bugün
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri21
- şemsiyeli lavuk4
- sözlük kızlarının kekleri24
- günün sözü16
- islamda namaz yoktur32
- bildiğiniz sure sayısı3
- nervio14
- anın görüntüsü24
- ekşi sözlükteki entrymin 4256 artı oy alması7
- lahmacun3
- sözlükte kimin idamına evet dersiniz2
- kürdistan9
- ağzı kokan insan3
- ak partililerin apoya villa yaptırması36
- dantelli sütyen takan erkek12
- hayat kalitesini düşüren şeyler2
- zengin göbekli vs kaslı fakir adam5
- kitap kurdu erkeklerin hiç osurmaması5
- allah ım verdiğini kimse engelleyemez4
- sen dost ararsan koş mevlana ya6
- şeriatçıların ateist apo yu sevmesi4
- hintlilerin savaşırken inek inek diye bağırması5
- baba oğul bisiklet5
- tanrı nazarında insan nedir3
- mülk suresi 30 ayet2
- gülerken ısınarak terleyip pasta kokan kız7
- güzel olduğunuzu nasıl anlarsınız6
- erkek erkeğe buluşmaya giderken parfüm sıkan erkek6
- peynir helvası5
- 19 eylül 20264
- sevgilisi yüzünden engelli kardeşini öldüren kız3
- yesene beni diyen kız9
- sözlükten kız kaçırmak3
- ölümden korkuyor musunuz17
- mazotun yarım litresi 50 tl28
- ankara üniversitesi dil tarih coğrafya fakültesi3
- sözlükte ki gay başlıkları5
- bir lahmacuncunun yapabileceği en kırıcı hareket4
- ölümsüzlük var4
- dindarların çoğunun fakir olması7
- kefir patlaması3
- neme lazım diyen erkek6
- imalı laflardan anlamamak2
- türk açılımı5
- nil karaibrahimgil dinleyen erkek5
- masada aniden ayağa kalkıp şiir okuyan erkek15
- erkekle kadının arkadaş olması5
- kız sesi duymak için müşteri hizmetlerini aramak8
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı8
- atatürk'ün en büyük türk milliyetçisi olması2
doğru tahmin, yine kalbim kırıldı. ne çektim bu erkeklerden... bu kadar ayran gönüllü ve duygusal olmasam olmaz mıydı?
kendisinin aynı nickle burada da yazarlığı varmış, görünce şok oldum. ben sekizinci nesilim ya o yedinci nesilmiş. bence yıl değil de ay farkı var aramızda. doğum günlerimiz arasında da 18 gün var zaten. yılı da aynı evet. ... yazdıklarının azımsanamayacak bir kısmını öncelerden okumuşum, ilgimi çeken, katıldığım ve oyladığım yazılardı. duyurusunu da görüp cevap vermeyi unutmuşum.
ismi b. tüm adını yazmayacağım, kendisi benden korkuyor ve onun hakkında yazmamdan rahatsız oluyor. her hikayeme baktığı için rahatsız olduğunu düşünmemiştim. bazen insanlar çelişkili davranıyor. yine de onu korkuttuğum için üzgünüm.
onda da bendeki çocuksuluk var, kullandığı kelimeler, bakışı, gülüşü... sinirlenişi bile çocuksu. sanırım bana benzediği için aşık oldum ona. ilk görüşte aşk. ilkinde belli etmedim ona, heyecanımı saklamayı başardım sanırım. ikincisinde çok heyecanlıydım, bunu gizleyemedim. bir daha da görüşemedik ne yazık ki. ben çok acele ettim ve beni yanlış anladı. yanlış tanıdı. lanet olası regl dönemim normalden 12 gün daha erken başladı ve her şeyin içine etmeme sebebiyet verdi. ... onu düşünüyordum hep, tıpkı filmlerdeki gibi. o aşık olma sahneleri gibi ağırlaştırılmış şekilde canlandı gülüşü aklımda. o tatlı ses tonunu bazen unutuyorum bazen hatırlıyorum. sevişirkenki nazikliği ve anlayışı çok tatlıydı. kendisi de çok tatlı zaten. bunun farkında, keşke olmasa. ama o şımarıklığı da o kadar tatlı ki. bir daha sevişemeyecek olmamız üzücü. teninin kokusu çok özel bir koku değildi ama yatıştırıcıydı. en çok aklımda kalan ise, koltuğa uzanıp tavana bakarak bir şeyler anlatırken gözlerinin parlaması. yeşil gözlü olsa ve on kilo daha zayıf olsa kendisini daha çok beğenirmiş. hahaha... sana tanıdık geldi mi bu laflar? bingo! benim laflarım bunlar, 48 kiloyken diyordum ya on kilo daha alsam ve mavi gözlü olsam diye... ben onda kendimi gördüm, keşke görmeseydim, onu unutmak çok zor olacak. ama bir daha asla ulaşmayacağım ona. ama eğer ki o benimle konuşmak isterse kapım ona hep açık. ha tamam belki de sarısın maviş birini bulana dekkk. "sarışın ve mavi gözlü değilim ama"; bunu iki üç kere söyledi. çünkü hayalimdeki erkeğin böyle biri olduğunu yazmıştım. yani sensin bu eminem. senden başkası yalan ya. üf valla sen hariç herkes üzdü beni. ... onu çizmiştim, çok da benzemişti, benzemek ne kelime aynısı oldu işte. biliyorsun bu konudaki yeteneğimi. liseden beri bu portre çiziminde hırslıyım. çizimlerime de ne kadar bağlı olduğumu herkes bilir. ama onun o sözlerinden sonra buruşturup defteriyle beraber çöpe attım. bana öyle üzücü şeyler söyledi ki. kendimi iğrenç hissettim. kendimden korktum, kendim olmaktan rahatsızlık duydum. bir daha yazarsam tiksinirmiş benden. sayesinde ben kendimden tiksindim. ama ben kötü biri değilim, sadece bu aşk konusunda aceleci ve çocuksuyum. sonuçlarını ve etkilerini düşünmeden hareket ediyorum. çok üzgünüm böyle olduğu için. gerçekten benim için mükemmel biriydi, kendi ellerimle kaçırdım onu. buradan tekrar özür diliyorum ondan, gerçi hiç okumayacak ama olsun. sen de okumuyorsun zaten eminem.
ilk görüşte aşkı ikinci kez yaşayışım bu, ilki lisedeki samet'ti. o anı hiç unutmuyorum, ilk aşkımdı, servisteydik ve o servis kapısının camını aralamış gülüyordu. kalbimin eridiği, istemsizce gülümsediğim o anı ölene kadar unutmam sanırım. tatlı zamanlardı. samet için yaptıklarımı b.'a yapsam beni savcılığa şikayet ederdi sanırım. gerçi samet ara ara beni cesaretlendirmişti, umut vermişti. ve iki yıl boyunca onu görme fırsatım olmuştu. her gün aynı servise biniyorduk zaten. ama b.'ı bir daha asla göremeyeceğim. bu yüzden kızıyorum kendime. acele edip onu kızdırmasaydım eğer nadir de olsa görebilirdim onu. takılmalık olarak başlayıp normal bir ilişkiye dönerdi belki. en azından onu tanımış olurdum. hiçbir şey olmasa bile bir şeyler olurdu yani.
atom fiziğine de profesörlüğe de lanet olsun. itliği, kumarbazlığı, serseriliği öğreneceğim. artık kötü bir insan olup, üzülmeyip, üzeceğim. bundan zevk de alacağım. çünkü böyleleri mutlu oluyor bu hayatta. böyleleri kazanıyor. kalbim artık minnoş bir ev kedisi değil, adı tekir olan bir sokak kedisi! hırçın, asi ve başı dik...
eminem, lütfen bu sefer sen bana sarıl...
kendisinin aynı nickle burada da yazarlığı varmış, görünce şok oldum. ben sekizinci nesilim ya o yedinci nesilmiş. bence yıl değil de ay farkı var aramızda. doğum günlerimiz arasında da 18 gün var zaten. yılı da aynı evet. ... yazdıklarının azımsanamayacak bir kısmını öncelerden okumuşum, ilgimi çeken, katıldığım ve oyladığım yazılardı. duyurusunu da görüp cevap vermeyi unutmuşum.
ismi b. tüm adını yazmayacağım, kendisi benden korkuyor ve onun hakkında yazmamdan rahatsız oluyor. her hikayeme baktığı için rahatsız olduğunu düşünmemiştim. bazen insanlar çelişkili davranıyor. yine de onu korkuttuğum için üzgünüm.
onda da bendeki çocuksuluk var, kullandığı kelimeler, bakışı, gülüşü... sinirlenişi bile çocuksu. sanırım bana benzediği için aşık oldum ona. ilk görüşte aşk. ilkinde belli etmedim ona, heyecanımı saklamayı başardım sanırım. ikincisinde çok heyecanlıydım, bunu gizleyemedim. bir daha da görüşemedik ne yazık ki. ben çok acele ettim ve beni yanlış anladı. yanlış tanıdı. lanet olası regl dönemim normalden 12 gün daha erken başladı ve her şeyin içine etmeme sebebiyet verdi. ... onu düşünüyordum hep, tıpkı filmlerdeki gibi. o aşık olma sahneleri gibi ağırlaştırılmış şekilde canlandı gülüşü aklımda. o tatlı ses tonunu bazen unutuyorum bazen hatırlıyorum. sevişirkenki nazikliği ve anlayışı çok tatlıydı. kendisi de çok tatlı zaten. bunun farkında, keşke olmasa. ama o şımarıklığı da o kadar tatlı ki. bir daha sevişemeyecek olmamız üzücü. teninin kokusu çok özel bir koku değildi ama yatıştırıcıydı. en çok aklımda kalan ise, koltuğa uzanıp tavana bakarak bir şeyler anlatırken gözlerinin parlaması. yeşil gözlü olsa ve on kilo daha zayıf olsa kendisini daha çok beğenirmiş. hahaha... sana tanıdık geldi mi bu laflar? bingo! benim laflarım bunlar, 48 kiloyken diyordum ya on kilo daha alsam ve mavi gözlü olsam diye... ben onda kendimi gördüm, keşke görmeseydim, onu unutmak çok zor olacak. ama bir daha asla ulaşmayacağım ona. ama eğer ki o benimle konuşmak isterse kapım ona hep açık. ha tamam belki de sarısın maviş birini bulana dekkk. "sarışın ve mavi gözlü değilim ama"; bunu iki üç kere söyledi. çünkü hayalimdeki erkeğin böyle biri olduğunu yazmıştım. yani sensin bu eminem. senden başkası yalan ya. üf valla sen hariç herkes üzdü beni. ... onu çizmiştim, çok da benzemişti, benzemek ne kelime aynısı oldu işte. biliyorsun bu konudaki yeteneğimi. liseden beri bu portre çiziminde hırslıyım. çizimlerime de ne kadar bağlı olduğumu herkes bilir. ama onun o sözlerinden sonra buruşturup defteriyle beraber çöpe attım. bana öyle üzücü şeyler söyledi ki. kendimi iğrenç hissettim. kendimden korktum, kendim olmaktan rahatsızlık duydum. bir daha yazarsam tiksinirmiş benden. sayesinde ben kendimden tiksindim. ama ben kötü biri değilim, sadece bu aşk konusunda aceleci ve çocuksuyum. sonuçlarını ve etkilerini düşünmeden hareket ediyorum. çok üzgünüm böyle olduğu için. gerçekten benim için mükemmel biriydi, kendi ellerimle kaçırdım onu. buradan tekrar özür diliyorum ondan, gerçi hiç okumayacak ama olsun. sen de okumuyorsun zaten eminem.
ilk görüşte aşkı ikinci kez yaşayışım bu, ilki lisedeki samet'ti. o anı hiç unutmuyorum, ilk aşkımdı, servisteydik ve o servis kapısının camını aralamış gülüyordu. kalbimin eridiği, istemsizce gülümsediğim o anı ölene kadar unutmam sanırım. tatlı zamanlardı. samet için yaptıklarımı b.'a yapsam beni savcılığa şikayet ederdi sanırım. gerçi samet ara ara beni cesaretlendirmişti, umut vermişti. ve iki yıl boyunca onu görme fırsatım olmuştu. her gün aynı servise biniyorduk zaten. ama b.'ı bir daha asla göremeyeceğim. bu yüzden kızıyorum kendime. acele edip onu kızdırmasaydım eğer nadir de olsa görebilirdim onu. takılmalık olarak başlayıp normal bir ilişkiye dönerdi belki. en azından onu tanımış olurdum. hiçbir şey olmasa bile bir şeyler olurdu yani.
atom fiziğine de profesörlüğe de lanet olsun. itliği, kumarbazlığı, serseriliği öğreneceğim. artık kötü bir insan olup, üzülmeyip, üzeceğim. bundan zevk de alacağım. çünkü böyleleri mutlu oluyor bu hayatta. böyleleri kazanıyor. kalbim artık minnoş bir ev kedisi değil, adı tekir olan bir sokak kedisi! hırçın, asi ve başı dik...
eminem, lütfen bu sefer sen bana sarıl...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar