bugün

acı reçete vs şahlanış dönemi

Kavram olarak post truth, bilinenin aksine gerçek ötesini değil, gerçeğin yeniden tanımlanması ve kurulmasını ifade eder.
Bu kavram, başka bir post olan postmodernizmle göbekten bağlıdır. Bir tür modernizm karşıtlığı olarak postmodernizm, modernizmin temel kolonlarından olan akılcılık, mantiksallik ve nedenselliği tamamen redderek, nesnel olan değil benim algıladığım ve algilattigim gerçektir der...Yani tartışmasız hakikati gömer ve yerine post truthu da kullanarak algıların ve yorumların subjektif ve yapay gerçekliğini dayatır. Evet dayatır.
Siyaha beyaz der ve hayır bu siyah diyenleri bölücülükle suçlar.
Bu pek tabii ki bilinçli olarak yapılan bir eylemdir. Ve algıları, düşünme yetileri düşük kitlelerde inanamayacağınız sonuçlar doğurur. Çünkü kitle, nesnel yani gerçek gerceklikte zaten vasattir ve bu vasatligi örtmek için bu nesnel gerçekliği reddedip kendi yorumunu gerçeğin yerine koyan algılar ve kurmacalara dört elle sarılır...Bu noktada artık akıl mantık yani modernite tamamen reddedilmiş ve hatta bunlarla amansız bir savaşa girilmiştir. Bunun yerine yani akıl ve mantık yerine duyguların okşadığı sentetik ve tamamen kurmaca bir algılar dünyası gelmiştir. Yaşadığımız şey budur...