bugün
- 14 ağustos 2026 galatasaray çorumspor maçı20
- 14 ağustos 2026 galatasaray çorum fk maçı6
- chplilerin camileri ahıra çevirmesi21
- dusan vlahovic9
- damarsız tüysüz manisa yaprağı26
- lamba2
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler24
- hazırız ve kararlıyız hedef 20712
- tayt giyen kevaşeyi götten sikmek8
- mansur yavaş'ın iyi parti'ye geçmesi15
- zallın 1 aylık kazancını yazarlarına dağıtma planı5
- iremga32
- sözlükte elit zevkleri olan insan olmaması34
- monica bellucci bakışı4
- mehdi saçmalığı ile kandırılan milyonlar9
- distopik film önerisi6
- aşkım sakso ne demek diye soran kız4
- mehdi nereye inecek sorunsalı10
- recep tayyip erdoğan'ın kazanmasının asıl nedeni16
- beni biraz da şu tarafa doğru sev3
- galatasaray12
- umreye gidene ve gelene ne denir7
- velvet15
- victor osimhen14
- sözlükte iki gündür dönen erkek memesi muhabbeti8
- anın görüntüsü31
- sözlükte marka olmak11
- yağmur yağdıktan sonra oluşan koku6
- kedi tekmelemek11
- aykolik'in her gün mastürbasyon yapması29
- discordçu iki arkadaşa rastlamak3
- sebahattin şirin21
- ishal olmak5
- galatahahahahahaha3
- uludağ sözlük evreni9
- z kuşağı3
- bir bela geliyor8
- biranın üstüne rakı içmek2
- yandım çavuş ayranı3
- haftanın gammazları listesi25
- dursun özbek3
- süleymancılar14
- uludağ sözlük hacc organizasyonu5
- sözlük erkeklerinin göğüsleri19
- yemek yapmayı bilmeyen kadın17
- okan buruk'un şişirilmiş bir balon olması2
- alevi kızların alev alev yanması7
- doruk madencilik işçilerinin direnişi5
- yakışıklı seri katil4
- faiz yer misiniz ya da yiyor musunuz6
ilk izlediğim sırada, hint filmlerine bakışaçımı toptan değiştirmiş, 2006 yapımı sağlam bir aamir khan filmidir.
konusu, senaryonun içtenliği ve hikâyeye çeşitlilik katan ters köşeleri, onu diğer pembe aşk hint filmlerinden / dizilerinden ayırmaktadır.
kurgusu ve çekimleri de gayet başarılı buldum. ancak görsel efektler için aynı şeyleri söyleyemeyeceğim maalesef. özellikle o meşhur düşme sahnesinde ki (izleyenler anlayacaktır) çizgifilmsel animasyonla kendine kakır kakır güldürmüştür.
--spoiler--
ha bir de tek mermiyle helikopter düşme sahnesi var ki, tüm ülkelerce taktiri haketmektedir. neyse işin makarasını bir kenara bırakalım.
--spoiler--
hikâyeden fazla bahsetmeyeceğim, ancak genel konuya değinmek isterim. arkadaşlar film, kör iyi kalpli bir kadının görmediği, sadece ses tonundan iletişime girdiği, ve tensel temasta bulunabildiği bir adama aşık olmasını anlatıyor. bu konu kimisine klişe gelebilir, kimisine de vurucu bilmiyorum. ancak hikâye çeşitliliği çok fazla, ve film sadece aşk'ı anlatmıyor.
filmde çok fazla gereksiz müzikal sahneler vardı. ayrıca çoğunun da tarzımın olmadığı müziklerdi. ancak müzik konusunda şu olay çok dikkatimi çekti; yönetmen, filmde denklem çözümü tekniğini kullanmış. filmin final sahnesinde tam olarak çalan şarkıyı, ana kalıplarını ayırarak film boyunca dinletmiş. bu çok zekice bir tekniktir, ve her filmde kullanılmaz. bu tekniğin olayı da şudur; bu bahsedilen müziğin (bkz: mere haath mein) film boyunca bazı sahnelerde anaritmin farklı versiyonları, veya da tamamiyle anaritmi kısa bir şekilde dinletiliyor. beyniniz bu kalıpları algıladığında, bu kalıpların tamamını tahmin edip kendi çengelinde tam bir müzik oluşturmaya çalışır. sonra film bu şekilde devam ederken, sadece kalıpların bulunduğu sahnelerde değil, filmin tüm etkileyici sahnelerinde, eğer o kalıplar kulağınıza güzel geldiyse beyninizde film boyunca çalmaya devam eder. filmin finalinde ise, o şarkı tamamiyle aktığında beyninizin tahmin etmeye çalıştığı ritimleri bir anda algılayıverince, beyniniz yüksek dozda dopamin salgılar. bu da film seyir zevkinizi ve müzik kulağınızı arşa ulaştırır. bu film, bunu tek bir soundtrack ile başarmaktadır. müzik konusunda kesinlikle çok başarılı, taktir ediyorum yönetmeni ve şarkı sahiplerini.
onun dışında oyunculuklar çok başarılıydı. özellikle başroldeki kadının mimiklerine her izlediğimde tutulurum. (bkz: kajol) çok doğal bir oyunculuğu var. suratına baktığınızda hikâyenin çarpıcılığını net bir şekilde hissedebiliyorsunuz. aamir khan için pek fazla yorum yapmaya gerek yok, herif kültleşmiş, kendini kanıtlamış zaten.
süresi, birçok hint filmi gibi aşırı uzun. garip bir şekilde filmin genelini sıkılmadan izleyebiliyorsunuz, ancak böyle bir hikâyeyi anlatmak için de 3 saatlik devasa bir zamana ihtiyacınız yok be kardeşim. zaten eminim ki, bu 3 saatlik kısmın 1 saati müzikal ve dans sahneleriyle geçmiştir. kodamanların zamanı kısıtlı, o yüzden bol zaman bulamadıkça izlemelerini tavsiye etmiyorum. izlenmeye değer, ancak çok zamanınızı alır. ben o zamanlarda işsizdim, bol bol vaktim vardı.
başka da aklıma söylecek bişi gelmiyor. güzel filmdir, izletin ve izleyin.
not: filmi 2017 yılında izlemiştim, ancak son zamanlarda tekrar izlediğimde bir süzgeçten geçirmeye karar verdim.
konusu, senaryonun içtenliği ve hikâyeye çeşitlilik katan ters köşeleri, onu diğer pembe aşk hint filmlerinden / dizilerinden ayırmaktadır.
kurgusu ve çekimleri de gayet başarılı buldum. ancak görsel efektler için aynı şeyleri söyleyemeyeceğim maalesef. özellikle o meşhur düşme sahnesinde ki (izleyenler anlayacaktır) çizgifilmsel animasyonla kendine kakır kakır güldürmüştür.
--spoiler--
ha bir de tek mermiyle helikopter düşme sahnesi var ki, tüm ülkelerce taktiri haketmektedir. neyse işin makarasını bir kenara bırakalım.
--spoiler--
hikâyeden fazla bahsetmeyeceğim, ancak genel konuya değinmek isterim. arkadaşlar film, kör iyi kalpli bir kadının görmediği, sadece ses tonundan iletişime girdiği, ve tensel temasta bulunabildiği bir adama aşık olmasını anlatıyor. bu konu kimisine klişe gelebilir, kimisine de vurucu bilmiyorum. ancak hikâye çeşitliliği çok fazla, ve film sadece aşk'ı anlatmıyor.
filmde çok fazla gereksiz müzikal sahneler vardı. ayrıca çoğunun da tarzımın olmadığı müziklerdi. ancak müzik konusunda şu olay çok dikkatimi çekti; yönetmen, filmde denklem çözümü tekniğini kullanmış. filmin final sahnesinde tam olarak çalan şarkıyı, ana kalıplarını ayırarak film boyunca dinletmiş. bu çok zekice bir tekniktir, ve her filmde kullanılmaz. bu tekniğin olayı da şudur; bu bahsedilen müziğin (bkz: mere haath mein) film boyunca bazı sahnelerde anaritmin farklı versiyonları, veya da tamamiyle anaritmi kısa bir şekilde dinletiliyor. beyniniz bu kalıpları algıladığında, bu kalıpların tamamını tahmin edip kendi çengelinde tam bir müzik oluşturmaya çalışır. sonra film bu şekilde devam ederken, sadece kalıpların bulunduğu sahnelerde değil, filmin tüm etkileyici sahnelerinde, eğer o kalıplar kulağınıza güzel geldiyse beyninizde film boyunca çalmaya devam eder. filmin finalinde ise, o şarkı tamamiyle aktığında beyninizin tahmin etmeye çalıştığı ritimleri bir anda algılayıverince, beyniniz yüksek dozda dopamin salgılar. bu da film seyir zevkinizi ve müzik kulağınızı arşa ulaştırır. bu film, bunu tek bir soundtrack ile başarmaktadır. müzik konusunda kesinlikle çok başarılı, taktir ediyorum yönetmeni ve şarkı sahiplerini.
onun dışında oyunculuklar çok başarılıydı. özellikle başroldeki kadının mimiklerine her izlediğimde tutulurum. (bkz: kajol) çok doğal bir oyunculuğu var. suratına baktığınızda hikâyenin çarpıcılığını net bir şekilde hissedebiliyorsunuz. aamir khan için pek fazla yorum yapmaya gerek yok, herif kültleşmiş, kendini kanıtlamış zaten.
süresi, birçok hint filmi gibi aşırı uzun. garip bir şekilde filmin genelini sıkılmadan izleyebiliyorsunuz, ancak böyle bir hikâyeyi anlatmak için de 3 saatlik devasa bir zamana ihtiyacınız yok be kardeşim. zaten eminim ki, bu 3 saatlik kısmın 1 saati müzikal ve dans sahneleriyle geçmiştir. kodamanların zamanı kısıtlı, o yüzden bol zaman bulamadıkça izlemelerini tavsiye etmiyorum. izlenmeye değer, ancak çok zamanınızı alır. ben o zamanlarda işsizdim, bol bol vaktim vardı.
başka da aklıma söylecek bişi gelmiyor. güzel filmdir, izletin ve izleyin.
not: filmi 2017 yılında izlemiştim, ancak son zamanlarda tekrar izlediğimde bir süzgeçten geçirmeye karar verdim.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar