bugün
- claudian clouds27
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri23
- sözlüğün ölü gibi olması5
- sevdiğiniz yazarlar7
- şemsiyeli lavuk6
- islamda namaz yoktur32
- sözlük kızlarının kekleri24
- kamudaki torpil durumları2
- ağzı kokan insan5
- kürdistan10
- nervio15
- günün sözü16
- ekşi sözlükteki entrymin 4256 artı oy alması7
- sözlükte kimin idamına evet dersiniz3
- ak partililerin apoya villa yaptırması36
- dantelli sütyen takan erkek12
- anın görüntüsü24
- bildiğiniz sure sayısı3
- zengin göbekli vs kaslı fakir adam5
- kitap kurdu erkeklerin hiç osurmaması5
- sen dost ararsan koş mevlana ya6
- lahmacun3
- hintlilerin savaşırken inek inek diye bağırması5
- allah ım verdiğini kimse engelleyemez4
- baba oğul bisiklet5
- gülerken ısınarak terleyip pasta kokan kız7
- şeriatçıların ateist apo yu sevmesi4
- güzel olduğunuzu nasıl anlarsınız6
- erkek erkeğe buluşmaya giderken parfüm sıkan erkek6
- ölümden korkuyor musunuz17
- mazotun yarım litresi 50 tl28
- yesene beni diyen kız9
- peynir helvası5
- hayat kalitesini düşüren şeyler2
- tanrı nazarında insan nedir3
- dindarların çoğunun fakir olması7
- sözlükte ki gay başlıkları5
- masada aniden ayağa kalkıp şiir okuyan erkek15
- neme lazım diyen erkek6
- 19 eylül 20264
- sevgilisi yüzünden engelli kardeşini öldüren kız3
- ölümsüzlük var4
- kız sesi duymak için müşteri hizmetlerini aramak8
- mülk suresi 30 ayet2
- bir lahmacuncunun yapabileceği en kırıcı hareket4
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı8
- sözlükten kız kaçırmak3
- türk açılımı5
- nil karaibrahimgil dinleyen erkek5
- ayı dövmenin aslında zor olmaması12
(bkz: kıyamet günü)
altaylar'da yaşayan şamanist türkler bir gün dünyanın sonunun
geleceğine yani kıyamete inanırlar. bu güne altay türkçesi'nde kalgançı
çak denilir; türkiye türkçesi'ndeki karşılığı kalacak olan çağdır. eski
türkler'in inançlarında da kıyamet kavramı yer alırdı.
eski türkler kıyamete uluğ günderlerdi uluğ gün deyimini türkler, müslüman olduktan sonra da kullanmışlardır.
altay türkleri'nin inançlarına göre kişioğulları gün geçtikçe azacak,
yazıktan (günahtan) çekinmeyecek, kötülük alabildiğine çoğalacaktır.
iyiliklerle dolu tanrı ülgen, bu yazıklı topluluktan uzaklaşacak,
karanlık dünyanın kötü ruhu erlik (erklig) yeryüzüne yaklaşacak.
erlik'in yardımcısı karaş ondan önce yeryüzüne çıkacak. kişioğulları
ülgen'i unutacak. kötü ruhlar ile iyi ruhlar, insanları kazanmak için
yeryüzünde savaşacak. karanlık dünyanın varlıkları erlik, karaş ve
kerey insanları karanlık dünyaya çekecek; tanrı ülgen ve iyi ruhlar
(mangdaşire, may-tere) ise insanları aydınlığa, iyiliğe çekecek. iki
taraftan da ölenler olacak. sonunda ülgen tek başına kalacak.
ülgen;ölüler, kalkın!; diye bağıracak ve bütün ölüler dirilecek.
altay türkleri arasında, kalgançı çak'ı anlatan iki manzum söylence
saptanmıştır. bunlardan biri televüt türkleri'nin, biri de telengit
türkleri'nindir. bu iki söylence şöyledir:
televüt anlatısı
kalgançı çak geldiğinde gök demir, yer sarı bakır olur. hanlar hanlara
saldırır, uluslar birbirine kötülük düşünür. katı taşlar ufalır, sert
ağaçlar kırılır. kişi bir dirsek denli küçük olur, baş parmak denli
erkek olur. erlerin dizgini kısa olur (=güçlülerin elinde oyuncak
olurlar). ayak takımı beğ olur. baba çocuğunu, çocuk babasını saymaz.
yaban soğanı pahalı olur. at başı denli altına bir kap yemek verilmez.
ayak altında altın bulunur da onu alacak kimse bulunmaz.
telengit anlatısı
kalgançı çak geldiği, kara yer od'la (ateşle) kaplandığında büyük kaan
ata tanrı (kayra kaan ada kuday) kulaklarını tıkar. o çağda dünya
bozulur, yer ve kişi soyu mahvolur. fitne ve fesat saçan acımasız yel
insanları heyecanlandırır. töre bozulur. tepeler çalkanır, demir
üzenginin dibi delinir, çuvaldızın deliği yırtılır. ulus bozulur. insan
kara böcek gibi kanatlanır, gözlerine kan dolar. kara su kanla karışık
akar. yer uğuldar, dağlar sallanır, çukurlar-hendekler yıkılır. gök
gürler kenarı açılır, deniz çalkanır dibi görünür. yerin altı üstüne
gelir. yosunlar öğütülüp toz olur. gök sallanıp eteği açılır, deniz
dalgalanıp dibi görünür. deniz dibinden dokuz kara taş çıkar; dokuz taş
dokuz yerinden yarılır; her taştan dokuz çemberli dokuz sandık çıkar;
her sandıktan demir atlı dokuz kişi çıkar; bu kişilerden ikisi başkan
olur. bunların bindikleri atlar ;vuruşkan ulu sarı; adlı olur; ön
ayakları kılıçlı, kuyrukları bıçaklı olur; ağaca rastlarsa ağacı keser,
diriye çarparsa diriyi yok eder. il güne rahat olmaz. ay ile güneş
aydınlık vermez, ışıksız olur. ağaçlar kökünden kopar, baba çocuğundan
ayrılır, bitkiler mahvolur, soyu kurur. analar sevgililerinden ayrılır,
dul kalır. yerde;köngül;denilen bir ağulu ot biter, kökünden sarı
çekirge çıkar; hayvanlara çarparsa hayvanların, insanlara çarparsa
insanların kanını sömürür.
işte o zaman şal-yime haykırır:
bu yana bak mangdaşire! yardım et!
köngül otunu yok edemedim. köngül otunun kökünde konur yılan var.
mangdaşire'den ses çıkmaz. ondan yardım gelmeyince şal-yime, may-tere'ye haykırır:
büyük kagan ulusunu bıraktı, cins aygır sürüsünü bıraktı. yer alt üst
oldu, sular kurudu. yakalı giyimlerin yakası parçalandı. yönetilen yurt
başsız kaldı. kuşlar yuvalarını, geyikler duraklarını, kadınlar
yavrularını bıraktı.may-tere'den ses çıkmaz.bundan sonra erlik'in
kahramanlarından karaş ile kerey yer yüzüne çıkar. onlar çıkınca
ülgen'in kahramanları mangdaşire ile may-tere gökten yere iner.
savaşırlar. may-tere'nin kanı od (ateş) olup yer
yüzünü kaplar. işte o zaman kalgançı çak olur...
alltay türkleri arasındaki başka bir anlatıya göre ise ülgen, tanrı'dan
korkmayı ve kendilerini değiştirmeği öğretmek üzere may-tere'yi
insanlara gönderecek. buna kızan erlik, may-tere'ye saldıracak.
may-tere'nin kanı bütün dünyayı kızıla boyayacak; dört bir yanı
ateşler, alevler kaplayacak ve bunlar göklere değin yükselecek. o zaman
ülgen gelecek ve ellerini çırpıp ey ölüler! kalkın!; diyecek. ölüler
yerden, denizden, ateşten, ölüm geldiğinde bulundukları yerden
çıkacaklar. dünyadaki ateş erlik'le birlikte onun taifesi olan bütün
kötü kişileri yok edecek.
http://www.yenidenergenekon.com sitesinden alınmıştır.
altaylar'da yaşayan şamanist türkler bir gün dünyanın sonunun
geleceğine yani kıyamete inanırlar. bu güne altay türkçesi'nde kalgançı
çak denilir; türkiye türkçesi'ndeki karşılığı kalacak olan çağdır. eski
türkler'in inançlarında da kıyamet kavramı yer alırdı.
eski türkler kıyamete uluğ günderlerdi uluğ gün deyimini türkler, müslüman olduktan sonra da kullanmışlardır.
altay türkleri'nin inançlarına göre kişioğulları gün geçtikçe azacak,
yazıktan (günahtan) çekinmeyecek, kötülük alabildiğine çoğalacaktır.
iyiliklerle dolu tanrı ülgen, bu yazıklı topluluktan uzaklaşacak,
karanlık dünyanın kötü ruhu erlik (erklig) yeryüzüne yaklaşacak.
erlik'in yardımcısı karaş ondan önce yeryüzüne çıkacak. kişioğulları
ülgen'i unutacak. kötü ruhlar ile iyi ruhlar, insanları kazanmak için
yeryüzünde savaşacak. karanlık dünyanın varlıkları erlik, karaş ve
kerey insanları karanlık dünyaya çekecek; tanrı ülgen ve iyi ruhlar
(mangdaşire, may-tere) ise insanları aydınlığa, iyiliğe çekecek. iki
taraftan da ölenler olacak. sonunda ülgen tek başına kalacak.
ülgen;ölüler, kalkın!; diye bağıracak ve bütün ölüler dirilecek.
altay türkleri arasında, kalgançı çak'ı anlatan iki manzum söylence
saptanmıştır. bunlardan biri televüt türkleri'nin, biri de telengit
türkleri'nindir. bu iki söylence şöyledir:
televüt anlatısı
kalgançı çak geldiğinde gök demir, yer sarı bakır olur. hanlar hanlara
saldırır, uluslar birbirine kötülük düşünür. katı taşlar ufalır, sert
ağaçlar kırılır. kişi bir dirsek denli küçük olur, baş parmak denli
erkek olur. erlerin dizgini kısa olur (=güçlülerin elinde oyuncak
olurlar). ayak takımı beğ olur. baba çocuğunu, çocuk babasını saymaz.
yaban soğanı pahalı olur. at başı denli altına bir kap yemek verilmez.
ayak altında altın bulunur da onu alacak kimse bulunmaz.
telengit anlatısı
kalgançı çak geldiği, kara yer od'la (ateşle) kaplandığında büyük kaan
ata tanrı (kayra kaan ada kuday) kulaklarını tıkar. o çağda dünya
bozulur, yer ve kişi soyu mahvolur. fitne ve fesat saçan acımasız yel
insanları heyecanlandırır. töre bozulur. tepeler çalkanır, demir
üzenginin dibi delinir, çuvaldızın deliği yırtılır. ulus bozulur. insan
kara böcek gibi kanatlanır, gözlerine kan dolar. kara su kanla karışık
akar. yer uğuldar, dağlar sallanır, çukurlar-hendekler yıkılır. gök
gürler kenarı açılır, deniz çalkanır dibi görünür. yerin altı üstüne
gelir. yosunlar öğütülüp toz olur. gök sallanıp eteği açılır, deniz
dalgalanıp dibi görünür. deniz dibinden dokuz kara taş çıkar; dokuz taş
dokuz yerinden yarılır; her taştan dokuz çemberli dokuz sandık çıkar;
her sandıktan demir atlı dokuz kişi çıkar; bu kişilerden ikisi başkan
olur. bunların bindikleri atlar ;vuruşkan ulu sarı; adlı olur; ön
ayakları kılıçlı, kuyrukları bıçaklı olur; ağaca rastlarsa ağacı keser,
diriye çarparsa diriyi yok eder. il güne rahat olmaz. ay ile güneş
aydınlık vermez, ışıksız olur. ağaçlar kökünden kopar, baba çocuğundan
ayrılır, bitkiler mahvolur, soyu kurur. analar sevgililerinden ayrılır,
dul kalır. yerde;köngül;denilen bir ağulu ot biter, kökünden sarı
çekirge çıkar; hayvanlara çarparsa hayvanların, insanlara çarparsa
insanların kanını sömürür.
işte o zaman şal-yime haykırır:
bu yana bak mangdaşire! yardım et!
köngül otunu yok edemedim. köngül otunun kökünde konur yılan var.
mangdaşire'den ses çıkmaz. ondan yardım gelmeyince şal-yime, may-tere'ye haykırır:
büyük kagan ulusunu bıraktı, cins aygır sürüsünü bıraktı. yer alt üst
oldu, sular kurudu. yakalı giyimlerin yakası parçalandı. yönetilen yurt
başsız kaldı. kuşlar yuvalarını, geyikler duraklarını, kadınlar
yavrularını bıraktı.may-tere'den ses çıkmaz.bundan sonra erlik'in
kahramanlarından karaş ile kerey yer yüzüne çıkar. onlar çıkınca
ülgen'in kahramanları mangdaşire ile may-tere gökten yere iner.
savaşırlar. may-tere'nin kanı od (ateş) olup yer
yüzünü kaplar. işte o zaman kalgançı çak olur...
alltay türkleri arasındaki başka bir anlatıya göre ise ülgen, tanrı'dan
korkmayı ve kendilerini değiştirmeği öğretmek üzere may-tere'yi
insanlara gönderecek. buna kızan erlik, may-tere'ye saldıracak.
may-tere'nin kanı bütün dünyayı kızıla boyayacak; dört bir yanı
ateşler, alevler kaplayacak ve bunlar göklere değin yükselecek. o zaman
ülgen gelecek ve ellerini çırpıp ey ölüler! kalkın!; diyecek. ölüler
yerden, denizden, ateşten, ölüm geldiğinde bulundukları yerden
çıkacaklar. dünyadaki ateş erlik'le birlikte onun taifesi olan bütün
kötü kişileri yok edecek.
http://www.yenidenergenekon.com sitesinden alınmıştır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar