bugün
- mustafa kemal atatürk13
- dünyanın en ünlü dört keli3
- nutuk4
- ankara'nın nato zirvesi hazırlıkları3
- spor yapmayan erkek4
- filistin in ermeni soykırımını tanıması37
- saraca finch house9
- ona bir şey söyle11
- kemal kılıçdaroğlu15
- iyi futbol oynar mısınız6
- matrix'deki zencinin torbacı olması5
- türkçülük4
- gerizekalı yazarlar zirvesi5
- en son seviştiğin zaman3
- meksika7
- amsızlık3
- devlet3
- pandela24
- samuel chukwueze'nin trabzonspor'a transferi3
- gece gece aniden gelen 1 buçuk adana yeme isteği3
- birazdan temmuza giriyoruz15
- rabia naz vatan3
- aktrollerin ibb davasını takip etmeyi bırakması21
- yengeç burcu erkekleri ölsün kampanyası8
- 1 temmuz 2026 fransa isveç maçı12
- avrupa klima krizi2
- yazarların akıl hocaları9
- yengeç burcu zamanında olmamız8
- futbol34
- 2026 dünya kupası39
- atatürk'ü sevmemek7
- 0 0 717
- tai lung17
- 30 haziran 2026 fildişi sahili norveç maçı10
- israil12
- iktidar değişince aktroller ne olacak sorunsalı15
- dünya17
- sevişirken yapılması gerekenler8
- velvet52
- hoşgörü dini islam12
- çin mahallesindeyim çabuk çince küfür öğretin6
- sözlüğün en şişko kadın yazarı9
- beyler bik bik erkek7
- boyalı da saçların6
- sonra döner yiyecek olmam2
- siyonizm yahudilik değildir5
- ateist dövmek11
- ben geldim naneler7
- sözlükte dillere destan bir aşk yaşamak istemek7
- eski sevgilinin kabotaj bayramını kutlamak5
buralardan biz gittik gideli nasıl cahillerin dolduğunu gösteren başlıktır.
evet bilim değişebilir, bugün dediğinin yanlış olduğunu yarın açıklayabilir. fakat bu sizin sandığınız gibi siyah olanın aslında beyaz olması gibi bir durum değildir. gri olanın bir ton daha açılmasıdır. mesela newton'un yer çekimi yasası uzun yıllar gerçek kabul edilmiştir. fakat einstein'ın genel görelilik teorisini bulmasıyla tam anlamıyla doğru olmadığı ortaya çıkmıştır. Burada çürüyen tamamen değişmesi gereken bir yasa yoktur, sadece bu yasanın çalışmadığı yerler vardır. Bilimin yolu budur, önceki bozmak değil, doğruya yaklaşmaktır.
dine gelirsek, din her zaman aynı şeyi söyler. tanrı bir şeyler fısıldadı mağarada bizde ona iman ediyoruz dedirtir. yalnız burada sorun tanrının söyledikleri de çağ değiştikçe anlamsız hale gelir. farklı manalar ifade eder, bu yüzden farklı kitaplar ortaya çıkar ve hadis külliyatı oluşur. öyle ki insanlar bu anlamlardan dolayı farklı mezhepler ilan eder büyük savaşlar çıkar milyonlarca insanlar ölür. otoriteyi sağlayanlar kendi inandığı mezhebi zorunlu tutar, kendinden olmayan mezhebin kökünü kazır. bu uzun yıllar devam etmiştir. bu kitapta yazanlar bilimle çelişse bile kitabı tutar çoğu inanan. çünkü bilimin arkasında inanmayanı yakmakla tehdit eden çılgın bir tanrı yoktur.
uzun yıllar bilim-din çatışması ise son yüzyılda bilim lehine dönmüştür ve artık kutsal kitaplarda yazan bir çok şeyin bilimsel olmadığı ortaya çıkmıştır. bunun sonucu din tekrar toplanmaya başlamıştır ve bilimsel gerçeklerin kitaba göre uygun olduğunu, aksi durumlarda ise mecazi anlam ifade ettiğini belirtmiştir. 500 yıl önce hiçbir kutsal kitap dünya düz değildir dememiştir. hatta bunu söyleyen insanlar dine küfürden yargılanmış hatta katledilmiştir. bütün kuran tefsirleri ve incil çevirileri o şekilde çevirmiştir. son 150 yıldır ise dinler aynı savaşı evrim teorisine karşı vermektedir. dünya üzerinde son 50 yılda nobel bilim ödülü alan(daha uzunda olabilir) hiç bir bilim insanının inkar etmediği evrim konusunda son yıllarda dinler gene güncellemeye gitmiştir. bu sefer tanrıyı doğru anladık sudan yaratıldı diyor işte gibi yorumlar ile gün geçtikçe daha genç din adamları yada felsefeciler çıkmakta ve imaj tazelemeye çalışmaktadır.
bilimi çok içselleştirmeyen, dini ise yüzeysel okuyan insanlar tabii ki dini seçer. işin sonunda 72 huri ile cehennem ateşi arasında kalmaktadır. fakat bilimle ilgilenen ve arkeologların yazdıklarını okuyan insanlar ise dinlerin yerel mitoloji olduğunu bilir.
ben mi, tabii ki bilimi tercih ediyorum. ölünce görürsün demek istiyorum ama göremeyeceğiz ne yazıkki. ha velev ki ben haksızsam ne mi olur diye soruyorsunuz ?? nebe suresinde vaat edilen göğüsleri tomurcuklanmış hurileri vaat eden tanrının rüşvetini kabul etmiyorum ve onurumla yanarım daha iyidir.
evet bilim değişebilir, bugün dediğinin yanlış olduğunu yarın açıklayabilir. fakat bu sizin sandığınız gibi siyah olanın aslında beyaz olması gibi bir durum değildir. gri olanın bir ton daha açılmasıdır. mesela newton'un yer çekimi yasası uzun yıllar gerçek kabul edilmiştir. fakat einstein'ın genel görelilik teorisini bulmasıyla tam anlamıyla doğru olmadığı ortaya çıkmıştır. Burada çürüyen tamamen değişmesi gereken bir yasa yoktur, sadece bu yasanın çalışmadığı yerler vardır. Bilimin yolu budur, önceki bozmak değil, doğruya yaklaşmaktır.
dine gelirsek, din her zaman aynı şeyi söyler. tanrı bir şeyler fısıldadı mağarada bizde ona iman ediyoruz dedirtir. yalnız burada sorun tanrının söyledikleri de çağ değiştikçe anlamsız hale gelir. farklı manalar ifade eder, bu yüzden farklı kitaplar ortaya çıkar ve hadis külliyatı oluşur. öyle ki insanlar bu anlamlardan dolayı farklı mezhepler ilan eder büyük savaşlar çıkar milyonlarca insanlar ölür. otoriteyi sağlayanlar kendi inandığı mezhebi zorunlu tutar, kendinden olmayan mezhebin kökünü kazır. bu uzun yıllar devam etmiştir. bu kitapta yazanlar bilimle çelişse bile kitabı tutar çoğu inanan. çünkü bilimin arkasında inanmayanı yakmakla tehdit eden çılgın bir tanrı yoktur.
uzun yıllar bilim-din çatışması ise son yüzyılda bilim lehine dönmüştür ve artık kutsal kitaplarda yazan bir çok şeyin bilimsel olmadığı ortaya çıkmıştır. bunun sonucu din tekrar toplanmaya başlamıştır ve bilimsel gerçeklerin kitaba göre uygun olduğunu, aksi durumlarda ise mecazi anlam ifade ettiğini belirtmiştir. 500 yıl önce hiçbir kutsal kitap dünya düz değildir dememiştir. hatta bunu söyleyen insanlar dine küfürden yargılanmış hatta katledilmiştir. bütün kuran tefsirleri ve incil çevirileri o şekilde çevirmiştir. son 150 yıldır ise dinler aynı savaşı evrim teorisine karşı vermektedir. dünya üzerinde son 50 yılda nobel bilim ödülü alan(daha uzunda olabilir) hiç bir bilim insanının inkar etmediği evrim konusunda son yıllarda dinler gene güncellemeye gitmiştir. bu sefer tanrıyı doğru anladık sudan yaratıldı diyor işte gibi yorumlar ile gün geçtikçe daha genç din adamları yada felsefeciler çıkmakta ve imaj tazelemeye çalışmaktadır.
bilimi çok içselleştirmeyen, dini ise yüzeysel okuyan insanlar tabii ki dini seçer. işin sonunda 72 huri ile cehennem ateşi arasında kalmaktadır. fakat bilimle ilgilenen ve arkeologların yazdıklarını okuyan insanlar ise dinlerin yerel mitoloji olduğunu bilir.
ben mi, tabii ki bilimi tercih ediyorum. ölünce görürsün demek istiyorum ama göremeyeceğiz ne yazıkki. ha velev ki ben haksızsam ne mi olur diye soruyorsunuz ?? nebe suresinde vaat edilen göğüsleri tomurcuklanmış hurileri vaat eden tanrının rüşvetini kabul etmiyorum ve onurumla yanarım daha iyidir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar