk yazılarının sayısı 10'u geçmez " açıklamasına karşın bir anısını anlatıyordu:
şahin alpay'ın bu açıklaması karşısında bir anımı anlattım ben de ...
dedim ki :
" aşhin alpay, izmir bürosu'nda ilhan selçuk'a şöyle demişti; abi siz beni sevmiyorsunuz ama ben sizin yazılarını her gün severek okuyorum ... "
alpay dün milliyet'teki köşesinde şu açıklamayı yaptı:
" cumhuriyet yazarı hikmet çetinkaya, 27 temmuz 1988 günü, izmir bürosu'nda ' abi siz beni sevmiyorsunuz ama ben sizin yazılarını her gün severek okuyorum ' dediğimi yazmış. tümüyle uydurma. cumhuriyette çalıştığım 10 yıl içinde ilhan selçuk'la belki 10 kez bir araya geldim. bunların hiçbirinde çetinkaya yoktu ..."
şahin alpay unutkan mı yoksa utangan mı, o ayrı bir konu ama benim elimde afa yayınlarından 1991 yılında çıkan bir kitap var: 2020 yılında türkiye. yazarı kim dersiniz, şahin alpay !
1991'de cumhuriyet'te dizi olarak yayımlanan ve daha sonra kitaba dönüştürülen çalışmanın önsözünde şöyle deniliyor:
" bu kitap, değerli zamanlarını ayırıp benimle otuz yıl sonrasının türkiye'si üzerinde tartışmak lütfunda bulunan 32 seçkin insanın katkılarıyla gerçekleşti. kendilerine teşekkür borçluyum."
peki bu kitapta kimlerin görüşü var ? otuz iki seçkin insan arasında " ilhan selçuk " başta geliyor...
ilhan selçuk'u dokuz yıl önce toplum hayatına yön veren 32 türk seçkini arasında gören şahin alpay, bugün nasıl oluyor da şunları söyleyebiliyor:
" 10 yıldır çalıştığım cumhuriyet'te 10 kez yazısını okudum, belki 10 kez bir araya geldim ... eğer ilhan selçuk izin verseydi farklı görüşlere yer veren bir gazete olacaktı."
burada bir ikiyüzlülük yok mu ?
aradan dokuz yıl geçmiş, tüm bunları şahin alpay unutmuş.
bir gazeteci yazılarını okumadığı, görüşmediği bir yazarı nasıl olur da ' toplumun siyasi, ekonomik, kltürel yaşamına yön veren kişi ' olarak 32 seçkin türk'ten birisi olarak görebilir ?
adı şahin alpay olursa görür, dokuz yıl sonra da unutup kötüler.
nerede kaldı gazetecilik etiği ?
dürüst olmak da bir erdemdir alpay !
sayfa 248,
hikmet çetinkaya, şahin alpay'ın " cumhuriyet'te çalıştığım 10 yıl süresince okuduğum ilhan selçuk yazılarının sayısı 10'u geçmez " açıklamasına karşın bir anısını anlatıyordu:
şahin alpay'ın bu açıklaması karşısında bir anımı anlattım ben de ...
dedim ki :
" aşhin alpay, izmir bürosu'nda ilhan selçuk'a şöyle demişti; abi siz beni sevmiyorsunuz ama ben sizin yazılarını her gün severek okuyorum ... "
alpay dün milliyet'teki köşesinde şu açıklamayı yaptı:
" cumhuriyet yazarı hikmet çetinkaya, 27 temmuz 1988 günü, izmir bürosu'nda ' abi siz beni sevmiyorsunuz ama ben sizin yazılarını her gün severek okuyorum ' dediğimi yazmış. tümüyle uydurma. cumhuriyette çalıştığım 10 yıl içinde ilhan selçuk'la belki 10 kez bir araya geldim. bunların hiçbirinde çetinkaya yoktu ..."
şahin alpay unutkan mı yoksa utangan mı, o ayrı bir konu ama benim elimde afa yayınlarından 1991 yılında çıkan bir kitap var: 2020 yılında türkiye. yazarı kim dersiniz, şahin alpay !
1991'de cumhuriyet'te dizi olarak yayımlanan ve daha sonra kitaba dönüştürülen çalışmanın önsözünde şöyle deniliyor:
" bu kitap, değerli zamanlarını ayırıp benimle otuz yıl sonrasının türkiye'si üzerinde tartışmak lütfunda bulunan 32 seçkin insanın katkılarıyla gerçekleşti. kendilerine teşekkür borçluyum."
peki bu kitapta kimlerin görüşü var ? otuz iki seçkin insan arasında " ilhan selçuk " başta geliyor...
ilhan selçuk'u dokuz yıl önce toplum hayatına yön veren 32 türk seçkini arasında gören şahin alpay, bugün nasıl oluyor da şunları söyleyebiliyor:
" 10 yıldır çalıştığım cumhuriyet'te 10 kez yazısını okudum, belki 10 kez bir araya geldim ... eğer ilhan selçuk izin verseydi farklı görüşlere yer veren bir gazete olacaktı."
burada bir ikiyüzlülük yok mu ?
aradan dokuz yıl geçmiş, tüm bunları şahin alpay unutmuş.
bir gazeteci yazılarını okumadığı, görüşmediği bir yazarı nasıl olur da ' toplumun siyasi, ekonomik, kltürel yaşamına yön veren kişi ' olarak 32 seçkin türk'ten birisi olarak görebilir ?
adı şahin alpay olursa görür, dokuz yıl sonra da unutup kötüler.
nerede kaldı gazetecilik etiği ?
dürüst olmak da bir erdemdir alpay !
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar