bugün
- gocu'nun debeye girmesi3
- çalışmak özgürlük müdür5
- cıvık çift5
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle17
- bir erkeği yakışıklı gösteren 3 şey6
- bu saatte yemek yemek4
- sebahattin şirin14
- blackberry7
- sözlükte kadın yazar olması5
- sözlük prenseslerinin fotoğrafları4
- canınız sıkılınca ne yapıyorsunuz4
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz4
- beşer esad kardeşi ve kuzeninin ölüm cezası3
- arkadaşlar ben şişman miyim4
- 1 milyon dolar ama sözlükte nude'un dolaşacak6
- vize dolandırıcılarına 6 ilde operasyon2
- sözlüğün en tipsiz kız yazarı8
- çerçeve yasa23
- mony tontana3
- ırkınızı seçme şansınız olsaydı7
- renault 92
- tenis oynayan erkek4
- esrar içip müzik eşliğinde sevişmek8
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler8
- hiçbir servet zamanı satın alamaz11
- ekşi sözlük referans18
- su tabancasından su içen çocuk4
- sözlüğün kapanması4
- kalp krizi8
- dümbük2
- sözlük yakışıklıların fotoğrafları9
- apo piçtir piç kalacak12
- anın görüntüsü15
- estetik ameliyat olan kişiyi ziyaret etmek3
- havanın bir milyon derece olması2
- burçlara inanmak3
- romelu lukaku7
- evleneceği kadının geçmişini merak etmeyen erkek2
- sanayi devrimi olmayaydı daha iyiydi aga2
- milliyetçi faşistlerin pkk biter korkusu12
- nokia 32102
- pipisiyle düşünenler buraya2
- malum takımın azalarak bitecek olması6
- profilini gizli tutma nedeni9
- eski türkiye5
- türk milletine kurulan pusu7
- beyaz atletle balkonda çay içme sezonunun açılması2
- karpuz yiyen erkek2
- z jenerasyonunun önceki nesilden az zekalı olması4
- allah'ın delili hazreti mehdi5
kitaplarının kalınlığını görüp "bu kadar uzun yazdıysa kesin saçmalamıştır" mantığındaki fikir yoksunu insanların anlamadan, anlamaya çalışmadan, anlayamayacaklarını zannederek hakkında saçma sapan çıkarımlara vardığı çağının ufku feylozoftur. "feylozoflar bugüne dek tarihi anlamaya çalıştılar, önemli olan onu değiştirmektir" demiş adamdır, zeki adamdır.
komünist ya da ismine ne derseniz deyin toplumsallığın bir modelden ziyade bir süreç olduğunun farkında olmasından daha ötesi, onu doğru bir şekilde, yani bu haliyle gösteren ilk düşün adamıdır. dialektik materyalizm tam da bunu anlatır, mevcut koşulların içinde evrilen yeni toplum nüvelerini anlatır.
17. yüzyıldan itibaren şekillenmiş ve bir kesimin dünyanın büyük bir bölümünün emeğini sömürmesi ile şekillenen kapitalizmin insanın toplumsallığına ne denli büyük bir ihanet olduğunu yazdıklarını okuyan birinin görmemesi imkânsızdır. "bireyi öldürüyor" denilerek fikirlerini "insan doğasına aykırı" bulan tiplerin insanların bir bölümü toplumsal kaynakların gereğinden fazla bölümünü iç ederken kitlelerin sefalet içinde sürüklenmesini, emeğin bir meta olarak kabulü ile insanın doğayı ve kendini şekillendirme yeteneğine en büyük ihanetin edildiğini görmemesi tuhaftır.
"dostlar arasında bunların lâfı olmaz" diyenlerin bile bütün insanları ortak olarak algılamaya vesile olan bu adamın fikirlerini değersizleştirme çabaları ise oldukça naiftir.
"insanın doğası" sömürüyü, katliamları, kana susamışlığı mı gerektirir ki marks'a bu denli öfke duyulur? marksizmi doktrinize etmiş ülkeler ve deneyler sadece bir süreçtir, bunu marksizm diye okumak ya da marks'ın bütün zamanların anlamını çzömüş olduğunu iddia etmek teolojiden başka nedir ki? marks'ın sunduğu bir anahtar, bir bakış açısıdır, uymadığı yerde değiştirmek insan yaratısının ve diğer düşünen insanların elindedir.
kapitalizmi insan doğası ile örtüştüren tiplerin 16. yüzyıla bir zaman makinası ile ışınlandıklarında feodal yapıyı insan doğası ile özdeşleştirecekleri aşikârdır, ama hayata diyalektik materyalizm ekseninde bakan birisi insanın ekonomik ve sosyal ilişkilerindeki temel çelişkilerin güç haline getirildiğini nasıl göremezler? hayata tutunmak için birilerinin kıçını yalamak zorunda bırakılan bizler için bunun insanın düşünsel kapasitesine haksızlık etmek olduğunu görmemek bize sunulan o iğrenç "besini" kanıksamış olmamız olabilir ancak.
insanlar eşittir, insanlar özgürdür ve özgürlükleri eyleyen olmalarıyla alâkalıdır. sscb'deki kimi yönleri oldukça başarısız yeni sınıflı yapıya bakıp marks'ı harcayanlar farklı kapitalizm örneklerinin ortak noktası olan kitlelerin sömürülmesini, kapitalizme içkin eşitsizliği nasıl görmeyebilirler tuhaf.
komünist ya da ismine ne derseniz deyin toplumsallığın bir modelden ziyade bir süreç olduğunun farkında olmasından daha ötesi, onu doğru bir şekilde, yani bu haliyle gösteren ilk düşün adamıdır. dialektik materyalizm tam da bunu anlatır, mevcut koşulların içinde evrilen yeni toplum nüvelerini anlatır.
17. yüzyıldan itibaren şekillenmiş ve bir kesimin dünyanın büyük bir bölümünün emeğini sömürmesi ile şekillenen kapitalizmin insanın toplumsallığına ne denli büyük bir ihanet olduğunu yazdıklarını okuyan birinin görmemesi imkânsızdır. "bireyi öldürüyor" denilerek fikirlerini "insan doğasına aykırı" bulan tiplerin insanların bir bölümü toplumsal kaynakların gereğinden fazla bölümünü iç ederken kitlelerin sefalet içinde sürüklenmesini, emeğin bir meta olarak kabulü ile insanın doğayı ve kendini şekillendirme yeteneğine en büyük ihanetin edildiğini görmemesi tuhaftır.
"dostlar arasında bunların lâfı olmaz" diyenlerin bile bütün insanları ortak olarak algılamaya vesile olan bu adamın fikirlerini değersizleştirme çabaları ise oldukça naiftir.
"insanın doğası" sömürüyü, katliamları, kana susamışlığı mı gerektirir ki marks'a bu denli öfke duyulur? marksizmi doktrinize etmiş ülkeler ve deneyler sadece bir süreçtir, bunu marksizm diye okumak ya da marks'ın bütün zamanların anlamını çzömüş olduğunu iddia etmek teolojiden başka nedir ki? marks'ın sunduğu bir anahtar, bir bakış açısıdır, uymadığı yerde değiştirmek insan yaratısının ve diğer düşünen insanların elindedir.
kapitalizmi insan doğası ile örtüştüren tiplerin 16. yüzyıla bir zaman makinası ile ışınlandıklarında feodal yapıyı insan doğası ile özdeşleştirecekleri aşikârdır, ama hayata diyalektik materyalizm ekseninde bakan birisi insanın ekonomik ve sosyal ilişkilerindeki temel çelişkilerin güç haline getirildiğini nasıl göremezler? hayata tutunmak için birilerinin kıçını yalamak zorunda bırakılan bizler için bunun insanın düşünsel kapasitesine haksızlık etmek olduğunu görmemek bize sunulan o iğrenç "besini" kanıksamış olmamız olabilir ancak.
insanlar eşittir, insanlar özgürdür ve özgürlükleri eyleyen olmalarıyla alâkalıdır. sscb'deki kimi yönleri oldukça başarısız yeni sınıflı yapıya bakıp marks'ı harcayanlar farklı kapitalizm örneklerinin ortak noktası olan kitlelerin sömürülmesini, kapitalizme içkin eşitsizliği nasıl görmeyebilirler tuhaf.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar