bugün
- bir kız tecavüze uğrarken onu izleyen tanrı9
- regl dönemi dengesizlikleri4
- bir kadının en güzel bölgesi11
- migros ta 69 95 tl'ye satılan buzlu bardak3
- hoşlanılan kızın evinde sırt kaşıyıcıya rastlamak3
- ruh sağlığı için uzak durulması gereken şeyler4
- seni seviyordum ama sen beni anlamadın3
- deve besleyip sidiğini satmak2
- evliliği kurtarmak için çocuk yapmak11
- pazar günü mesai yapmak3
- dişlerini fırçalamayan kadınla öpüşmek2
- michael olise3
- 40 yaş üstü kel sözlük yazarı12
- elektrikli bisiklet terörü2
- badem dolgulu kruvasan3
- kabızlık nasıl geçer3
- ingiltere8
- fransa7
- mohamed salah ghaly3
- vantilatörü kendine çevirmek10
- güneş yüzlü çocuğa mektup2
- evde kalmış sözlük kızı2
- dünyanın en güzel tatlısı11
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri3
- inan akgün alp2
- bugün sağlığın için ne yaptın9
- 19 temmuz 2026 fransa ingiltere maçı6
- trakya ve istanbul da çekirge istilası3
- bugün ispanya arjantin maçı saat 22 de trt 1 de3
- türklerin ileri olduğu konular21
- 2026 dünya kupası13
- dünya9
- futbol3
- geceye hayatta öğrendiğin bir şey bırak5
- günün şiiri8
- iyiliğe sormuşlar nereye gidiyorsun diye3
- kalp kırmak2
- devlet bahçeli3
- dinsize inanır mısın17
- ürdün de iki abd askerinin öldürülmesi3
- antipanik hanımın elleri2
- en gey özelliğiniz8
- chatgptye penis fotoğrafını atmak18
- yazarların çektiği manzara fotoğrafları9
- çırçıplak yatmak9
- yunan adalarına tatile gidenin vatan haini olması3
- thomas tuchel6
- burçlara inanan erkek15
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları30
- en son alınan hediye7
Vaktiyle bir derviş, nefisle mücadele makamının sonuna gelir. Meşrebin
usulünce bundan sonra her türlü süsten, gösterişten arınacak, varlıktan
vazgeçecektir. Fakat iş yamalı bir hırka giymekten ibaret değildir. Her
türlü görünür süslerden arınması gereklidir; Saç, sakal, bıyık, kaş, ne
varsa hepsinden. Derviş, usule uygun hareket eder, soluğu berberde alır.
- Vur usturayı berber efendi, der. Berber dervişin saçlarını kazımaya baslar.
Derviş aynada kendini takip etmektedir. Başının sağ kısmı tamamen kazınmıştır.
Berber tam diğer tarafa usturayı vuracakken, yağız mı yağız, bıçkın mı
bıçkın bir kabadayı girer içeri. Doğruca dervişin yanına gider,
başının kazınmış kısmına okkalı bir tokat atarak: - Kalk bakalım kabak,
kalk da tıraşımızı olalım, diye kükrer.
Dervişlik bu... Sövene dilsiz, vurana elsiz gerek. Kaideyi bozmaz derviş.
Ses çıkarmaz, usulca kalkar yerinden.
Berber mahcup, fakat korkmuştur. Ses çıkaramaz.
Kabadayı koltuğa oturur, berber tıraşa başlar. Fakat küstah kabadayı tıraş
esnasında da sürekli aşağılar dervişi, alay eder: 'Kabak aşağı, kabak yukarı.'
Nihayet tıraş biter, kabadayı dükkândan çıkar. Henüz birkaç metre
gitmiştir ki, gemden boşanmış bir at arabası yokuştan aşağı hızla üzerine
gelir. Kabadayı şaşkınlıkla yol ortasında kalakalır. Derken, iki atın
ortasına denge için yerleştirilmiş uzun sivri demir karnına dalıverir.
Kabadayı oracığa yığılır, kalır. Ölmüştür. Görenler çığlığı basar.
Berber ise şaşkın, bir manzaraya, bir dervişe bakar, gayri ihtiyarî sorar:
- Biraz ağır olmadı mı derviş efendi?
Derviş mahzun, düşünceli cevap verir: - Vallahi gücenmedim ona.
Hakkımı da helal etmiştim. Gel gör ki, kabağın bir sahibi var.
O gücenmiş olmalı!
Hikâye böyle... Ama hayat da böyle... kabağın sahibinin en affetmediği
şeyin kibir ve kul hakkı yemek olduğu umarım hep aklımızda kalır. (alıntı)
usulünce bundan sonra her türlü süsten, gösterişten arınacak, varlıktan
vazgeçecektir. Fakat iş yamalı bir hırka giymekten ibaret değildir. Her
türlü görünür süslerden arınması gereklidir; Saç, sakal, bıyık, kaş, ne
varsa hepsinden. Derviş, usule uygun hareket eder, soluğu berberde alır.
- Vur usturayı berber efendi, der. Berber dervişin saçlarını kazımaya baslar.
Derviş aynada kendini takip etmektedir. Başının sağ kısmı tamamen kazınmıştır.
Berber tam diğer tarafa usturayı vuracakken, yağız mı yağız, bıçkın mı
bıçkın bir kabadayı girer içeri. Doğruca dervişin yanına gider,
başının kazınmış kısmına okkalı bir tokat atarak: - Kalk bakalım kabak,
kalk da tıraşımızı olalım, diye kükrer.
Dervişlik bu... Sövene dilsiz, vurana elsiz gerek. Kaideyi bozmaz derviş.
Ses çıkarmaz, usulca kalkar yerinden.
Berber mahcup, fakat korkmuştur. Ses çıkaramaz.
Kabadayı koltuğa oturur, berber tıraşa başlar. Fakat küstah kabadayı tıraş
esnasında da sürekli aşağılar dervişi, alay eder: 'Kabak aşağı, kabak yukarı.'
Nihayet tıraş biter, kabadayı dükkândan çıkar. Henüz birkaç metre
gitmiştir ki, gemden boşanmış bir at arabası yokuştan aşağı hızla üzerine
gelir. Kabadayı şaşkınlıkla yol ortasında kalakalır. Derken, iki atın
ortasına denge için yerleştirilmiş uzun sivri demir karnına dalıverir.
Kabadayı oracığa yığılır, kalır. Ölmüştür. Görenler çığlığı basar.
Berber ise şaşkın, bir manzaraya, bir dervişe bakar, gayri ihtiyarî sorar:
- Biraz ağır olmadı mı derviş efendi?
Derviş mahzun, düşünceli cevap verir: - Vallahi gücenmedim ona.
Hakkımı da helal etmiştim. Gel gör ki, kabağın bir sahibi var.
O gücenmiş olmalı!
Hikâye böyle... Ama hayat da böyle... kabağın sahibinin en affetmediği
şeyin kibir ve kul hakkı yemek olduğu umarım hep aklımızda kalır. (alıntı)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar