bugün
- saraca finch house3
- türklerin ileri olduğu konular21
- en gey özelliğiniz10
- norm ender3
- true nickli yazar11
- son beş yıldır sevgilisi olmayan insan3
- yazarların çektiği manzara fotoğrafları9
- dinsize inanır mısın17
- çırçıplak yatmak9
- en son alınan hediye7
- soğuğu sıcağından daha iyi olan şeyler7
- mutlak butlan kararının yargıtay'a gönderilmesi2
- burçlara inanan erkek15
- bir kadının en güzel bölgesi8
- nervio yu çok seviyorum ne yapmalıyım7
- chatgptye penis fotoğrafını atmak18
- dünyanın en güzel tatlısı8
- caner taslaman7
- bugün sağlığın için ne yaptın7
- otomatik portakal ve özgür irade paradoksu2
- eski seni özlüyor musun6
- sözlük kavgalarındaki avamlık5
- sokakta gocu ile karşılaşmak5
- vantilatörü kendine çevirmek6
- özlenen hissiyatlar6
- ruh hastası olan yazarlar6
- salak yazarlar7
- 40 yaş üstü kel sözlük yazarı5
- abd vizesi5
- sözlükte kadınlara sararak tatmin olan incel5
- her başlığın altında biten sözlük paraziti5
- yaz günü çay içme saçmalığı11
- bir gün öleceğini unutmak10
- arkadaşlar bakar mısınız11
- seninle şurada olabilirdik5
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları30
- uysaljakoben gocu'nun fake hesabı mı5
- bir insanın daraldığında sığınabileceği yerler5
- kuran da neden namaz yok8
- evdeki alkolün bittiği anda yapılacaklar5
- pandela6
- gocu31
- evliliği kurtarmak için çocuk yapmak7
- deri ceketli serseri4
- bir insanı yaptığı ilk hatada hayatından çıkarmak2
- kültürün bireyi boğması4
- gocu pandela barışı4
- oğlak burcu kadını18
- sözlüğün kalitesindeki artış4
- geceye bir şarkı bırak23
bir gece kulübünde temizlikçi olarak çalışıyordu. sakin insanların takıldığı sakin bir mekanda sakin bir hayattı onunkisi...bir yerleri pislikten arındırmak...fena bir şey yapmadığını düşünüyordu. hayır bu işini sevdiği anlamına gelmiyordu. şimdilik karnı doyuyordu. oda kirasını ödeyebiliyordu vs...ama asıl tutkusu kendi şarkılarını söyleyebilmekti."temizlikçilikten gelen rockstar!" biraz hayal kurmanın kimseye zararı yoktu.
günlerden bir gün, kulüpte çalan grubun solisti haber vermeksizin gelmemişti. içeride bekleyen 4-5 masa dolusu insan vardı, sabırsızlıktan geberdikleri söylenemezdi ama yine de keyifsiz bir akşamı birkaç canlı şarkı ile canlandırmaya çalışsalar hiç fena da olmazdı. solist hala ortalıkta yoktu. davulcunun kulağını eğildi: "hocam, isterseniz ben söyleyebilirim" dedi. davulcu hiç şaşırmadı. davulcunun hiç şaşırmaması karşısında, çok şaşırdı. "e iyi o zaman geç bakalım..." davulcu eliyle mikrofunu gösterdi. üzerindeki iş kıyafetini çıkardı. kot ve t-shirt...bu şekilde daha rocker'dı. mikrofonun başına geçti. tüm çekingenliğiyle mikrofona iki kere vurdu: "böylesine ucuz bir klişeyle sahnelere merhaba diyeceğim hiç aklıma gelmezdi. selam olsun size ey insanlar" dedi. beklediği bir moral alkışıydı. gelmedi. biraz bozuldu. davul girdi. gitarlar girdi. sıra ondaydı. beklediği an gelmişti işte. heyecanla vokale başladı; ki... tam o anda, karşısında onu gördü. grubun asıl solistini...şaşırdı. yine de şarkıyı söylemeye çalıştı. solist gruptakilerden özür dilercesine elini kaldırdı. duduklarını büktü. davul ani bir atakla şarkıyı sonlandırdı. gitarlar sustu. solist sahneye zıpladı. "eyvallah, ben devam ederim..." diyerek, sırtına vurdu. grup şarkıya yeniden girdi.
sahneden indi. seyircilerle karşı karşıyaydı. ucuna hüzün kırıntısı eklenmiş bir moral bakışına muhtaçtı. bizzat böylesine bir beklenti içerisinde olmanın verdiği berbat duyguya, seyircilerin onu hiç umursamaması eklendi. kendisine el kaldıran barmeni gördü. ağır ağır yanına gitti. "takma kafana" dedi barmen. cevap vermedi. acı bir mutsuzluk boğazını tıkamıştı. "al" dedi barmen,"turgut uyar votkası...iyi gelir"...votkayı bir dikişte bitirdi. gırtlağının tüm mutsuz hücreleri acı acı yandı.
artık yaptığı konuşmaların, hareketlerin, çevresinde olan biten her ne varsa kayda geçirilmediğini sezemedi. çünkü hikaye sonlanmıştı. sonlanmalıydı...
günlerden bir gün, kulüpte çalan grubun solisti haber vermeksizin gelmemişti. içeride bekleyen 4-5 masa dolusu insan vardı, sabırsızlıktan geberdikleri söylenemezdi ama yine de keyifsiz bir akşamı birkaç canlı şarkı ile canlandırmaya çalışsalar hiç fena da olmazdı. solist hala ortalıkta yoktu. davulcunun kulağını eğildi: "hocam, isterseniz ben söyleyebilirim" dedi. davulcu hiç şaşırmadı. davulcunun hiç şaşırmaması karşısında, çok şaşırdı. "e iyi o zaman geç bakalım..." davulcu eliyle mikrofunu gösterdi. üzerindeki iş kıyafetini çıkardı. kot ve t-shirt...bu şekilde daha rocker'dı. mikrofonun başına geçti. tüm çekingenliğiyle mikrofona iki kere vurdu: "böylesine ucuz bir klişeyle sahnelere merhaba diyeceğim hiç aklıma gelmezdi. selam olsun size ey insanlar" dedi. beklediği bir moral alkışıydı. gelmedi. biraz bozuldu. davul girdi. gitarlar girdi. sıra ondaydı. beklediği an gelmişti işte. heyecanla vokale başladı; ki... tam o anda, karşısında onu gördü. grubun asıl solistini...şaşırdı. yine de şarkıyı söylemeye çalıştı. solist gruptakilerden özür dilercesine elini kaldırdı. duduklarını büktü. davul ani bir atakla şarkıyı sonlandırdı. gitarlar sustu. solist sahneye zıpladı. "eyvallah, ben devam ederim..." diyerek, sırtına vurdu. grup şarkıya yeniden girdi.
sahneden indi. seyircilerle karşı karşıyaydı. ucuna hüzün kırıntısı eklenmiş bir moral bakışına muhtaçtı. bizzat böylesine bir beklenti içerisinde olmanın verdiği berbat duyguya, seyircilerin onu hiç umursamaması eklendi. kendisine el kaldıran barmeni gördü. ağır ağır yanına gitti. "takma kafana" dedi barmen. cevap vermedi. acı bir mutsuzluk boğazını tıkamıştı. "al" dedi barmen,"turgut uyar votkası...iyi gelir"...votkayı bir dikişte bitirdi. gırtlağının tüm mutsuz hücreleri acı acı yandı.
artık yaptığı konuşmaların, hareketlerin, çevresinde olan biten her ne varsa kayda geçirilmediğini sezemedi. çünkü hikaye sonlanmıştı. sonlanmalıydı...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar