bugün
- aşk acısı çekiyorum sözlük20
- manifest dinleyen erkek9
- insan zamandan ibarettir3
- mauro icardi3
- sözlük yazarlarının kıro olmaları7
- lahmacun yiyen insan kırodur4
- dost2
- aykolik'in iyi bir yazar olması5
- memurların 4 gün mesai 3 gün tatil istemesi6
- hükümet değişse ülke düzelir mi17
- mesele ne senin benden ayrılman2
- yaz yemekleri5
- mohamed salah ghaly12
- scooter'a 6 kişi binmek5
- 07 08 2026 mekke ortak savunma anlaşması9
- aylık 700 milyon lira iyi para mıdır sorunsalı2
- taksici muhabbeti5
- deprem2
- muğla2
- marmaris2
- adını yoldaki taşlara yazdım4
- spiderman mi döver batman mi5
- gram altın4
- trabzonspor6
- küfür2
- evlenilmeyecek 4 erkek10
- nirmal purja2
- ayda bir baklava yiyince kilo alacağını sanmak8
- ismet gürbüz mehdi mi mesih mi sorunsalı2
- gocu bay bey birader3
- 7 ağustos 20012
- dün gece sözlükte yaşanan ahlaksız olay10
- stres yönetimi6
- gulmekicinyaratilmis11
- petrol4
- elalem ne der4
- gammazların çok kötü insanlar olması3
- can kolukısa4
- mekana müşteri çekecek kadar güzel olmak4
- uludağ sözlükteki sıcak ve samimi aile ortamı3
- doğuda yaşayan yazarlar5
- arkadaşlar ben güzel miyim6
- kosova2
- opel alman arabası mı sorunsalı6
- yüz yaşından büyük binada yaşamak3
- stres3
- türkiye5
- 21 ağustos 2026 erzurumspor galatasaray maçı3
- solcu dövmek2
- david bowie yi tanımayan insan2
"nasıl ki şimdiki zamanlar geçmişin çelişkilerinde önsezilmiş ve bu çelişkiler tarafından biçimlenmiş idiyse, bakışlarını geriye çevirmiş bir peygamberdir tarih. Olmuş olandan hareketle ve olmuş olana karşıt olarak gelecek olanı haber verir."
işte tam da buradan alır gücünü praksis, başka bir deyişle bilimsel sosyalizm. Tarihin tekerrürden ibaret olduğu ezberini bozmaya niyetlenecek cüreti göstermiş, göstermekle kalmayıp ispatına girişmiş bir ideoloji elbette 'çocuksu bir ütopya'dan ibarettir, geçmişe sadece nostalji gözüyle bakanların zihninde. Onlar kendi nostaljik dünyalarında avunadursun...
***
Promethe'nin tanrılardan çaldığı ateşi ninova'da zulüm saraylarına çalan demirci kawa'dan bugüne devrolan mirası, sağlam bir tarih bilinciyle yorumlamak gerekiyor galiba. yani prometheus'un çaktığı kıvılcımı bugün harlamaya niyeti olanların, hükmedene duyulan kaba bir öfkeden, amaçsızca sağa sola saldırma hevesinden başka dertleri de olmalı, şayet umutsuz bir kısır döngünün içinde kaybolmak değilse niyetleri. Zira, Varoluşunun ifadesini, salt yıkıcılıkla değil, yıkılanın yerine daha güzel olanı kurmak iddiasıyla tarifleyenleri yazar tarih. Tersinden söylersek; tarihi yazan onlardır hep. "iyi de tarihin sonu ilan edilmemiş miydi, daha ne kaldı yazılacak?" deyip nefis bi pas çıkararak oyunun yönünü değiştiriyorum hemen.
Şimdi uzun uzadıya gerekçelerine girmenin anlamı yok, kesitrmeden gidelim; artık insanlığa hiçbir gelecek vaat etmeyen, köhnemiş bir düzenin adıdır kapitalizm. Bu barbarca sistemden hala medet umanların ya bu devranın sürüp gitmesinden çıkarı vardır, yahut aklı ve vicdanıyla sorunu...
bir zamanlar altını çizdiklerinin şimdilerde üstünü çizmekle meşgul olan, "vaktiyle güzel bir ihtimaldi devrim ama artık hayal bu ülkede" diye fetva veren 'yılgın savaşçılar' var bir de. Geçmişte edindikleri birikimi, şimdilerde yapıp ettiklerini teorize etmekte kullanan, oturdukları plazalardan aydın doğan yalakalığı yapan eski solcular hani... (bu 'eski solcu' lafı da ne iğrençtir)
gelelim hala düşlerinin peşinden koşmakta ısrar eden 'ütopik dangalaklar'a... onlar aynı kararlılıkla yoluna devam ediyor. galiba şu yüzden;
"mümkünün son sınırına imkansızı elde etmek için çabalayanlar ulaşabilir ancak. Gerçekleşmiş imkanlar, zorlanmış imkansızlıkların sonucudur. Öyleyse nesnel olarak imkansızı istemek budala bir hayalcilik ya da kendini aldatmak anlamına gelmiyor. Tersine, en derin anlamıyla politika demektir bu. Bir politik hedefin gerçekleşmesinin imkansız olduğunu göstermek o hedefin anlamsız olduğunu göstermek demek değildir. Bunun göstereceği tek şey olsa olsa, bu tür bir eleştiriciliğin toplumdaki hareket yasaları konusundaki körlüğüdür; özellikle de toplumsal iradenin oluşumunu yöneten yasalar konusundaki..."
işte tam da buradan alır gücünü praksis, başka bir deyişle bilimsel sosyalizm. Tarihin tekerrürden ibaret olduğu ezberini bozmaya niyetlenecek cüreti göstermiş, göstermekle kalmayıp ispatına girişmiş bir ideoloji elbette 'çocuksu bir ütopya'dan ibarettir, geçmişe sadece nostalji gözüyle bakanların zihninde. Onlar kendi nostaljik dünyalarında avunadursun...
***
Promethe'nin tanrılardan çaldığı ateşi ninova'da zulüm saraylarına çalan demirci kawa'dan bugüne devrolan mirası, sağlam bir tarih bilinciyle yorumlamak gerekiyor galiba. yani prometheus'un çaktığı kıvılcımı bugün harlamaya niyeti olanların, hükmedene duyulan kaba bir öfkeden, amaçsızca sağa sola saldırma hevesinden başka dertleri de olmalı, şayet umutsuz bir kısır döngünün içinde kaybolmak değilse niyetleri. Zira, Varoluşunun ifadesini, salt yıkıcılıkla değil, yıkılanın yerine daha güzel olanı kurmak iddiasıyla tarifleyenleri yazar tarih. Tersinden söylersek; tarihi yazan onlardır hep. "iyi de tarihin sonu ilan edilmemiş miydi, daha ne kaldı yazılacak?" deyip nefis bi pas çıkararak oyunun yönünü değiştiriyorum hemen.
Şimdi uzun uzadıya gerekçelerine girmenin anlamı yok, kesitrmeden gidelim; artık insanlığa hiçbir gelecek vaat etmeyen, köhnemiş bir düzenin adıdır kapitalizm. Bu barbarca sistemden hala medet umanların ya bu devranın sürüp gitmesinden çıkarı vardır, yahut aklı ve vicdanıyla sorunu...
bir zamanlar altını çizdiklerinin şimdilerde üstünü çizmekle meşgul olan, "vaktiyle güzel bir ihtimaldi devrim ama artık hayal bu ülkede" diye fetva veren 'yılgın savaşçılar' var bir de. Geçmişte edindikleri birikimi, şimdilerde yapıp ettiklerini teorize etmekte kullanan, oturdukları plazalardan aydın doğan yalakalığı yapan eski solcular hani... (bu 'eski solcu' lafı da ne iğrençtir)
gelelim hala düşlerinin peşinden koşmakta ısrar eden 'ütopik dangalaklar'a... onlar aynı kararlılıkla yoluna devam ediyor. galiba şu yüzden;
"mümkünün son sınırına imkansızı elde etmek için çabalayanlar ulaşabilir ancak. Gerçekleşmiş imkanlar, zorlanmış imkansızlıkların sonucudur. Öyleyse nesnel olarak imkansızı istemek budala bir hayalcilik ya da kendini aldatmak anlamına gelmiyor. Tersine, en derin anlamıyla politika demektir bu. Bir politik hedefin gerçekleşmesinin imkansız olduğunu göstermek o hedefin anlamsız olduğunu göstermek demek değildir. Bunun göstereceği tek şey olsa olsa, bu tür bir eleştiriciliğin toplumdaki hareket yasaları konusundaki körlüğüdür; özellikle de toplumsal iradenin oluşumunu yöneten yasalar konusundaki..."
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar