bugün
- gece gece bana bi çakmak lazım diyen kız5
- kızlar naber8
- tutuklanmamak için akp'ye katılmak11
- en tehlikeli insan tipleri6
- komşuya kahveye gitmek8
- parmak kılları3
- arkadaşlar kahve içiyorum5
- erdal beşikçioğlu16
- kız arkadaşına mini etek giydiren erkek13
- yağmurcu neden akpli8
- 3 ağustos 20263
- manifest4
- hamama gitmek2
- iş ilanı2
- tüik'in temmuz enflasyonu6
- nervio hamferdi10
- taşaklardan birinin kayıp olması11
- asgari ücretle çalışan yazarlar2
- mod geldi mod geldi4
- askeri ücretle evlenebilir mi12
- çok sıcak olması2
- sinem dedetaş10
- gammazların göze batması2
- ömer çelik'in ertuğrul özkök'e franco tepkisi3
- aklınıza gelen şarkı sözü10
- protein ağırlıklı beslenince yaşanan kabızlık15
- yanlış ata oynamak3
- çay içen kız13
- 26 ağustos 2026 olympique lyon fenerbahçe maçı2
- bacanak3
- borsa4
- smallville'deki konuk oyuncular6
- arıların biraz mallaşmış olması4
- ateizm3
- galatasaray10
- 03 ağustos 2026 abd iran müzakereleri4
- isana3
- iş hayatı4
- sözlükler arası savaş çıksa11
- ütü13
- en son gelen mesaj2
- ali vefa10
- anın fotoğrafı14
- günün şarkısı2
- yazıp yazıp silmek2
- bir şeyler söyle5
- bennu gerede'nin boynunda taktığı vibratörlü kolye4
- uludağ sözlük çeteleri9
- cedidacer bey ne yapıyor sorusu7
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri9
makedonya'da yaşayan osmanlı döneminden orada kalmış bal üreten türklerin hikayesi anlatılıyor.
maalesef çok gariban ve fakir insanlar. keşke türkiye onlara daha fazla yardım edebilse.
yaşlılıktan ve hastalıktan yatalak kadının ikram edilen karpuzu yedikten sonra uyumak üzereyken söylediği “karpuzda yedik” cümlesi... hayatta olmanın, nefes alabiliyor olmanın aslında ne kadar basit ve ne kadar kıymetli bir şey olduğunun tescili gibi. hayattayım, yaşıyorum hatta karpuz da yedim.
dünyada adalet yok maalesef.
Türklere ise hiç yok.!
Nazife ve onun gibi niceleri ebu zerr gibi göçüp gittiler bu dünya'dan, bir gören bir duyanları olmadan, sözde herkes müslüman herkes insan.
yardımlaşma (zekat) müessesesi çalışsa fakir mi kalır evsiz barksız insan mı kalır memlekette?
o kadının yaşam mücadelesi , günümüzün israfıyla, rahatlığıyla kıyaslandığında kendimden resmen utandım. bu nedir yahu dedim kendi kendime. hayır üstelik yaşananlar gerçek yani senaryo da değil.
bu insanlar öz be öz türk. herhangi birimizden hiçbir farkları yok. canımız kanımız bizim bunlar. ama yüz senedir bir selam bile gitmemiş bizden. yemin ederim utandım. saraydaki bir bardağa bin lira harcayabilen devletimiz şu balkan dağlarında bizden kalanlar yok mu diye bir dolaşamamış mı? itibar dediğin nazife teyzenin, hatice ablanın, veli'nin, ali'nin, gamze'nin üstüne başına giydiğidir. türkler makedon toplumu içinde bu kadar fakir, bu kadar yoksun olacak, iş mi bu? o kadar üniversite var, buralarda halk edebiyatı ve folklor taraması yapmaya giden bir allah'ın kulu çıkmamış mı? çıktıysa da bu insanların sefaletini duyurmamış mı kimseye? o kadar cemaat, o kadar tarikat var, milletin parasından, çocuğundan sıra gelmemiş mi hayır hasenata?
balkanlarda tek bir türk bile açlık, parasızlık, sefalet çekiyorsa bizim burada yediğimiz haram. yazacak daha neler var da, ima ile geçmek durumundayım.
sosyal bir sorumluluk eylemi görüp, izletmek lazım herkese bu belgeseli. Fakat duygusal insanların izlemesinin kötü sonuçlar doğurabileceği bilinciyle izlenmesi gerekiyor. zihni işgal eden bazı sahneler var ki unutmak için çaba gereken gerçekleri hatırlatmasıyla geceyi hüzne boğdurur düşünceler içerisinde sizi yalnız bırakır.
maalesef çok gariban ve fakir insanlar. keşke türkiye onlara daha fazla yardım edebilse.
yaşlılıktan ve hastalıktan yatalak kadının ikram edilen karpuzu yedikten sonra uyumak üzereyken söylediği “karpuzda yedik” cümlesi... hayatta olmanın, nefes alabiliyor olmanın aslında ne kadar basit ve ne kadar kıymetli bir şey olduğunun tescili gibi. hayattayım, yaşıyorum hatta karpuz da yedim.
dünyada adalet yok maalesef.
Türklere ise hiç yok.!
Nazife ve onun gibi niceleri ebu zerr gibi göçüp gittiler bu dünya'dan, bir gören bir duyanları olmadan, sözde herkes müslüman herkes insan.
yardımlaşma (zekat) müessesesi çalışsa fakir mi kalır evsiz barksız insan mı kalır memlekette?
o kadının yaşam mücadelesi , günümüzün israfıyla, rahatlığıyla kıyaslandığında kendimden resmen utandım. bu nedir yahu dedim kendi kendime. hayır üstelik yaşananlar gerçek yani senaryo da değil.
bu insanlar öz be öz türk. herhangi birimizden hiçbir farkları yok. canımız kanımız bizim bunlar. ama yüz senedir bir selam bile gitmemiş bizden. yemin ederim utandım. saraydaki bir bardağa bin lira harcayabilen devletimiz şu balkan dağlarında bizden kalanlar yok mu diye bir dolaşamamış mı? itibar dediğin nazife teyzenin, hatice ablanın, veli'nin, ali'nin, gamze'nin üstüne başına giydiğidir. türkler makedon toplumu içinde bu kadar fakir, bu kadar yoksun olacak, iş mi bu? o kadar üniversite var, buralarda halk edebiyatı ve folklor taraması yapmaya giden bir allah'ın kulu çıkmamış mı? çıktıysa da bu insanların sefaletini duyurmamış mı kimseye? o kadar cemaat, o kadar tarikat var, milletin parasından, çocuğundan sıra gelmemiş mi hayır hasenata?
balkanlarda tek bir türk bile açlık, parasızlık, sefalet çekiyorsa bizim burada yediğimiz haram. yazacak daha neler var da, ima ile geçmek durumundayım.
sosyal bir sorumluluk eylemi görüp, izletmek lazım herkese bu belgeseli. Fakat duygusal insanların izlemesinin kötü sonuçlar doğurabileceği bilinciyle izlenmesi gerekiyor. zihni işgal eden bazı sahneler var ki unutmak için çaba gereken gerçekleri hatırlatmasıyla geceyi hüzne boğdurur düşünceler içerisinde sizi yalnız bırakır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar