bugün
- sebahattin şirin12
- aslolan fenerbahce dir andavalı5
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle11
- malum takımın azalarak bitecek olması6
- sözlük yakışıklıların fotoğrafları9
- hiçbir servet zamanı satın alamaz11
- romelu lukaku8
- esrar içip müzik eşliğinde sevişmek6
- kalp krizi7
- numan kurtulmuş2
- ırkınızı seçme şansınız olsaydı7
- fatih tekke4
- çerçeve yasa20
- apo piçtir piç kalacak11
- aym'nin evlenen kadin nufus kaydi karari2
- allah'ın delili hazreti mehdi5
- hangi film karakteri olmak isterdiniz2
- z jenerasyonunun önceki nesilden az zekalı olması2
- ümmetçilerin vatan sevgisi5
- profilini gizli tutma nedeni9
- türk milletine kurulan pusu7
- 1 milyon dolar ama sözlükte nude'un dolaşacak5
- kendi doğum gününü unutmak3
- sağlık2
- ekşide yazar olmak vs uludağda birader olmak3
- milliyetçi faşistlerin pkk biter korkusu13
- terörist mecliste konuşma mı yapar4
- true'nun sözlüğe küsmesi6
- en sevdiğin eşofmana çamaşır suyu dökülmesi5
- galatasaray ın yeni transferi3
- eski türkiye3
- akp iktidarının yaptığı en önemli hizmet7
- en namuslu kadın bile dudaktan öpüşmüştür5
- mel melin palavra sıkması7
- ismet'in domuz çukulatası getirmesi7
- sözlüğe taze kan ihtiyacı5
- poğaca ile kahvaltı yapmak8
- intihar edenler hiç korkmuyor mu5
- nihavent kardeşimizin sözlüğe teşrif etmesi4
- türkiyeye gelmiş en iyi yabancı kaleci6
- büyük oyunu görmek4
- en güzel reçel6
- abdullah öcalan'ı paşa yapmak6
- arapça isimlerin iticiliği2
- mantıklı mantıklı konuşup can sıkmak5
- ihtiyar yazar5
- herkesle iyi geçinmek6
- suudi arabistan'a saldırılırsa türkiye de savaşta3
- güzel kızlara kötü davranmak3
- nihoş4
1656 senesi, dördüncü mehmet’in tahtında oturup “ben padişahım lan” diye hava attığı ama aslında iç ağalarının elinde oyuncak olduğu dönem. hazine boşalmış, para pul yok, yeniçeriler aylık alacak diye ağa kapısına gidiyor, orada kul kethüdası “alçak akçe veriyoruz size” diye dalga geçiyor.
yeniçeriler de tabii ki sinirleniyor, “ulan bu işin sorumlusu kim” diye sorunca parmaklar saray ağalarına, iç oğlanlarına, bostancıbaşılara falan dönüyor. derken isyan patlıyor, at meydanına doluşuyorlar, padişaha “şu şu şu herifleri bize ver” diye ültimatom çekiyorlar. dördüncü mehmet de korkudan “tamam lan alın” diyor, hatt-ı şerif imzalamaya başlıyor.
30 kadar devlet adamı, vezir, paşa, ağa falan tek tek yakalanıp boğduruluyor, kesiliyor, cesetleri yerlerde sürükleniyor. sonra da sultanahmet’teki o koskoca çınar ağacına, dallarına bir bir asılıyorlar. dallar insan başıyla, insan cesediyle doluyor. halk bakıyor, “ulan bu ne lan” diyor, orta çağ islam ve fars efsanelerinde anlatılan, vakvak ağacını hatırlıyor: meyvesi insan kafası şeklinde, dalından “vak vak” diye ses çıkaran o efsanevi ağaç. tamam, bu çınar da aynen öyle olmuş, dalları meyve yerine kelle dolu. o yüzden olaya “vaka-i vakvakiye” demişler, bir de “çınar vakası” demişler.
düşünsene lan, imparatorluğun başkenti istanbul’da, at meydanının ortasında bir ağaç, üstünde vezir kelleleri rüzgârda sallanıyor, kuşlar konup gagalamaya çalışıyor. padişah sarayda tir tir titriyor, yeniçeriler işte bu diye sevinçten zıplıyor, halk da ulan bu devlette işler ne kadar da boktanmış diye izliyor. bütün o “devlet-i aliyye” havası, kayser-i rum fiyakası bir anda çökmüş, yerine bir çınar ağacıyla kelle bahçesi kalmış.
yeniçeriler de tabii ki sinirleniyor, “ulan bu işin sorumlusu kim” diye sorunca parmaklar saray ağalarına, iç oğlanlarına, bostancıbaşılara falan dönüyor. derken isyan patlıyor, at meydanına doluşuyorlar, padişaha “şu şu şu herifleri bize ver” diye ültimatom çekiyorlar. dördüncü mehmet de korkudan “tamam lan alın” diyor, hatt-ı şerif imzalamaya başlıyor.
30 kadar devlet adamı, vezir, paşa, ağa falan tek tek yakalanıp boğduruluyor, kesiliyor, cesetleri yerlerde sürükleniyor. sonra da sultanahmet’teki o koskoca çınar ağacına, dallarına bir bir asılıyorlar. dallar insan başıyla, insan cesediyle doluyor. halk bakıyor, “ulan bu ne lan” diyor, orta çağ islam ve fars efsanelerinde anlatılan, vakvak ağacını hatırlıyor: meyvesi insan kafası şeklinde, dalından “vak vak” diye ses çıkaran o efsanevi ağaç. tamam, bu çınar da aynen öyle olmuş, dalları meyve yerine kelle dolu. o yüzden olaya “vaka-i vakvakiye” demişler, bir de “çınar vakası” demişler.
düşünsene lan, imparatorluğun başkenti istanbul’da, at meydanının ortasında bir ağaç, üstünde vezir kelleleri rüzgârda sallanıyor, kuşlar konup gagalamaya çalışıyor. padişah sarayda tir tir titriyor, yeniçeriler işte bu diye sevinçten zıplıyor, halk da ulan bu devlette işler ne kadar da boktanmış diye izliyor. bütün o “devlet-i aliyye” havası, kayser-i rum fiyakası bir anda çökmüş, yerine bir çınar ağacıyla kelle bahçesi kalmış.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar