bugün
- masklavinin akepeyi hiç eleştirmemesi16
- oy verdiğim partiyi niye eleştireyim9
- parti tüzüğü okumak8
- 100 bin liraya mezarlık gece bekçisi olmak7
- gün tabağı diye rulolat veren sözlük kızı5
- berhan şimşek'in kadına şiddet faili olması9
- üsküdar belediyesi9
- s'i l v'e r m'i s t25
- kahve yemek4
- şizofrenik hikayeler5
- kemaliklerle ekonomi tartışmak4
- herkese terörist diyip sonradan 180 derece dönmek4
- mutlu bey birader koştursun ama düşmesin3
- eylülde tatil yapmak7
- türkiye iran savaşı7
- allah yoksa insanı iyi olmaya zorlayan nedir4
- eğitimde fırsat eşitliği3
- ecevit ekonomisi3
- ahmet davutoğlu4
- türkiye iran'a bedel ödetmemize yardımcı oluyor3
- afd'ye oy veren türkler3
- pkklıların kürdü türk'e karşı kışkırtmaları4
- kargalar4
- yalancı su böreği10
- mazotun litresi 90 lira8
- biraderin koşturmaya başlaması2
- yeni türkiye yi bir görselle özetle4
- 4 eylül 20262
- tanımadığınız birinin sorunlarını önemser misiniz14
- kıçın yarısı açıkta bikinilerin berbatlığı3
- 20322
- jd vance3
- bu koyden olsam ne olacak21
- prednol2
- 3 eylül 2026 türkiye almanya voleybol maçı8
- arabeski türkiyede küçük hüsamettin bitirdi3
- yaprak dökümü ayşe3
- kadın ve erkek yazar arasında nesil farkı önmli mi4
- münafıklık nedir nasıl anlarız2
- masklavi ile yeni parti mitingine gitmek38
- 5 eylül 2026 türkiye sırbistan voleybol maçı3
- tulumba tatlısı6
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri28
- ey insan3
- geç boşalan erkek4
- sevmediğiniz yazarı eksiler misiniz4
- akp türkiyesinden insan manzaraları2
- kısa ve vurucu yazmak7
- ekonomi kötüyse neden ekonomimiz büyüyor11
- sarapci koala64
comte’u düşündükçe aklıma o eski zamanların yalnız filozofları geliyor, adam tam bir fransız amcası gibi, montpellier’de 1798’de doğmuş, paris’te 1857’de göçmüş, ama bıraktığı iz hâlâ insanın ensesinde hafif bir ürperti gibi duruyor. pozitivizm diye bir kapı açmış dünyaya, her şeyi gözle, deneyle, ölçüyle açıklamayı dayatmış sosyolojiyi de o icat etmiş, toplumu sanki bir laboratuvar tezgâhına yatırmış, kesip biçmiş.
üç hal yasası var ya, teolojik, metafizik, pozitif hayatın ta kendisi gibi, önce tanrıya sarılırız korkudan, sonra büyük fikirlerin peşine takılırız, en sonunda da çıplak gerçeklerle yüzleşiriz diye özetliyor her şeyi. saint simon’un yanında başlamış, sonra yollarını ayırmış, çünkü o da kendi başının çaresine bakmak istemiş. sonradan işler biraz tuhaflaşıyor tabii; “insanlık dini” diye bir şey kurmuş, tapınaklar, ritüeller, heykeller… bilim adamı birden mistik bir tarikat şeyhine dönmüş.
osmanlı’da da yankısı olmuş, reşid paşa’ya mektup yazmış mesela, pozitivizm burada da bir nebze soluk almış, cumhuriyet’in o ilk aydın kadroları da epey beslenmiş bundan. ama dürüst olayım, okurken içimde bir yerlerde hafif bir gülümseme beliriyor her şeyi bilime indirgeyeceğiz derken, insan ruhunun o inatçı gölgesi yine de kaçıp gidiyor bir yerlere. yine de saygı duyuyorum adama, çünkü o karanlık yüzyılda cesurca “artık masallarla idare etmeyelim” demiş.
şimdi düşünüyorum da, acaba bugün olsa şu halimizi görse ne derdi diye. o da bir nevi kendi kendimize sorduğumuz soruların en eskisi işte.
üç hal yasası var ya, teolojik, metafizik, pozitif hayatın ta kendisi gibi, önce tanrıya sarılırız korkudan, sonra büyük fikirlerin peşine takılırız, en sonunda da çıplak gerçeklerle yüzleşiriz diye özetliyor her şeyi. saint simon’un yanında başlamış, sonra yollarını ayırmış, çünkü o da kendi başının çaresine bakmak istemiş. sonradan işler biraz tuhaflaşıyor tabii; “insanlık dini” diye bir şey kurmuş, tapınaklar, ritüeller, heykeller… bilim adamı birden mistik bir tarikat şeyhine dönmüş.
osmanlı’da da yankısı olmuş, reşid paşa’ya mektup yazmış mesela, pozitivizm burada da bir nebze soluk almış, cumhuriyet’in o ilk aydın kadroları da epey beslenmiş bundan. ama dürüst olayım, okurken içimde bir yerlerde hafif bir gülümseme beliriyor her şeyi bilime indirgeyeceğiz derken, insan ruhunun o inatçı gölgesi yine de kaçıp gidiyor bir yerlere. yine de saygı duyuyorum adama, çünkü o karanlık yüzyılda cesurca “artık masallarla idare etmeyelim” demiş.
şimdi düşünüyorum da, acaba bugün olsa şu halimizi görse ne derdi diye. o da bir nevi kendi kendimize sorduğumuz soruların en eskisi işte.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar