bugün
- ilk buluşmada 16 adet cağ kebabı yiyen kız9
- lise yıllarına ait bir şey söyleyin13
- en lezzetli balık18
- muhalif kızların ak partili erkeklere aşık olması3
- can holding'in 33 şirketini geri alması4
- ayakkabının ayağa vurmasının oluşturduğu durum11
- sabahları nefret edilen şeyler10
- does the carpet match the drapes2
- birbirden farklı diller ortak bir mekan2
- anın görüntüsü25
- kabul görmüş fikirlere itiraz etmek7
- erdoğan'ın new york ta iş adamlarıyla buluşması2
- asena keskinci3
- true nickli yazar23
- karşı cinsteki en itici özellik12
- iş yerinde topuklu ayakkabı giymeyen kadın6
- doktor2
- ben geldim naneler13
- bozo2
- how'i met your mother marshall6
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı12
- gocu33
- sevgiliye hitap biçimleri2
- bilmeyen birine ulu sözlüğü tek cümle ile anlat11
- mansur yavaş14
- yeni biriyle nerede tanışılır8
- online listesindeki sıralama mantığı9
- uludağ sözlük evreni9
- online listesi neden kaldırıldı10
- sahibinin sesi ile okunan cümleler8
- karması eksi olan yazarların adam gibi adam olması8
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği38
- size takılan lakaplar7
- 30 yaşına gelince erkeklerin patates olması11
- en son neye çok üzüldünüz12
- sorunlarını sevişerek çözen çiftler6
- başta hak verilen sonradan eksilenen yazılar6
- inci sözlük8
- game of thrones taki kerhaneci21
- tai lung vs gocu22
- kafayı yememek için ne yapıyorsunuz9
- başkent istanbul olsun11
- hintli kızların dayanılmaz çekiciliği7
- tevrat geleceği dogru tahmin etti5
- yerinde olmak istenen dizi karakterleri4
- normal keki ıslak keke çevirme tekniği10
- mamudo gurban niye doğdun9
- chp'nin ankara'yı da kaybetmesi7
- bik bik vs sarapci koala hatayi4
- hristiyan düşüncesinin yönettiği dünya6
“Bir oda, bir adam, bir gece”
—-——uyanıyor———
Suskun bir duvar sesiyle uyanıyor biri
bakıyor saatine,
diyor içinden:
"biri beni unutmuş olmalı"
sağında eski bir sandalye
solunda yarım kalmış bir limon çayı
ayak ucunda kırık bir takvim
gökyüzüyle bağı kesilmiş bir kuş gibi
‘sen gelince susuyor bazı eşyalar’
diye mırıldanıyor sessizlik.
Aynaya bakıyor biri
herkes gibi kendi aynasında
biraz başkasını arıyor.
Diyor içinden:
öbür yüzünü unutanlar
gölgesiz kalıyor sabahları
bir çınlama yayılıyor komşusunun camından
sanki biri düşünmeyi unuttu orada,
diyor biri kendi kendine.
ve gece,
Onu da herkes gibi
kendine benzetiyor sonunda.
————zaman daralıyor————
duvarlar nefes alıyor sanki
saksıdaki çiçek solayazmış
Sessiz bir terk ediş gibi,
Diyor biri.
zaman, halının kıyısına sıkışmış
unutulmuş bir mendil kadar yorgun.
bir telefon ışığı yanıp sönüyor,
karanlığa atılmış küçük bir çağrı gibi.
birisi perdeyi aralıyor biraz
ama dışarısı da içeri kadar suskun.
‘bu gece kimse ölmesin’
diyor içinden, biri
çok sessiz,
kırık bir dille.
ve dünya,
biraz daha dönüyor
kimse fark etmeden.
————yalnızlık ağırlaşıyor————
radyoda eski bir şarkı başlıyor
söyleyeni öleli yıllar olmuş.
bir bardak su
yarıya kadar içilmiş
ama susuzluk hâlâ taze.
‘her şey yerli yerinde,
bir tek ben eksildim galiba’
diye geçiriyor içinden biri
cam buğulanıyor içeriden
gökyüzü kendi yüzünü görmeye çalışıyor
bir köpek havlıyor uzakta
belki bir rüya kovalanıyor
ve biri,
bir sigara yakıyor.
Ama duman sevmiyorum
Diyor bir başka biri.
içinde bir uğultu var insanın
ne dursa susmuyor
ne yürüse gitmiyor
Diye düşünüyor.
pencerede gri bir gölge asılı
karşı evin ışığı hâlâ sönmedi
biri daha sabaha çıkmak istemiyor belki
"bu şehirde herkes eksik biraz"
diyor kendi kendine
ağzında sigara değil,
suskunluk yanıyor!
duvara yaslanmış bir çift ayakkabı
kimsenin giymediği bir kaçışa hazır
elleri ceplerinde yürüyenler
aslında ellerini birbirine saklıyor
konuşmuyor kimse
çünkü kelimeler de bıkkın artık.
Ama her sözcük,
dudaktan atlamaya hazır
Biraz da intihara meyilli.
ve o adam — ismini sormadınız hâlâ !
yüzünü dökmüş içinden,
bir daha toplamamaya yeminli
yıldızlar yok bu gece
çünkü herkes perdeyi kapamış çoktan
kimse bakılmak istemiyor artık
yalnızlık diye bir ağırlık var odada
ne kaldırılabiliyor
ne yere bırakılabiliyor
ve dünya,
dönüyor yine
sadece düşmemek için..
——sabah oluyor gece——
perde aralığından sızan ışık
bir suç gibi düşüyor duvara
gölgeler sorgusuz,
ışık bile sorgulanmıyor artık.
biri sandalyesinde yamulmuş oturuyor
hiçbir şeyin tam karşısında değil
ne duvar,
ne pencere,
ne hayat
sırtı dönük dünyaya
kendi omzuna yaslanmaya çalışıyor
ama orası da terk edilmiş çoktan.
‘herkes gidiyor bir yerden’
diyor,
ama ben
Hiçbir yere gelmemiş gibiyim.
gözleri açık
ama baktığı her şey kapalı
zihni, içeriden kilitli bir kapı
ve anahtar
çoktan verilmiş birine.
saat tik tak etmiyor
çünkü zaman burada geçmeye utanıyor
bu oda zamanın da uğramadığı yer artık
radyoda ses yok
birinin gülüşü çalınmış gibi
her şey yerli yerinde
bir tek yaşam eksik
ve dışarıdan geçen ayak sesleri
bir ölü gibi ağır
kimse kimseye varmıyor artık
yalnızlık bu değilse nedir?
kendini bulamadığın odada
kendini tekrar kaybetmeye çalışmak mı
Diye soruyor biri.
———içinde oturulmayan bir beden———
göz kapaklarının ardı
simsiyah bir boşluk şimdi
düşler bile oturmayı reddediyor oraya
aynada bir yüz değil
bir zamanlar insan olmuş bir şekil
çerçevesi var,
hikâyesi yok !
“bir şey olmadan önce de böyleydim”
diyor içinden biri
ama neyin önce
neyin sonra olduğunu bile unutur gibi
kapının tokmağına kimse dokunmuyor artık
çünkü gelen yok
çünkü giden de olmamış aslında
bir ses vardı bir zamanlar
şimdi onun yankısı bile kendine küskün
duvarlar duymazdan geliyor
çünkü duymak bile dinlenmek ister
bir fincan var masada
içi boş
ama en çok o dolu suskunlukla
bir çığlık içilmiş sanki içinden
yorganın altında bir ceset değil
bir hayal yatıyor
üzerine zaman örtülmüş.
ve herkes geçiyor sokaktan
kimse başını çevirmiyor bu pencereye
çünkü herkes biliyor:
orada kendileri oturuyor olabilir..
Biri diyor içinden,
Uzun yaşamak istiyor herkes
Fakat
Yaşlanmak istemiyor kimse.
Yaşlılık diyor biri,
Bağlıyor sımsıkı,
yalnızlığın kemendini
Her ilmek bir ölüm gibi…
görsel
Şiir diyor biri, yalnızlığımın giydiği en güzel elbise.
26.07.2025
—-——uyanıyor———
Suskun bir duvar sesiyle uyanıyor biri
bakıyor saatine,
diyor içinden:
"biri beni unutmuş olmalı"
sağında eski bir sandalye
solunda yarım kalmış bir limon çayı
ayak ucunda kırık bir takvim
gökyüzüyle bağı kesilmiş bir kuş gibi
‘sen gelince susuyor bazı eşyalar’
diye mırıldanıyor sessizlik.
Aynaya bakıyor biri
herkes gibi kendi aynasında
biraz başkasını arıyor.
Diyor içinden:
öbür yüzünü unutanlar
gölgesiz kalıyor sabahları
bir çınlama yayılıyor komşusunun camından
sanki biri düşünmeyi unuttu orada,
diyor biri kendi kendine.
ve gece,
Onu da herkes gibi
kendine benzetiyor sonunda.
————zaman daralıyor————
duvarlar nefes alıyor sanki
saksıdaki çiçek solayazmış
Sessiz bir terk ediş gibi,
Diyor biri.
zaman, halının kıyısına sıkışmış
unutulmuş bir mendil kadar yorgun.
bir telefon ışığı yanıp sönüyor,
karanlığa atılmış küçük bir çağrı gibi.
birisi perdeyi aralıyor biraz
ama dışarısı da içeri kadar suskun.
‘bu gece kimse ölmesin’
diyor içinden, biri
çok sessiz,
kırık bir dille.
ve dünya,
biraz daha dönüyor
kimse fark etmeden.
————yalnızlık ağırlaşıyor————
radyoda eski bir şarkı başlıyor
söyleyeni öleli yıllar olmuş.
bir bardak su
yarıya kadar içilmiş
ama susuzluk hâlâ taze.
‘her şey yerli yerinde,
bir tek ben eksildim galiba’
diye geçiriyor içinden biri
cam buğulanıyor içeriden
gökyüzü kendi yüzünü görmeye çalışıyor
bir köpek havlıyor uzakta
belki bir rüya kovalanıyor
ve biri,
bir sigara yakıyor.
Ama duman sevmiyorum
Diyor bir başka biri.
içinde bir uğultu var insanın
ne dursa susmuyor
ne yürüse gitmiyor
Diye düşünüyor.
pencerede gri bir gölge asılı
karşı evin ışığı hâlâ sönmedi
biri daha sabaha çıkmak istemiyor belki
"bu şehirde herkes eksik biraz"
diyor kendi kendine
ağzında sigara değil,
suskunluk yanıyor!
duvara yaslanmış bir çift ayakkabı
kimsenin giymediği bir kaçışa hazır
elleri ceplerinde yürüyenler
aslında ellerini birbirine saklıyor
konuşmuyor kimse
çünkü kelimeler de bıkkın artık.
Ama her sözcük,
dudaktan atlamaya hazır
Biraz da intihara meyilli.
ve o adam — ismini sormadınız hâlâ !
yüzünü dökmüş içinden,
bir daha toplamamaya yeminli
yıldızlar yok bu gece
çünkü herkes perdeyi kapamış çoktan
kimse bakılmak istemiyor artık
yalnızlık diye bir ağırlık var odada
ne kaldırılabiliyor
ne yere bırakılabiliyor
ve dünya,
dönüyor yine
sadece düşmemek için..
——sabah oluyor gece——
perde aralığından sızan ışık
bir suç gibi düşüyor duvara
gölgeler sorgusuz,
ışık bile sorgulanmıyor artık.
biri sandalyesinde yamulmuş oturuyor
hiçbir şeyin tam karşısında değil
ne duvar,
ne pencere,
ne hayat
sırtı dönük dünyaya
kendi omzuna yaslanmaya çalışıyor
ama orası da terk edilmiş çoktan.
‘herkes gidiyor bir yerden’
diyor,
ama ben
Hiçbir yere gelmemiş gibiyim.
gözleri açık
ama baktığı her şey kapalı
zihni, içeriden kilitli bir kapı
ve anahtar
çoktan verilmiş birine.
saat tik tak etmiyor
çünkü zaman burada geçmeye utanıyor
bu oda zamanın da uğramadığı yer artık
radyoda ses yok
birinin gülüşü çalınmış gibi
her şey yerli yerinde
bir tek yaşam eksik
ve dışarıdan geçen ayak sesleri
bir ölü gibi ağır
kimse kimseye varmıyor artık
yalnızlık bu değilse nedir?
kendini bulamadığın odada
kendini tekrar kaybetmeye çalışmak mı
Diye soruyor biri.
———içinde oturulmayan bir beden———
göz kapaklarının ardı
simsiyah bir boşluk şimdi
düşler bile oturmayı reddediyor oraya
aynada bir yüz değil
bir zamanlar insan olmuş bir şekil
çerçevesi var,
hikâyesi yok !
“bir şey olmadan önce de böyleydim”
diyor içinden biri
ama neyin önce
neyin sonra olduğunu bile unutur gibi
kapının tokmağına kimse dokunmuyor artık
çünkü gelen yok
çünkü giden de olmamış aslında
bir ses vardı bir zamanlar
şimdi onun yankısı bile kendine küskün
duvarlar duymazdan geliyor
çünkü duymak bile dinlenmek ister
bir fincan var masada
içi boş
ama en çok o dolu suskunlukla
bir çığlık içilmiş sanki içinden
yorganın altında bir ceset değil
bir hayal yatıyor
üzerine zaman örtülmüş.
ve herkes geçiyor sokaktan
kimse başını çevirmiyor bu pencereye
çünkü herkes biliyor:
orada kendileri oturuyor olabilir..
Biri diyor içinden,
Uzun yaşamak istiyor herkes
Fakat
Yaşlanmak istemiyor kimse.
Yaşlılık diyor biri,
Bağlıyor sımsıkı,
yalnızlığın kemendini
Her ilmek bir ölüm gibi…
görsel
Şiir diyor biri, yalnızlığımın giydiği en güzel elbise.
26.07.2025
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar