bugün
- muhallebici açıyoruz isim önerileri13
- karton toplayan çocuğa cin kabilesi göndermek4
- queen ravenna adlı yazar10
- 28 eylül 2026 türkiye italya maçı38
- ne kadar yaşlısın16
- 29 eylül 2026 mhk başkanı'nın gözaltına alınması8
- kendisiyle övünen insanlar12
- birinin seni hiçbir şey bilmiyor sanması3
- almancı mehdi3
- türkiye31
- nokia 3310 denince akla gelenler11
- futbol16
- trt tarafsız olmalı13
- italya15
- seni yok sayacaklar sen daha çok var olacaksın2
- fatma betül sayan kaya50
- saçmalamak2
- uefa uluslar ligi6
- istanbul şu an hafif yağmurlu 18 derece5
- geç kalmışlık hissi2
- abd'nin ırak'tan çekilmesi2
- gokyuzunun silinen rengi2
- ihtiyacı olmadığı halde alışveriş yapan insan4
- piyangosu bile şaibeli ülkede borsa oynamak2
- muhallebi kıvamı3
- leblebi kurabiyesi3
- asansör2
- yeni parti tüzüğü yerine 20 milyar doları konuşmak9
- asrın soygunu21
- allbea'ya albela diyen hadsiz3
- damla sakızlı muhallebi3
- rastgele bir yazar seçip sataşmak2
- özelden küfür eden sözlük kızı4
- kfc2
- fon olaylarında adı geçen şahıslar4
- ziyan2
- bu nasıl hava lan7
- rastgele yazarlara mesaj atıp küfretmek4
- yolda yürürken traverten görmek2
- nahl suresi 1 ayet2
- ismet gurbuz2
- eti üç harfli portakal jöleli bisküvi4
- nokia 6600 denince akla gelenler5
- teoman çamaşır3
- sevgili6
- frankyfourfingers4
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı19
- sonbahardaki yaprak dökülmesi3
- nahl suresi 10 ayet2
- sigara böreği5
kitaplarının kalınlığını görüp "bu kadar uzun yazdıysa kesin saçmalamıştır" mantığındaki fikir yoksunu insanların anlamadan, anlamaya çalışmadan, anlayamayacaklarını zannederek hakkında saçma sapan çıkarımlara vardığı çağının ufku feylozoftur. "feylozoflar bugüne dek tarihi anlamaya çalıştılar, önemli olan onu değiştirmektir" demiş adamdır, zeki adamdır.
komünist ya da ismine ne derseniz deyin toplumsallığın bir modelden ziyade bir süreç olduğunun farkında olmasından daha ötesi, onu doğru bir şekilde, yani bu haliyle gösteren ilk düşün adamıdır. dialektik materyalizm tam da bunu anlatır, mevcut koşulların içinde evrilen yeni toplum nüvelerini anlatır.
17. yüzyıldan itibaren şekillenmiş ve bir kesimin dünyanın büyük bir bölümünün emeğini sömürmesi ile şekillenen kapitalizmin insanın toplumsallığına ne denli büyük bir ihanet olduğunu yazdıklarını okuyan birinin görmemesi imkânsızdır. "bireyi öldürüyor" denilerek fikirlerini "insan doğasına aykırı" bulan tiplerin insanların bir bölümü toplumsal kaynakların gereğinden fazla bölümünü iç ederken kitlelerin sefalet içinde sürüklenmesini, emeğin bir meta olarak kabulü ile insanın doğayı ve kendini şekillendirme yeteneğine en büyük ihanetin edildiğini görmemesi tuhaftır.
"dostlar arasında bunların lâfı olmaz" diyenlerin bile bütün insanları ortak olarak algılamaya vesile olan bu adamın fikirlerini değersizleştirme çabaları ise oldukça naiftir.
"insanın doğası" sömürüyü, katliamları, kana susamışlığı mı gerektirir ki marks'a bu denli öfke duyulur? marksizmi doktrinize etmiş ülkeler ve deneyler sadece bir süreçtir, bunu marksizm diye okumak ya da marks'ın bütün zamanların anlamını çzömüş olduğunu iddia etmek teolojiden başka nedir ki? marks'ın sunduğu bir anahtar, bir bakış açısıdır, uymadığı yerde değiştirmek insan yaratısının ve diğer düşünen insanların elindedir.
kapitalizmi insan doğası ile örtüştüren tiplerin 16. yüzyıla bir zaman makinası ile ışınlandıklarında feodal yapıyı insan doğası ile özdeşleştirecekleri aşikârdır, ama hayata diyalektik materyalizm ekseninde bakan birisi insanın ekonomik ve sosyal ilişkilerindeki temel çelişkilerin güç haline getirildiğini nasıl göremezler? hayata tutunmak için birilerinin kıçını yalamak zorunda bırakılan bizler için bunun insanın düşünsel kapasitesine haksızlık etmek olduğunu görmemek bize sunulan o iğrenç "besini" kanıksamış olmamız olabilir ancak.
insanlar eşittir, insanlar özgürdür ve özgürlükleri eyleyen olmalarıyla alâkalıdır. sscb'deki kimi yönleri oldukça başarısız yeni sınıflı yapıya bakıp marks'ı harcayanlar farklı kapitalizm örneklerinin ortak noktası olan kitlelerin sömürülmesini, kapitalizme içkin eşitsizliği nasıl görmeyebilirler tuhaf.
komünist ya da ismine ne derseniz deyin toplumsallığın bir modelden ziyade bir süreç olduğunun farkında olmasından daha ötesi, onu doğru bir şekilde, yani bu haliyle gösteren ilk düşün adamıdır. dialektik materyalizm tam da bunu anlatır, mevcut koşulların içinde evrilen yeni toplum nüvelerini anlatır.
17. yüzyıldan itibaren şekillenmiş ve bir kesimin dünyanın büyük bir bölümünün emeğini sömürmesi ile şekillenen kapitalizmin insanın toplumsallığına ne denli büyük bir ihanet olduğunu yazdıklarını okuyan birinin görmemesi imkânsızdır. "bireyi öldürüyor" denilerek fikirlerini "insan doğasına aykırı" bulan tiplerin insanların bir bölümü toplumsal kaynakların gereğinden fazla bölümünü iç ederken kitlelerin sefalet içinde sürüklenmesini, emeğin bir meta olarak kabulü ile insanın doğayı ve kendini şekillendirme yeteneğine en büyük ihanetin edildiğini görmemesi tuhaftır.
"dostlar arasında bunların lâfı olmaz" diyenlerin bile bütün insanları ortak olarak algılamaya vesile olan bu adamın fikirlerini değersizleştirme çabaları ise oldukça naiftir.
"insanın doğası" sömürüyü, katliamları, kana susamışlığı mı gerektirir ki marks'a bu denli öfke duyulur? marksizmi doktrinize etmiş ülkeler ve deneyler sadece bir süreçtir, bunu marksizm diye okumak ya da marks'ın bütün zamanların anlamını çzömüş olduğunu iddia etmek teolojiden başka nedir ki? marks'ın sunduğu bir anahtar, bir bakış açısıdır, uymadığı yerde değiştirmek insan yaratısının ve diğer düşünen insanların elindedir.
kapitalizmi insan doğası ile örtüştüren tiplerin 16. yüzyıla bir zaman makinası ile ışınlandıklarında feodal yapıyı insan doğası ile özdeşleştirecekleri aşikârdır, ama hayata diyalektik materyalizm ekseninde bakan birisi insanın ekonomik ve sosyal ilişkilerindeki temel çelişkilerin güç haline getirildiğini nasıl göremezler? hayata tutunmak için birilerinin kıçını yalamak zorunda bırakılan bizler için bunun insanın düşünsel kapasitesine haksızlık etmek olduğunu görmemek bize sunulan o iğrenç "besini" kanıksamış olmamız olabilir ancak.
insanlar eşittir, insanlar özgürdür ve özgürlükleri eyleyen olmalarıyla alâkalıdır. sscb'deki kimi yönleri oldukça başarısız yeni sınıflı yapıya bakıp marks'ı harcayanlar farklı kapitalizm örneklerinin ortak noktası olan kitlelerin sömürülmesini, kapitalizme içkin eşitsizliği nasıl görmeyebilirler tuhaf.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar