bugün
- sözlükte tanıdığınız en iyi kişi10
- müzik2
- nasıl birisiniz9
- bir erkeğe yapılabilecek en iyi iltifat10
- hiç olmayacak bir insana aşık olmak4
- kendinizde değiştirmek istediğiniz şeyler7
- sözlük gıybeti12
- benim açık oylarım görünüyor mu3
- bu saatte uyumayan yazarlar ne yapıyor3
- güney amerika3
- napıyorsunuz9
- hangi tatlısınız10
- gece otobüsle yolculuk yapmak3
- dokunulmasından hoşlanmadığınız yerleriniz7
- orhan gencebay2
- uruguay2
- kız kardeşlerim6
- fatma betül sayan kaya44
- sözlük erkeklerinin kaslı ve damarlı kolları4
- kapatıcı kullanılmayan gün12
- üniversiteye gitme nedeni5
- dünyanın en yakışıklı erkekleri listesi7
- para2
- gunluklerim aylik olmus11
- dünya4
- akp seçmeni16
- protect me and guide me2
- anın görüntüsü20
- arkadaşlar naber ya8
- ok mesajına cevap veren erkek6
- sevdiğiniz kişinin sakızını çiğner misiniz5
- mesajlaşırken btw yazmak9
- 5 ekim 2026 italya türkiye maçı2
- 5 ekim 20264
- geceye acı ama gerçek bir cümle bırak18
- geceye bir tespit bırak5
- asrın soygunu13
- atlas okyanusu2
- yazarların güncel flört listesi7
- the merich7
- tevratta anlatılan ensest ilişki13
- 195 cm geniş omuzlu hayvan gibi herif7
- yazarların sıkıldıklarında yaptıkları şeyler8
- en toksik ilişkilerdeki seksin6
- brezilya3
- futbol20
- iyi niyetli olmak3
- çok kötüyüm arkadaşlar4
- arkadaşlar ben neden sallanmadım7
- uefa uluslar ligi14
31 Temmuz 1959 tarihinde Türkiye'nin Avrupa Ekonomik Topluluğu'na üyelik başvurusu ile başlayan Türkiye-AB ilişkilerinde, 6 Mart 1995 tarihinde imzalanan Gümrük Birliği Antlaşması, AB tarihinde en büyük istisnalardan biri olmuştur. Zira o dönemde AB'ye üye olmayıp gümrük birliğine dahil olan tek üye Türkiye olmuştur. Yani bazı kesimlerin deyişiyle Türkiye, AB'nin pazarı olmuştur.
Aslında Türkiye'nin bu topluluğa dahil olamamasında ekonomik faktorler büyük bir etken olabilir. Ama bu ifade sorunun çözümünde eksik kalacaktır. Çünkü Türkiye'den ekonomik anlamda daha zor durumda olan ve Türkiye'nin üyelik başvurusundan çok sonra başvurularda bulunan ülkeler üye olmasına rağmen AB; "Türkiye için katılım süreci", "fasılalar" gibi safhalarla durumu daha sıkıntılı bir hale taşımaktadır. Zaten 2016 yılında Avrupa Parlementosu'nun isteği doğrultusunda üyelik süreci dondurulmuş vaziyettedir.
Böyle olmakla beraber, AB'nin Türkiye'yi kendi içerisinde kabul etmemesindeki yegane sebepler kültürel faktörler olduğu kadar nüfusu da söylenebilir. Zira gümrük birliği imzalandığı vakit Türkiye topluluğa girmiş olsaydı, nüfusuna ve TBMM'deki mebus sayısına oranla, Avrupa Parlamentosu'nda Fransa'dan sonra en çok azâ bulundurabilecek ülke konumunda olacaktı. Haliyle AB' nin kaderini tayin edecekti. Bu durum da üye ülkeleri endişelendirmiş olmalıdır.
Ama geldiğimiz noktada gümrük birliğinin Turkiye'yi AB'nin pazarı haline getirmesi ekonomik sorunları çözmek yerine daha da sıkıntılı bir duruma sokmuştur. Nitekim 2000 krizi de bununla ilişkilendirilebilir. Nitekim ülkeye 1980'lerden itibaren gelen teknolojik ürünlerde AB'ye üyelik sürecinde bu antlaşma önemli bir anlam içermekle beraber, emperyalist firmaların yerli müteşebbisi ezmesi gelişen Türkiye'yi antlaşmanın ilk yıllarında zorlamıştır. Günümüzde bu durum eskiye nazaran aşılmış gibi görünüyor olsada, antlaşmanın geçerli olması ve ülkedeki ekonomik sorunlar, 2000'deki krize benzer yeni bir ekonomik buhrana şahit olmamızda önemli etkenlerin başında gelmektedir.
Aslında Türkiye'nin bu topluluğa dahil olamamasında ekonomik faktorler büyük bir etken olabilir. Ama bu ifade sorunun çözümünde eksik kalacaktır. Çünkü Türkiye'den ekonomik anlamda daha zor durumda olan ve Türkiye'nin üyelik başvurusundan çok sonra başvurularda bulunan ülkeler üye olmasına rağmen AB; "Türkiye için katılım süreci", "fasılalar" gibi safhalarla durumu daha sıkıntılı bir hale taşımaktadır. Zaten 2016 yılında Avrupa Parlementosu'nun isteği doğrultusunda üyelik süreci dondurulmuş vaziyettedir.
Böyle olmakla beraber, AB'nin Türkiye'yi kendi içerisinde kabul etmemesindeki yegane sebepler kültürel faktörler olduğu kadar nüfusu da söylenebilir. Zira gümrük birliği imzalandığı vakit Türkiye topluluğa girmiş olsaydı, nüfusuna ve TBMM'deki mebus sayısına oranla, Avrupa Parlamentosu'nda Fransa'dan sonra en çok azâ bulundurabilecek ülke konumunda olacaktı. Haliyle AB' nin kaderini tayin edecekti. Bu durum da üye ülkeleri endişelendirmiş olmalıdır.
Ama geldiğimiz noktada gümrük birliğinin Turkiye'yi AB'nin pazarı haline getirmesi ekonomik sorunları çözmek yerine daha da sıkıntılı bir duruma sokmuştur. Nitekim 2000 krizi de bununla ilişkilendirilebilir. Nitekim ülkeye 1980'lerden itibaren gelen teknolojik ürünlerde AB'ye üyelik sürecinde bu antlaşma önemli bir anlam içermekle beraber, emperyalist firmaların yerli müteşebbisi ezmesi gelişen Türkiye'yi antlaşmanın ilk yıllarında zorlamıştır. Günümüzde bu durum eskiye nazaran aşılmış gibi görünüyor olsada, antlaşmanın geçerli olması ve ülkedeki ekonomik sorunlar, 2000'deki krize benzer yeni bir ekonomik buhrana şahit olmamızda önemli etkenlerin başında gelmektedir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar