bugün
- bik bik abla vs vurduranlar10
- ayda 589 bin tl götüme sokuyorum iyi mi yapıyorum6
- erectoton7
- arkadaşlar böyle biri beni takip etmeye başladı5
- arkadaşlar makarna yapamıyorum5
- her 3 kadından 1 inin bedava yemek için buluşması6
- müfredattan felsefe dersinin çıkarılması12
- deniz göktaş'ın babasının thko mensubu olması8
- diamond bosphorus13
- ali hamaney'in cenaze töreni3
- durduk yere size kafayı takan yazarlar6
- arkadaşlar pilav yapamıyorum3
- 1 milyon verseler sözlük hesabınızı satar mısınız8
- tai lung31
- sgk'nın gözlük camı için 130 tl karşılaması5
- iremga9
- gocu9
- motor inecek abi4
- sözlük yazarlarının hamburgerci kombini2
- sözlüğün mal dolması5
- düğmeye basıldı yakında çaylak olacakmışım3
- metro 20333
- 6 temmuz 2026 portekiz ispanya maçı4
- gizli artı vermek5
- deniz göktaş31
- çok yorgun olmak2
- ismet gey biraderin madam hanım olması hedesi2
- bütün biraderlere hükmeden birader3
- 4 temmuz 2026 arjantin yeşil burun adaları maçı5
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği27
- sözlükte seviye ve üslup yoksunu yazarlar7
- mony tontana4
- 7 temmuz 2026 isviçre kolombiya maçı4
- 7 temmuz 2026 arjantin mısır maçı4
- diamond bohsporus gayi2
- kemal kılıçdaroğlu14
- kadın siniri5
- ciddi ciddi aşure seven insan6
- ömründe hiç büyük musibetle imtihan edilmemiş tip6
- bu sözlüğe son ihtarımdır2
- dine hakaretin ifade özgürlüğü olup olmadığı8
- bir demlik kahve içmek3
- vajinayla ilgili 4 sayfa yazı yazan erkek3
- araya adam sokup yazar banlatmak4
- erkekler pipilerini birbirlerine gösteriyor mu14
- yaş ilerledikçe fark edilen şey5
- cumhuriyetin halka sorulmadan getirilmesi27
- yargıtay'ın pislik sözcüğünü hakaret saymaması3
- aç yatıyorum8
- 6 temmuz 2026 meksika ingiltere maçı3
31 Temmuz 1959 tarihinde Türkiye'nin Avrupa Ekonomik Topluluğu'na üyelik başvurusu ile başlayan Türkiye-AB ilişkilerinde, 6 Mart 1995 tarihinde imzalanan Gümrük Birliği Antlaşması, AB tarihinde en büyük istisnalardan biri olmuştur. Zira o dönemde AB'ye üye olmayıp gümrük birliğine dahil olan tek üye Türkiye olmuştur. Yani bazı kesimlerin deyişiyle Türkiye, AB'nin pazarı olmuştur.
Aslında Türkiye'nin bu topluluğa dahil olamamasında ekonomik faktorler büyük bir etken olabilir. Ama bu ifade sorunun çözümünde eksik kalacaktır. Çünkü Türkiye'den ekonomik anlamda daha zor durumda olan ve Türkiye'nin üyelik başvurusundan çok sonra başvurularda bulunan ülkeler üye olmasına rağmen AB; "Türkiye için katılım süreci", "fasılalar" gibi safhalarla durumu daha sıkıntılı bir hale taşımaktadır. Zaten 2016 yılında Avrupa Parlementosu'nun isteği doğrultusunda üyelik süreci dondurulmuş vaziyettedir.
Böyle olmakla beraber, AB'nin Türkiye'yi kendi içerisinde kabul etmemesindeki yegane sebepler kültürel faktörler olduğu kadar nüfusu da söylenebilir. Zira gümrük birliği imzalandığı vakit Türkiye topluluğa girmiş olsaydı, nüfusuna ve TBMM'deki mebus sayısına oranla, Avrupa Parlamentosu'nda Fransa'dan sonra en çok azâ bulundurabilecek ülke konumunda olacaktı. Haliyle AB' nin kaderini tayin edecekti. Bu durum da üye ülkeleri endişelendirmiş olmalıdır.
Ama geldiğimiz noktada gümrük birliğinin Turkiye'yi AB'nin pazarı haline getirmesi ekonomik sorunları çözmek yerine daha da sıkıntılı bir duruma sokmuştur. Nitekim 2000 krizi de bununla ilişkilendirilebilir. Nitekim ülkeye 1980'lerden itibaren gelen teknolojik ürünlerde AB'ye üyelik sürecinde bu antlaşma önemli bir anlam içermekle beraber, emperyalist firmaların yerli müteşebbisi ezmesi gelişen Türkiye'yi antlaşmanın ilk yıllarında zorlamıştır. Günümüzde bu durum eskiye nazaran aşılmış gibi görünüyor olsada, antlaşmanın geçerli olması ve ülkedeki ekonomik sorunlar, 2000'deki krize benzer yeni bir ekonomik buhrana şahit olmamızda önemli etkenlerin başında gelmektedir.
Aslında Türkiye'nin bu topluluğa dahil olamamasında ekonomik faktorler büyük bir etken olabilir. Ama bu ifade sorunun çözümünde eksik kalacaktır. Çünkü Türkiye'den ekonomik anlamda daha zor durumda olan ve Türkiye'nin üyelik başvurusundan çok sonra başvurularda bulunan ülkeler üye olmasına rağmen AB; "Türkiye için katılım süreci", "fasılalar" gibi safhalarla durumu daha sıkıntılı bir hale taşımaktadır. Zaten 2016 yılında Avrupa Parlementosu'nun isteği doğrultusunda üyelik süreci dondurulmuş vaziyettedir.
Böyle olmakla beraber, AB'nin Türkiye'yi kendi içerisinde kabul etmemesindeki yegane sebepler kültürel faktörler olduğu kadar nüfusu da söylenebilir. Zira gümrük birliği imzalandığı vakit Türkiye topluluğa girmiş olsaydı, nüfusuna ve TBMM'deki mebus sayısına oranla, Avrupa Parlamentosu'nda Fransa'dan sonra en çok azâ bulundurabilecek ülke konumunda olacaktı. Haliyle AB' nin kaderini tayin edecekti. Bu durum da üye ülkeleri endişelendirmiş olmalıdır.
Ama geldiğimiz noktada gümrük birliğinin Turkiye'yi AB'nin pazarı haline getirmesi ekonomik sorunları çözmek yerine daha da sıkıntılı bir duruma sokmuştur. Nitekim 2000 krizi de bununla ilişkilendirilebilir. Nitekim ülkeye 1980'lerden itibaren gelen teknolojik ürünlerde AB'ye üyelik sürecinde bu antlaşma önemli bir anlam içermekle beraber, emperyalist firmaların yerli müteşebbisi ezmesi gelişen Türkiye'yi antlaşmanın ilk yıllarında zorlamıştır. Günümüzde bu durum eskiye nazaran aşılmış gibi görünüyor olsada, antlaşmanın geçerli olması ve ülkedeki ekonomik sorunlar, 2000'deki krize benzer yeni bir ekonomik buhrana şahit olmamızda önemli etkenlerin başında gelmektedir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar