bugün
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı72
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim25
- terapi niteliğindeki şeyler8
- sözlükte kim kimle sevgili27
- iyi menemenin sırrı7
- nervio43
- maçtan önce atıp tutan galatasaraylı yazarlar10
- queen ravenna adlı yazarın cerrah olması13
- sözlüğün en şık erkeği12
- kadınların yaptığı en büyük hata9
- iyi memenin sırrı7
- almanca bilmek5
- yakıştırdığım çiftler serisi 115
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri7
- kale3112 ifşa8
- siyah sütyen5
- evrim varsa neden yarı insan yarı maymun yok6
- sabah akşam nervio yu konuşan sözlük11
- fenerbahçeli yazarlar7
- güzel bir kız nasıl tavlanır6
- meme4
- passatı olan erkek6
- giresunlu kızlar6
- herkes kendi işini kurarsa kimse işsiz kalmaz15
- arkadaşlar bi bakar mısınız9
- 8 haziran 2016 sözlükte yaşanan ifşa skandalı7
- kız sanılan ama erkek çıkan poposu güzel yazar6
- muslettin amca14
- balık yemeye yunanistan'a giden sözlük yazarı7
- gece uyumadan önce düşünülen şeyler5
- üstteki yazar hakkındaki varsayımlarınız7
- engineer288
- ese dezze8
- true esaretten kurtulacak4
- selahattin demirtaşın hapiste 10 yılını doldurması3
- yakın zamanda çaylak olacakmış gibi hissetmek4
- sözlük klasikleri12
- kassız erkek neye benzer5
- aşk9
- yarın iş olması3
- 3 kasım 2026 galatasaray stuttgart maçı25
- anın görüntüsü32
- aleksey batrakov27
- bütün gün giyilmiş sıcacık kadın botu kokusu8
- futbol17
- herkesin beni evlendirmeye çalışması5
- sözlük kürdü55
- gel münihe sözünü tut travel4
- tacettin libosoglu4
- ben jesus olsam4
* yemek esnasında başka bir öğretim üyesi de üniversitenin idari işlerine bakan kişilerin emekli belediye zabıta müdürlerinden oluştuğunu, onların da geldikleri kurumun normlarını burada uygulamak istediklerini anlatmıştı. yemekten sonra, aynı günde üst üste gelerek beni rahatsız eden meseleleri sizinle görüşmek üzere makamınıza geldim. maalesef yerinizde yoktunuz.
sizin yerinize, yardımcınız prof. dr. atilla dicle'ye durumu anlattım. üniversitenizin idare amirleri ile 'sticker' işlerini konuşup onları muhatap almak istemediğimi, akademik kökenli bir yönetici olduğu için kendisine geldiğimi anlattım. atilla bey beni dinlerken üzüntüsünü gizlemedi ve bu konuda çok şikayetler aldığını söyledi. son olarak da "keşke bunları ahmet serpil bey'e anlatsanız" dedi. mesajı almıştım, bu tuhaf durumu olumlu yönde değiştirecek yetkisinin olmadığını kibarca söylüyordu sayın rektör yardımcısı. daha önce, özel sektörde patron şirketlerinde çalıştığım için bu tip yerlerdeki yöneticilerin patronlar tarafından nasıl ordusu olmayan general konumuna getirildiğini çok iyi biliyordum. teşekkür edip ayrıldım.
otoparka gidip arabamı bulduğumda bir sürpriz ile karşılaştım: benim arabamı park eden güvenlik görevlisi densizliğin son haddine ulaşıp kırmızı
"sticker"i torpido gözünden çıkarıp arabamın ön camının sol tarafına yapıştırmıştı. hemen sticker'leri söküp çöpe attım ve oradan uzaklaştım.
akşam durumu prof. dr. akile gürsoy'a anlattım ve artık yeditepe üniversitesi'nde ders vermemin mümkünolmadığını söyledim.
sayın ahmet serpil, bütün bunları size eski hukukumuza binaen anlattım. en azından 1996 yılından bu yana üniversitenizde part-time olarak ders veriyorum. görev ve sorumluluk anlayışım size bunları anlatmamı
gerektiriyor. belki bu eğilimler daha önceden de vardı, fakat ben sadece haftada bir gün geldiğim için farkına varmamış olabilirim. her ne hal ise, artık bütün bunların farkında olmanız ve tedbir almanız gerekiyor. malumunuzdur, "üniversite kurulmaz, ancak üniversite olunur." yeditepe üniversitesinin bir gün gerçekten "üniversite" olmasını gönülden diliyorum.
bu vesile ile geçmiş bayramınızı en iyi dileklerimle kutlar, esenlikler dilerim.
prof. dr. ayhan aktar,
siyaset bilimi ve uluslararası ilişkiler bölümü,
marmara üniversitesi *
sizin yerinize, yardımcınız prof. dr. atilla dicle'ye durumu anlattım. üniversitenizin idare amirleri ile 'sticker' işlerini konuşup onları muhatap almak istemediğimi, akademik kökenli bir yönetici olduğu için kendisine geldiğimi anlattım. atilla bey beni dinlerken üzüntüsünü gizlemedi ve bu konuda çok şikayetler aldığını söyledi. son olarak da "keşke bunları ahmet serpil bey'e anlatsanız" dedi. mesajı almıştım, bu tuhaf durumu olumlu yönde değiştirecek yetkisinin olmadığını kibarca söylüyordu sayın rektör yardımcısı. daha önce, özel sektörde patron şirketlerinde çalıştığım için bu tip yerlerdeki yöneticilerin patronlar tarafından nasıl ordusu olmayan general konumuna getirildiğini çok iyi biliyordum. teşekkür edip ayrıldım.
otoparka gidip arabamı bulduğumda bir sürpriz ile karşılaştım: benim arabamı park eden güvenlik görevlisi densizliğin son haddine ulaşıp kırmızı
"sticker"i torpido gözünden çıkarıp arabamın ön camının sol tarafına yapıştırmıştı. hemen sticker'leri söküp çöpe attım ve oradan uzaklaştım.
akşam durumu prof. dr. akile gürsoy'a anlattım ve artık yeditepe üniversitesi'nde ders vermemin mümkünolmadığını söyledim.
sayın ahmet serpil, bütün bunları size eski hukukumuza binaen anlattım. en azından 1996 yılından bu yana üniversitenizde part-time olarak ders veriyorum. görev ve sorumluluk anlayışım size bunları anlatmamı
gerektiriyor. belki bu eğilimler daha önceden de vardı, fakat ben sadece haftada bir gün geldiğim için farkına varmamış olabilirim. her ne hal ise, artık bütün bunların farkında olmanız ve tedbir almanız gerekiyor. malumunuzdur, "üniversite kurulmaz, ancak üniversite olunur." yeditepe üniversitesinin bir gün gerçekten "üniversite" olmasını gönülden diliyorum.
bu vesile ile geçmiş bayramınızı en iyi dileklerimle kutlar, esenlikler dilerim.
prof. dr. ayhan aktar,
siyaset bilimi ve uluslararası ilişkiler bölümü,
marmara üniversitesi *
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar