bugün
- 2026 yılı türk biralarının içilemez hale gelmesi18
- damarsız tüysüz manisa yaprağı6
- sırrı süreyya önder28
- abdullah öcalan orospu çocuğudur17
- göğüs kıllarım çıkmıyor15
- az veren candan cok veren maldan5
- sözlükteki linç tayfa6
- ıoçk katatese elbise dikti mi sorunsalı7
- sözlükteki linç kültürü12
- herkesin kendini zeki sanması4
- arap eli öpmek dudak karartmaz3
- falıma bakmak için can atan sözlük yazarları4
- silver ile evlenecek erkek53
- komşunu kendin gibi sev düşmanını da5
- dün gece ne oldu12
- son tüketim tarihi geçmiş ilaç9
- askerlik anıları2
- sedef hastalığı4
- alman turistlere turist rehberliği4
- deccaliyet çağı5
- rica ediyorum arkamdan konuşmayın12
- yeni bir bilgi paylaşamamak3
- götünü yıkamayan bir kızla evlenir misiniz8
- sözlüğün kendini tekrar etmeye başlaması4
- sözlükte linç yiyen insana karışır mısın17
- bizim uygulamamız bu şekilde2
- akepeli değilim ama akp'ye oy atıyorum saçmalığı15
- güne bir şarkı bırak3
- true giderse sözlükte yürüyen cinsellik kim olacak12
- supernatural3
- sarapci koala59
- bazı şarkıları dinlemekten korkmak2
- stt geçmiş kremle intihar etmek4
- insan olmaya çeyrek kala8
- siyaset yüzünden çoğu arkadaşlığın bozulması8
- stt geçmiş kondom kullanmak3
- insan olmaya ceyrek kala4
- sözlük yazarlarının yuvaları3
- g'i l d'e d l'i l y'nin dudakları8
- gocu35
- arif kocabıyık9
- popeyes6
- araba sileceği5
- fikir değiştirmek döneklik midir8
- iki tas çorba5
- ellerim bos gonlum hos28
- true'nun çaylak olması4
- sapıklara empati kasan insan5
- fenerin türkiye'yi yine rezil etmesi5
- sözlükteki bayan azlığı6
"türkler yeryüzünde tanrının kırbacıdır" sözü Attila ya ait. Tarihin gördüğü en büyük askeri dehalardan bir komutan ve devlet başkanı, iyi bir savaşçı.
452 tarihinde Papa I. Leo, Hun imparatoru Attila'yı Doğu Avrupa'yı işgal etmemesi için ikna etmiştir. Ancak, bunun karşılığında Hunlara çok fazla değerli eşya vermiştir. Attila, bu hazineleri Hun himayesindeki evlenen genç kızlara çeyiz olarak hediye verildiğine dair belgeler vardır.
https://tr.m.wikipedia.or...%20belgeler%20vard%C4%B1r.
Evet hayatı okunmaya değer bir hükümdar Atilla.
---spoiler---
Tanrının Kırbacı Atilla
"Atımın ayak bastığı her yer toprağımdır" diyecek kadar kendine güvenen bir lider. Dünyanın en büyük askeri dehalarından sayılan bir hükümdar: Atilla. Atilla, Volga nehri kıyısında 395 yılında dünyaya geldi. Babası 13 yaşında öldükten sonra amcası onu bozkırda tek başına yaşarken buldu ve himayesine aldı. Gençliğini amcasının yanında devlet işlerine ve savaşlarda geçirerek tecrübelendi. Daha sonra amcasyıla beraber kavimler göçüne katılarak, Orta Asya'nın bozkırından italya'ya kadar ilerlediler. Amcası Rua'nın hükümdarlığı döneminde Batı Roma imparatorluğu ile Hunlar ittifak halindeydi. Bu yüzden Atilla, bir dönem Roma'da yaşamış ve böylelikle ileride düşmanı olacak bu insanları yakından gözleme imkânı bulmuştu. 434 yılında amcasının ölümüyle, Atilla ve kardeşi Bleda iki hükümdar olarak tahta geçtiler. 5 yıl boyunca Orta Asya'nın bir bölümü, Karadeniz'in kuzeyi ve Avrupa'nın bir kısmını içine alan topraklarında kendilerine isyan eden veya boyundurluğu kabul etmeyen kabileleri dize getirdiler. BU 5 yılın sonunda Vizigotlar, Vandallar, Tursulingler ve Cermenler gibi pek çok savaşçı kavmi tek bayrak altında birleştirmeyi başardılar.
Bir yandanda zayıf Bizans'ın kendisine karşı hata yapmasını bekliyordu. Bir süre sonra beklenen hata gerçekleşti ve Margos şehrindeki eski Hun mezarları talan edildi. Bunu duyan Atilla, "atalarımın ruhlarını rahatsız ettiniz" diyerek ordusuyla yola çıktı ve Margos şehrini yerle bir etti. Bizans imparatoru II. Theodosius, bu durum karşısında savaş istemedi. Atilla'nın şartlarını kabul ederek olayı kapattı. Bu olaylardan sonra herkes Bizans imparatorluğu'nun Hunlara dayanamayacak güçte olduğunu görmüş oldu. Avrupa'nın kullandığı silahlara göre çok daha ileri seviyede olan Hun ordusu, 2 yıl sonra büyük bir sefere çıktı. Her savaşta kale surlarının arkasına saklanan ve savunma yapan Avrupalılara karşı Atilla'nın yeni silahları vardı. Atilla ve Bleda, mancınıklar, kuleler ve büyük koçbaşları ile dört bir yandan balkanlara girdi. Niş (Sırbistan), Sofya (Bulgaristan), Filibe (Bulgaristan) ve Lüleburgaz (Türkiye) şehirleri çok kısa bir zamanda harap edildi.
Atilla bir askerdi ve tüm dünyayı fethetmek istiyordu. Ama kardeşi Bleda savaş yanlısı değildi ve Atilla'yı her zaman kısıtlıyordu. Bu sefer sırasında Atilla ile Bleda'nın arası bozuldu. Kısa bir süre sonrada Bleda çadırında hançerlenmiş bir şekilde ölü bulundu. Bazı tarihçiler bunu Atilla'nın yaptığını söylese de gerçek hiçbir zaman öğrenilemedi. Atilla artık tek hükümdardı ve askerlerinin ona güveni tamdı. Kardeşinin ölümünden sonra hiç beklemeden Bizans'ın üstüne yürüdü. Gerçekleşen meydan savaşında Hun atlıları Bizans askerlerinin üstünden geçti. Atilla orduyu iki kola ayırarak savunmasız Bizans topraklarına girdi. Bir kolu Yunanistan tarafına göndererek, Mora yarımadasını fethetti. Kendisi ise Bizans'ın başkenti Kostantiniyye'ye yürüdü. Atilla bugünkü Büyükçekmece'ye kadar gelince, Kostantiniyye gidecek korkusuyla Bizans'ın paçaları tutuştu ve anlaşma istedi. Bizans çok ağır koşullarda bir anlaşma imzaladı. Tarihçilerin yazdıklarına göre Atilla'nın istediği vergiyi verebilmek için Bizans imparatorluğu pek çok asilzadenin servetine el koymuş, halk isyan etmiş ve ekonominin çökmesinden dolayı birçok insan ölmüş veya intihar etmiştir. Bu olaydan sonra Bizans tamamen itaat altına alınmış ve sıra Batı Roma imparatorluğuna gelmişti. Tüm bunlar olurken Atilla için ilginç bir gelişme oldu. Batı Roma imparatoru III. Valentinianus'un kız kardeşi Justa Grata Honoria gizlice Atilla'ya bir yüzük göndererek kendisiyle evlenmek istediğini söylemişti. Atilla ise bu teklifi kabul etti ama III. Valentinianus'dan çeyiz olarak imparatorluğun yarısını istedi. imparator bunu reddetti ve savaş patlak verdi. 20 Haziran 451 günü Katolon ovasında 2 ordu karşı karşıya geldi. 24 saat süren savaşın sonunda iki tarafta çok büyük kayıplar verse de, bozguna uğrayan ve tamamen dağılan taraf Roma ordusu oldu. Herkes Atilla'nın kaçan Roma ordusunu takip etmesini beklerken, o tüm ordusuyla Alp dağlarını aşarken italya'nın kalbine, savunmasız Roma'ya doğru ilerlemeye başladı. Yol üstünde kendisine direnen pek çok şehri harabeye çevirdi. Ama Atilla sözüne sadık bir hükümdardı. Direnmeden teslim olan Milan ve Pavia gibi şehirlerde, söz verdiği gibi kan dökmeden ayrıldı. Atilla aman dileyene dokunmuyordu. Fakat karşısında kılıç çekene de hiç acımıyordu. Tüm italya dehşet içerisindeydi. Herkes "Hunlar geliyor" diyerek köylerini bırakıp kaçıyorlardı. Batı Roma imparatoru III. Valentinianus, Bizans imparatorluğu'ndan, Atilla'ya düşman kabilelerden, herkesten yardım talep etmesine rağmen Atilla korkusundan hiç kimse gelmedi. Artık Batı Roma yalnızdı. Senatörler, savaşmadan teslim olan şehirlere dokunmadığını hatırlatarak merhamet istemek gerektiği kararına vardılar. Papa I. Leon önderliğinde Atilla'nın ayağına gidecek ve merhamet dileyecek bir heyet hazırlanarak yüklü miktarda altınla birlikte yola çıktı. Atilla'nın yanına vardıklarında ne konuştukları hakkında herhangi bir yazılı belge bulunmasa da, neticede Romalılar bağışlanmak için yalvarmışlardı. O gün orada yapılan görüşmeyi anlatmak için yapılan çizimlerde, Papa Leon'un Atilla'nın önünde diz çökmüş ve ayaklarına kapanmış şekilde tasvirleri de bulunmaktadır. Papa, Atilla'yı geri dönmeye ikna ederek, italya'yı ve hristiyanlık dininin geleceğini kurtarmıştır.
https://masivaturk.com/pa...ayaklarina-kapandigi-turk
---spoiler---
görsel
452 tarihinde Papa I. Leo, Hun imparatoru Attila'yı Doğu Avrupa'yı işgal etmemesi için ikna etmiştir. Ancak, bunun karşılığında Hunlara çok fazla değerli eşya vermiştir. Attila, bu hazineleri Hun himayesindeki evlenen genç kızlara çeyiz olarak hediye verildiğine dair belgeler vardır.
https://tr.m.wikipedia.or...%20belgeler%20vard%C4%B1r.
Evet hayatı okunmaya değer bir hükümdar Atilla.
---spoiler---
Tanrının Kırbacı Atilla
"Atımın ayak bastığı her yer toprağımdır" diyecek kadar kendine güvenen bir lider. Dünyanın en büyük askeri dehalarından sayılan bir hükümdar: Atilla. Atilla, Volga nehri kıyısında 395 yılında dünyaya geldi. Babası 13 yaşında öldükten sonra amcası onu bozkırda tek başına yaşarken buldu ve himayesine aldı. Gençliğini amcasının yanında devlet işlerine ve savaşlarda geçirerek tecrübelendi. Daha sonra amcasyıla beraber kavimler göçüne katılarak, Orta Asya'nın bozkırından italya'ya kadar ilerlediler. Amcası Rua'nın hükümdarlığı döneminde Batı Roma imparatorluğu ile Hunlar ittifak halindeydi. Bu yüzden Atilla, bir dönem Roma'da yaşamış ve böylelikle ileride düşmanı olacak bu insanları yakından gözleme imkânı bulmuştu. 434 yılında amcasının ölümüyle, Atilla ve kardeşi Bleda iki hükümdar olarak tahta geçtiler. 5 yıl boyunca Orta Asya'nın bir bölümü, Karadeniz'in kuzeyi ve Avrupa'nın bir kısmını içine alan topraklarında kendilerine isyan eden veya boyundurluğu kabul etmeyen kabileleri dize getirdiler. BU 5 yılın sonunda Vizigotlar, Vandallar, Tursulingler ve Cermenler gibi pek çok savaşçı kavmi tek bayrak altında birleştirmeyi başardılar.
Bir yandanda zayıf Bizans'ın kendisine karşı hata yapmasını bekliyordu. Bir süre sonra beklenen hata gerçekleşti ve Margos şehrindeki eski Hun mezarları talan edildi. Bunu duyan Atilla, "atalarımın ruhlarını rahatsız ettiniz" diyerek ordusuyla yola çıktı ve Margos şehrini yerle bir etti. Bizans imparatoru II. Theodosius, bu durum karşısında savaş istemedi. Atilla'nın şartlarını kabul ederek olayı kapattı. Bu olaylardan sonra herkes Bizans imparatorluğu'nun Hunlara dayanamayacak güçte olduğunu görmüş oldu. Avrupa'nın kullandığı silahlara göre çok daha ileri seviyede olan Hun ordusu, 2 yıl sonra büyük bir sefere çıktı. Her savaşta kale surlarının arkasına saklanan ve savunma yapan Avrupalılara karşı Atilla'nın yeni silahları vardı. Atilla ve Bleda, mancınıklar, kuleler ve büyük koçbaşları ile dört bir yandan balkanlara girdi. Niş (Sırbistan), Sofya (Bulgaristan), Filibe (Bulgaristan) ve Lüleburgaz (Türkiye) şehirleri çok kısa bir zamanda harap edildi.
Atilla bir askerdi ve tüm dünyayı fethetmek istiyordu. Ama kardeşi Bleda savaş yanlısı değildi ve Atilla'yı her zaman kısıtlıyordu. Bu sefer sırasında Atilla ile Bleda'nın arası bozuldu. Kısa bir süre sonrada Bleda çadırında hançerlenmiş bir şekilde ölü bulundu. Bazı tarihçiler bunu Atilla'nın yaptığını söylese de gerçek hiçbir zaman öğrenilemedi. Atilla artık tek hükümdardı ve askerlerinin ona güveni tamdı. Kardeşinin ölümünden sonra hiç beklemeden Bizans'ın üstüne yürüdü. Gerçekleşen meydan savaşında Hun atlıları Bizans askerlerinin üstünden geçti. Atilla orduyu iki kola ayırarak savunmasız Bizans topraklarına girdi. Bir kolu Yunanistan tarafına göndererek, Mora yarımadasını fethetti. Kendisi ise Bizans'ın başkenti Kostantiniyye'ye yürüdü. Atilla bugünkü Büyükçekmece'ye kadar gelince, Kostantiniyye gidecek korkusuyla Bizans'ın paçaları tutuştu ve anlaşma istedi. Bizans çok ağır koşullarda bir anlaşma imzaladı. Tarihçilerin yazdıklarına göre Atilla'nın istediği vergiyi verebilmek için Bizans imparatorluğu pek çok asilzadenin servetine el koymuş, halk isyan etmiş ve ekonominin çökmesinden dolayı birçok insan ölmüş veya intihar etmiştir. Bu olaydan sonra Bizans tamamen itaat altına alınmış ve sıra Batı Roma imparatorluğuna gelmişti. Tüm bunlar olurken Atilla için ilginç bir gelişme oldu. Batı Roma imparatoru III. Valentinianus'un kız kardeşi Justa Grata Honoria gizlice Atilla'ya bir yüzük göndererek kendisiyle evlenmek istediğini söylemişti. Atilla ise bu teklifi kabul etti ama III. Valentinianus'dan çeyiz olarak imparatorluğun yarısını istedi. imparator bunu reddetti ve savaş patlak verdi. 20 Haziran 451 günü Katolon ovasında 2 ordu karşı karşıya geldi. 24 saat süren savaşın sonunda iki tarafta çok büyük kayıplar verse de, bozguna uğrayan ve tamamen dağılan taraf Roma ordusu oldu. Herkes Atilla'nın kaçan Roma ordusunu takip etmesini beklerken, o tüm ordusuyla Alp dağlarını aşarken italya'nın kalbine, savunmasız Roma'ya doğru ilerlemeye başladı. Yol üstünde kendisine direnen pek çok şehri harabeye çevirdi. Ama Atilla sözüne sadık bir hükümdardı. Direnmeden teslim olan Milan ve Pavia gibi şehirlerde, söz verdiği gibi kan dökmeden ayrıldı. Atilla aman dileyene dokunmuyordu. Fakat karşısında kılıç çekene de hiç acımıyordu. Tüm italya dehşet içerisindeydi. Herkes "Hunlar geliyor" diyerek köylerini bırakıp kaçıyorlardı. Batı Roma imparatoru III. Valentinianus, Bizans imparatorluğu'ndan, Atilla'ya düşman kabilelerden, herkesten yardım talep etmesine rağmen Atilla korkusundan hiç kimse gelmedi. Artık Batı Roma yalnızdı. Senatörler, savaşmadan teslim olan şehirlere dokunmadığını hatırlatarak merhamet istemek gerektiği kararına vardılar. Papa I. Leon önderliğinde Atilla'nın ayağına gidecek ve merhamet dileyecek bir heyet hazırlanarak yüklü miktarda altınla birlikte yola çıktı. Atilla'nın yanına vardıklarında ne konuştukları hakkında herhangi bir yazılı belge bulunmasa da, neticede Romalılar bağışlanmak için yalvarmışlardı. O gün orada yapılan görüşmeyi anlatmak için yapılan çizimlerde, Papa Leon'un Atilla'nın önünde diz çökmüş ve ayaklarına kapanmış şekilde tasvirleri de bulunmaktadır. Papa, Atilla'yı geri dönmeye ikna ederek, italya'yı ve hristiyanlık dininin geleceğini kurtarmıştır.
https://masivaturk.com/pa...ayaklarina-kapandigi-turk
---spoiler---
görsel
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar