bugün
- kim kimi neden sevmiyor7
- yogartiksen41
- antipanik7
- azerilerce tokatlanan akpli8
- sözlük kadınlarına 15 bin tl hibe ediyorum4
- nervio adlı yazara uyarı12
- uludağ sözlüğün kapanma vaktinin geldiği gerçeği7
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- birinci nesil yazar görememe sorunsalı4
- uçan araba3
- sinek as vs as maca4
- türküm doğruyum çalışkanım2
- içine cin giren insan nasıl kurtulur10
- sabah 6:00'da nervionun resmine bakarak rakı içmek4
- murat göğebakan2
- dincileri niçin öldürmeliyiz3
- iphone almak için neden6
- kolye24
- sözlükteki yazar olabilme kriterleri ve süreci5
- 40 yıllık fenerbahçelinin acı isyanı7
- ilkokul bebesine türbanı savunmak66
- sarı teker vs sarı tutku4
- öbür sözlükte kızlar teklif ediyormuş3
- güneşli sıcıcık bir edirne günü2
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı75
- eskortluk yapan sözlük yazarı25
- arkadaşlar burçlar yalan çıktı7
- queen ravenna büyücülük okulu20
- sözlükteki aptallar3
- 25 yılda adam edilen istanbul'u 5 yılda bitirmek49
- sözlüğün ölmek üzere olduğunu gösteren işaretler3
- aptalca başlık açan yazarlara prim vermek3
- bileklik11
- zürafa13
- kaplan11
- tutmayınca entry silmek6
- kalp14
- cips cola5
- saçma başlık açıp altına forumvari entry girmek2
- karton toplayan cocuk vs yogartiksen13
- malmö3
- sözlüğün ölmüş olması3
- aslan9
- lig on altıncısından altı yemek7
- eskorta para verecek kadar düşmek7
- türkiye15
- sözlüğün ölü haline bakmak2
- verginin hırsızlık olup olmaması6
- sözlüğün ölü vaziyeti2
- sözlüğün tat vermemesi12
bir ara, ekseriya amerikan çocuk televizyon kanal ve dizilerinin yaygınlaşması zamanlarında, ne bileyim o zamanlar çok mantıksız görünen fakat şimdi aslında güçlü bir sosyal mühendislik olduğu farkedilen bir strateji uygulanırdı. saçları amerikan traşı denen (yanlar filan makine ile kesilmiş, üstler uzun, kabarık, düz) modelden, temiz ve gülümseyen yüz ifadesi ile her kanalda, her dizide, her şarkıda "nick" ve benzeri isimli veletler, hitler propagandasının post-modern versiyonuymuşçasına ortalıkta koşuşturup dururdu. okulda hocalarıyla, arkadaşlarıyla konuşurlardı, üç laflarından biri elbette, burası özgür bir ülke, tabi ne demek, burası özgür bir ülke...
ulan ne demek bu? insan küçükken bu tiplerin geri zekalı olduğunu düşünüyor. insan konuşurken böyle boktan laflar edip durur mu hiç? n'aber nasılsın demiyor adam, ne diyor "merhaba nick, burası özgür bir ülke". sonra sonra bu heriflerin istediklerinin olduğu ortaya çıktı. bir anda rap giysileri giyen (fakat asla zenci rapçiler gibi değil, saçlarını amerikan traşı kestirip ortadan ikiye ayıraraktan), dublaj türkçesiyle konuşan, üstelik bunu ne özentilikten ne başka bir şeyden yapan bir gençlik türedi. o gençlerin bir suçu da var diyemem. genellikle orta - üst refah mertebesindeki ailelerin çocukları olan bunlar, ya aileleri çalıştığından, ya korumacılıktan sokağa çıkıp da oynayamayan çocuklardı. yani ilk tanıdıkları arkadaşlarından biri "nick"ti. e onlar da birer "nick", "mike", "james" oldular haliyle. ali, bilo, osman, maho olmadılar, hatta bu kısaltmalar onlara komik geldi, çünkü türkçe'den kısaltmaydı bunlar.
şimdi o kinder çikolatalarının üstündeki, hitler'in ideal alman çocuğu gibi, bu nick'in de bir sosyal mühendisliğin kilometretaşı olduğunu görüyoruz. fakat bu sefer polonya'ya, almanya'ya, fransa'ya değil sadece, türkiye'nin üst tabakasının üstünde doğrudan etkisi olan bir nick bu.
ulan ne demek bu? insan küçükken bu tiplerin geri zekalı olduğunu düşünüyor. insan konuşurken böyle boktan laflar edip durur mu hiç? n'aber nasılsın demiyor adam, ne diyor "merhaba nick, burası özgür bir ülke". sonra sonra bu heriflerin istediklerinin olduğu ortaya çıktı. bir anda rap giysileri giyen (fakat asla zenci rapçiler gibi değil, saçlarını amerikan traşı kestirip ortadan ikiye ayıraraktan), dublaj türkçesiyle konuşan, üstelik bunu ne özentilikten ne başka bir şeyden yapan bir gençlik türedi. o gençlerin bir suçu da var diyemem. genellikle orta - üst refah mertebesindeki ailelerin çocukları olan bunlar, ya aileleri çalıştığından, ya korumacılıktan sokağa çıkıp da oynayamayan çocuklardı. yani ilk tanıdıkları arkadaşlarından biri "nick"ti. e onlar da birer "nick", "mike", "james" oldular haliyle. ali, bilo, osman, maho olmadılar, hatta bu kısaltmalar onlara komik geldi, çünkü türkçe'den kısaltmaydı bunlar.
şimdi o kinder çikolatalarının üstündeki, hitler'in ideal alman çocuğu gibi, bu nick'in de bir sosyal mühendisliğin kilometretaşı olduğunu görüyoruz. fakat bu sefer polonya'ya, almanya'ya, fransa'ya değil sadece, türkiye'nin üst tabakasının üstünde doğrudan etkisi olan bir nick bu.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar