bugün
- mor semsiyeli yabanci16
- ben bu dünyada hangi boşluğu dolduruyorum10
- sigara içen kızla öpüşülür mü13
- sözlükte kavga etmek8
- yıkaması en zor mutfak aracı14
- zall sözlüğü bizzat takip ediyor13
- yüzükoyun uyuyan erkekte gizli eşcinsellik vardır8
- yazarların şu an dinledikleri şarkı8
- buddy dudeye övgü entrysi giren tipler18
- 35 yaş üstü erkeklerin genç erkek gibi giyinmesi16
- seni yeşerteceğim diyen erkek5
- cilgincapkin219
- memeleri füze gibi kadın13
- sosyoloji ekonomi bilimi ilişkisi2
- buddy dude21
- kadınlar hakkında bazı mülahazalar4
- 11 haziran 2026 meksika güney afrika maçı2
- bir kadını sarhoş edip onunla birlikte olan erkek19
- kabuksuz kaplumbaga7
- 5 taneden fazla makyaj malzemesi sayabilen erkek5
- günün şiiri7
- sigara içmeyenler üzülünce ne yapıyor sorunsalı13
- chp'nin hali ne olacak46
- bisiklet marka tavsiyesi10
- kanka olurduk ölümüne2
- sözlükte hic tayt giyen kız olmaması9
- 40 yaşında hala evlenebileceğini zanneden erkek17
- bebeksi bir hatunla sevgili olmak6
- yaz aylarında bol bol kadın ayağı görmek10
- sözlüğün eski tadının olmaması8
- karton toplayan abi7
- kocamı çalıştırmam diyen kadın3
- masklavi'nin düşünceleri18
- ona bir şey söyle11
- atatürk'ün boyunun 164cm olması16
- enayimiknatisii12
- gammazlar çetesi17
- neden herkes aynı şeyi söylüyor3
- güncelleme2
- insanlarda bıraktığımız iz5
- 2026 dünya kupası şampiyonu olacak takım4
- mermi abla4
- güzel götlü kız vs güzel gözlü kız6
- aşk acısı çekenlere tavsiyeler11
- ilahi adaletin tecelli etmesi5
- kızıl cin4
- bana wp den yazdı3
- antalyalıların kabak tatlısına tahin dökmeleri11
- gocu25
- uysaljakoben17
oyun şirketi eidos'un büyük hayran kitlesine sahip aksiyon, gerilim, suç ve macera türlerinin tamamını içerisinde barındıran bir çok seriye sahip bilgisayar oyunu olması yanı sıra tüm bu özelliklerinden dolayı bütün diğer kaderdaşları gibi beyaz perdeye de uyarlanmıştır.
her ne kadar sinema filmi başlarken bu film eidos gamenin hitman adlı oyunundan esinlenilmiştir tarzında bir beyanatta bulunulsa da film esasen esinlenme değil kötü bir uyarlama olmuştur.
yönetmenliğini xavier gens'in yapmış olduğu filmde anti kahramanımız hitman'ı timothy olyphant canlandırmıştır.
film, benim gibi hitman oyununu oynamış bir çok hitman müdavimi için hayal kırıklığı yaşatmıştır. hitmanın sinema versiyonu izleyiciye oyununu oynarken duyduğu heyecan, gerilim ve aksiyonu aktaramamıştır.
filmde, hitman biçimsel olarak fena ifade edilmemiş olsa dahi konu bütünlüğü, senaryo, kurgu anlamında oldukça gudik kalmıştır. filmin en büyük hatalarından biri ajan 47 olarak timothy olyphant'ın seçilmiş olmasıdır. timothy olyphant'ın gibi masum görünüşlü parlak bir oğlan açıkçası ajan 47nin karakterine aykırı ve yapay görüntü sergilemiştir. oysa the transporter, the transporter 2, crank gibi filmlerden tanıdığımız jason statham aleni şekilde dile getirilmese dahi ajan 47 karakteri ile oldukça benzerlik göstermiş biri olarak daha iyi bir seçim olabilirdi.
hitman filmindeki açmazlar saymakla bitmez türünden olsa dahi bir kaç örnek vermeden de geçemiyor deli gönül.
mesela ajan 47 meydanlık yerlerde, halk arasında sıklıkla kurban olmaktan kaçmış danalar gibi seğirtmezdi. özellikle de 1 km'den ayna gibi parlayan keltoş bir kafayla.
ayrıca hangi ajan kel kafasının arkasındaki kocaman bir barkodla, üzerinde jilet gibi bir takım elbise ile kırmızı bir kravat olduğu halde dolaşır ki.
başka bir açmaz da hitman'ın kurtardığı kadınla alakalıdır. tamam hitman oyunda da kadınlarla ilişkilerine dikkat eden ve profesyonellikle gönül işlerini bir birine karıştırmayan bir tipti fakat ilik gibi bir hatunun otel odasında çırıl çıplak vaziyette üzerine atlamasından dolayı tecavüz edilmekten tırsıp enjektörle hatuna bayıltıcı zerk edecek ve "dünya ahret bacımsın" triplerine girebilecek kadar da psikopat bir tip de olmamalıydı.
yine bir diğer açmaz da filmde geçen, düz bir ovayı gösterip seyirciye buranın türkiye - rusya sınırı olduğunu açıklaması hadisesidir ki türkiye'nin rusya ile kara sınırı olduğu hangi aklı evvelin genel kültürünün eseridir hala merak etmekteyim.
bir diğer konu da hitman'ın gelişen olaylar sebebiyle istanbul'a gelip rus başkanın uyuşturucu ve silah kaçakçısı kardeşini öldürmesi bölümüdür. bu atraksiyonun da "biraz da filme boyut ve egzotik bir hava katalım" dan çıktığı aşikardır. halbuki istanbul yerine herhangi bir orta asya yahut uzak doğu şehri seçilmesi daha uygun olabilirdi. kaldı ki istanbul'da da istanbulla ilgili bir çok ayrıntı es geçilmiş sadece fona bir ezan sesi kondurulmuş ve şehrin tarihi dokusu babından, insanın üzerine yıkılacak virane mekanları ve dar sokakları işlenmiş üstüne üstlük bütün bunlar yetmezmiş gibi tüm bu keşmekeş istanbul görüntülerinden hemen sonra londra'dan süpersonik bir gökdelen babilin kulesi gibi ekranda belirivermiş, bakın da görün şeklinde gözümüze sokulmuştur.
sonuç itibariyle hitman isminden dolayı gişe yapacak bir film olmuştur fakat bu durum filmin berbatlığını değiştirecek kadar etkili olmamıştır.
her ne kadar sinema filmi başlarken bu film eidos gamenin hitman adlı oyunundan esinlenilmiştir tarzında bir beyanatta bulunulsa da film esasen esinlenme değil kötü bir uyarlama olmuştur.
yönetmenliğini xavier gens'in yapmış olduğu filmde anti kahramanımız hitman'ı timothy olyphant canlandırmıştır.
film, benim gibi hitman oyununu oynamış bir çok hitman müdavimi için hayal kırıklığı yaşatmıştır. hitmanın sinema versiyonu izleyiciye oyununu oynarken duyduğu heyecan, gerilim ve aksiyonu aktaramamıştır.
filmde, hitman biçimsel olarak fena ifade edilmemiş olsa dahi konu bütünlüğü, senaryo, kurgu anlamında oldukça gudik kalmıştır. filmin en büyük hatalarından biri ajan 47 olarak timothy olyphant'ın seçilmiş olmasıdır. timothy olyphant'ın gibi masum görünüşlü parlak bir oğlan açıkçası ajan 47nin karakterine aykırı ve yapay görüntü sergilemiştir. oysa the transporter, the transporter 2, crank gibi filmlerden tanıdığımız jason statham aleni şekilde dile getirilmese dahi ajan 47 karakteri ile oldukça benzerlik göstermiş biri olarak daha iyi bir seçim olabilirdi.
hitman filmindeki açmazlar saymakla bitmez türünden olsa dahi bir kaç örnek vermeden de geçemiyor deli gönül.
mesela ajan 47 meydanlık yerlerde, halk arasında sıklıkla kurban olmaktan kaçmış danalar gibi seğirtmezdi. özellikle de 1 km'den ayna gibi parlayan keltoş bir kafayla.
ayrıca hangi ajan kel kafasının arkasındaki kocaman bir barkodla, üzerinde jilet gibi bir takım elbise ile kırmızı bir kravat olduğu halde dolaşır ki.
başka bir açmaz da hitman'ın kurtardığı kadınla alakalıdır. tamam hitman oyunda da kadınlarla ilişkilerine dikkat eden ve profesyonellikle gönül işlerini bir birine karıştırmayan bir tipti fakat ilik gibi bir hatunun otel odasında çırıl çıplak vaziyette üzerine atlamasından dolayı tecavüz edilmekten tırsıp enjektörle hatuna bayıltıcı zerk edecek ve "dünya ahret bacımsın" triplerine girebilecek kadar da psikopat bir tip de olmamalıydı.
yine bir diğer açmaz da filmde geçen, düz bir ovayı gösterip seyirciye buranın türkiye - rusya sınırı olduğunu açıklaması hadisesidir ki türkiye'nin rusya ile kara sınırı olduğu hangi aklı evvelin genel kültürünün eseridir hala merak etmekteyim.
bir diğer konu da hitman'ın gelişen olaylar sebebiyle istanbul'a gelip rus başkanın uyuşturucu ve silah kaçakçısı kardeşini öldürmesi bölümüdür. bu atraksiyonun da "biraz da filme boyut ve egzotik bir hava katalım" dan çıktığı aşikardır. halbuki istanbul yerine herhangi bir orta asya yahut uzak doğu şehri seçilmesi daha uygun olabilirdi. kaldı ki istanbul'da da istanbulla ilgili bir çok ayrıntı es geçilmiş sadece fona bir ezan sesi kondurulmuş ve şehrin tarihi dokusu babından, insanın üzerine yıkılacak virane mekanları ve dar sokakları işlenmiş üstüne üstlük bütün bunlar yetmezmiş gibi tüm bu keşmekeş istanbul görüntülerinden hemen sonra londra'dan süpersonik bir gökdelen babilin kulesi gibi ekranda belirivermiş, bakın da görün şeklinde gözümüze sokulmuştur.
sonuç itibariyle hitman isminden dolayı gişe yapacak bir film olmuştur fakat bu durum filmin berbatlığını değiştirecek kadar etkili olmamıştır.
güncel Önemli Başlıklar