bugün
- yemek yaparak sözlükten koca düşürmek15
- amedspor30
- bir sözlük yazarıyla şömine başında şarap içmek6
- sevgiliyle saatlerce telefonda konuşmak9
- şimdi ne yapsam acaba7
- sözlüğün en çok oylayan yazarı5
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı23
- manken gibi kadınla evlenmek5
- kim milyoner olmak ister5
- cumartesi gecesi4
- bu ne hal yahu9
- yarma şeftali7
- itici gelen davranışlar4
- 19 yaşındaki oğlum üvey annesiyle kaçtı10
- bugünlük bu kadar yeter sözlük3
- gençlerin iş arama paltformları3
- atalarınızdan duyulan şamanik bilgiler9
- 01100010 01100001 01101011 100110001 011011104
- kar soğuğu4
- bu sözlükte en büyük benim4
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim34
- soğuk gecelerde yatağı ısıtma sorunu7
- aleksey batrakov27
- sinsi dudak2
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak16
- akşama ne yemek yapsam10
- erdoğan'ın trump ile telefon görüşmesi4
- the merich'in mutfağına konuk olmak7
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı11
- bilecik3
- bik bik'in mutfağına konuk olmak18
- ağıza alınca rahatlatan şeyler10
- geceye bir şiir bırak5
- ismet özel der ki2
- fatma betül sayan kaya milletin nene hatunu dur15
- 4 çocuğunu bırakıp evli genç adama kaçan kadın5
- galatasaray7
- şeftalinin tüylerini jiletle almak5
- masaj salonu2
- izdivaç programları3
- bize ne sizin mutfağınızdan6
- sözlük üzerinden alınan son dm6
- ismet'in ilim fuarına katılması8
- kemal kılıçdaroğlu vs bülent ecevit9
- yemek fotoğrafıyla düşen erkek5
- sözlük yazarlarının şeftalileri5
- kumar oynamak2
- 900 lü hatlar2
- kaz eti2
- deveciolpeyy5
Fırtınalı bir gecenin derinlerinden göğü yaran bir çığlık düştü toprağa. Gözlerini zar zor aralıyordu. Kanla yıkanmış zemin arkadaşlarının umutlarına mezar olmuştu.
Surların içerisinde katledilen çocukları düşündü istemeden. Hayatını ortaya koyarak korumaya çalıştığı, onuruyla savaştığı toprakları kaybetmişlerdi. Bütün savunmaları yarılmış, kralının ve kraliçesinin başsız vücutları sokağa atılmıştı. Maria elbette kaçmamıştı, önce çocuklara son sütlerini içirmiş sonra da alınlarından öperek üzerlerini örtmüştü. Çocuklar hiçbir şeyden habersiz huzurlu bir şekilde son uykularına yatarken ne hissetmişlerdi tanrı bilir. Kendisi de yarısı bitmiş zehir şişesinden yudumlayıp evi ateşe vermişti çoktan. Bu barbarların vicdanına kalmaktansa huzurlu bir ölümü tercih etmişti elbette.
Acaba kendisinin bu savaş alanında son nefeslerini verirken hayal ettiği gibi o da kendisini hayal etmiş miydi? Birbirlerini ilk gördüklerinde beline uzanan dağınık ve kızıl saçlarının güzelliğini düşündüğü gibi o da onun genç ve heyecanlı çehresini düşünmüş müydü?
Göğsündeki cebinden ezilmiş karanfilini çıkardı. işler gerçekten kötüye giderse ve savaş meydanında ölürse, bir mezarı bile olmasa da, çiçeksiz kalsın istememişti Maria.
Ah onunla yaşlanabileceği uzun ve güzel bir ömür için neler vermezdi. Maria saçlarına aklar indiğinde ve her yeri kırış kırış olduğunda bile ülkenin en güzel kadını olacaktı, emindi. Peki ya iki güzel kızı yaşasalardı gençliklerinde nasıl görüneceklerdi?
Suratına inen her bir yağmur damlası yanında yatan dostunun bedeni kadar soğuktu. Ölümleriyle ona ait tüm anıların da silinmesine sebep olan sevdikleriyle beraber, dünyada kimse tarafından hatırlanmadan, bu toprakta kaybolup gidecekti.
Uzaklardan kopan bir gök gürültüsünü hayal meyal duydu. Acısını hissetmemeye başladığında ölüm rüyaya dalmaya benziyordu belli ki. Tüm sesler ve şekiller buğulanmıştı.
Keşke ölmeden önce son kez güzel yıldızları görebilseydi. Keşke Maria'ya söz verdiği o pikniğe gidebilmiş olsalardı. Keşke kendi yağında kavrulan bir çiftçi olsaydı da çıktığı yıllar süren seferlerinde büyük kızının da küçük kızının da ilk kelimelerini kaçırmış olmasaydı. Keşke hayata daha fazla iz bıraksaydı.
Keşke...
Surların içerisinde katledilen çocukları düşündü istemeden. Hayatını ortaya koyarak korumaya çalıştığı, onuruyla savaştığı toprakları kaybetmişlerdi. Bütün savunmaları yarılmış, kralının ve kraliçesinin başsız vücutları sokağa atılmıştı. Maria elbette kaçmamıştı, önce çocuklara son sütlerini içirmiş sonra da alınlarından öperek üzerlerini örtmüştü. Çocuklar hiçbir şeyden habersiz huzurlu bir şekilde son uykularına yatarken ne hissetmişlerdi tanrı bilir. Kendisi de yarısı bitmiş zehir şişesinden yudumlayıp evi ateşe vermişti çoktan. Bu barbarların vicdanına kalmaktansa huzurlu bir ölümü tercih etmişti elbette.
Acaba kendisinin bu savaş alanında son nefeslerini verirken hayal ettiği gibi o da kendisini hayal etmiş miydi? Birbirlerini ilk gördüklerinde beline uzanan dağınık ve kızıl saçlarının güzelliğini düşündüğü gibi o da onun genç ve heyecanlı çehresini düşünmüş müydü?
Göğsündeki cebinden ezilmiş karanfilini çıkardı. işler gerçekten kötüye giderse ve savaş meydanında ölürse, bir mezarı bile olmasa da, çiçeksiz kalsın istememişti Maria.
Ah onunla yaşlanabileceği uzun ve güzel bir ömür için neler vermezdi. Maria saçlarına aklar indiğinde ve her yeri kırış kırış olduğunda bile ülkenin en güzel kadını olacaktı, emindi. Peki ya iki güzel kızı yaşasalardı gençliklerinde nasıl görüneceklerdi?
Suratına inen her bir yağmur damlası yanında yatan dostunun bedeni kadar soğuktu. Ölümleriyle ona ait tüm anıların da silinmesine sebep olan sevdikleriyle beraber, dünyada kimse tarafından hatırlanmadan, bu toprakta kaybolup gidecekti.
Uzaklardan kopan bir gök gürültüsünü hayal meyal duydu. Acısını hissetmemeye başladığında ölüm rüyaya dalmaya benziyordu belli ki. Tüm sesler ve şekiller buğulanmıştı.
Keşke ölmeden önce son kez güzel yıldızları görebilseydi. Keşke Maria'ya söz verdiği o pikniğe gidebilmiş olsalardı. Keşke kendi yağında kavrulan bir çiftçi olsaydı da çıktığı yıllar süren seferlerinde büyük kızının da küçük kızının da ilk kelimelerini kaçırmış olmasaydı. Keşke hayata daha fazla iz bıraksaydı.
Keşke...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com