bugün
- ölümden korkuyor musunuz25
- adana saimbeylide deprem3
- 20 eylül 2026 amedspor beşiktaş maçı26
- mustafa kemal atatürk ün boyu3
- koca koca adamların stanley termosla gezmesi10
- 20 eylül 2026 fenerbahçe eyüpspor maçı14
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri52
- askerde sahip olunan en büyük lüks17
- hamburgerin içindeki domates2
- habire1219
- depresyon6
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı36
- kant ın ödev ahlakı2
- her biji amed8
- sydney sweeney2
- sözlüğün canlandırılması için yapılması gerekenler7
- size göre akp'nin en büyük ihaneti hangisi15
- amedspor'un süper ligin lideri olması13
- pazar gecesi sözlükte 900 online yazar olması5
- uçan arabalar neden çıkmadı6
- camilerin propaganda üssüne dönüşmesi15
- z kuşağı kızlarının escort gibi olması7
- amed sporlu bir kızı hoplatmak6
- dualarımız bu akşam beşiktaş ile10
- 0 0 719
- türk düşmanı piçler9
- kabe de filistin bayrağının yasaklanması11
- trabzonspor'un amedspor'u lider yapması5
- laik ülkeyi dinciler yönetirse14
- morkstar3
- sıfır atık vakfı11
- gecenin şarkısı11
- sokak köpeklerinin saldırısına uğramak3
- konuşmak istemiyorum4
- sözlükteki sinsi köpekler8
- hiç fuhuş yaptınız mı6
- bugün ne oldu7
- claudian clouds33
- yalnız yaşayan erkek özellikleri7
- vedat muriqi5
- yapay zeka şeytani görevlerin yüzde 97 sini yaptı2
- evrene enerji gönderen müslüman9
- turkanime tv3
- cop318
- sarışın kızlar4
- mekke antlaşması2
- fusya semsiyeli yabanci25
- true ile sevişmek5
- anın görüntüsü22
- sözlük kızlarının kekleri24
"Kaç..?"
Kaç kahpe daha tanımalıyım umutlarımı karamsar bir şişeye meze yapabilmek için? Ve kaç iyimser tablo daha çizmeliyim ruhumun kanatlarından kopardığım onur yoncalarıyla?
Bir "Ben" yetecek mi hasretlerimi dize getirmeye? Fahişe aldanışlar inlerken günahların koynunda ve olmayan sabahlara, türküm yetecek mi elinden tutamadığım binlerce gidişi geri döndürmeye? Bir isyanım ürkütecek mi deli cesaretiyle kamçılanmış yenilgileri? Geciken sabahlarıma kaç şişeyi daha feda edeceğim, uyuşturmak için acılarımı? Kaç sabahı boğazlayacağım karanlık kuytularda? Kaç doğuşu öldüreceğim bir daha var olmayı denemeyeceğine inanmak isteyerek? Tutunamadığım kaç yoldaş ürkütecek beni? Arkama döndüğümde buharlaşan kaç damla gözyaşı kalacak yitirdiğim? Bekaretini kaybetmiş kaç onurun daha ardından ağlayacağım? Onurundan sıyrılmış kaç grur yeleğine daha savaş açacağım? Kaç cephe daha açacağım yitik ruhlara? Kaç nanköre indirirken gerçeğin sillesini, incineceğim solumdan ve vurulacağım sırtımdan? Kaç sayfa daha dökeceğim kalp kırıklarımdan sızan? Kaç parça daha toplayacağım yüreğimden kopan? Kangren olmuş zincirlerden kaç halka daha sökeceğim? Viladetine düşman kaç şiiri daha sızısıyla yaratacağım? Müktesebatı hazin kaç geçmişe daha rehber olacağım? Amaca haiz kaç sefere daha müessir olacağım? Muğlaklıkla beslenirken hainler, özünden şaşan kaç sapmaya daha sopa çalacağım?
Bu hazin hikayeye bir nokta koyamadık. Virgüllerle uzadı, ünlemlerle boyandı. Kendini kesme terimleriyle ilahlaştıran nice suretlere acıdık geceler boyu. Parantezler içinde düşündük, yüklemlerle karşı koyduk. Her daim bir özneydik. Bire on veremedik lakin yüzlerin ortasında yekpare durabildik. Kimi gün haykırdık, kimi gün ağladık. Gözyaşlarımızla sulandı izlerimiz. Bazı gün kemiklerimiz kırıldı. Yeniden dirildik. Ölmedik, göçmedik. Hep buradaydık...
25.07.2007
Çarşamba
15:40:58
Uğur Yaman
Kaç kahpe daha tanımalıyım umutlarımı karamsar bir şişeye meze yapabilmek için? Ve kaç iyimser tablo daha çizmeliyim ruhumun kanatlarından kopardığım onur yoncalarıyla?
Bir "Ben" yetecek mi hasretlerimi dize getirmeye? Fahişe aldanışlar inlerken günahların koynunda ve olmayan sabahlara, türküm yetecek mi elinden tutamadığım binlerce gidişi geri döndürmeye? Bir isyanım ürkütecek mi deli cesaretiyle kamçılanmış yenilgileri? Geciken sabahlarıma kaç şişeyi daha feda edeceğim, uyuşturmak için acılarımı? Kaç sabahı boğazlayacağım karanlık kuytularda? Kaç doğuşu öldüreceğim bir daha var olmayı denemeyeceğine inanmak isteyerek? Tutunamadığım kaç yoldaş ürkütecek beni? Arkama döndüğümde buharlaşan kaç damla gözyaşı kalacak yitirdiğim? Bekaretini kaybetmiş kaç onurun daha ardından ağlayacağım? Onurundan sıyrılmış kaç grur yeleğine daha savaş açacağım? Kaç cephe daha açacağım yitik ruhlara? Kaç nanköre indirirken gerçeğin sillesini, incineceğim solumdan ve vurulacağım sırtımdan? Kaç sayfa daha dökeceğim kalp kırıklarımdan sızan? Kaç parça daha toplayacağım yüreğimden kopan? Kangren olmuş zincirlerden kaç halka daha sökeceğim? Viladetine düşman kaç şiiri daha sızısıyla yaratacağım? Müktesebatı hazin kaç geçmişe daha rehber olacağım? Amaca haiz kaç sefere daha müessir olacağım? Muğlaklıkla beslenirken hainler, özünden şaşan kaç sapmaya daha sopa çalacağım?
Bu hazin hikayeye bir nokta koyamadık. Virgüllerle uzadı, ünlemlerle boyandı. Kendini kesme terimleriyle ilahlaştıran nice suretlere acıdık geceler boyu. Parantezler içinde düşündük, yüklemlerle karşı koyduk. Her daim bir özneydik. Bire on veremedik lakin yüzlerin ortasında yekpare durabildik. Kimi gün haykırdık, kimi gün ağladık. Gözyaşlarımızla sulandı izlerimiz. Bazı gün kemiklerimiz kırıldı. Yeniden dirildik. Ölmedik, göçmedik. Hep buradaydık...
25.07.2007
Çarşamba
15:40:58
Uğur Yaman
Gündemdeki Haberler