bugün
- göğsüne dilan polat yazdıran başörtülü bacı7
- bugün de meme atan olmaması7
- eğilirken eliyle göğüs dekoltesini kapatan kız8
- beyaz otomobil satın almak3
- 22 yaşında kız 41 yaşında erkek ilişkisi4
- pazar günü aktiviteleri2
- 2026 trans onur yürüyüşü2
- cuckold erkek4
- iş yerinde yapması zevkli şeyler4
- femboy erkeklere yürüyen dayılar3
- hoşgeldin pazartesi2
- netflix yasaklanmalıdır2
- morkstar2
- lahmacunu elle yiyen kız18
- ona bir şey söyle16
- 22 haziran 2026 uruguay yeşil burun adaları maçı3
- seksten sonra bira içmek5
- 20 haziran 2026 türkiye paraguay maçı47
- olduğundan genç göstermek9
- 120 kilo olup 1 2 opel corsa'ya binmek7
- 2026 dünya kupası14
- kapalılar imha edilsin diyen kadına gözaltı6
- 21 haziran 2026 ispanya suudi arabistan maçı7
- sınava geç girenlere yönelik yapılan eleştiriler2
- sezen aksu abartılmış bir şarkıcıdır7
- ez te hezdikim6
- sevgilisinin kedisine işkence yapan adam2
- evlilikteki en büyük sorun4
- ciddi ilişki istemiyorum takılalım diyen kadın11
- istanbul trafiğini bir cümleyle anlatmak6
- sözlük kadınları5
- yaşlılığınız için insan biriktirin9
- dünya kupasından banane diyen erkek6
- balkonu camla kaplatmak7
- milli takımımızın balonu patladı7
- bir insana sonradan öğretilebilecek en zor şey9
- 21 haziran 2026 türkiye çin voleybol maçı2
- citroen in volkswagen den daha pahalı olması4
- 21 haziran 2026 belçika iran maçı4
- akıllarını erkek analiziyle yitiren sözlük kızları4
- yazarların en sevdiği meyve9
- alevilerde muhammed ismi5
- istanbul6
- 29 yaşında erkek 41 yaşında kadın ilişkisi8
- türkiye'deki yakışıklı erkek kıtlığı16
- köyde gece tuvalete gitmek7
- meslek seçiminde ilgi alanları mı maddiyat mi4
- güne bir şarkı bırak18
- kadınlar porno izler mi sorunsalı4
- elmas bey biraderin çaylak olması5
levent bulut'un bugün köşesinde değindi olay. yazı şöyle:
Türkiye'de faaliyet gösteren tüm siyasi partiler, her seçim öncesi beyanname yayınlayarak yapacaklarını seçmene duyurur. Bu bildirilerle partiler yapacağı icraatları taahhüt eder. Bu yüzden her partinin seçim tebliği önemlidir. Şimdi ülkeyi yöneten AKP'nin son seçim beyannamesine bakalım: Vaatlere göre; para politikası, maliye politikasıyla eşgüdümlü yapılırken, enflasyon hedeflemesi rejimine devam edilecekti. Maliye politikası fiyat istikrarının sağlanmasında destekleyici olacak. Dalgalı döviz kuru rejimi sürdürülecek ve döviz piyasaları yakından takip edilecekti.
***
Fakat gelin görün ki, beyanlarda başka uygulamada farklı sonuçlar çıkabiliyor. Meselâ; ben, "Dalgalı döviz kuru rejimi sürdürülecek" denmesini anlamıyorum. Dolar 80 kuruş artıyor sonra 20 kuruş düşüyor. 40 kuruş artıyor sonra 5 kuruş düşüyor. Buna da dalgalı döviz kuru rejimi diyorlar.
Oysa müdahalelerle göstermelik 5-10 kuruş düşse de sürekli yükseliyor. Son 3 yılın dolar kuruna bakalım. 4 Mayıs 2019'da 5 lira 97 kuruş, 4 Mayıs 2020'de 7 lira 2 kuruş, ve bu yazıyı yazdığım sıradaki kura göre 8 lira 30 kuruş.
***
Bu nasıl bir dalgalı kur ki, pozisyonu sürekli artış yönünde. Sorsanız dış güçlerin işleri derler. Ama ben size işin gerçeğini söyleyeyim. Ekonomisi dışa bağımlı olan Türkiye'de cari açığın sürekli artması, düşmeyen enflasyon, uluslararası kuruluşların not indirimleri, 20 ayda 4 kez Merkez Bankası Başkanının değişmesi gibi olaylar dolarda yükselişe sebep oluyor. Siz bakmayın döviz kurlarındaki artış için faiz lobisi, dış güçlerin işi demelerine.
Dış güçler istediği zaman senin döviz kurlarına müdahale edip istediği fiyatı belirleyebiliyorsa, kapat git ülkeyi. Hiç ortalara çıkıp büyük Türkiye, dünyaya yön veren ülke, dünya liderine sahibiz masalları okuma.
***
AKP iktidarı sık sık "büyüyoruz" söylemi kullanmasına ve makyajlı rakamlarla bunu göstermesine rağmen Türk lirası değer kaybediyor. Değer kaybettiği için de döviz kurları yükseliyor. Borcu borçla çeviren bir ülkeyiz. Üretmeden istihdam oluşturmadan büyüme hormonlu büyümedir.
AKP büyüme rakamlarını yüksek tutabilmek için dışardan borç bulmaya çalışıyor. Borç bulursak gelen parayı da inşaata ve betona gömüyor. Böylece harcayarak büyümüş oluyoruz.
iş bu borçların ödenmesine geldiğinde ise tekrar borç bulmamız gerekiyor. Bulmadığımız kısmı ise ülkenin kaynaklarından karşılıyoruz. Bu kaynakta petrol ve doğalgazımız olmadığına göre adres yine vatandaşın cebi oluyor.
***
Seçim beyannamelerindeki döviz kurlarıyla ilgili başarıları ortada! Bir diğer vaatleri de enflasyonu tek haneli sayılara düşürmekti. Şimdi bir de oraya bakalım.
TÜiK'in açıkladığı verilere göre, bu yılın mart ayında yıllık yüzde 16,19 olan tüketici enflasyonun nisanda yüzde 17,14 seviyesine yükseldi. Mayıs 2019 sonrasındaki en yüksek enflasyon oranına ulaşıldı.
Nisanda, endekste kapsanan 415 maddeden, 92 maddenin ortalama fiyatında düşüş gerçekleşirken, 42 maddenin ortalama fiyatında değişim olmadı. 281 maddenin ortalama fiyatında ise artış gerçekleşti.
Nisanda zam şampiyonu ise yüzde 24,91'lik fiyat artışıyla domates oldu.
***
Görüldüğü gibi enflasyonda da hedeften çok uzaktalar. Buna rağmen ekonomide iyiyiz diye övünüyorlar. Her şey ortada. Tarım alanındaki bozukluğu, üretim maliyetlerindeki artışı, dışarıdan bulunan borç paralarının yandaş müteahhitlere gittiğini, bunun yanlış olduğunu, üretimi artıracak yatırımlara yönelmesi gerektiğini tekrar belirtmeye gerek yok.
Hoş tüm bu gerçekliğe rağmen halen ekonomi iyi diyen, kötüyse de ya muhalefetin ya dış güçlerin işidir diyenler var.
***
Takım tutar gibi parti tutulduğu sürece bir şey değişmeyecek. Madem öyle, dış güçlerin oyununa gelmemek lâzım!
Ülkemizi yönetenler aldanabilir, kanabilir, yanlış yapabilir ama biz hep arkalarındayız.
Beyanlar istikrar ile refah ama, gerçekler geçim derdi ve zam yağmuru.
Ne diyeyim durmak yok...Yola devam.
Kaynak: https://www.gunboyugazete...-gercekler-zam-5992yy.htm
Türkiye'de faaliyet gösteren tüm siyasi partiler, her seçim öncesi beyanname yayınlayarak yapacaklarını seçmene duyurur. Bu bildirilerle partiler yapacağı icraatları taahhüt eder. Bu yüzden her partinin seçim tebliği önemlidir. Şimdi ülkeyi yöneten AKP'nin son seçim beyannamesine bakalım: Vaatlere göre; para politikası, maliye politikasıyla eşgüdümlü yapılırken, enflasyon hedeflemesi rejimine devam edilecekti. Maliye politikası fiyat istikrarının sağlanmasında destekleyici olacak. Dalgalı döviz kuru rejimi sürdürülecek ve döviz piyasaları yakından takip edilecekti.
***
Fakat gelin görün ki, beyanlarda başka uygulamada farklı sonuçlar çıkabiliyor. Meselâ; ben, "Dalgalı döviz kuru rejimi sürdürülecek" denmesini anlamıyorum. Dolar 80 kuruş artıyor sonra 20 kuruş düşüyor. 40 kuruş artıyor sonra 5 kuruş düşüyor. Buna da dalgalı döviz kuru rejimi diyorlar.
Oysa müdahalelerle göstermelik 5-10 kuruş düşse de sürekli yükseliyor. Son 3 yılın dolar kuruna bakalım. 4 Mayıs 2019'da 5 lira 97 kuruş, 4 Mayıs 2020'de 7 lira 2 kuruş, ve bu yazıyı yazdığım sıradaki kura göre 8 lira 30 kuruş.
***
Bu nasıl bir dalgalı kur ki, pozisyonu sürekli artış yönünde. Sorsanız dış güçlerin işleri derler. Ama ben size işin gerçeğini söyleyeyim. Ekonomisi dışa bağımlı olan Türkiye'de cari açığın sürekli artması, düşmeyen enflasyon, uluslararası kuruluşların not indirimleri, 20 ayda 4 kez Merkez Bankası Başkanının değişmesi gibi olaylar dolarda yükselişe sebep oluyor. Siz bakmayın döviz kurlarındaki artış için faiz lobisi, dış güçlerin işi demelerine.
Dış güçler istediği zaman senin döviz kurlarına müdahale edip istediği fiyatı belirleyebiliyorsa, kapat git ülkeyi. Hiç ortalara çıkıp büyük Türkiye, dünyaya yön veren ülke, dünya liderine sahibiz masalları okuma.
***
AKP iktidarı sık sık "büyüyoruz" söylemi kullanmasına ve makyajlı rakamlarla bunu göstermesine rağmen Türk lirası değer kaybediyor. Değer kaybettiği için de döviz kurları yükseliyor. Borcu borçla çeviren bir ülkeyiz. Üretmeden istihdam oluşturmadan büyüme hormonlu büyümedir.
AKP büyüme rakamlarını yüksek tutabilmek için dışardan borç bulmaya çalışıyor. Borç bulursak gelen parayı da inşaata ve betona gömüyor. Böylece harcayarak büyümüş oluyoruz.
iş bu borçların ödenmesine geldiğinde ise tekrar borç bulmamız gerekiyor. Bulmadığımız kısmı ise ülkenin kaynaklarından karşılıyoruz. Bu kaynakta petrol ve doğalgazımız olmadığına göre adres yine vatandaşın cebi oluyor.
***
Seçim beyannamelerindeki döviz kurlarıyla ilgili başarıları ortada! Bir diğer vaatleri de enflasyonu tek haneli sayılara düşürmekti. Şimdi bir de oraya bakalım.
TÜiK'in açıkladığı verilere göre, bu yılın mart ayında yıllık yüzde 16,19 olan tüketici enflasyonun nisanda yüzde 17,14 seviyesine yükseldi. Mayıs 2019 sonrasındaki en yüksek enflasyon oranına ulaşıldı.
Nisanda, endekste kapsanan 415 maddeden, 92 maddenin ortalama fiyatında düşüş gerçekleşirken, 42 maddenin ortalama fiyatında değişim olmadı. 281 maddenin ortalama fiyatında ise artış gerçekleşti.
Nisanda zam şampiyonu ise yüzde 24,91'lik fiyat artışıyla domates oldu.
***
Görüldüğü gibi enflasyonda da hedeften çok uzaktalar. Buna rağmen ekonomide iyiyiz diye övünüyorlar. Her şey ortada. Tarım alanındaki bozukluğu, üretim maliyetlerindeki artışı, dışarıdan bulunan borç paralarının yandaş müteahhitlere gittiğini, bunun yanlış olduğunu, üretimi artıracak yatırımlara yönelmesi gerektiğini tekrar belirtmeye gerek yok.
Hoş tüm bu gerçekliğe rağmen halen ekonomi iyi diyen, kötüyse de ya muhalefetin ya dış güçlerin işidir diyenler var.
***
Takım tutar gibi parti tutulduğu sürece bir şey değişmeyecek. Madem öyle, dış güçlerin oyununa gelmemek lâzım!
Ülkemizi yönetenler aldanabilir, kanabilir, yanlış yapabilir ama biz hep arkalarındayız.
Beyanlar istikrar ile refah ama, gerçekler geçim derdi ve zam yağmuru.
Ne diyeyim durmak yok...Yola devam.
Kaynak: https://www.gunboyugazete...-gercekler-zam-5992yy.htm
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar