bugün
- aşk acısı çekiyorum sözlük9
- nickten isim tahmini yapmak10
- zorunlu eğitim9
- sözlüğün boşalması3
- isteklerinize nasıl sınır koyuyorsunuz5
- trabzon büyükşehir belediyesi21
- sözlüğün şizofren ve sapık dolu olduğu gerçeği15
- 2026 2027 sezonu süper lig şampiyonluk yarışı17
- guinness birası4
- masak'ın ahbap bağışlarını incelemesi2
- caddebostan da bostan yetiştirmek4
- içinizde bomba atmasını bilmeyen hayvanlar var3
- batıl inançlar7
- masklavi'yi şeriatla yönetilen ülkeye göndermek13
- mohamed salah'ın trabzonspor'a transferi26
- haramidere de haramilik yapmak5
- otobüsteki en iyi koltuk hangisidir sorunsalı16
- sözlükte entrylerini anlamadiginiz kişi15
- izmirli kızlar neden kıçı açık geziyor sorunsalı12
- cabrio tigra süren kadının arabasına atlatmak3
- mazot fiyatlarının suçlusu2
- muşlettin amca3
- akrabalarla ilişkiyi kes17
- aşağı saksonya2
- arkadaşlar pizza yer miyiz4
- büyük filmlerden büyük replikler3
- sinem dedetaş11
- ev ödevi2
- kemalistler yunanistan'a defolsun8
- almanya4
- kilolu olmak5
- yürüyen bok4
- ispanya6
- kedin mi var derdin var4
- çerçeve yasa7
- şaka maka 40'a yaklaşmak6
- mason greenwood11
- gerçek sözlük yazarı uzun saçlı sakallı obez olur3
- fetönün siyasi ayağı araştırlsın önergesinin reddi8
- apo hapisten çıkınca ak partililerin tepkisi8
- başlarım böyle hayata deyip akp'ye üye olmak4
- 5 ağustos 2026 fenerbahçe sturm graz maçı18
- zall adlı yazar4
- full metal jacket vs the thin red line2
- renault 9 broadway12
- sözlükte olgun insanların sorunlarını konuşmak2
- velvet hanım ile kahve içmek8
- 15 temmuz tiyatro mu7
- ölümü gösterip sıtmaya razı etmek2
- erdogan'a suikast timi itirafı8
gökten indiği sanılan kitaplar...
şayet inmedi ve insan yapısı ise bu kitaplar, oluşturan kimselerin paşamdan daha zeki ve etkileyici oldukları aşikar. zira sadece 3 semavi dine inanan kişi sayısı dünya nüfusunun yüzde yetmişini geçiyor.
gökten indiği sanılan kitaplar...
atam çok iyi biliyordur ki insanlar yönetilmeye muhtaçtır. özellikle de bir araya geldiklerinde. bir arada yaşayan kişiler bir kanuna ve nizama ihtiyaç duyarlar. aynı zamanda nefisleri gereği başarma güdüleri daima tatmin edilmeli, önemli olduklarını hissetmelidirler. kişisel bazda dönem dönem gelip geçebilir, artıp azalabilir bu istekler. ancak toplumlar bazında daima bu duygular tatmin edilmelidir.
gökten indiği sanılan kitaplar...
gazi hazretleri sanıyorum farkındadır ki, bir kural konurken toplumdaki en düşük seviyedekini baz almak isabet olacaktır. bu ister maddi boyut, ister ahlaki boyut olsun. kanunlar üst tabakaya, zengine, eğitimliye, kültürlüye, güzele, yakışıklıya, nüfuzluya, güçlüye göre düzenlenirse eyvah!
gökten indiği sanılan kitaplar...
bir ideolojiyi başka bir ideolojiyle yıkmaya çalışmak, eğer dışarıdan bir gözle bakarsanız kör dövüşünden başka bir şey ifade etmez. kazananı da olamaz. insani bir fikri bir başka insani fikirle yıkarsanız bu, o fikrin de başka bir insani fikir ile yıkılabileceği anlamına gelecektir. her şey bir yana insanlar güvenilmez ve açgözlüdürler.
gökten indiği sanılan kitaplar...
siz aldığınız eğitimle, görgünüz ve ahlaki terbiyenizle hayatta bir çok konuda rahat ediyor olabilirsiniz. muhteşem bir şey! keşke herkes böyle olabilse. ancak olamıyorsa, biz herkes öyleymiş gibi davrandığımızda hataya düşmüş oluruz. bir milyon kişi içerisinde tek bir sapık varsa ve o sapık kendini açık etmiyorsa yapılacak şey bellidir. toplumda bir sapık varsa başka bir sapık da pekâlâ olabilir. o halde biz, kanun ve nizamı sapık ve sapıklık hiç yokmuş gibi düzenleyip, nahoş bir durum vuku bulduğunda da "pis sapık" diyip yerimize geçemeyiz. nahoş durumun bizzat kendisiyle muhatap olan, sapıklığa maruz kalan o suçsuz kişinin günahını hanginiz ödeyebilir? kurunun yanında yaş da yanar mı demeliyiz? o kadarcıktan bir şey olmaz mı demeliyiz? bir gün bizim başımıza böyle kötü olay gelene kadar, böyle şeyleri yok mu kabul etmeliyiz? yoksa, sanki herkes her an sapık olabilirmiş gibi önlemimizi mi almamız lazım gelir?
gökten indiği sanılan kitaplar...
bin yıldır ne amaçla fethedildiyse, cihan harbinde yine o amaçla vatanı savunan halkın bu bin beş yüz yıllık inancına böyle öfke dolu çıkışa ne lüzum vardır? vals mi etmek gayeniz, buyrun hanginiz vals biliyor? diğer ülkelerle kaynaşmak mı emeliniz? kim kaç ülkeye kaç kere gitmiş aranızda? bu sonradan oluşturulan hayal bulutunun içinden toplumun yüzde kaçı geçmiştir? çevrenizde kaç kişi vardır tamamen bu düsturla yaşamını idame ettirebilen?
gökten indiği sanılan kitaplar...
bu kitapların "günah işlemeyin, çalmayın, öldürmeyin, helal kazanın, iyilik edin, yardımlaşın" öğütlerinden daha fazla öne çıkan hiçbir şeyi yoktur. size porno izlemeyi yasakladığı için bir dine cephe alabiliyorsanız söylenecek pek fazla bir şey yok açıkçası. kavram ve kültür karmaşasının içinde boğulduğumuz bu yüzyılı bari bırakın övmeyi. başa geldi çekiyoruz diyin.
gökten indiği sanılan kitaplar...
ilk söylediğim şeyleri bir daha söyleyeceğim. eğer gökten inmedi ve insan eliyle oluşturulduysa bile, en kapsamlı ve en kusursuz kitaplar hala bu kitaplardır. benim için değil, bizim için.
şayet inmedi ve insan yapısı ise bu kitaplar, oluşturan kimselerin paşamdan daha zeki ve etkileyici oldukları aşikar. zira sadece 3 semavi dine inanan kişi sayısı dünya nüfusunun yüzde yetmişini geçiyor.
gökten indiği sanılan kitaplar...
atam çok iyi biliyordur ki insanlar yönetilmeye muhtaçtır. özellikle de bir araya geldiklerinde. bir arada yaşayan kişiler bir kanuna ve nizama ihtiyaç duyarlar. aynı zamanda nefisleri gereği başarma güdüleri daima tatmin edilmeli, önemli olduklarını hissetmelidirler. kişisel bazda dönem dönem gelip geçebilir, artıp azalabilir bu istekler. ancak toplumlar bazında daima bu duygular tatmin edilmelidir.
gökten indiği sanılan kitaplar...
gazi hazretleri sanıyorum farkındadır ki, bir kural konurken toplumdaki en düşük seviyedekini baz almak isabet olacaktır. bu ister maddi boyut, ister ahlaki boyut olsun. kanunlar üst tabakaya, zengine, eğitimliye, kültürlüye, güzele, yakışıklıya, nüfuzluya, güçlüye göre düzenlenirse eyvah!
gökten indiği sanılan kitaplar...
bir ideolojiyi başka bir ideolojiyle yıkmaya çalışmak, eğer dışarıdan bir gözle bakarsanız kör dövüşünden başka bir şey ifade etmez. kazananı da olamaz. insani bir fikri bir başka insani fikirle yıkarsanız bu, o fikrin de başka bir insani fikir ile yıkılabileceği anlamına gelecektir. her şey bir yana insanlar güvenilmez ve açgözlüdürler.
gökten indiği sanılan kitaplar...
siz aldığınız eğitimle, görgünüz ve ahlaki terbiyenizle hayatta bir çok konuda rahat ediyor olabilirsiniz. muhteşem bir şey! keşke herkes böyle olabilse. ancak olamıyorsa, biz herkes öyleymiş gibi davrandığımızda hataya düşmüş oluruz. bir milyon kişi içerisinde tek bir sapık varsa ve o sapık kendini açık etmiyorsa yapılacak şey bellidir. toplumda bir sapık varsa başka bir sapık da pekâlâ olabilir. o halde biz, kanun ve nizamı sapık ve sapıklık hiç yokmuş gibi düzenleyip, nahoş bir durum vuku bulduğunda da "pis sapık" diyip yerimize geçemeyiz. nahoş durumun bizzat kendisiyle muhatap olan, sapıklığa maruz kalan o suçsuz kişinin günahını hanginiz ödeyebilir? kurunun yanında yaş da yanar mı demeliyiz? o kadarcıktan bir şey olmaz mı demeliyiz? bir gün bizim başımıza böyle kötü olay gelene kadar, böyle şeyleri yok mu kabul etmeliyiz? yoksa, sanki herkes her an sapık olabilirmiş gibi önlemimizi mi almamız lazım gelir?
gökten indiği sanılan kitaplar...
bin yıldır ne amaçla fethedildiyse, cihan harbinde yine o amaçla vatanı savunan halkın bu bin beş yüz yıllık inancına böyle öfke dolu çıkışa ne lüzum vardır? vals mi etmek gayeniz, buyrun hanginiz vals biliyor? diğer ülkelerle kaynaşmak mı emeliniz? kim kaç ülkeye kaç kere gitmiş aranızda? bu sonradan oluşturulan hayal bulutunun içinden toplumun yüzde kaçı geçmiştir? çevrenizde kaç kişi vardır tamamen bu düsturla yaşamını idame ettirebilen?
gökten indiği sanılan kitaplar...
bu kitapların "günah işlemeyin, çalmayın, öldürmeyin, helal kazanın, iyilik edin, yardımlaşın" öğütlerinden daha fazla öne çıkan hiçbir şeyi yoktur. size porno izlemeyi yasakladığı için bir dine cephe alabiliyorsanız söylenecek pek fazla bir şey yok açıkçası. kavram ve kültür karmaşasının içinde boğulduğumuz bu yüzyılı bari bırakın övmeyi. başa geldi çekiyoruz diyin.
gökten indiği sanılan kitaplar...
ilk söylediğim şeyleri bir daha söyleyeceğim. eğer gökten inmedi ve insan eliyle oluşturulduysa bile, en kapsamlı ve en kusursuz kitaplar hala bu kitaplardır. benim için değil, bizim için.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar