bugün
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri48
- insan ne ister6
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı29
- kadınlar8
- 0 0 79
- kuran3
- galatahahahahahaha4
- claudian clouds33
- sözlük kızlarının kekleri24
- yaşanmamışların yası6
- buzdolabının kapağını açıp boş boş bakmak5
- cok da abartmaya gerek uok6
- yazarların akşam yemekleri6
- arkadaşlar ben olmasam ne yaparsınız7
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği7
- anın görüntüsü25
- en iyi vampir filmi4
- meriç dükalığı8
- gocu'nun tınlamıyorım deyip yan hesaba geçmesi7
- islamda namaz yoktur30
- mazotun yarım litresi 50 tl28
- cumartesi gecesi sıkıcılığı4
- ak partililerin apoya villa yaptırması36
- gece sokak kedileri tarafından saldırılmak4
- fusya semsiyeli yabanci22
- sevdiğiniz yazarlar8
- true'nun engelli olması6
- dantelli sütyen takan erkek12
- okan buruk9
- kürdistan10
- ölümden korkuyor musunuz17
- sarapci koala hatayi33
- sevgilisi yüzünden engelli kardeşini öldüren kız7
- allah11
- okulda zil sesinin felsefi anlamı3
- en iyi kurt adam filmi3
- başkalarının istediği gibi yaşamak4
- masada aniden ayağa kalkıp şiir okuyan erkek15
- sözlükte kimin idamına evet dersiniz6
- sözlük yazarlarının gerçek adları40
- günün sözü16
- kültür2
- ekşi sözlükteki entrymin 4256 artı oy alması7
- tai lung8
- yesene beni diyen kız9
- gocu33
- queen feristah15
- gecenin şarkısı10
- intothenirvana2
- true ve g'i l d'e d l'i l y birlikteliği4
https://m.uludagsozluk.com/e/43606432/
ne yalancı birisin. Hem lafları hazmedeme, hem hakaret et hem mesaj alımını kapat hem de profilime girip girileri eksile. Yetmesin bir de mahlas altında gelip de yalan yanlış şeyler yaz...
Gelip doğru düzgün bir eleştiri yapsan gam yemeyeceğim. ama özelden ettiğin hakaretler ve iftiran ile suçlayıcı ithamından sonra bizzat yasal yollarla sana gereken yaptırımı en kısa sürede uygulayacağımı da belirtmek isterim. Bu işler hakaret edeyim, iftira atayım oldu bitti diyecek kadar basit değil. Beni eleştireceksen doğru argümanlar üreterek eleştir, iftira atarak ve hakaret ederek değil. Neyse ki hukuki yaptırımlar bu gibi şeyler için var.
Benim her şeyi bilme gibi bir iddiam yok, iddiam senin hiçbir şey bilmediğin halde çok şey biliyormuş gibi davranmanda. Mesele, kutsal dağ filmine girilen yazıların birinde "deccal" ile bağdaştıran kişiye kendi aklınca "cahil' dediğin için yaptığım açıklama sonrası lafı 180 derece döndürmen, kıbleyi sapıtmanda.
Kaldı ki sürreal eksendeki filmlerin belirli bir ana konusu ve dayanak aldığı ekseni olmaz. Bu çoğu sürreal ve üst psikoloji ile eser ortaya koyan birçok eserde böyledir. O yüzden başkalarının yaptığı çıkarımı kendince küçümsemek, kesin ve net sınırlar altında tutmak aymazlığın en alasıdır. Çünkü anti postmodern-sürrealist yapıtların diğer türdeki ürünlere göre anlamlılığı daha esnek ve açıktır. sanat eseri peygamberlerin sözleri gibi, çeşitli yorumlara elverişli bir anlam genişliği taşımalı. bir eserin anlamı başka bir anlam olmaya elverişli oldukça, her okuyan ona kendi yaşamında anlamını verebilir ve böylece eser, üreten ve insanlar arasında ortak bir duygulanma dili olmak aşamasına erişebilir. en zengin, en derin, ve en etkileyici eser herkesin istediği biçimde anlayacağı ve bundan dolayı sonsuz duyarlıkları kapsayabilecek bir genişlikte olandır. sınırlı ve tek çemberin içinde daralıp kalmış olan şeyin de zenginliğinden söz edemeyiz. Ama Senin yaptığın gibi satanizm değil, tibet anlatıları ile ilgili dersek bu sefer yanılan sen olursun. Çünkü filmin içeriği kabala felsefesi ile oluşturulmuş. ilk kabala ritüellerine benzer şekilde başlayan film, filmin ilk biriminde isa tasvirli hırsız karakterinin ortaya çıkmasıyla hristiyanlığın içine harmanlanıyor ve bu sayede ilerleyen birimlerde yeni bir üst metnin hazırlığı yapılıyor. Ve kaldı ki jodorowsky'i aslen yahudi kökenli olup kabala ile haşır neşir olduktan hemen sonra yahudi mistisizmine yönelmiş bir yönetmendir. Tibet değil.
ikinci olarak, bu tarz filminlerin belli eksene koyacağımızın yanlış olduğundan bahsettim. Bu şahsiyet ise dediğimi çarpıtıp "türsüz eserler" olarak algıladı.
Devamını tahlil yazımda getirip buraya ekleyeceğim. Şimdilik şurada dursun.
ne yalancı birisin. Hem lafları hazmedeme, hem hakaret et hem mesaj alımını kapat hem de profilime girip girileri eksile. Yetmesin bir de mahlas altında gelip de yalan yanlış şeyler yaz...
Gelip doğru düzgün bir eleştiri yapsan gam yemeyeceğim. ama özelden ettiğin hakaretler ve iftiran ile suçlayıcı ithamından sonra bizzat yasal yollarla sana gereken yaptırımı en kısa sürede uygulayacağımı da belirtmek isterim. Bu işler hakaret edeyim, iftira atayım oldu bitti diyecek kadar basit değil. Beni eleştireceksen doğru argümanlar üreterek eleştir, iftira atarak ve hakaret ederek değil. Neyse ki hukuki yaptırımlar bu gibi şeyler için var.
Benim her şeyi bilme gibi bir iddiam yok, iddiam senin hiçbir şey bilmediğin halde çok şey biliyormuş gibi davranmanda. Mesele, kutsal dağ filmine girilen yazıların birinde "deccal" ile bağdaştıran kişiye kendi aklınca "cahil' dediğin için yaptığım açıklama sonrası lafı 180 derece döndürmen, kıbleyi sapıtmanda.
Kaldı ki sürreal eksendeki filmlerin belirli bir ana konusu ve dayanak aldığı ekseni olmaz. Bu çoğu sürreal ve üst psikoloji ile eser ortaya koyan birçok eserde böyledir. O yüzden başkalarının yaptığı çıkarımı kendince küçümsemek, kesin ve net sınırlar altında tutmak aymazlığın en alasıdır. Çünkü anti postmodern-sürrealist yapıtların diğer türdeki ürünlere göre anlamlılığı daha esnek ve açıktır. sanat eseri peygamberlerin sözleri gibi, çeşitli yorumlara elverişli bir anlam genişliği taşımalı. bir eserin anlamı başka bir anlam olmaya elverişli oldukça, her okuyan ona kendi yaşamında anlamını verebilir ve böylece eser, üreten ve insanlar arasında ortak bir duygulanma dili olmak aşamasına erişebilir. en zengin, en derin, ve en etkileyici eser herkesin istediği biçimde anlayacağı ve bundan dolayı sonsuz duyarlıkları kapsayabilecek bir genişlikte olandır. sınırlı ve tek çemberin içinde daralıp kalmış olan şeyin de zenginliğinden söz edemeyiz. Ama Senin yaptığın gibi satanizm değil, tibet anlatıları ile ilgili dersek bu sefer yanılan sen olursun. Çünkü filmin içeriği kabala felsefesi ile oluşturulmuş. ilk kabala ritüellerine benzer şekilde başlayan film, filmin ilk biriminde isa tasvirli hırsız karakterinin ortaya çıkmasıyla hristiyanlığın içine harmanlanıyor ve bu sayede ilerleyen birimlerde yeni bir üst metnin hazırlığı yapılıyor. Ve kaldı ki jodorowsky'i aslen yahudi kökenli olup kabala ile haşır neşir olduktan hemen sonra yahudi mistisizmine yönelmiş bir yönetmendir. Tibet değil.
ikinci olarak, bu tarz filminlerin belli eksene koyacağımızın yanlış olduğundan bahsettim. Bu şahsiyet ise dediğimi çarpıtıp "türsüz eserler" olarak algıladı.
Devamını tahlil yazımda getirip buraya ekleyeceğim. Şimdilik şurada dursun.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar