bugün
- yazarların on üzerinden komiklikleri45
- zall in yaptigi gammaz anketi15
- arkadaşlar bakar mısınız9
- müzik haramdır5
- park sorunu3
- karşı cinste çekici gelen şeyler5
- gir içime hünharca11
- satranç haram yasaklansın15
- dinlemeyi bilmek5
- cayır cayır yanan kız2
- ezandan rahatsız olan kadın sanatçı12
- hayatının geri kalanını belirleyecek mesaj4
- uludağ sözlük online sayısı5
- çocukken alınamayan şeyleri büyüyünce almak10
- kürt mutfağı7
- true yazar mı sorunsalı4
- beyazsemsiyeliyabanci48
- faik öztrak4
- gocu43
- eğirdir gölü3
- götü başı ayrı oynayan insanlar3
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri7
- en sevilen meyveler8
- recep tayyip erdoğan8
- kürt kültürü3
- kızının düğününde oynayan baba8
- 2014 öncesinde feto'ya küfretmek7
- yeşilçam'da çocukken travma yaşattığınız sahneler9
- özgürlükçü eğitimin imkansızlığı6
- the gilded lily3
- sözlükte erkekleri istemiyoruz18
- yazarların üstüne çizik attığı burçlar8
- sssilvermist11
- evlilik kötü bir şeyse neden bu kadar insan evli4
- bu devirde fes giymek5
- yazarların tatil denilen şeyden anladıkları5
- ona bir şey söyle18
- şovalye ruhlu erkek2
- opi2
- aziz yıldırım 35 ci başkan4
- buddy dude20
- kalkmayan bir erkeğe ne tavsiye edersiniz4
- yagmurcu6
- kız tavlama garantili çalmalık enstrüman4
- anadolu mutfağının çok abartılması5
- togg'a lpg taktırmak11
- ısparta9
- kürdistan3
- taziye çadırı2
- yapay zeka moderatörü17
Havasının ve insanlarının aynı derecede soğuk olduğu hususunda hemfikir olduğum; sokakları temiz mi temiz, mimarisi hoş mu hoş bir orta Avrupa şehri (bkz: yiğidi öldür hakkını yeme)
Muhtemelen herkesin farklı olaylar ve durumlar aracılığıyla farkına vardığı bu soğukluk konusunda bizi ikna eden şehre indiğimiz gün donan ayaklarımız, kızarmanın ve morarmanın ötesinde mavileşen burunlarımız ve dahası aşağıdaki üç sözlü ifade oldu:
Have you no home in your door: bilet almak için girdiğimiz dükkan sahibinin super ingilizcesiyle bizi kapıyı arkamızdan kapamamız konusunda nazikçe uyarma amaçlı hitabı
Go to next shop: hediyelik satan bir dükkanda bir prag tişörtünün medium bedeninin olup olmadığını sorduğumuz çeklinin, bizi o gün muhtemelen az iş yapmış komşusunun dükkanından alışveriş yapmaya davet ediş şekli
I am not a monkey in the zoo: yaratıcı çek sokak müzisyeninin gitarı ve mızıkasıyla bir köşe başında müziğini icra edişini kameraya çekme teşebbüsümüzden müteessir olduğunu belirtme cümlesi.
Değinilmesi gereken diğer birkaç nokta ise şöyle; metrolara inen yürüyen merdivenler nehir gibi akar ve yerin merkezine iniyormuşçasına iner de iner. indiğiniz yerde mağmayla karşılaşmayı beklersiniz, birden metroyu görünce şaşırırsınız, o derece. Metroya biletsiz binmek mi? sakın ola denemeyin boşuna, 20 kere biletli binersiniz bi kontrol gelmez, bi kere biletsiz binince kontrol ederler, gözünüzün yaşına bakmadan da kişibaşı 700 kron tahsil ederler. Bu da yaklaşık 25 euro yapar ve can yakar.
Ulaşım ve beslenmeye gelince gerçekten çok cüzi miktarlara bütün şehri metroyla veya tramvayla bi baştan bi başa gezebilirsiniz; 1 euroya metroya tek seferlik binebilir, şehir merkezine inip yürüyerek şehrin gizli köşelerini keşfedebilirsiniz. Veya 4 euroluk (100 kron) günlük kart alıp gün boyunca bütün metro tramvay hatlarına beşyüz defa binebilirsiniz. Tabi isterseniz ikibinbeşyüz defa da binebilirsiniz, beşyüz sayısı günlük kartın sınırsız indi bindiye imkan tanıdığını ifade etme amaçlıydı.
Beslenme deyince domuz konusunda hassassanız sakın ola sormadan yemeyin, her yerde her şeyde domuz olabilir. Yemek olarak gulaş, ayaküstü atıştırmalık tatlı olarak ise tredelnik çeklerin tipik yiyecekleri, her ikisi de gayet lezzetli. Unutmadan söyliyim, tutup prag kalesinin (praszky hrad) karşısındaki ortaçağ restoranlarında yemek yiycekseniz gelen garsonun size bozuk ingilizcesiyle anlattığı şeyi sipariş etmeden önce bi sorun bakalım fiyatı neymiş. Bizim gibi 3 kişilik yemeğe 85 euro ödeyip buna bile şükretmek durumunda kalmayın sonra eheh.
Astronomik kulenin tepesinden şehrin güzel manzarasını doya doya seyretmeyi, karel köprüsünde iki üç tur atmayı, vaslavske meydanında dolaşmayı, vaslavskenin yukarısında hard rock cafede veya sakin bi insansanız ünlü caz kafelerinde biraları yudumlamayı herkes zaten akıl eder.. ama benim tavsiyem metroya –özellikle yolunuz düşerse invalidovna durağından- girerken veya çıkarken ortamda oluşan kuvvetli ve soğuk hava akımında hasta olmamak için yanınıza bir paket soğuk algınlığı ilacı almayı unutmayın...
Muhtemelen herkesin farklı olaylar ve durumlar aracılığıyla farkına vardığı bu soğukluk konusunda bizi ikna eden şehre indiğimiz gün donan ayaklarımız, kızarmanın ve morarmanın ötesinde mavileşen burunlarımız ve dahası aşağıdaki üç sözlü ifade oldu:
Have you no home in your door: bilet almak için girdiğimiz dükkan sahibinin super ingilizcesiyle bizi kapıyı arkamızdan kapamamız konusunda nazikçe uyarma amaçlı hitabı
Go to next shop: hediyelik satan bir dükkanda bir prag tişörtünün medium bedeninin olup olmadığını sorduğumuz çeklinin, bizi o gün muhtemelen az iş yapmış komşusunun dükkanından alışveriş yapmaya davet ediş şekli
I am not a monkey in the zoo: yaratıcı çek sokak müzisyeninin gitarı ve mızıkasıyla bir köşe başında müziğini icra edişini kameraya çekme teşebbüsümüzden müteessir olduğunu belirtme cümlesi.
Değinilmesi gereken diğer birkaç nokta ise şöyle; metrolara inen yürüyen merdivenler nehir gibi akar ve yerin merkezine iniyormuşçasına iner de iner. indiğiniz yerde mağmayla karşılaşmayı beklersiniz, birden metroyu görünce şaşırırsınız, o derece. Metroya biletsiz binmek mi? sakın ola denemeyin boşuna, 20 kere biletli binersiniz bi kontrol gelmez, bi kere biletsiz binince kontrol ederler, gözünüzün yaşına bakmadan da kişibaşı 700 kron tahsil ederler. Bu da yaklaşık 25 euro yapar ve can yakar.
Ulaşım ve beslenmeye gelince gerçekten çok cüzi miktarlara bütün şehri metroyla veya tramvayla bi baştan bi başa gezebilirsiniz; 1 euroya metroya tek seferlik binebilir, şehir merkezine inip yürüyerek şehrin gizli köşelerini keşfedebilirsiniz. Veya 4 euroluk (100 kron) günlük kart alıp gün boyunca bütün metro tramvay hatlarına beşyüz defa binebilirsiniz. Tabi isterseniz ikibinbeşyüz defa da binebilirsiniz, beşyüz sayısı günlük kartın sınırsız indi bindiye imkan tanıdığını ifade etme amaçlıydı.
Beslenme deyince domuz konusunda hassassanız sakın ola sormadan yemeyin, her yerde her şeyde domuz olabilir. Yemek olarak gulaş, ayaküstü atıştırmalık tatlı olarak ise tredelnik çeklerin tipik yiyecekleri, her ikisi de gayet lezzetli. Unutmadan söyliyim, tutup prag kalesinin (praszky hrad) karşısındaki ortaçağ restoranlarında yemek yiycekseniz gelen garsonun size bozuk ingilizcesiyle anlattığı şeyi sipariş etmeden önce bi sorun bakalım fiyatı neymiş. Bizim gibi 3 kişilik yemeğe 85 euro ödeyip buna bile şükretmek durumunda kalmayın sonra eheh.
Astronomik kulenin tepesinden şehrin güzel manzarasını doya doya seyretmeyi, karel köprüsünde iki üç tur atmayı, vaslavske meydanında dolaşmayı, vaslavskenin yukarısında hard rock cafede veya sakin bi insansanız ünlü caz kafelerinde biraları yudumlamayı herkes zaten akıl eder.. ama benim tavsiyem metroya –özellikle yolunuz düşerse invalidovna durağından- girerken veya çıkarken ortamda oluşan kuvvetli ve soğuk hava akımında hasta olmamak için yanınıza bir paket soğuk algınlığı ilacı almayı unutmayın...
Gündemdeki Haberler
