bugün
- hangi tatlısınız10
- sözlük gıybeti13
- gunluklerim aylik olmus11
- geceye bir tespit bırak5
- napıyorsunuz5
- arkadaşlar ben sapık mıyım3
- arkadaşlar naber ya8
- yazarların kötü alışkanlıkları3
- kapatıcı kullanılmayan gün12
- geceye acı ama gerçek bir cümle bırak18
- fatma betül sayan kaya44
- sigara yasağı2
- yıllar önce girdiğiniz entrynin oylanması4
- yazarların güncel flört listesi7
- sözlük yazarlarının pudingleri5
- dizilerdeki çabalayan yakışıklı erkekler2
- en toksik ilişkilerdeki seksin6
- sözlük yazarlarının istediği çocuk sayısı2
- akp seçmeni16
- 4 ekim 2026 hollanda sırbistan maçı3
- takıntılı birisi olmak4
- flört etmeyen erkek2
- toksik insan4
- mesajlaşırken btw yazmak9
- bmw2
- hangi aktörle aynı filmde oynamak isterdiniz8
- ana avrat düz gitmenin çok safe hissettirmesi2
- eşkıya dünyaya hükümdar olmaz4
- anın görüntüsü20
- sadelikten yana olmak2
- diamond temanın çocuğu3
- günah olmasa ilk ne yapardınız2
- 195 cm geniş omuzlu hayvan gibi herif7
- hazar ergüçlü2
- arkadaşlar ben neden sallanmadım8
- renault3
- hobi olarak seks yapmak5
- kia2
- citroen2
- yazarların sıkıldıklarında yaptıkları şeyler8
- sevilen kızın zorul zorul osurması5
- göz teması kuramama9
- sıcak su torbası ile düzeyli ilişki yaşamak2
- gecenin karadeniz türküsü3
- tarihteki katliam ve soykırım listesi3
- kürtlerin başarılı olduğu konular8
- memesiz kadın6
- saklama kabında sarma yapıp getiren oğlan5
- dünyanın en ucuz benzini türkiye de7
- river phoenix3
31 Temmuz 1959 tarihinde Türkiye'nin Avrupa Ekonomik Topluluğu'na üyelik başvurusu ile başlayan Türkiye-AB ilişkilerinde, 6 Mart 1995 tarihinde imzalanan Gümrük Birliği Antlaşması, AB tarihinde en büyük istisnalardan biri olmuştur. Zira o dönemde AB'ye üye olmayıp gümrük birliğine dahil olan tek üye Türkiye olmuştur. Yani bazı kesimlerin deyişiyle Türkiye, AB'nin pazarı olmuştur.
Aslında Türkiye'nin bu topluluğa dahil olamamasında ekonomik faktorler büyük bir etken olabilir. Ama bu ifade sorunun çözümünde eksik kalacaktır. Çünkü Türkiye'den ekonomik anlamda daha zor durumda olan ve Türkiye'nin üyelik başvurusundan çok sonra başvurularda bulunan ülkeler üye olmasına rağmen AB; "Türkiye için katılım süreci", "fasılalar" gibi safhalarla durumu daha sıkıntılı bir hale taşımaktadır. Zaten 2016 yılında Avrupa Parlementosu'nun isteği doğrultusunda üyelik süreci dondurulmuş vaziyettedir.
Böyle olmakla beraber, AB'nin Türkiye'yi kendi içerisinde kabul etmemesindeki yegane sebepler kültürel faktörler olduğu kadar nüfusu da söylenebilir. Zira gümrük birliği imzalandığı vakit Türkiye topluluğa girmiş olsaydı, nüfusuna ve TBMM'deki mebus sayısına oranla, Avrupa Parlamentosu'nda Fransa'dan sonra en çok azâ bulundurabilecek ülke konumunda olacaktı. Haliyle AB' nin kaderini tayin edecekti. Bu durum da üye ülkeleri endişelendirmiş olmalıdır.
Ama geldiğimiz noktada gümrük birliğinin Turkiye'yi AB'nin pazarı haline getirmesi ekonomik sorunları çözmek yerine daha da sıkıntılı bir duruma sokmuştur. Nitekim 2000 krizi de bununla ilişkilendirilebilir. Nitekim ülkeye 1980'lerden itibaren gelen teknolojik ürünlerde AB'ye üyelik sürecinde bu antlaşma önemli bir anlam içermekle beraber, emperyalist firmaların yerli müteşebbisi ezmesi gelişen Türkiye'yi antlaşmanın ilk yıllarında zorlamıştır. Günümüzde bu durum eskiye nazaran aşılmış gibi görünüyor olsada, antlaşmanın geçerli olması ve ülkedeki ekonomik sorunlar, 2000'deki krize benzer yeni bir ekonomik buhrana şahit olmamızda önemli etkenlerin başında gelmektedir.
Aslında Türkiye'nin bu topluluğa dahil olamamasında ekonomik faktorler büyük bir etken olabilir. Ama bu ifade sorunun çözümünde eksik kalacaktır. Çünkü Türkiye'den ekonomik anlamda daha zor durumda olan ve Türkiye'nin üyelik başvurusundan çok sonra başvurularda bulunan ülkeler üye olmasına rağmen AB; "Türkiye için katılım süreci", "fasılalar" gibi safhalarla durumu daha sıkıntılı bir hale taşımaktadır. Zaten 2016 yılında Avrupa Parlementosu'nun isteği doğrultusunda üyelik süreci dondurulmuş vaziyettedir.
Böyle olmakla beraber, AB'nin Türkiye'yi kendi içerisinde kabul etmemesindeki yegane sebepler kültürel faktörler olduğu kadar nüfusu da söylenebilir. Zira gümrük birliği imzalandığı vakit Türkiye topluluğa girmiş olsaydı, nüfusuna ve TBMM'deki mebus sayısına oranla, Avrupa Parlamentosu'nda Fransa'dan sonra en çok azâ bulundurabilecek ülke konumunda olacaktı. Haliyle AB' nin kaderini tayin edecekti. Bu durum da üye ülkeleri endişelendirmiş olmalıdır.
Ama geldiğimiz noktada gümrük birliğinin Turkiye'yi AB'nin pazarı haline getirmesi ekonomik sorunları çözmek yerine daha da sıkıntılı bir duruma sokmuştur. Nitekim 2000 krizi de bununla ilişkilendirilebilir. Nitekim ülkeye 1980'lerden itibaren gelen teknolojik ürünlerde AB'ye üyelik sürecinde bu antlaşma önemli bir anlam içermekle beraber, emperyalist firmaların yerli müteşebbisi ezmesi gelişen Türkiye'yi antlaşmanın ilk yıllarında zorlamıştır. Günümüzde bu durum eskiye nazaran aşılmış gibi görünüyor olsada, antlaşmanın geçerli olması ve ülkedeki ekonomik sorunlar, 2000'deki krize benzer yeni bir ekonomik buhrana şahit olmamızda önemli etkenlerin başında gelmektedir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar