bugün

sinirli kadını sakinleştirmenin yolları

ejderhayı yenmek, dağları delmek hepsi çocuk oyuncağı bunun yanında. çünkü o an mantık denen şey buharlaşıp gidiyor, yerine o meşhur “anla beni” tsunamisi geliyor ki, ruhun örselenir.

en klasik salaklık “sakin ol” demek. sanki kadın sinirli olduğunu fark etmemiş de sen hatırlatıyorsun. bir keresinde denedim, gözleri büyüdü, “sakin mi olayım???” diye başlayan tirat tam yirmi beş dakika sürdü. o yirmi beş dakikada hayatımın muhasebesini dinledim; eksiklerimi, fazlalıklarımı, bir daha o hataya düşmedim.

ikinci popüler aptallık “ne oldu canım” diye sormak. o soru sorulduğu anda her şey vardır; hayatı, seni, kendini, dünyayı... hepsi vardır. mantık yürütmeye kalkarsan da işin biter. “ama bir düşün şöyle yapsaydık” dersen, kadın o anda mantık istemiyor ki, dinlenmek istiyor. sen orada problem çözücü moduna girip çözüm önerdiğinde “sen beni hiç anlamıyorsun” diye yeni tur başlar. sus. telefonu kenara koy. göz teması kur, başını salla, ara sıra haklısın de. fazla da konuşma, o zaman da “hiçbir şey anlamıyorsun ki” çıkar işin içinden. ince bir denge bu, cambazlık gibi.

pratik yollara gelince; çay veya kahve koy önüne, “bir şey yer misin” diye sor. ama fazla abartma, “sorunumu çikolatayla mı çözmeye çalışıyorsun” diye de tersleyebilir. kadın milleti bu konularda epey hassas oluyor. en iyisi dinlemek, anlamaya çalışmak, sonra ufak bir jest. dokunmak riskli iş; bazısında sarılınca erir, bazısında “bırak lan beni şimdi” diye roket gibi fırlarsın. rus ruleti gibi, her seferinde kalbin ağzına gelir.

asıl mesele şu: sinirli kadını sakinleştirmek değil, sinirlendirmemeyi öğrenmek. ilişki dediğin şey ekmek gibi. her gün yeniden yoğuracaksın, mayalayacaksın, pişireceksin. ihmal edersen taş gibi olur, dişin kırılır. o zaman da sakinleştirmekten ziyade “yenisini mi yapalım” noktasına gelirsiniz. bazen de hiçbir şey yapmamak en iyisi. bırak konuşsun, döksün içini. altta yatan sebep bazen hiçbir şey olabilir; hormon, yorgunluk, o günün birikimi... bunları da yüzüne vurma, o ayrı bir sinir sebebi.

kısacası sihirli formül yok. sabır, empati, biraz kurnazlık ve bolca şans. yoksa o sinir dalgası seni de alır götürür.
© copyright 2005 - 2026