bugün

facebook teshirciligi

facebook...
bir süre önce ( yamuluyorsam 2008 in ilk ayları ) google, yahoo, ve microsfot un satın almak için kıyası bir yarışa girdiği ve sonucunda microsfot un % 1,6 sını 240 milyon dolara satın aldığı, dünya üzerinde yaklaşık 58 milyon üyesi olan, avrupada ise ingiletereden ( 7,7 milyon kişi ) sonra en fazla üyesi türkiyede ( 2,1 milyon kişi ) bulunan site.
iyi hoş hatta mükemmel de böyle dizginsiz ve dengesiz büyümenin ardındaki gerçek ne olabilir? facebook üyelerine ilkokuldaki arkadaşlarını bulma vaadinde bulunuyor. herkes gerçek kimliğiyle ve doğru özgeçmiş bilgileriyle girdiğinden, aynı dönemde aynı yerde bulunmuş, aynı okulda okumuş ama yıllardır birbirlerini görmeyen arkadaşlar, bu 'hizmet' sayesinde birbirlerini görebiliyor. facebook'un sunduğunu belirttiği en önemli hizmet bu. yıllardır birbirlerini tamamen unutmuş, hayatlarından çıkarmış olan insanlar yeniden birbirlerini bulma telaşına kapılıyor. yani aslında hayatın içinde kimsenin pek de ihtiyaç duymadığı durum, yapay olarak gündeme giriyor.
facebook un hizmetleri bununla mı sınırlı? elebbette değil. bir arkadaşınız sizi arkadaş listesine ekledğinde onun listesindeki tüm kişileri görebiliyorsunuz. onlarda sizin listenizdekileri tabi. işte facebook un anlaşılan 'marifetleri' bunlar, çok eski arkdaşları buluşturmak, diğer kişilerin arkdaşlarını ve çevresini öğrenmenizi sağlamak. tabi sizin de tüm kişisel bilgilerinizi karşı tarafın öğrenmesini sağlamak.
'abd' patentli facebook la ilgili işte bu gerçeği gözardı etmemek gerekiyor, facebook la birlikte tüm kişisel özelliklerinizin, arkadaş çevrenizin v.s. 'abd' de bir veri bankasına kaydedildiği, yani facebook bir anlamda kendi kendini fişleme sitesi. bu veri tabanının olduğu yerin 'abd'olması ayrıca olayın diğer ilginç noktası.
bunlar komplo teorisyenliği v.s. diyenler elbet olacaktır, ancak genelkurmayın facebooktaki bilgilerden yola çıkarak yüzlerce asker kaçağını yakaladığı ve yine bu bilgilere dayanarak abd nin yüzlerce eve baskın düzenlediğini unutmamak gerekiyor.

bu kadar şişirilen, bu kadar pohpohlanan, bu kadar reklamı yapılan facebook'un sunduklarıyla gördüğü illgi arasıda bir çelişki var, görülmesi gerekende bu zaten. kimsenin doğal ihtiyacı olmayan bir şey, yapay bir şekilde kişinin dünyasına sokulmaya çalışılıyor ve sokuluyor. gerçek dostlukları, arkdaşlıkları ve paylaşımları hızla tüketen kapitalizm, yıllar öncesinin arkadaşlarını, hemde çocukken arkdaş olup, zamanla çok farklı dünyalara yönelen kişileri buluşturma derdine düşüyor. yapay bir nostalji yani.

arkadaşlıklarını, ilişkilerini ve kişisel özelliklerini fişlemenin dışında, afişe etme merakı gibi bir duygu da gelişiyor facebook la. herkes herkesle herşeyi paylaşıyor, özel yaşamın bir mahremiyeti kalmıyor.
pazarlanacak, ticari bir metaya dönüştürülecek neredeyse hiçbir şey bırakmayan kapitalizm, şimdide nostaljiye yöneliyor. bunun üzerineden gecelecek karların peşine düşüyor yani.
© copyright 2005 - 2026