babanın kanser olduğunu öğrenmek

  1. 7.
    şu konudan ben kaçtım, o benim üzerime geldi. ben kaçtım o geldi. sayfa yeniledim önüme çıktı bkz'ye tıkladım alakalı olan başlıklarda çıktı. kaçış yok demek ki. yazalım kurtulalım...

    boğaz ağrıları ile başlamıştı her şey. hepimiz soğuk algınlığı sanıyor, geçer diyorduk. gerekli ilaçları veriyor bekliyorduk ama çok acı çekiyordu. sanki bir baba değil de bir çocuk gibiydi. bunu da vardır ya hep yaşantımızda '' hastalanınca nazlanan erkek'' durumu. heh biz de ona bağlıyorduk ama yemek yiyememesi yutkunamaması gerçekten ona ıstırap veriyordu. koskoca babasını o halde gören bana da aynı ızdırabı veriyordu...

    daha sonra bu böyle olmaz diyerek kan tahlili vs yaptırıldı ve orada kanser olduğunu öğrendik. önceleri benim haberim yoktu. bana bir kan rahatsızlığı oldugu söylendi kanser oldugu soylenmedi. aklımında ucundan geçmiyordu kanser. benim babam kanser olmaz ki. benim babam kanserden ölmez ki...

    alıştıra alıştıra söylediler. daha çok yeni dediler. lösemi zengin hastalığı sadece durmadan kan bulmamız lazım deyip şekilden şekile girdiler. biz de inandık tabi...

    nasıl bir sabır verdiyse allah, büyük acı çekmedim. şimdi yeniden başıma geldiğini düşününce buna asla dayanamam diyorum...

    1 sene hastanede tedavi gördükten sonra atlattı. sevindik ve yaşamımıza devam ettik ama bu sevinç sadece 1 sene sürdü.

    bu seferde bir kulak tıkanıklığı ile başladı. pardon kulak çınlaması. doktora gittik ama kanser aklımızın ucundan geçmiyor. kulağını yıkarlar geçer diye düşünüyoruz. doktora bile laylaylom gitmişiz ben annem babam. oradan amcamlara gideceğiz keyifler yerinde. birkaç test ve zorunlu kan tahlilleri yapıldı ve doktor ''kan değerleriniz çok düşük lösemisiniz'' dedi.

    o lafı söyledikten sonra varya sallayın benim yüzümün aldığı şekli. beni geçin. o an babamın yüzüne baktım. her ne kadar önce cocuklarını düşünse de, bize moral vermek onun ilk görevi olsa da, o da bir insan. tek dogdu tek ölecek. onun o dakika bir başını eğişi var. ben bu dünyanın adaletinin ta aq diyorum. zaten bir inanç olmasa içimde, herhalde o baş eğişin verdiği acıyla o hastaneyi alt üst ederdim. nasıl üzüldüğünü 29 harfle anlatmam imkansız. sadece yaşayan bilir.

    şu raddeye getirdi beni o orospu çocugu hastalık... şöyle dua ettirdi ya bana hayat, daha da benden iyilik beklemesin '' allahım ne olur babamın canını al ne olur ölsün... ''

    bunu neden mi diyorum. çünkü 48 49 yaşında ki bir adamın, 7 yaşında bir çocukmuş gibi acıdan bağırmalarını gördüm. 30 kilo verişini, saçının sakalının dökülmesini gördüm.

    çok zordu ve öldü... rahat uyu.
    339 84 ... moonlight sonata
entry'i yoruma kapat
  1. henüz yorum girilmemiş.