bugün

atasozlerimizin tezatligi

"KAVAK AĞACINI BEĞENEN VE SEVEN ÇOK AZDIR, ÇÜNKÜ O DOSDOĞRUDUR" bunun tezatlığı da; yapyanlıştır! Hiç bir öğretici yanı yoktur! Yaşamını planlayan insanın hiç bir işine yaramayan, öğretici olamayan boş bir sözdür...
Ormanı az olan Anadolu' da sadece küçük su boylarında kavak ve söğüde rastlanır. insanlar doğan çocukları için toprağa çelikleri daldırırlar, O kendi başına büyür. Ağacı "beğenme, sevme" onun işlevine bağlı olarak değişkenlik gösterir.
Ev eşyalarından hiç birinin yapımına uygun değildir. Masa, sofra, oturak yapılmaz. Çatınıza koyarsanız kışın başınıza yıkılır. Meyvesi yoktur. Ancak, başka da ağaç bulunmadığı ve ucuz, dosdoğru olduğu için inşaatlarda direk olarak
beğenerek kullanılabilir. Selüloz ihtiyacı duyanlar için bulunmaz değerde bir ağaçtır... Yakacak için hiç bir işinize yaramaz. Demek ki neymiş? işimize yarayan dosdoğruları beğeniyormuşuz. işlevli değilse dosdoğru da olsa, epeğri de olsa Tüm bunların dışında büyük bir kıvançla belirtmeliyim ki; ister eğri olsun, ister dosdoğru tüm ağaçlar önünde eğilirim! olayın özü, hayattaki tezatlıklar da, yanlış ve doğrular gibi, yani okulda öğrendiğimiz doğru parçasıyla, hayatta öğrendiğimiz doğruların farklılığı gibi insandan insana değişen göreceli bir kavramdır.
© copyright 2005 - 2026